DÜNYA TÜRKLERİ KONGRESİ KARAÇAY DELEGESİ:


Yüce Türk milleti Bugün cumhuriyeti Tartışıyor rejim değişikliğinden bahsediyoruz.Peki buhale nasılgeldi diye soruyormuyuz
Düşünüyormuyuz bu hepimiz bu duruma gel mesinde hepimiz su Atatürkçüyüz diyoruz kaçkişi gerçekten Atatürk,ü tanıyor kaçkişi
Atatürk ve Türk devrimlerini okudu bizler şimdi feryad ediyoruz Cumhuriyet yok ediliyor diye zaman şimdi feryad etmek değil
zamanında feryad edecek zamanında kavgamızı yapacaktık ülkenin her kurumu her kuruluşu ele geçirildikten sonra değil şimdi
bakalım siyasete Chp bile Atatürk ün olduğu parti olmaktan çıkmış Atatürk,ü kendi siyasi görüşü için kulanıyor diğer partiler de
öyle şimdi biz Cumhuriyet elden gidiyor diye feryad ediyoruz bu günlere gelmemize sebepep hiçbir kurum ve kuruluş buna karşı
çıkmadı şimdi bizler Atatürk diyoruz Atatürk e ait herşey yok edilmeye başlandı herşey karma karışık insanlar ne olduğunu
bilmiyor ve birlik yok bereberlik yok ve herkes birbirine saldırıyor.Demokrasiye inanmış Toplumlarda milletin istemediği
hiçbir şeyi siyaset dayatamaz ve Demokrasilerde azınlık çoğunluk kavramı yoktur iktidar kendisine oy verini de vermeyeni
de kucaklar ve seslerine kulak verir ve onlara da danışır Hiçbir kimseye din dayatamaz insanların çocuklarını zorla ruhban
okuluna gönderemez isveçte yaşadığım için ancak ordan emsal gösteriyorum isveç te katolik protestan ortadoks diye ayrım
yapılmaz yapılamaz bizde sünni alevi şii diye insanlar ayrılır ve ayrı muamele görür ve buna ses çıkarmaz ve olağan karşılar
halbuki Toplum bizim dinimize karışma diye meshebimize karışma diye bir toplumsal tepki göstere bildikmi hayır işte geldiğimiz
bugünki durum bu ve herkes liderlik sevdasında halbuki lider olunmaz lider doğulur yani Türkün lider olarak doğma olayı Allah
vergisidir ve kulana bilme yeteneğide bizlere kalmıştır

DÜNYA TÜRKLERİ KONGRESİ KARAÇAY DELEGELERİ:




Yüce Türk milleti Kafkaslada yanan Türklük Ateşi dalga dalga Avrupadaki kardeş soylu devletlerde yayılmakta dır Romanya,da
Bir Türk soylu hanımefendiyi Başbakan yaptık Macaristan,da Turan partisi 2.partidir ve devlet başkan yardımcısı turan partisindendir
Polanya,da Turan partisi ikinci partidir ve başkan yardımcısı turan partisindendir,Arjantinde gene öyle devlet başkan yardımcısı
Türk soylu bir hanımefendidir ülkemizde Türk düşmanlarına inat Türklük dalga dalga geliyor Bir Atatürkçü Türkçü olarak gurur
duyu yorum ve Artık hayal denilen Türk Ekonomik birliğine adım adım ulaşıyoruz Artık Atatürkün başlatmak istediği Türk asrı
başlamıştır ve artık Türk ortak pazarı kurma çabasıda hızla hedefe doğru koşuyor bu tablo Türklük için büyük bir gurur
kaynağıdır ve ben Türküm diyen herkesin gurur duyması gerekir bizler Polonya,dan Macaristan a macaristan dan Arjantin,e
bütün Turan partileri bakan ve millet vekilleri ile temastayız kafkasya da öyle.yani şuanda Türk asrı gerçek oluyor saygılar

DÜNYA TÜRKLERİ KONGRESİ KARAÇAY DELEGELERİ:
Değerli Büyük Türk milleti Türkçülük bir ırkçılık değildir Türkçülük Bir akımda değildir Türklük bir ideoloji bir felsefedir
Türklüğün tarihi Tarihin derinliklerinden gelme 15 binyıllık bir kültürdür ve bu külürü savunmak bu kültüre ait olduğunu
söylemek asla ırkçılık değildir bir aidiyetin tescilidir Bunu Atamız da söylemiştir Türklük Tarih var olduğundan buyana
ortaya koyduğu sanat ortataya koyduğu medeniyet artık saklana mamak tadır ve ortaya çıkmaktadır yani Türkçülük ırkçılık
değildir Türklük bir akımda değildir Türkçğülüğe akım demek en hafif deyimi ile hakarettir Türklük ve Türkçülük atamızın
bize bıraktığı en büyük mirasıdır yaptığım herdevrim yaptığım her yenilik Türkün Tarihinden gelmektedir demiştir yani her zamanan
Türklüğümüz ile övünmemizi istemiştir bizler gerçek Atatürkçüler Dünya Türkleri kongresi olarak gerek davranışlarımız ile
ger hal ve hareketlerimiz ile Atamıza laik olma mücadelesi Türklük mücadelesi vermekteyiz Türküz Türklüğümüz ile gurur duyarız
Atatürkçülüğümüz ile onur ve gurur duyarız Atatürk ün çanakkale savaşı ile ilgili söylediği biz sözle yazıma sonveriyorum
ÇANAKKALE TÜRKLÜĞÜN ETE KEMİĞE BÜRÜNMÜŞ BİR SAVAŞTIR VE BU SAVAŞ ZAFERLE SONUÇLANMIŞTIR BİZLER ÇANAKKALE DE MAHŞERİ YAŞAMIŞ
BİR MİLLETİZ DEMİŞTİR.Yani bizler ülkemize göz dikenlere gene mahşeri yaşatacak güçteyiz.

BİR TÜRK BOYU:SEKELLE
TÜRK MİLLETİ KIYAMETE KADAR YAŞAYACAKTIR...


Atilla’nın torunları Sekelleri duydunuz mu?
Moldova’ya bağlı Gagauzyeri Özerk Cumhuriyeti’nde faaliyet gösteren Umut Derneği ve Dünya Türk Gençler Birliği (DTGB) tarafından düzenlenen Uluslararası 1.

Türk Halkları Kongresi’nin davetlileri arasında yer alan Levente G. Borbely en çarpıcı isimlerden biri olarak göze çarpıyordu. Zira Borbely, kendisinin bir Türk boyu olan Sekeller’den olduğunu belirtiyor. Ve halkının durumunu dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayan Türk delegasyonuna anlatıyordu. Levente G. Borbely’nin anlattıkları hemen herkesi şaşırtacak... Çünkü büyük çoğunluğumuz belki de ilk kez anlatılanlardan haberdar olacak. Levente, "Sekeller, Atilla’nın 453’te ölümü ve devamında gelen Hun İmparatorluğu’nun çöküşü sonrasında Karpat Havzası’nda muhkem bîr yere çekilen 3000 Hun savaşçısının torunlarıdırlar." diyor. Sekeller’in bir Türk boyu olduğunu vurgulayan Borbely, "Sekellerin 6 boyu ve her boyun 4 kolu vardır. Ve birçoğunun adı Türkçe’dir" şeklinde konuşuyor. Önemli bilgiler içeren çarpıcı söyleşimizi sunuyoruz:
* İtiraf ediyorum, ben de Sekelistan ve Sekeller hakkında fazlaca bilgi sahibi değilim. Tarih derslerinde işittiğimi düşünüyorum ama emin de değilim... Sekelistan neresi?
Haklısınız...Sekelistan,masallardaki gibi neredeyse hiç bilinmeyen bir ülke. "Bu bölgeyi adeta efsanelerin ve yanlış bilgilerin ardına kalmış bir kara parçasının sonunda bulabilirsiniz" diyebiliriz.Ancak Sekelistan; Karpat Dağlarının doğusunda (Romanya) Transilvanya’nın batısında yer almaktadır. Yüzölçümü yaklaşık 13,500 km2 (Lübnan’dan biraz daha büyük), nüfusu ise 700,000 civarındadır.(İzlanda nüfusunun iki katından daha fazla)
* Sekeller hakkında bilgi verir misiniz?
Sekeller, Macar lehçelerinden birinin farklı ağızlarını konuşurlar; fakat Macarlardan farklı bir topluluktur.Sekeller’in inanışlarına gore; Atilla’nın 453’te ölümü ve devamında gelen Hun İmparatorluğu’nun çöküşü sonrasında Karpat Havzası’nda muhkem bîr yere çekilen 3000 Hun savaşçısının torunlarıdırlar. 895’te Macarlar gelene dek burada varlıklarını devam ettirdiler. Orta Çağın Macar vakayinameleri de Sekellerin Atilla’nın torunları olduklarını ve Macarlar geldiklerinde orada bulunduklarını kaydetmektedir.
* Sekellerin Türk asıllı olduğunu sohbetimizde söylemiştiniz?
Evet, kültürünün eski unsurları ile eski sosyal ve siyasi teşkilatlanmaları göstermektedir kî; Sekellerin kesinlikle bir Türk boyu ile bağları vardır.
* Bunu neye dayandırıyorsunuz?
Sekeller, eski Göktürk Alfabesi’ne çok benzer bir alfabe olan kendi alfabelerine sahiptirler. Milli renkleri mavidir ve üzerinde altın şansı bir güneşle gümüş rengi bir hilal olan bayrakları da gök mavisidir. Sekellerin 6 boyu ve her boyun 4 kolu vardır. Ve birçoğunun adı Türkçedir. Aynca, Sekeller Macar Ağzıyla konuşmalarına rağmen, dillerinde Macarca’dakinden daha katı bir ünlü uyumu söz konusudur. Yine bu özellik de dillerinin Türkçe ile olan ilgisini göstermektedir.
* Sekeller tarihte bir devlet kurdu mu?
11. yy.’ın başından itibaren Sekeller önce güney sonra da batı sınırlarını korumak amacıyla çoğunlukla Transilvanya’da toplandılar. Burada teşkilatlanarak Latince olarak (zamanın resmi dili) Regnum Siculorum (Sekel Krallığı) dedikleri ülkelerini oluşturdular. 1526’da Macar Devleti’nin çökmesinden sonra Osmanlı Sultanları da Sekel Muhtariyeti’ni tanımıştır.Fakat Transilvanya’nın Macar yöneticileri daha sonra Muhtar Sekel Devleti’ni ortadan kaldırmak istediler.Bu müdahale bir takım savaşlar ve haklarını savunan Sekellerin isyanlarıyla karşılık gördü. Sekellerin bu özerk durumu Avusturya İmparatorluğu’nun 18. yy.’da Transilvanya’yı işgal etmesinden sonra daha büyük bir darbe aldı. 1848’de Avrupa’yı silip süpüren ihtilaller dalgası Transilvanya’ya ve Sekelistan’a da ulaştı.Sekeller kendi hükümetlerini kurmak istediler fakat Macarlar buna karşı çıktılar ve Sekel ileri gelenlerini Macar İhtilali’ne katılıp siyaset işlerini Macarlar’a bırakmaya ikna ettiler. Sekeller bunu kabul ettiler ve askeri güçleri ile birlikte Macarlar’a katıldılar.
* Daha sonra ne gibi gelişmeler oldu, peki?
Yeni Macar hükümetinin 1867’den sonra ilk yaptığı işlerden biri Sekelistan’ı ve diğer Sekel kurumlarını tasfiye etmek, yani resmi olarak Sekel milletinin varlığını sona erdirmek olmuştur. Bu, Macarların 1848’de onlara yardım eden Sekellere bir teşekkürleriydi. Macar siyasetçileri, "Siz Sekeller Macarca konuşuyorsunuz, öyleyse Macar olmalısınız" tezini savunuyorlardı. Sekelistan’ın parçalara ayrılmasından sonra, bölge ihmal edildi ve iktisadi olarak çöktü. Sonuç olarak birçok insan yurtdışına göç etti.
Kimliklerini koruyorlar
* Yok oldular mı?
Hayır Sekeller yok olmadılar ve kim olduklarını da unutmadılar.1877’de Türk-Rus Savaşı esnasında Sekeller, Türk ordusuna yardımcı olmak amacıyla Sekel Lejyonu adıyla bir birlik kurdular.Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun çökmesi ve Macarların ülkeyi koruyamadıklarının açıkça görülmesi üzerine Sekeller, Sekeller Cumhuriyeti’ni kurmayı denediler. Finliler, Estonyalılar, Letonyahlar, Litvanyalılar, Tatarlar gibi diğer küçük halkların yaptıkları gibi milletlerin kendi geleceklerini tayin edebilme (self determinasyon) hakkından faydalanmak istediler. Fakat, hem çöken Macaristan’ın siyasetçileri hem de Fransızlardan yardım alan işgalci Romanyalılar tarafından engellendiler. Sonuç olarak Sekelistan, Transilvanya ile beraber, Fransa ve İngiltere tarafından, onlara destek olan Romanya’ya bir ödül olarak verildi. Batılı güçler yerel halkın fikrini asla sormadılar. Batı demokrasisi Sekeller için böyle işlemiştir!
* Neden?
Muzaffer Batılı güçlerin liderleri, Avrupa’da eskisinden daha adil olacak ve milletlerin kendi geleceklerini tayin etme hakkına saygılı olacak yeni bir statüko kuracaklannı iddia ettiler. Ancak, Fransa ve Britanya’nın liderleri başta olmak üzere, Birinci Dünya Savaşı’nı başlatanlara değil Hint-Avrupalı olmayan halklara karşı yönetilmiş kinci ve ırkçı insiyaklarla hareket etmekte idiler. Britanya’nın Versay delegasyonu sekreteri Harold Nicolson’ın "Peacemaking 1919" adlı kitabındaki sözleri, yalnızca ona has olmayan bu yaklaşımı açık bir şekilde ortaya koymaktadır:
"Macaristan’a karşı olan histerim daha başka idi. Bu Turanlı kabileye karşı geçmişte ve halen kuvvetli bir nefret duyduğumu itiraf ediyorum. Kuzenleri Türkler gibi bir çok şeyi yok edip hiçbir şey ortaya koymadılar"
Yani Macarlar gibi milletler, onlar için sadece Asyalı ilkel kabilelerdi. Macaristan’ı Macar nüfusunun üçte birini yabancı boyunduruk altına soktular. Sekeller de bu arada kendilerini Romenlere sunulmuş bir hediye olarak buldular.
Sekeller Romanya’da yaşıyorlar
* Sekeller şu anda ne durumdalar?
Sekelistan hâlâ Romanya’nın baskı altındadır. Halkı, insan haklan ihlallerine, ayrımcılığa, işkencelere maruz kalmakta ve kendi toprak ve milli kaynaklarından mahrum edilmektedir. Halihazırda, Sekellerin yalnızca bir grup olarak hakları gaspedilip kendi geleceklerini tayin etme haklarını kullanmaları engellenmekte, adları da resmi olarak tanınmamaktadır. Kendi, alfabelerini kullanmaları da engellenmektedir. Dahası, Sekellerin bu vahim durumu uluslararası camia tarafından bilinmemekte ve duyulmamaktadır.
* Yaşanan bu olumsuzluklara karşı bir şeyler yapılıyor mu?
Bütün olumsuzluklara karşın Sekellerin milli uyanışı devam etmektedir ve artık durdurulamayacak bir noktaya ulaşmıştır.Bu uyanış, 1990 yılında Genç Sekeller Forumu adı altında kurulan küçük ama dirayetli bir teşkilatın Macarların haddini bilmez ve faydasız yönlendirmelerine kulak asmamaları ile başlamıştır. Toplantılarda milli Macar sembolleri yerine Sekellerin sembollerini ilk kez kullanmaya başlayanlar bunlardır. Genç Sekeller, Göktürk Alfabesi ile bağlantı olan eski Sekel alfabesini yeniden canlandırdılar. Yerleşim yerlerinin girişlerine bu alfabe ile yazılmış resmi yazılar asarak Sekellerin hâlâ var olduklarını, farklı olduklarını ve köklerini bildiklerini ortaya koydular. Bu kuruluş artık faaliyet göstermese de 1990 yılında başlatmış oldukları girişim, 2003 yılında kurulan Milli Sekel Konseyi adlı başka bir kuruluş tarafından devam ettirilmektedir.
* Sekellerin talebi nedir?
Bugün Sekelistan’da bölgesel özerklik almayı hedefleyen güçlü bir hareket var. Sekeller artık kendi geleceğini tayin etme hakkının kullanılmasının dünyanın başka yerlerinde belli bir dereceye kadar kabul edilebilir olduğunu her geçen gün daha fazla farkına varmaktadırlar.

Ola

Post has attachment

Post has attachment

Post has attachment

Post has attachment
Wait while more posts are being loaded