Post has attachment
NECATİ DOĞRU - RAHMİ TURAN


NECATİ DOĞRU: Atletli Kemal!

​Yürümüş. Terlemiş.
Atletli fotoğrafı çıktı.
Kızıyla oturuyor.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun “Adalet Yürüyüşü” sırasında geceleri konakladığı karavanın içinde dinlenirken çekilmiş atletli fotoğrafının altına “Vatandaş Kemal” yazmışlar. Halka benzeyen, onun gibi yaşayan, halk gibi içi dış bir demeye getirmişler.
Propaganda.
Reklam.
Parlatma.
Siyasetçinin kendini seçmene beğendirme uğraşı. Küfür yok. Aşağılama, iftira, karalama, ötekileştirme, haram yeme, hak gasp etme, yolsuzluk, adaletsizlik, devleti soyma, hortumlama, hoyratlık yok.
İsteyen beğenir, alkışlar.
Dileyen güler geçer.
Atletli Kemal'e kızıyorlar.
Atatürk'e bak, utan!
Halka hakaret!
Diyorlar.
Bir kez yazmıştım. Yeniden yazayım. Allah ile aldatmanın sermayesi tükendi. İnananlar, uyandı. Sıra geldi Atatürk ile aldatmaya. Dün halkı ve inanmışları “Allah ile aldatanlar” bugün sık sık “Atatürk de yeni Türkiye demişti, biz de yeni Türkiye diyoruz” söylemini ürettiler. Ve sonunda Atatürk üzerinden fanila don giyimine kadar indiler.
* * *
Şaşırtıcı boyutta Atatürk düşmanı ve şaşırtıcı boyutta Cumhuriyet düşmanlığı yapanlara kol kanat gerenlerin “Kemal Kılıçdaroğlu'nun iç çamaşırı üzerinden Atatürk'e sahiplenmeleri” inandırıcı değil.
Hatırlayanlarınız vardır:
Burdur'da Milli Eğitim Müdürlüğü görevini vekaleten yürütmekte olan Mahmut Bayram adlı bir öğretmen kendi sitesine başı türbanla örtülü ve tesettüre girmiş bir kadın fotoğrafı koydu.
Altına şunu yazdı:
Bir kadın evinden süslenip çıkıp evine dönene kadar kaç erkeğin şehvetini tahrik etmişse o kadar erkekle zina yapmış gibidir. (Hadis-i Şerif Tirmizi 111)
Böyle bir hadis var mı?
Diyanet açıklama yaptı.
Böyle bir hadis yoktur.
Yani bu öğretmen, Hz. Muhammed'in adını kullanarak toplumu aldatmaya kalktı ve Atatürk devrimlerinin kadının erkekle her alanda eşit-özgür-çağdaş sayılmasına da şaşırtıcı bir yalanla düşmanlık yaptı.
Sonuç ne oldu?
Bugün Kemal Kılıçdaroğlu'nun atletle çekilmiş fotoğrafını Atatürk'e ve Türk halkına hakaret sayanlar, dün uyduruk hadisle Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlığı yapan adamı Burdur Milli Eğitim Müdürlüğü'ne; 1'inci derece kadrolu ve 3600 ek gösterge ile asaleten atadılar. Atama kararı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım, Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz imzaları olarak Resmi Gazete'de yayınlandı.
Arşivde duruyor.
* * *
Arşive atletli Kemal de giriyor:
30 Ağustos'ta Çanakkale'de “Adalet Kurultayı” düzenleyecek. Adalet için “bir tuğla da sen koy” çağrısı yapıldı. Tuğlalardan bir adalet heykeli dikilecek. Mahkemede adalet, devlette adalet, seçimde adalet, geçimde adalet, inançta adalet, eğitimde adalet, yaşamda adalet, medyada adalet nasıl yok edildi, halka sorulacak? Kemal Kılıçdaroğlu vatandaşın adalete susamışlığına aracı oluyor. Atletli Kemal, kitle hareketi yaratıp, yönetiyor. Kızgınlık atletle oturmasına değil, kitle hareketi yaratmaya başlamasına.

Günün sorusu

ASIL HAKARET!

Atatürk'ün vasiyeti ve şartlı bağışı ile var olan Atatürk Orman Çiftliği arazisinden 37 bin metre karelik bir bölümün TOKİ' ye devredilerek ABD'ye büyükelçilik diksin diye satılması Atatürk'ün manevi hatırasına yapılmış asıl hakaret değil midir? Ne bulursan sat, sermayeye çevir anlayışından doğan bu yakışıksız satışın şartları niçin halktan gizli tutuldu? Mimarlar Odası Ankara Şubesi, satış protokolünü görmek istediği halde niçin gösterilmedi? Bu arazi, ABD yerine Ağaoğlu ya da Cengiz İnşaat'a daha yüksek paraya satılamaz mıydı? Satış ihalesiz mi yapıldı, neden? Arada komisyoncu var mı, kim?

===========================================

RAHMİ TURAN: Ankara’da hâkimler var diyebilmeliyiz!

SÖZCÜ soruşturmasında “FETO hayranı bilirkişi” atanması, tarafsız hukuk çevrelerini şaşkına döndürdü.
Bu tür yanlış davranışlar Türk adaletine güveni sarsarken, FETÖ'cü hainlerin de ekmeğine yağ sürüyor.
Bilirkişinin yasaya aykırı atandığını açıklayıp “Bu hukuk garabetine son verilsin” diyen CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş'tan sonra CHP İzmir Milletvekili Dr. Aytun Çıray da sert tepki gösterdi.
Milletvekili olmadan önce devlette Müsteşarlık, Başbakanlık Danışmanlığı gibi önemli görevler yapmış olan Aytun Çıray “Adalet bir devleti var eden en büyük değer ve erdemdir. Şimdi bu bilirkişinin kimliğini ve atanma şeklini görünce irkildim ve açıklama yapmayı vicdani bir görev addettim” dedi.
* * *
Sevgili okurlar… Geçerli bir delil olmadığı halde SÖZCÜ'nün sahibi Burak Akbay hakkında yakalama kararı devam ediyor, iki arkadaşımız Gökmen Ulu ile Mediha Olgun da tam 3 aydır tutuklu olarak cezaevinde yatıyor.
FETO hayranı olduğu saptanan, çocuğunu FETO okuluna vermiş, FETO'cu Zaman Gazetesi'nin abonesi olmuş, FETO'yu destekleyen Bank Asya'da hesap açmış birinin SÖZCÜ davasında “Bilirkişi” tayin edilmesi, bu davanın hukuki değil siyasi olduğu düşüncesini daha da güçlendirmiş bulunuyor.
Dr. Aytun Çıray'ın tepkisinin sebebi budur.
* * *
“Yargı hassasiyeti olan Hâkimler Savcılar Kurulu (HSK) üyelerine sesleniyorum. Ankara'da yargıçlar var, biliyorum ve yasal müdahale talep ediyorum” diyen Dr. Aytun Çıray şunları söylüyor:
“Eğer hükümet edenler yargımızı vatandaş için bir gözdağı ve sindirme aracı gibi göstermek istiyorlarsa, bu tarihi bir yanlış olur. Orta ve uzun vadede kendi ayaklarına ateş ettiklerini göreceklerdir.
Bizi asıl üzen, yaşananların, insanımızın yargıya olan güvenini yok etmesi, savcı ve yargıçlardan soğutmasıdır. AKP'nin bir zamanlar büyük destek verdiği, Türkiye'yi 15 Temmuz hain kalkışmasına getiren hâkim ve savcılar şimdi neredeler? Kaçtılar! Kaçmakla kalmadılar, dışarıda devlet aleyhine faaliyet yürütüyorlar. İşte bu nedenle siyaset yargı üzerinde vasi olmaya kalkmamalı!
SÖZCÜ Gazetesi'nin karşı karşıya kaldığı tehdit, adalet düzenimize tehdittir. Adalet düzenimize tehdit, devletimize tehdittir.
Bu ülkenin hukuk düzeni, insanlarımızın yargısız infaz edildiği ve adına ‘TV Tartışma Programı' denilen ‘Yeni Türkiye'nin Engizisyon Mahkemeleri'ne bırakılamayacak kadar kıymetlidir.”

HER ŞERDE BİR HAYIR VAR

Ekim ayında Türk siyaset hayatına yeni bir parti giriyor.
Adı şimdilik “Meral Akşener ve arkadaşları” partisi…
Meral Akşener'in kamuoyunda güçlü bir desteği var. Özellikle kadınlar onun parti kurmasını büyük bir istek ve şevkle, hatta sabırsızlıkla bekliyor.
Önemli olan soru şu:
“Meral Hanım'ın partisi başarılı olur mu?”
Bana gelen çok sayıdaki mesajı değerlendirdiğimde “Başarılı olur” kanaatim güçleniyor.
Tabii, kuruluş aşamasında fahiş hatalar yapılmazsa…
* * *
Ülkücü camianın önde gelen düzgün isimlerinden olan Prof. Dr. Ümit Özdağ'dan sonra gerçek ülkücü Koray Aydın'ın da Meral Akşener harekâtına katılması, yeni kurulacak partiyi güçlendirdi.
Ben Meral Akşener'in partisinin Türk siyasetine yeni bir renk, yeni bir ruh getireceğine inanıyorum.
Akşener'in “Biz Türkiye'nin tıkanmış siyasetine bir seçenek oluşturmak için yola çıktık” sözleri şunu gösteriyor:
“Yeni Merkez Parti, sadece MHP'nin yerini almakla kalmayacak, her kesime hitap edecek ve mutsuz AKP'lilerden de oy almayı başaracak.”
* * *
“Her şerde bir hayır vardır” denir ya… Devlet Bahçeli ve yandaşlarının, bazı milletvekillerini, il ve ilçe başkanlarını, ipe sapa gelmez nedenlerle haksız yere MHP'den ihraç etmeleri memleket siyaseti adına belki de hayırlı oldu.
Bu sayede ülkede yeni bir parti doğuyor ve kurulacak merkez partinin bu iktidarı zorlayacağı anlaşılıyor.
* * *
Bazı okurlarım “MHP ve Devlet Bahçeli ne olacak?” diye soruyor.
Devlet Bahçeli kendi kendini bitirdi! Yeni dönemde emekliye ayrılacak.
MHP'ye gelince; diğer birçok “Tabela partisi” gibi Meclis dışında siyasete devam edecek.
GÜNÜN SÖZÜ
Hayat bilmecesi! Yenilmez yutulmaz demir leblebi gibi. Henüz çözen bulunmadı!
Photo
Photo
24.08.2017
2 Photos - View album

Post has attachment

Post has attachment

Post has attachment

Post has attachment

Post has attachment
Günaydın, iyi haftalar..:)

Görsel Gülcan Kural'dan itina ile araklanmıştır..
Animated Photo

Post has attachment

Post has attachment

Post has attachment

Post has attachment
Atatürk...
Animated Photo
Wait while more posts are being loaded