Post has attachment

KANKUL BADİ KİTABI NEDİR? İŞTE BUDUR
 
 Tür: Fantastik Hikaye kitabı (Mizah, Macera,bilimkurgu vb)

Konu: Kankul Badi'nin hikayesi Doğu Karadeniz'de Sabırlıyer adındaki hayali bir adada geçmektedir. Sabırlıyer aynı zamanda bir ilçedir. Birbirinden şirin mahalle ve köylere sahip olan bu ilçenin 5 km doğusundaki Samimiyizbiz köyünde denize gitmek üzere hazırlanan 3 gençten ikisinin Kankul Badiler tarafından alıkonulması konular zincirinin başlatıcısı sayılabilir. Tabi öncesinde ve sonrasında daha çok olay ve olgu yaşanıyor.

 Olayın başlangıç yeri bu üç gençten Teomanların evlerine yakın olan tarlalarıdır. Bu tarlalarda yer alan Kankul Badilerden iki tanesi Teoman'ın iki arkadaşı Şenol ve Nurettin'in omzuna yapışır. Bunun en büyük etken elbette ki ham salatalığın lezzetli çekiciliğidir. 

Kankul Badi Ne Anlama Gelir: Arhavi'de daha çok da Kale mahallesinde yaygın olan bir efsanedir. Tabi eskiden çok daha yaygın olarak bahsedildiğini biliniyor. Bugün birçok Arhavili tarafından bile bilinmemesi gerçekten şaşırtıcı. Kankul Badi ismiyle bilinen mitolojik canlı (Kimilerine göre canlı tanımı da yapılmıyor, direkt olarak insan olduğuna inanılıyor.) söyleyişe göre, salatalık tarlalarını korur. Tabi bundan kasıt tarlanın geneli değil, sadece salatalık ocaklarında yetişen ham salatalıkları korur. Ham salatalığın belli bir boyuta kadar olanına Lazcada hitipi (Ben bu değeri ortalama 6-8 cm olarak ortalama değer aldım. Çünkü salatalıkların renk geçişi, çiçek düşürmesi dikenli ucunun salatalığa yayvanlaşması bu ölçülerde oluyor. Zaten hitipi de o şekline deniyor.) Kankul Badilerin hitipileri korurken ki en büyük destekçisi de elbette ki bastonları çünkü efsaneye göre hitipi koparan kişiyi baston çengeliyle yakalayıp, omuzlarına çıkıyorlar. Bunun ardından hep kurbanının omzunda yapışık kalıyorlar. Ben bu durumu kuvvetli bacaklara bağladım. Kurbanına yaklaşıp da omzuna baston takarak aniden omzuna atlayıp da bacaklarını kenetleyebilmesini ise, güçlü bir fizik gücüne bağladım. Zaten mantık da bunu gerektirir. Kankul badiler hakkındaki söylenti (söylenti, efsane, mitoloji nasıl kabul ederseniz) Sadece bu kadar. Tabi isimden de birkaç özellik daha hemen göze çarpıyor. Kankul badi, lazca bir kelime ve kamburu olan yaşlı adam anlamına geliyor. Yani kankul badiler de yaşlı insan görünümlü olmalı mantığı hemen devreye giriyor. Kankul Badi kapak çizimindeki kapak çizimini de o yüzden o şekilde çizdim. Gerçi o çizimde benim hayal gücümden eklediğim bazı özellikler de var. Örneğin kankul badilerin sinirlenince derisinin tohumluk hale gelmiş kahverengi salatalık gibi olması, tırnaklarının uzaması, dişlerinin sivrilmesi gibi özelliklerine kapak çiziminde yer verdim. Tabi o çizimdeki sadece belirli bir süre için kazandığı bir özellik. Sonra salatalık yeyince eski haline geri dönüyor.
 Kankul badiler hakkında bilinenler hakkında bir şey daha var. Bazıları kankul badilerin kurbanlarını bastonuyla yakalayıp yer altına çektiklerini söylüyorlar. İşte kankul badiler hakkında bilinenler bunlar. 
 Daha önce de değindiğim gibi Kankul badilere ben de yeni özellikler kazandırdım. Bu özelliklerin kimilerini efsanedeki sınırlı bilgilerden mantık yürüterek kazandırdım. Efsanede kankul badi deyince, bir tane mi yoksa çok mu var bahsetmiyor. Sadece “Hitipi salatalık koparırsan kankul badi gelir ve omuzuna yapışır, seni götürür.” deniyor. 

 Diyelim ki; Kankul badinin biri birini salatalık toplarken gördü ve omzuna yapıştı. Aldı götürdü. Bir daha da hiç ayrılmıyor. Demek ki bunlardan çok var ki hepsi ayrı birine yapışıyor. Hem birçok tarlaya yetebildiklerine göre zaten tek bir kankul badi olmasından söz edilemez. 

 Şimdi birçok kişi, “Ben defalarca kere hitipi salatalık topladım, kankul badi falan görmedim.” diye düşünebilir. O düşüncenin ilk cevabına birinci kitapta değindim. Tabi tam olarak açıklamadım. Bir kısmını, devamı 2. kitapta gelecek. Açıkladım dediysem elbette hayal gücümün bir eseri olarak açıkladım. Ayrıca yeri gelmişken şunu da söyleyeyim; Bu konu kitapta geçiyor ama kitabın tamamı bundan oluşmuyor. Bu açıklama küçük bir yer tutuyor diyebilirim.

 Kankul badiler neden hitipileri korurlar? Neden hitipilere bu kadar değer veriyorlar? Gibi sorular da da aklınıza gelebilir. Onların cevabına ilk kitapta değinmedim. Merak etmek güzeldir. 2. Kitabı okuma hevesini arttırır. 
 “Kankul Badi kitabında sadece kankul badilerin hitipi koparanlara yapışmasından mı bahsediliyor?” Elbette ki hayır. Bu kitapta birçok konundan bahsediliyor. Kitap içinde geniş bir kadro var. Kadro dediysem kitap kahramanlar yönünden çok zengin. Nasıl olmasın, kankul badilerler baş etmek kolay mı? Elbette ki kolay değil. 

 Kitapta yer alan ana tipler: Samimiyizbiz köyünden; Teoman, Nurettin, Şenol, Ayhan, Pakize, Şaziye, Cirit, Cirit’in boğası Metroboynuz (Kitabın bazı yerlerinde Akboynuz olarak geçiyor. İlk başta onu isim olarak düşünmüştüm. Değişikliklerde gözden kaçmış. Bazı yerlerde Akboynuz olarak geçiyor.) 

 Kavalye mahallesinden: Osman, Ender, İfaket, Yavuz
 Ayrıca bilin isterim, kankul badilerin kurbanları Şenol ve Nurettin (E be Şenol, yaktın Nurettin’in başını, desek yeridir.) Tabi kurban dediysek kankul badiler insanların canına kastetmiyorlar. Sadece bir isimlendirme olması açısından kurban kelimesini kullanıyorum. 
 Kankul badiler Şenol ve Nurettin’in omzuna yapıştıktan sonra asıl macera başlıyor. Oradan sonra da macera ve heyecan katlanarak artıyor. Yüzüncü sayfadan itibaren kitabı elinizden bırakmanız çok zorlaşacaktır. O yüzden 100’üncü sayfaya yaklaşırken ki kısımları çok geç saatlerde okumamanızı tavsiye ederim. Okuyup tamamlayayım derken uykunuzdan olabilirsiniz. Buradan da anlayacağınız gibi bu kitap aynı zamanda bir macera hikayesi, aslında romana da yakın sayılabilir. Tabi hikayeye daha yakın. Maceranın yanında mizah da var. Tabi fantastik olması çok ağır basıyor. 

 Kankul Badi kitaptaki her şeye elbette ki bu yazıda değinemem. Kitap içeriği çok zengin, bazı belli başlı sayılabilecek şeylerden söz ettim. Birkaç tana daha ilginizi çekebilecek şeyden bahsettikten sonra yazıyı noktalayacağım. 

 Kankul badiler hiç ama hiç terlemezler. Bunun sebebi genetik değil, sonradan olma. Yağmurda da hiç ama hiç ıslanmazlar. Ayrıca futbolcu gelişimine büyük katkıları vardır. İkram ettikleri yemekler eşsiz lezzettedir. Horonu da çok severler. Bunlar peş peşe yazıldığında çok şey ifade etmiyor olabilir, siz bunları bir de kitapta görün. Yine üstüne basa basa söyleyeyim, fazlası kitabın içinde. Zaten kitabı tümden açıklamaya kalksam bir kitap da onun için yazmam gerekir.
 Bir de Cirit amca var, kendisi kankul badi değil ama yaşına rağmen çevik ve atletik. Bu tiplemenin bu özelliği Karadeniz insanının her yaşta dinç olduğunun bir yansımasıdır. Tabi bu olgu onla da sınırlı değil. Kitap içinde bir çok tipte bunu görebilmekteyiz. Doğu Karadeniz insanı kıvrak zekasının yanında çevik ve güçlüdür. Gerek denizde yüzme sonucu elde edilen güç gerekse zor doğa ve yer şekilleriyle yapılan mücadele buna katkı yağmıştır. Yük taşımak da cabasıdır. 
 Kitapta ayrıca Doğu Karadeniz’in dışarıya çok göç verdiğine de yer yer dolaylı olarak değindim.

 Şimdi yazımı noktalamadan önce şunu söyleyeyim: “Kitabı aldıktan sonra okumak en iyisidir. İlla ki üzeri tozlanıp, üzerindeki tozlara “Beni Oku.” yazılabilecek hale gelmesi beklenmemelidir. 

 Bu arada, kitap çocuk kitabı değildir. Tabi çocuklar da okuyabilir. Kitabı kapağında karikatür var çünkü kitap mizahi içeriğe de sahiptir. Daha da önemlisi ben bir karikatüristim. Kapak çizimi de benim çizimim. 
 İyi okumalar.

Murat Yediyüzyıl

Post has attachment

Cirit amcanın bu kadar çevik ve atletik olmasının sırrı ne? Kankul badiler acaba ondan korkacak mı? #KankulBadiKitap ta. 
#kitap   #kankulbadi   #fantastikroman   #öykü   #hikaye   #bilimkurguromanı   #roman   #edebiyat   #Türkçe   #sanat   #nobelsiz   #atakama   #salatalık   #arsabri   #cirit  

Siz,belki de bir gün Kankul Badi Kitabı okurken, sayfaların arttığını göreceksiniz.O zaman, kendinizi çok kaptırıp, konuya katılmışsınızdır.

Kankul Badi kitabına kardeş gelsin istiyorsanız, yani 2. kitap yazılsın istiyorsanız üye olun. Burası ve twitterdaki profil toplamı 15000 civarı olunca yazmaya başlayacağım. Konusu falan herşeyi tasarladım.

         KANKUL BADİ KİTABINI TANIYALIM
    Tür: Fantastik Hikaye kitabı (Mizah, Macera vb)
 Konu: Kankul Badi'nin hikayesi Doğu Karadeniz'de Sabırlıyer adındaki hayali bir adada geçmektedir. Sabırlıyer aynı zamanda bir ilçedir. Birbirinden şirin mahalle ve köylere sahip olan bu ilçenin 5 km doğusundaki Samimiyizbiz köyünde denize gitmek üzere hazırlanan 3 gençten ikisinin Kankul Badiler tarafından alıkonulması konular zincirinin başlatıcısı sayılabilir. Tabi öncesinde ve sonrasında daha çok olay ve olgu yaşanıyor.
      Olayın başlangıç yeri bu üç gençten Teomanların evlerine yakın olan tarlalarıdır. Bu tarlalarda yer alan Kankul Badilerden iki tanesi Teoman'ın iki arkadaşı Şenol ve Nurettin'in omzuna yapışır. Bunun en büyük etken elbette ki ham salatalığın lezzetli çekiciliğidir.  
Kankul Badi Ne Anlama Gelir: Arhavi'de daha çok da Kale mahallesinde yaygın olan bir efsanedir. Tabi eskiden çok daha yaygın olarak bahsedildiğini biliniyor. Bugün birçok Arhavili tarafından bile bilinmemesi gerçekten şaşırtıcı. Kankul Badi ismiyle bilinen mitolojik canlı (Kimilerine göre canlı tanımı da yapılmıyor, direkt olarak insan olduğuna inanılıyor.) söyleyişe göre, salatalık tarlalarını korur. Tabi bundan kasıt tarlanın geneli değil, sadece salatalık ocaklarında yetişen ham salatalıkları korur. Ham salatalığın belli bir boyuta kadar olanına Lazcada hitipi (Ben bu değeri ortalama 6-8 cm olarak ortalama değer aldım. Çünkü salatalıkların renk geçişi, çiçek düşürmesi dikenli ucunun salatalığa yayvanlaşması bu ölçülerde oluyor. Zaten hitipi de o şekline deniyor.) Kankul Badilerin hitipileri korurken ki  en büyük destekçisi de elbette ki bastonları çünkü efsaneye göre hitipi koparan kişiyi baston çengeliyle yakalayıp, omuzlarına çıkıyorlar. Bunun ardından hep kurbanının omzunda yapışık kalıyorlar. Ben bu durumu kuvvetli bacaklara bağladım. Kurbanına yaklaşıp da omzuna baston takarak aniden omzuna atlayıp da bacaklarını kenetleyebilmesini ise, güçlü bir fizik gücüne bağladım. Zaten mantık da bunu gerektirir. Kankul badiler hakkındaki söylenti (söylenti, efsane, mitoloji nasıl kabul ederseniz)  Sadece bu kadar. Tabi isimden de birkaç özellik daha hemen göze çarpıyor. Kankul badi, lazca bir kelime ve kamburu olan yaşlı adam anlamına geliyor. Yani kankul badiler de yaşlı insan görünümlü olmalı mantığı hemen devreye giriyor.  Kankul Badi kapak çizimindeki kapak çizimini de o yüzden o şekilde çizdim. Gerçi o çizimde benim hayal gücümden eklediğim bazı özellikler de var. Örneğin kankul badilerin sinirlenince derisinin tohumluk hale gelmiş kahverengi salatalık gibi olması, tırnaklarının uzaması, dişlerinin sivrilmesi gibi özelliklerine kapak çiziminde yer verdim. Tabi o çizimdeki sadece belirli bir süre için kazandığı bir özellik. Sonra salatalık yeyince eski haline geri dönüyor.
       Kankul badiler hakkında bilinenler hakkında bir şey daha var. Bazıları kankul badilerin kurbanlarını bastonuyla yakalayıp yer altına çektiklerini söylüyorlar. İşte kankul badiler hakkında bilinenler bunlar.  
        Daha önce de değindiğim gibi Kankul badilere ben de yeni özellikler kazandırdım. Bu özelliklerin kimilerini efsanedeki sınırlı bilgilerden mantık yürüterek kazandırdım. Efsanede kankul badi deyince, bir tane mi yoksa çok mu var bahsetmiyor. Sadece “Hitipi salatalık koparırsan kankul badi gelir ve omuzuna yapışır, seni götürür.” deniyor.  
        Diyelim ki; Kankul badinin biri birini salatalık toplarken gördü ve omzuna yapıştı. Aldı götürdü. Bir daha da hiç ayrılmıyor. Demek ki bunlardan çok var ki hepsi ayrı birine yapışıyor. Hem birçok tarlaya yetebildiklerine göre zaten tek bir kankul badi olmasından söz edilemez.  
        Şimdi birçok kişi, “Ben defalarca kere hitipi salatalık topladım, kankul badi falan görmedim.” diye düşünebilir. O düşüncenin ilk cevabına birinci kitapta değindim. Tabi tam olarak açıklamadım. Bir kısmını, devamı 2. kitapta gelecek. Açıkladım dediysem elbette hayal gücümün bir eseri olarak açıkladım. Ayrıca yeri gelmişken şunu da söyleyeyim; Bu konu kitapta geçiyor ama kitabın tamamı bundan oluşmuyor. Bu açıklama küçük bir yer tutuyor diyebilirim.
        Kankul badiler neden hitipileri korurlar? Neden hitipilere bu kadar değer veriyorlar? Gibi sorular da da aklınıza gelebilir. Onların cevabına ilk kitapta değinmedim. Merak etmek güzeldir. 2. Kitabı okuma hevesini arttırır.  
        “Kankul Badi kitabında sadece kankul badilerin hitipi koparanlara yapışmasından mı bahsediliyor?” Elbette ki hayır. Bu kitapta birçok konundan bahsediliyor. Kitap içinde geniş bir kadro var. Kadro dediysem kitap kahramanlar yönünden çok zengin. Nasıl olmasın, kankul badilerler baş etmek kolay mı? Elbette ki kolay değil.  
        Kitapta yer alan ana tipler: Samimiyizbiz köyünden; Teoman, Nurettin, Şenol, Ayhan, Pakize, Şaziye, Cirit, Cirit’in boğası Metroboynuz (Kitabın bazı yerlerinde Akboynuz olarak geçiyor. İlk başta onu isim olarak düşünmüştüm. Değişikliklerde gözden kaçmış. Bazı yerlerde Akboynuz olarak geçiyor.)  
      Kavalye mahallesinden: Osman, Ender, İfaket, Yavuz
      Ayrıca bilin isterim, kankul badilerin kurbanları Şenol ve Nurettin (E be Şenol, yaktın Nurettin’in başını, desek yeridir.) Tabi kurban dediysek kankul badiler insanların canına kastetmiyorlar. Sadece bir isimlendirme olması açısından kurban kelimesini kullanıyorum.  
      Kankul badiler Şenol ve Nurettin’in omzuna yapıştıktan sonra asıl macera başlıyor. Oradan sonra da macera ve heyecan katlanarak artıyor. Yüzüncü sayfadan itibaren kitabı elinizden bırakmanız çok zorlaşacaktır. O yüzden 100’üncü sayfaya yaklaşırken ki kısımları çok geç saatlerde okumamanızı tavsiye ederim. Okuyup tamamlayayım derken uykunuzdan olabilirsiniz. Buradan da anlayacağınız gibi bu kitap aynı zamanda bir macera hikayesi, aslında romana da yakın sayılabilir. Tabi hikayeye daha yakın. Maceranın yanında mizah da var. Tabi fantastik olması çok ağır basıyor.  
      Kankul Badi kitaptaki her şeye elbette ki bu yazıda değinemem. Kitap içeriği çok zengin, bazı belli başlı sayılabilecek şeylerden söz ettim. Birkaç tana daha ilginizi çekebilecek şeyden bahsettikten sonra yazıyı noktalayacağım.  
       Kankul badiler hiç ama hiç terlemezler. Bunun sebebi genetik değil, sonradan olma. Yağmurda da hiç ama hiç ıslanmazlar. Ayrıca futbolcu gelişimine büyük katkıları vardır. İkram ettikleri yemekler eşsiz lezzettedir. Horonu da çok severler. Bunlar peş peşe yazıldığında çok şey ifade etmiyor olabilir, siz bunları bir de kitapta görün. Yine üstüne basa basa söyleyeyim, fazlası kitabın içinde. Zaten kitabı tümden açıklamaya kalksam bir kitap da onun için yazmam gerekir.
       Bir de Cirit amca var, kendisi kankul badi değil ama yaşına rağmen çevik ve atletik. Bu tiplemenin bu özelliği Karadeniz insanının her yaşta dinç olduğunun bir yansımasıdır. Tabi bu olgu onla da sınırlı değil. Kitap içinde bir çok tipte bunu görebilmekteyiz. Doğu Karadeniz insanı kıvrak zekasının yanında çevik ve güçlüdür. Gerek denizde yüzme sonucu elde edilen güç gerekse zor doğa ve yer şekilleriyle yapılan mücadele buna katkı yağmıştır. Yük taşımak da cabasıdır.  
       Kitapta ayrıca Doğu Karadeniz’in dışarıya çok göç verdiğine de yer yer dolaylı olarak değindim.
       Şimdi yazımı noktalamadan önce şunu söyleyeyim: “Kitabı aldıktan sonra okumak en iyisidir. İlla ki üzeri tozlanıp, üzerindeki tozlara “Beni Oku.” yazılabilecek hale gelmesi beklenmemelidir.  
       Bu arada, kitap çocuk kitabı değildir. Tabi çocuklar da okuyabilir. Kitabı kapağında karikatür var çünkü kitap mizahi içeriğe de sahiptir. Daha da önemlisi ben bir karikatüristim. Kapak çizimi de benim çizimim.  
        İyi okumalar.
Murat Yediyüzyıl

Ey insanlık, belki de bir gün Kankul Badi Kitabı okurken, sayfa sayısının arttığını göreceksiniz. İşte o zaman, kendinizi Kankul Badi kitabının eşsiz dünyasına çok kaptırıp, siz de konuya katılmışsınızdır.

#kitap   #yazı   #metin   #roman   #book   #fenomen   #sanat   #başyapıt   #rekorlar   #sayfa   #telikşah   #hikaye   #üff   #deha   #hayalgücü  

Hey sen, kitap okumuyorsan bile Kankul Badi kitabı al ve oku. Neden mi o bir kitap ama ayrı da bir Dünya. Başka Dünyalara gidişin tek yolu uzay mekiği ya da ufo değil. Kankul Badi kitap da sizi başka dünyalara götürür.

#BazenDiyorumKi kankul badi gerçekten de var olsa, insanlar ne kadar çok korkarlardı.

#kankul  #kankulbadi #kitap   #roman   #yayın   #okumak   #hikaye   #fantastik   #supara   #ikithi   #salatalık   #efsane   #MuratYediyuzyil  
Wait while more posts are being loaded