Post has shared content
https://www.facebook.com/T%C3%BCrkan-Kebeci-1549499558672843/
HABERDE İSTANBUL GAZETEMİZDEKİ YAZIDAN BİR BÖLÜM...
1. DÜNYA SAVAŞININ İKİNCİ PERDESİ AÇILDI.
1. Dünya savaşının kinci perdesini yaşıyoruz. Birinci Dünya savaşında İngiltere ve Fransa arasında gizli imzalanan Sykes- Picot anlaşmasına göre Ortadoğu paylaşıldı. Fakat pastadan payını alamayan Amerika 2. Dünya savaşından sonra Suudi Arabistan ile hareket ederek coğrafya da etkin rol oynamaya başladı. Şimdi ise paylaşım Amerika ve Rusya arasında olduğunu göstermektedir. İktidarın ani değişim politikaları bizi bir çıkmaza soktu. Masada biz yokuz bundaki en önemli etken hükümetin yanlış Suriye politikasında hala ısrar etmesinden kaynaklanıyor. Size birkaç değişken politikalardan örnek;
- Rusya ile iyi olan ilişkilerimiz birden ters döndü ve özellikle Rusya ile yaşanan uçak krizi sonrasında artık Suriye üzerinde uçaklarımız uçamıyor.
- Son gelişmelere göre TSK, YPK saflarını bombalıyor. Bir dönem PYD lideri Salih Müslim Türkiye’ye davet edilip desteklenirken ve üst düzeyde karşılamalar yapıldı ve PYD’ye Kobani de destek vermek için Peşmerge’nin ağır silahlarla Türkiye den geçişine izin verilip alkış tutulurken şimdi PYD güçleri terör örgütü olarak ilan edilip bombalanıyor. Hatta unutmayalım Cumhurbaşkanı Peşmergenin Ayn-el Araba geçip PYD ye destek olması için koridorun açılmasını sayın Obama’ya ben önerdim demişti..
- IŞİD’i silah ve maddi olarak desteklerken şimdi IŞİD’i terör örgütü olarak ilan edildi ve destek verenlerde teröre yardım etmekle suçlanıyor.
- Güneydoğumuz da Suriçi, Şırnak, Cizre, Nusaybin de yaşanan olaylar yüzünden Ocak ayının ilk yirmi gününde 24 şehit verdik. Barış süreci bozulmasın diye şehirlere silah yığılmasına göz yumuldu. Oslo görüşmeleri ve Sırrı Süreyya Önderin basına ‘ MGK'da kararlaştırılan bir politika ile Kandil'e gittik’ açıklamasını unutmayalım..
Saygılarımla...

Post has shared content
ATEŞİN İÇİNDEYİZ
Ekim 2013 de kaçırılan Lübnanlı hacılar için Katar bu dini gruplara 150 milyon dolar fidye ödedi. Suriye de ki radikal İslam faaliyetleri için Türkiye'nin desteği basında günlerce yayınlandı bunu desteklemek için size son yılların örtülü ödenek harcamaları:

Yıllara göre örtülü ödenek harcamaları ise şöyle:
2003:  103 milyon 12 bin 740 TL
2004:  107 milyon 375 bin 284 TL
2005:  84 milyon 88 bin 668 TL
2006:  207 milyon 646 bin TL
2007: 262 milyon 286 bin 521 TL
2008: 290 milyon 981 bin 700 TL
2009 :341 milyon 971 bin 042 TL
2010: 383 milyon 170 bin 247 TL
2011: 391 milyon 682 bin 533 TL
2012: 694 milyon 229 bin 493 TL
(Kaynak: www. aktif haber.com)
Bu rakamlar Bizimde içinde bulunduğumuz ABD, Katar, S. Arabistan oluşumu radikal İslamcılara destek veren bu yapı şimdi ters mi tepti yada hazırlanan bir senaryo mu? Malumunuz ABD beslediği örgütün planladığı 12 Eylül saldırısını neden göstererek Irağı işgal etmişti. Bu olayında planlanan bir olgu olduğunu düşünmeden edemiyorum. Barzani rahat, ABD rahat, Türkiye rahat sayılır. IŞİD Bağdat'a yürüyeceğini açıklaması üzerine ABD den destek istiyor. Maliki yi devirme planı olduğunu düşünüyorum. Irak, Suriye, Rusya, İran' nın oluşturduğu birliği parçalamak. Musul ve Kerkük petrollerin Türkiye üzerinden Avrupa ya taşınması ile Avrupa nın Rusya ya bağımlılığını azaltmayı hedefleyen Amerikanın planı idi. Belirli sayıda bekleyen Amerika askeri, Irak ordusu, Peşmerge askerleri buhar olup uçtu ki bu militanlar ellerini sallayarak Bağdat ta gireceğiz diyorlar. Türkiye nin tutumu ise çok daha garip BM müracat edeceğine Natoya çağrıda bulundu. Rusya'nın bu oluşumunda olmaması olabilir mi?
 İşin garip tarafı bu destekledikleri İŞİD buralara hakim olduktan sonra çıkmak istemeyip kafa tutarsa ne olacak. Unutmayın ki silahın geri tepme olasılığı var. Ateşle oynadık, ateşin içindeyiz..

ATEŞ ÇEMBERİ
Çevremizde bir ateş topu var. Birileri tarafından her gün değişik yerlere fırlatılıyor. Irak da olaylar durulmuyor. Suriye de yaşananlar. Mısır ve Libya keza aynı olaylar. Kıbrıs derseniz Rumlara teslim edilmiş durumunda. Sonrasında yaşanacak olaylar 1968- 1974 yıllarını aratmayacağı kesin. Bu saydığımız ülkeler Müslüman ülkeleri. Doğal olarak din bağlamını kurmak yanlış olmaz.

 Fakat Ukrayna da neler oluyor.  Burada ki olayları din bağlamına dahil edemeyiz.  Ukrayna Rusya’nın komşusu hatta küçük Rusya diyebiliriz. Neden karıştırdılar? 
Suriye de istenen olmadı.  Gönderilen ajanlar ile ortalığın karıştırılması ve yine basından öğrendiğimiz gibi sayıları elli, altmış binleri bulan değişik ülkelerden gelip Suriye ordusuyla savaştılar. Başarılamayınca Türkiye ile vurmaya çalışıldı. Müdahaleyi etmeyi denedi. Rusya, İran, Çin’in tepkisi karşısında geri adım attı. Bunların hiç biri olmayınca tekrar iç karışıklığı sürdürmeye devam etti. Muhalifleri destekleyen toplantıların ikisi İstanbul’da düzenlendi. Türkiye den gönderilen silah dolu kamyonlar ülkemiz üzerinden yapıldığının göstergesidir.  

 20.02.2014 Tarihli Aydınlık Gazetesinin haberi (Şam’ın Babila kasabasında, Suriye ordusu askerleri, Özgür Suriye Ordusu ile ateşkes yaptı. Suriye’de yaklaşık 140 bin kişinin hayatını kaybettiği iç savaşın sona ermesi için ilk ciddi adım Şam’ın Babila kasabasında atıldı. Suriye Devleti ordusu ile Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) yanlıları ateşkes yaptı. Kasabaya uyguladıkları ablukayı kaldıran Suriye Ordusu askerleri, muhaliflerin teslim olmasının ardından Babila’ya giriş yaptı. Birkaç gün önce birbirleriyle savaşan taraflar bu sefer birbirleriyle tokalaştı; hatta bazıları şakalaştı. Babila’daki ateşkesin ardından Kudasya, Moadamiyet el-Şam, Barzeh, Bet Şahim ve Yelda kasabaları ile Yermuk Mülteci Kampında da silahlar sustu.) 

Temennim barış dalgasının tüm ülkede yayılması. Coğrafyada kala kalacağız. Amerika boşuna mı uğraştı? Elbette hayır burayı kontrol altına almanın yolu Suriye de Kürt devleti kurmak. Yani Kürt silahını kullanacak. Olurda Barzaniye destek vermeyen bir hükümet gelir ise kurulacak Kürdistan tehlikeye düşer.

Şimdi gelelim Ukrayna ya. Burada kullanılan silah Avrupa. Yine gönderilen ajanlar demokrasi, özgürlük gibi kavramlar ile karıştırdılar. Orta Asya enerji kaynakları, Rusya’nın kontrolü, ABD için önemlidir. Rusya  karşı bir güç olmaya başladı. Avrupa’nın arkasında Amerika pasif duruyor görünümünde fakat destekçisi. Avrupa da  bizim gibi ortada bırakılabilir. Rusya çember altına alınıyor. Orta Asya enerji kaynakları da kontrol altına. 
Bu sadece bir komplo teorisi fakat değerlendirmek gerektiğini düşünüyorum. Yeni Mit yasası ile legal bir örgüt oluşuyor. Ülke içinde ki yapılacak faaliyetlerini bir köşeye bırakırsak dış eylemlerde CIA nin maşası olarak kullanılması endişesini taşıyorum. Özellikle parçalanmayan Suriye’nin Kürtleri Mit eli ile desteklenerek yeni isyanlara teşvik edilmesi.

BAŞLIKSIZ..
                Bu yolun sonu karanlık. Karanlıkları aydınlığa çıkarmanın her zaman bir yolu vardır. Sadece bir parça düşünmek gerekir. Halkı oluşturan bireylerin çıkar ve menfaatlerini bir köşeye bırakarak kim olduklarını,  nereden geldiklerini ve nereye gittiklerini düşünmeleri gerekir.  Sadece bir parça düşünce diyorum. Düşünelim on iki yıldır verilen sözleri, uygulamaları, şu anda olanları ve olacakları. En önemlisi çocuklarımızdan aldığımız emanete zarar vermeden teslim edebilecek miyiz? 
Rakamsal değerleri vererek olayları bilimsel bir noktaya getirmek istemiyorum. Sadece birkaç olayı sıraladıktan sonra yorumu ve düşünmeyi size bırakacağım. 
1. Özellikle Urfa dahil olmak üzere Güneydoğu bölgesinde yabancılara toprak satışında artış var.
2. Hatay da yabancılara toprak satışı % 40-50’lere ulaştı.
3. Her il için yabancılara toprak satışı %10 iken, ülke geneli olarak değiştirildi.
4. Kıbrıs da oynan oyunlar hat safhaya ulaştı. İki millet kavramı kaldırılarak, azınlık Türk kavramı getirilmekte. Hükümet tarafından işgalci olarak gösterilen Türk askeri çekiliyor. Yani garantörlük haklarından vaz geçiyor. İngiliz ve Amerikan üsleri kalıyor. Hatay Rumlara sorgusuz bir şekilde teslim edildi. Liman ve hava alanları Rumların kullanımına açıldı. Akdeniz de petrol ve doğal gaz aranmasına devam ediliyor.,
5. Ekonomi alarm vermekte,  üretim tamamen bitirilerek ithalat ta ki hızlı artış. 
6. Dolarda ki yükseliş ve ekonomi notunun düşürülmesi. 
7. BDP eş başkanı Demirtaş istenilen uzlaşma olmaz ise pkk’nın sınır dışında beklediğini çatışmaya hazır olduğunu her fırsatta vurguluyor. 
İşte size rakamsız örnekler. Bu olaylara bakarak her şeyin yolunda gittiğini söyleyebilir misiniz?  Unutmayın hırsızlıklara hiç değinmedim. Bilirim ki haksız elde edilen kazancın dinimizde yeri yoktur.
14 Şubatları, modayı, güncel filmleri ya da sıradan ilişkilerinizi, eşinizi dostunuzu çekiştirmeyi bir köşeye bırakın lütfen. Basitçe bilimsellikten uzak olarak yazmaya çalıştığım şu maddeler bile düşünmeniz için yeterli değil mi? 
Aklıma gelmişken şunu da bahsetmeden geçemeyeceğim. Zaten son zamanlarda Dış işleri bakanımız sürekli Osmanlı oğulları ile bir araya gelmesi beni huylandırmıştı. Ne zaman bunun altından bir çapan oğlu çıkacak diye beklemekteydim. Öylede oldu. Milliyette yayınlanan habere göre Abdülhamit varisleri İstanbul’un bir bölümünü istemekteler. Ortada Dışişleri başkanı ile fotoğrafları sırıtarak poz veriyorlar. 
Soruyorum ey halkım, emanet aldığınız toprakları çocuklarınıza bırakabilecek misiniz? Bırakabileceğinizi düşünüyorsanız oyalanın güncel olaylarla. Umarım siz haklı çıkarsınız. Ben hüsrana uğramaya razıyım. 
Düşündükten sonra beni yargıla, haksız bulursan ona da  eyvallah derim.
Wait while more posts are being loaded