Günün Hadisi

Kim bir oruçluya iftar ettirirse, kendisine onun sevabı kadar sevap yazılır Üstelik bu sebeple oruçlunun sevabından hiçbir eksilme olmaz

(Tirmizi, Savm 82, (807);

Günün Kıssası


Adamın biri bir yere bir miktar para gömmüştü. Fakat sonradan gömdüğü yeri unuttu. İmâm-ı Âzam’a [rahmetullahi aleyh] geldi ve durumu anlatıp akıl istedi. İmâm-ı Âzam [rahmetullahi aleyh], “Bu fıkhî bir mesele değil. Ama senin için bir çare düşüneyim” dedi. Sonra ona eve gitmesini ve sabaha kadar namaz kılmasını tavsiye etti. Adam İmâm-ı Âzam’ın sözünü tuttu ve yatsı namazından sonra nâfile kılmaya başladı. Gece yarısına doğru parayı nereye gömdüğünü hatırladı. Ertesi sabah imamın yanına gidip durumu anlattı. İmâm-ı Âzam [rahmetullahi aleyh] gülümseyerek şöyle dedi: “Biliyordum zaten. Şeytan bütün gece namaz kılmana dayanamaz. Bu yüzden unuttuğun yeri hatırlattı sana. Keşke Allah’a şükür için gecenin kalan kısmını da ibadetle geçirseydin de şeytanı kahretseydin.”

GÜNÜN SÖZÜ

“Hakiki dua günahları terk etmektir.
Her kim günahları terk ederse, dile getirmese de
istediklerini Allah Teâlâ ona ihsan eder.”
Süfyân-ı Servi (k.s)

Günün Hadisi

" Ramazan girip çıktığı halde günahları affedilmemiş olan insanın burnu sürtülsün Anne ve babasına veya bunlardan birine yetişip de onlar sayesinde cennete girmeyen kimsenin de burnu sürtülsün Ben yanında zikredildigim zaman bana salat okumayan kimsesinin de burnu sürtülsün!"
(Tirmizi, Daavat 110, (3539))

Günün Sohbeti


İhlâs İlmi

Büyük âlimlerden İbn Âbidîn [rahmetullahi aleyh] şöyle diyor: “Kadın ve erkek her müminin ihtiyacı olduğu kadar ilim öğrenmesi farzdır. Abdest, namaz, hac, oruç, zekât, alışveriş gibi konularda haram ve helâli öğrenmesi gerekir. Amellerinin sıhhati için de ihlâs ilmini öğrenmelidir. Yoksa yaptığı ibadet, riya yaptığı için boşa gider, haset ve ucub ateşin odunu yediği gibi amellerin sevabını alır götürür. Kibir, kıskançlık, gazap, düşmanlık, tamah, cimrilik, hıyanet, kalp katılığı, tûl-i emel gibi nefsin âfetlerini öğrenmek farz-ı ayın olan bir ilimdir. Bu kalp ilimlerinden nefsinin muhtaç olduğu kadarını her müminin bilmesi farzdır.”

Cumamız Mübarek Olsun

Ey Rabbimiz; bugün de sana kul olarak el açıyoruz. Bugün bütün şerleri bizlerden uzak eyle, belalardan bizleri koru. Mutlulukları, huzurları ve güzellikleri hayırlı bir şekilde ver ve bizi bugün sevdiklerimizden ayrı koyma.

Hayırlı Cumalar

GÜNÜN SÖZÜ

“Allah’a dost olmak istersen dünyaya ve ahirete rağbet
etme, izzet ve celal sahibi Allah’a yönel, O’ndan
başkasının sevgisini kalbinden uzak tut.”
İbrahim b. Ethem (Ks)

"Bir Hediye Hikâyesi"

Sultan Ahmed, devrinin büyük şeyhi Aziz Mahmud Hüdâyî’ye [kuddise sırruhû] büyük muhabbet duyuyor ve sık sık onunla sohbet ediyordu. Bir gün ona olan sevgisinin ifadesi olmak üzere uygun gördüğü bir hediyeyi yolladı. Fakat Aziz Mahmud Hüdâyî [kuddise sırruhû] hediyeyi geri çevirdi ve kabul etmeyeceğini bildirdi. Sultan Ahmed bu tavır karşısında üzülmedi ve hediyeyi devrin bir başka önemli âlimi olan Abdülmecid Sivâsî’ye [kuddise sırruhû] gönderdi. Sivâsî [kuddise sırruhû] hediyeyi kabul etti. Kendisine daha önce bu hediyenin Şeyh Hüdâyî’ye sunulduğunu fakat onun kabul etmediği söylenince Sivâsî [kuddise sırruhû] şu karşılığı verdi: “Şeyh Hüdâyî karga değildir ki leşi kabul etsin. Dünyaya ait olan leş değil midir?” Aziz Mahmud Hüdâyî’ye de [kuddise sırruhû], “Sizin kabul etmediğiniz hediyeyi Şeyh Sivâsî kabul etti” dendiğinde şu cevabı verdi: “Onun için hediyeyi kabul etmenin hiçbir sakıncası yoktur. Çünkü Sivâsî öyle bir ummandır ki bir parçacık çamurun onu bulandırması düşünülemez.”

Günün Hadisi

Resulullah (sav)'a :" Kadir gecesi (Ramazan'ın neresinde?) diye sorulmuştu. O da, Ramazanın tamamında." diye cevap verdi.
[Ebu Davud, Salat, 324, ( 1387).

Günün Sohbeti

Kanaatin Fazileti

Bilmek gerekir ki fakir olanın kanaatkâr olması, başkasının elindekine tamah etmemesi, onlarda gözü olmaması gerekir. Ne yoldan olursa olsun kazanıp zengin olayım diye hırsa kapılmamalıdır. Yiyecek, giyecek ve meskenin zorunlu ve hesaplı olanlarıyla yetinmelidir. Uzun emelli olmamalı, günlük veya aylık ile yetinmelidir. Daha uzun süreli ihtiyaçları düşünerek kalbini meşgul etmemelidir. Eğer gönlünde çok mal biriktirme arzusu yahut uzun emel belirirse bu durumda kanaatkâr olma şerefini kaybetmiş olur. Kaçınılmaz olarak başkasının elindekine tamah etme, hırs zilletine düşme gibi kötülüklerle kirlenmiş olur. Hırs ve tamah da kendisini düşük ahlâklı olmaya, insanın şerefini lekeleyen kötülükleri işlemeye iter. Zaten insanoğlu yaratılıştan hırs, tamah ve kanaat azlığına yatkın bulunmaktadır.
Wait while more posts are being loaded