Post has shared content
─░man hayat─▒n en b├╝y├╝k temelidir. iyili─čin her t├╝r├╝, her dal─▒ buradan dal budak salar. Meyvelerinin hepsi buna ba─čl─▒d─▒r. Bu iman olmadan iyili─čin her dal─▒ a─čac─▒ndan kopar─▒lm─▒┼č olur. Solmaya ve kurumaya mahkum olur. Yoksa bunlar─▒n hepsi ┼čeytani meyvelerdir. Onlar─▒n bir s├╝reklili─či ve devaml─▒l─▒─č─▒ olamaz.

─░man hayat─▒n t├╝m y├╝ce iplerinin ba─člar─▒n─▒n kendisine ba─čland─▒─č─▒ eksendir. Yoksa bu ba─člar─▒n tamam─▒ ├ž├Âz├╝lm├╝┼č, hi├žbir ┼čeye ba─članmam─▒┼č olur. Arzu ve isteklere ve ihtiraslarla birlikte ├ž├╝r├╝y├╝p bo┼ča gider.

─░man darmada─č─▒n haldeki hareketleri, amelleri birle┼čtirir. Birbiri ile uyumlu, birbiri ile yard─▒mla┼čan bir d├╝zen i├žine sokar. Hepsini tek bir yola, tek bir hareket i├žine sev keder. Bunlar─▒n hepsinin belli bir itici g├╝c├╝ ve hepsinin belirlenmi┼č bir hedefi vard─▒r.

Bu nedenle Kur'an bu temele dayanmayan, bu eksene ba─članmayan ve bu sistemden kaynaklanmayan b├╝t├╝n i┼čleri ve iyilikleri hi├že sayar, onlara hi├žbir de─čer vermez. Bu konuya islam─▒n bak─▒┼č a├ž─▒s─▒ apa├ž─▒k ortadad─▒r. ─░brahim suresinde deniyor ki: "Rabbini inkar edenlerin iyi davran─▒┼člar─▒ f─▒rt─▒nal─▒ bir g├╝nde ┼čiddetli r├╝zgarda savrulan k├╝le benzer, yapt─▒klar─▒ iyi i┼čler kar┼č─▒l─▒─č─▒nda ellerine hi├žbir ┼čey ge├žmez. ─░┼čte koyu sap─▒kl─▒k budur." (─░brahim 18)

Nur suresinde de ┼č├Âyle buyuruluyor: "Kafirlerin amelleri ise engin ├ž├Âllerdeki serap gibidir. Susuz kimse onu su zanneder, fakat oraya var─▒nca hi├žbir ┼čey bulamaz. Kafir kar┼č─▒s─▒nda Allah'─▒ bulur. O da hesab─▒n─▒ eksiksiz olarak g├Âr├╝r. Zaten Allah'─▒n hesapla┼čmas─▒ ├žabuktur." (Nur 39)

Bunlar imana dayanmad─▒─č─▒ m├╝ddet├že t├╝m iyiliklerin, t├╝m de─čerlerin bo┼ča ├ž─▒kar─▒laca─č─▒n─▒ g├Âsteren apa├ž─▒k h├╝k├╝mlerdir. ├ç├╝nk├╝ iman, ameli s├╝rekli olarak varl─▒─č─▒n kayna─č─▒na ba─člayan bir fakt├Âr ve varl─▒─č─▒n amac─▒na uygun d├╝┼čen bir hedeftir. T├╝m i┼člerin dizginini Allah'a havale eden bir inan├ž sisteminin en tutarl─▒ bak─▒┼č a├ž─▒s─▒d─▒r. Ondan kopan tamam─▒ ile kopmu┼č olur ve anlam─▒n─▒n ger├žek manas─▒n─▒ yitirmi┼č olur.

─░man, f─▒trat─▒n sa─čl─▒kl─▒ oldu─čunu, insan d├╝nyas─▒n─▒n sa─člam oldu─čunu g├Âsteren bir ├Âl├ž├╝d├╝r. ─░nsan─▒n bu b├╝nyesinin b├╝t├╝n bir evrenin f─▒trat─▒ ile uyum i├žinde oldu─čunu g├Âsterir. insan ve onun etraf─▒n─▒ ku┼čatan evren aras─▒nda sa─čl─▒kl─▒, kar┼č─▒l─▒kl─▒ anla┼čman─▒n delilidir. insan bu evrenin i├žinde ya┼čar. B├╝nyesi sa─čl─▒kl─▒ olan insan ile bu evren aras─▒nda kar┼č─▒l─▒kl─▒ ileti┼čimin, anla┼čman─▒n olmas─▒ gerekir ve bu kar┼č─▒l─▒kl─▒ ileti┼čimin insan─▒ imana getirmesi icab eder. Zira bu evrenin kendisi dahi onu bu ┼čekilde harika olarak yaratan s─▒n─▒rs─▒z kudretin delilleri ve mesajlar─▒ ile doludur. Bu kar┼č─▒l─▒kl─▒ ileti┼čim yitirilir veya bozulursa, bu dahi tek ba┼č─▒na alg─▒lama konumundaki ┼ču insan b├╝nyesinin noksanl─▒─č─▒n─▒ ve onda meydana gelen gediklerin varl─▒─č─▒n─▒ g├Âsterir. Bu ise h├╝srandan ba┼čka bir┼čey getirmeyen ve d─▒┼č g├Âr├╝n├╝┼č itibar─▒ ile iyi g├Âr├╝nse de hi├žbir iyili─čin kendisi ile birlikte bir anlam ifade etmeyece─či kesin h├╝srand─▒r.
Photo

Post has shared content

Post has attachment
Photo

Post has shared content
Huzeyfe b. el-Yaman'─▒n rivayet etti─či bir hadis-i ┼čerifte: "Allah bid'at sahibinin orucunu, namaz─▒n─▒, sadakas─▒n─▒, hacc─▒n─▒, umresini, cihad─▒n─▒, sarf─▒n─▒ (maddi yard─▒m─▒n─▒), ┼čehadetini kabul etmez. O, k─▒l─▒n ya─čdan ├ž─▒kt─▒─č─▒ gibi ─░slam'dan ├ž─▒kar. " (─░bn Mace, Mukaddime, 7/49). Bu ikaz kar┼č─▒s─▒nda m├╝sl├╝manlar─▒n dikkatli davranacaklar─▒ ve bid'at─▒n ne oldu─čunu ara┼čt─▒racaklar─▒ muhakkakt─▒r. Abdullah b. Abbas (r.a.)'dan rivayet edilen bir hadiste ┼č├Âyle buyrulur: "Allah, bid'at sahibinin amelini, bid'at─▒ndan vazge├žinceye kadar kabul etmez." (─░bn Mace, Mukaddime, 7/50). Amellerinin kabul edilmeyece─čini bilen bir m├╝sl├╝man korkar ve neyin bid'at olup, neyin olmad─▒─č─▒n─▒ ara┼čt─▒r─▒r.
Photo

Post has shared content
SAPIKLIK VE H─░DAYET─░N ├ľYK├ťS├ť

Bu derste ilahi ifadeler, ahiret alan─▒nda, nimet ve azap vadilerinde birinci b├Âl├╝mde yap─▒lan ilk gezintiden sonra, bu d├╝nyadan ilk zamanlarda g├Â├ž├╝p gitmi┼č olanlar─▒n arkas─▒ndan, be┼čer tarihine ba┼čka bir gezinti d├╝zenliyor. Bundan ├áma├ž, bu gezinti esnas─▒nda ilk insano─člunun az─▒p g├╝naha dalmas─▒ndan bu yana, "sap─▒kl─▒k ve hidayet ├Âyk├╝s├╝n├╝" bizlere sunmakt─▒r. Bu hik├óyelere bakt─▒─č─▒m─▒zda bir de ne g├Ârelim, bunlar bug├╝n de i┼členip tekrar-tekrar yap─▒lan ┼čeyler de─čiller mi?.. Resulullah'─▒n kar┼č─▒s─▒na Mekke'de k├╝f├╝r ve sap─▒kl─▒kla dikilen hem┼čehrileri i┼čte eski zamanlarda s├Âz├╝ edilen ve ilahi mesaj─▒ yalan say─▒p, sap─▒tan insanlar─▒n kal─▒nt─▒lar─▒ de─čiller mi? ─░┼čte ilahi ifadeler bunlara, kendilerinden ├Ânce ya┼čam─▒┼č olanlar i├žin neler olup bitti─čini a├ž─▒klamakta ve tarihin derinliklerine d├╝r├╝lm├╝┼č olan bu sayfalarla onlar─▒n kalplerine dokunmakta, ├Âte yandan m├╝'minlere de ge├žmi┼čte Allah'─▒n m├╝'min olanlardan asla yard─▒m─▒n─▒ esirgemedi─či mesaj─▒ vererek, kalplerine g├╝ven vermektedir.

Y├╝ce Allah bundan sonra Nuh, ─░brahim, ─░smail, ─░shak, Musa, Harun, ─░lyas, L├╗t ve Yunus sel├óm ├╝zerlerine olsun peygamberlerin ├Âyk├╝lerinden birer kesit sergiliyor. Hz. ─░brahim ve ─░smail'in ├Âyk├╝s├╝ ├╝zerinde biraz daha uzun durmakta, bu ├Âyk├╝de iman─▒n, fedak├órl─▒─č─▒n ve itaatin b├╝y├╝kl├╝─č├╝n├╝ bizlere sunmakta, ─░brahim ve ─░smail'in g├Ân├╝llerinde yerald─▒─č─▒ gibi, ─░slam─▒n ger├žek y├╝z├╝n├╝ ba┼čka bir surede ve bundan ba┼čka bir yerde- sunmad─▒─č─▒ bir ┼čekilde ele al─▒p sunmaktad─▒r. Bu ├Âyk├╝ler e┼čsiz ve ┼čerefli dersin, dayana─č─▒d─▒r.

69- Çünkü onlar atalarını sapık yolda buldular.

70- ├ľyle iken yine de d├╝┼č├╝nmeden atalar─▒n─▒n pe┼činden ko┼čuyorlard─▒.

71- Andolsun onlardan ├Âncekilerinin ├žo─ču da sapm─▒┼čt─▒r.

72- Biz onlar─▒n i├žine de uyar─▒c─▒lar g├Ândermi┼čtik.

73- Bak, o uyar─▒lanlar─▒n sonu nice oldu.

74- Ancak, Allah'a g├Ân├╝lden ba─čl─▒ kullar o azab─▒n d─▒┼č─▒nda kald─▒.

Onlar sap─▒kl─▒kta k├Âkl├╝d├╝rler. Ayn─▒ zamanda taklid ederler, d├╝┼č├╝nmezler. ├ľl├ž├╝p bi├žmezler. Aksine d├╝┼č├╝nmeyen, kafalar─▒n─▒ ├žal─▒┼čt─▒rmayan sap─▒k atalar─▒n─▒n izine girmek i├žin, h─▒zla u├žarcas─▒na onlar─▒n yolunu tutarlar. "├ç├╝nk├╝ onlar atalar─▒n─▒ sap─▒k yolda buldular. ├ľyle iken yine de d├╝┼č├╝nmeden atalar─▒n─▒n pe┼činden ko┼čuyorlard─▒." Onlar ve atalar─▒, ├Ânce ge├ženlerin ├žo─čunlu─čunun temsil etti─či sap─▒kl─▒─č─▒n bir ├Ârne─čini te┼čkil ederler. "Andolsun onlardan ├Âncekilerinin ├žo─ču da sapm─▒┼čt─▒r." Onlar─▒n sapmas─▒ da ilahi uyar─▒ ve sak─▒nd─▒rmadan sonra olmu┼čtu: "Biz onlar─▒n i├žine de uyar─▒c─▒lar g├Ândermi┼čtik." Fakat sonu├ž ne olmu┼čtur? Yalanlayanlar─▒n ak─▒beti nas─▒l olmu┼čtu? Ve Allah'─▒n samimi kullar─▒n─▒n ak─▒beti nas─▒l olmu┼čtu? ─░┼čte bunlar, hik├óyeler zinciri i├žinde sunulmaktad─▒r. ├ľyk├╝lerin ba┼č─▒nda yer alan ┼ču ilan uyar─▒ i├žindir: "Bak, o uyar─▒lanlar─▒n sonu nice oldu. Ancak Allah'a g├Ân├╝lden ba─čl─▒ kullar o azab─▒n d─▒┼č─▒nda kald─▒."
Photo

Post has shared content
HAK VE SABRIN DAVETTEK─░ ROL├ť

Kar┼č─▒l─▒kl─▒ olarak hakk─▒ tavsiye etme, sabr─▒ ├Â─č├╝tleme ise ├Âzel bir yap─▒ya sahip farkl─▒ bir ba─č─▒ bulunan ve b├╝t├╝n bir y├Ân├╝ olan M├╝sl├╝man cemaatin ┼čeklini ortaya koymaktad─▒r. Kendi yap─▒s─▒n─▒n bilincinde oldu─ču gibi g├Ârevinin de bilincinde olan iman ve ameli salih gibi kendisine y├Âneldi─či eylemlerin ger├žek mahiyetini bilen cemaat. Bu cemaatin g├Ârevleri aras─▒nda iman ve ameli salih yolu ile b├╝t├╝n bu insanl─▒─ča ├Ânderlik yapmas─▒ da bulunmaktad─▒r. Kendi aralar─▒nda bu b├╝y├╝k emanete ili┼čkin g├Âreve engel olabilecek her┼čeyde birbirlerine ├Â─č├╝t veren bir cemaat.

Kar┼č─▒l─▒kl─▒ ├Â─č├╝tle┼čmenin s├Âzc├╝─č├╝, anlam─▒, yap─▒s─▒ ve ger├žekli─či vas─▒tas─▒yla birbirleri ile dayan─▒┼čma i├žinde bulunan, ├╝mmetin veya cemaatin ┼čeklide ortaya ├ž─▒kmaktad─▒r. Se├žkin, bilin├žli ├╝mmetin. Yery├╝z├╝nde hakka, adalete ve iyili─če dayanan ├╝mmetin. Bu ise se├žkin ├╝mmetin en ├╝st├╝n, en parlak ┼čekilde ortaya konmas─▒d─▒r. ─░┼čte islam, islam ├╝mmetinin b├Âyle olmas─▒n─▒ ister. islam hay─▒rl─▒, se├žkin, g├╝├žl├╝, bilin├žli, hakk─▒n ve iyili─čin bek├žisi olan sevgi, karde┼člik ve yard─▒mla┼čma i├žinde hakk─▒ ve sabr─▒ birbirine ├Â─č├╝tleyen bir ├╝mmet ister. Kur'an bunu kar┼č─▒l─▒kl─▒ ├Â─č├╝tle┼čme s├Âz├╝ ile dile getirmektedir.

Hakk─▒ birbirine tavsiye etmek zorunludur. Zira hakka sar─▒lmak zordur. Haktan Al─▒koyan engellerde pek ├žoktur: Nefsin arzular─▒, ├ž─▒kar mant─▒─č─▒, ├ževrenin d├╝┼č├╝nceleri, azg─▒nlar─▒n sald─▒r─▒lan, zalimlerin zul├╝mleri ve sald─▒rganlar─▒n sald─▒r─▒lar─▒ hep birer engeldir. Kar┼č─▒l─▒kl─▒ ├Â─č├╝tle┼čme ise hat─▒rlatmad─▒r, cesaret vermedir. Hedefin ve amac─▒n yak─▒nl─▒─č─▒n─▒ hissettirmedir. Zorluk ve emanet konusunda karde┼č olmad─▒r. Kar┼č─▒l─▒kl─▒ ├Â─č├╝tle┼čme, bireysel y├Âneli┼člerin bile┼čkesini sa─člamla┼čt─▒r─▒r. Beraber hareket edip, g├╝├žlerin katlanmas─▒n─▒ sa─člar. Hakk─▒n her bek├žisine ┼ču ger├že─či hissettirir: "Bu yolda sen yaln─▒z de─čilsin. Sana ├Â─č├╝t veren, cesaretlendiren, yan─▒nda yer alan, seni seven ve yaln─▒z b─▒rakmayanlar da vard─▒r:' Hakk─▒n ta kendisi olan islam dini de ancak bu ┼čekilde birbiri ile yard─▒mla┼čan, ├Â─č├╝tle┼čen, birlik ve dayan─▒┼čma i├žinde hareket eden bir toplulu─čun g├Âzetimi ve bek├žili─či ile hakim olabilir.

Sabr─▒ tavsiye etmek te zaruridir. iman ve ameli salih ├╝zere aya─ča kalkmak, hakk─▒n ve adaletin bek├žili─čini yapmak, bireyin ve toplumun, ferdin ve cemaatin kar┼č─▒la┼čaca─č─▒ en b├╝y├╝k zorluklardan biridir. Bu nedenle sabretmek gerekir. Nefisle cihad i├žin ve ba┼čkalar─▒ ile cihad i├žin sab─▒r. Zorluk ve eziyetlere kar┼č─▒ sab─▒r. Bat─▒l─▒n ┼č─▒mar─▒kl─▒─č─▒, k├Ât├╝l├╝─č├╝n sald─▒r─▒lar─▒na kar┼č─▒ sab─▒r. Yolun uzunlu─čuna, a┼čamalar─▒n gecikmesine, yol i┼čaretlerinin belirsizle┼čmesine ve sonun uzakl─▒─č─▒na kar┼č─▒ sab─▒r.

Kar┼č─▒l─▒kl─▒ olarak sabr─▒ ├Â─č├╝tleme, insan─▒n g├╝c├╝n├╝ art─▒r─▒r. Zira hedef birli─či, y├Âneli┼č birli─či, toplumsal dayan─▒┼čma gibi duygular─▒ ve hisleri harekete ge├žirir. Onlar─▒ sevgi, azim ve sebatla donat─▒r. Bu da cemaatin pek ├žok de─čerlerini ve olgular─▒n─▒ harekete ge├žirir. ├ľz├╝nde onlar─▒ ya┼čamayan, islam─▒n ger├žekli─čini ya┼čayamaz. Ve ancak bunun vas─▒tas─▒ ile s├Âzkonusu ger├že─čin bir anlam─▒ olabilir. Yoksa h├╝srandan ve y─▒k─▒mdan ba┼čka ├žare bulunmaz.
Photo

Post has shared content
M├ťCAH─░D

├çaba sarfeden, t├╝m imkanlar─▒n─▒ kullanarak belli bir hedefe varmak isteyen; d├╝┼čmana kar┼č─▒ var g├╝c├╝yle sava┼čan, d├╝nyevi hi├ž bir menfaat beklemeksizin s─▒rf Allah r─▒zas─▒ i├žin ve O'nun yolunda cihad eden kimse.

"M├╝cahid" tabiri arap├ža bir kelime olup "ca.he.de" (Cihad etti) fiilinin ism-i failidir. ├ço─čulu "m├╝cahidun".

"Cihad" ve "m├╝cahid" terimleri birer ─░slami kavramd─▒r. Dolay─▒siyle, bu kavramlar─▒n ne manaya geldiklerini, kimlerin bu kavramlarla nitelenebilece─čini en iyi bilen Allah ve Rasul├╝d├╝r.

Cihad─▒n Allah r─▒zas─▒ i├žin ve O'nun yolunda yap─▒lmas─▒, ─░slam'─▒n ┼čart ko┼čtu─ču bir husustur. Allah yolunda olmayan, O'nun r─▒zas─▒n─▒ ta┼č─▒mayan t├╝m sava┼člar, harcanan paralar ve sarfedilen gayretlerin cihad say─▒lamayaca─č─▒, bu t├╝r m├╝cahedeye kat─▒lan kimsenin de m├╝cahid olamayaca─č─▒ muhakkakt─▒r.
Photo

Post has shared content

Post has shared content
B─░REYSEL SORUMLULUK

┼×imdi de ba┼čka bir ger├že─čin vicdanlar─▒ ok┼čayan yumu┼čak dokunu┼ču ile kar┼č─▒ kar┼č─▒yay─▒z. Bu ger├žek sorumlulu─čun ve cezan─▒n bireyselli─či ilkesidir. Hi├ž kimse bu konuda ba┼čkas─▒n─▒n yerine ge├žemez, kendini ba┼čkas─▒n─▒n yerine koyamaz. ├ľyleyse Mekkeli m├╝┼črikleri do─čru yola iletmeye ├žal─▒┼čan Peygamberimizin onlar─▒n do─čru yola girmelerinde do─črudan kendisi hesab─▒na bir kazanc─▒ yoktur. Nas─▒l onlar kendi davran─▒┼člar─▒ndan dolay─▒ hesaba ├žekilecekler ise, Peygamberimiz de sadece kendi davran─▒┼člar─▒n─▒n hesab─▒n─▒ verecektir. Herkes sorumluluk y├╝k├╝n├╝ kendi s─▒rt─▒nda ta┼č─▒r. Hi├ž kimse bu konuda ona yard─▒mc─▒ olamaz. Kim k├Ât├╝l├╝klerden ar─▒n─▒rsa, bu ar─▒nmay─▒ kendi hesab─▒na ger├žekle┼čtirmi┼čtir. Kazan├žl─▒ ├ž─▒kan kendisidir, ba┼čkas─▒ de─čildir. Her i┼č sonunda Allah'─▒n huzuruna varacakt─▒r.

 

18- Hi├ž kimse ba┼čkas─▒n─▒n g├╝nah─▒n─▒ y├╝klenmez. E─čer g├╝nah y├╝k├╝ a─č─▒r bir kimse, y├╝k├╝n├╝n s─▒rt─▒ndan al─▒nmas─▒n─▒ istese, en yak─▒n─▒ bile y├╝k├╝n├╝n en k├╝├ž├╝k b├Âl├╝m├╝n├╝ kendi s─▒rt─▒na almaz. Sen sadece g├Ârmeden Rabb'lerinden korkanlar─▒ ve namaz k─▒lanlar─▒ uyarabilirsin. Kim k├Ât├╝l├╝klerden ar─▒n─▒rsa kendi yarar─▒na ar─▒nm─▒┼č olur. Sonunda Allah'a d├Ân├╝lecektir.

Sorumlulu─čun ve cezan─▒n bireyselli─či ilkesi hem ahl├ók bilincini, hem de davran─▒┼č tarz─▒n─▒ kesin bi├žimde etkiler. Her insan─▒n davran─▒┼člar─▒n─▒n cezas─▒n─▒ g├Ârece─či, ba┼čkas─▒n─▒n davran─▒┼člar─▒ndan sorumlu tutulmayaca─č─▒, fakat kendi davran─▒┼člar─▒n5n sorumlulu─čundan da yakay─▒ kurtaramayaca─č─▒ bilincine vard─▒─č─▒n─▒ d├╝┼č├╝nelim. Bu bilin├ž, o ki┼čiyi uyan─▒k tutan g├╝├žl├╝ bir etken olur. Adam hesaba ├žekilmeden ├Ânce kendini hesaba ├žeker. ├ťstelik ba┼čka birisinin kendisine faydal─▒ olaca─č─▒ ya da sorumluluk y├╝k├╝n├╝ payla┼čaca─č─▒ yolundaki b├╝t├╝n yan─▒lt─▒c─▒ amellerden s─▒yr─▒l─▒r. Bu ilke ayn─▒ zamanda insana g├╝ven a┼č─▒layan bir etkendir. Bireyler toplumlar─▒n su├žlar─▒ndan sorumlu tutulacaklar─▒ endi┼česinden kurtulurlar. Fertler topluma ├Â─č├╝t verdikten, ellerindeki b├╝t├╝n imk├ónlar─▒ kullanarak onu sap─▒kl─▒ktan al─▒koymaya ├žal─▒┼čt─▒ktan sonra g├Ârevlerini yapm─▒┼č olacaklar─▒n─▒n ve kendi ki┼čisel iyi davran─▒┼člar─▒n─▒n yarar─▒ ile ba┼čba┼ča kalacaklar─▒n─▒n vicdan huzurunu hissederler.

Y├╝ce Allah insanlar─▒ listeleri tutulmu┼č gruplar halinde huzuruna ├ža─č─▒r─▒p hesaba ├žekmez. O herkesi tek tek hesaptan ge├žirir. Herkesi kendi davran─▒┼člar─▒ndan dolay─▒ ve sorumlulu─čunun s─▒n─▒rlar─▒ i├žinde hesaba ├žeker. ─░nsan─▒n dilinin d├Ând├╝─č├╝ kadar ba┼čkalar─▒na ├Â─č├╝t vermesi, elinden geldi─či oranda bozukluklar─▒ d├╝zeltmeye ├žal─▒┼čmas─▒ gerekir. Bu herkesin g├Ârevidir. E─čer birey bu g├Ârevi yerine getirirse, art─▒k toplumun i├žinde y├╝zd├╝─č├╝ k├Ât├╝l├╝klerden sorumlu de─čildir. Tersine o yapt─▒─č─▒ iyiliklerin ├Âd├╝lleri ile ba┼čba┼ča kal─▒r. Buna kar┼č─▒l─▒k toplumun iyi olmas─▒ da k├Ât├╝ bir kimseye fayda sa─člamaz. ├ç├╝nk├╝ dedi─čimiz gibi y├╝ce Allah insanlar─▒ listeleri tutulmu┼č gruplar halinde kar┼č─▒s─▒na al─▒p hesaba ├žekmez.

Ayette bu ger├žek, Kur'an ├╝slubuna uygun bir somutla┼čt─▒rma y├Ântemi ile dile getiriliyor. Bu y├╝zden de daha etkili, daha i├že i┼čleyici oluyor. Ayet bu ilkeyi ┼č├Âyle somutla┼čt─▒r─▒yor. Herkes kendi y├╝k├╝n├╝ s─▒rt─▒nda ta┼č─▒r. Hi├ž kimse ba┼čkas─▒n─▒n y├╝k├╝n├╝ ta┼č─▒maz. E─čer birinin y├╝k├╝ kendine a─č─▒r gelir de en yak─▒n akrabas─▒n─▒ bu y├╝k├╝n bir k─▒sm─▒n─▒ kendi s─▒rt─▒na almaya ├ža─č─▒r─▒rsa, ricas─▒n─▒ kabul ederek y├╝k├╝n├╝ hafifletecek bir yak─▒n bulamaz.

Burada bir kafile sahnesi kar┼č─▒s─▒nday─▒z. Kafilede bulunan herkes y├╝k├╝n├╝ s─▒rt─▒nda ta┼č─▒yarak y├╝r├╝r. Yolunun sonunda terazinin ve tartma i┼člemini yapacak olan y├╝ce Allah'─▒n ├Ân├╝nde durur. Bu durma ve bekleme s─▒ras─▒nda son derece yorgun ve bitkin g├Âr├╝n├╝r, y├╝k├╝n├╝n a─č─▒rl─▒─č─▒ndan ba┼čka hi├žbir ┼čey d├╝┼č├╝nmez, uzak-yak─▒n hi├žbir Allah kulunu g├Âz├╝ g├Ârmez.

Bu a─č─▒r y├╝kl├╝ yorgun kafile sahnesinin arkas─▒ndan, Peygamberimize d├Ân├╝l├╝yor. Okuyal─▒m:

"Sen sadece g├Ârmeden Rabb'lerinden korkanlar─▒ ve namaz k─▒lanlar─▒ uyarabilirsin."

Ancak bunlara y├Ânelik uyar─▒ giri┼čimleri ba┼čar─▒l─▒ sonu├žlar verebilir. Bunlar Rabb'lerini g├Ârmeden O'ndan korkarlar. Rabb'leri ile ili┼čki halinde olmak ve O'na kulluk etmek i├žin namaz k─▒larlar. ─░┼čte senin uyar─▒ giri┼čimlerinden yararlanacak olanlar ve senin ├ža─čr─▒lar─▒na olumlu kar┼č─▒l─▒k verecek olanlar bunlard─▒r. Allah'dan korkmayanlar ve namaz k─▒lmayanlar ile senin i┼čin yok. Devam ediyoruz:

"Kim k├Ât├╝l├╝klerden ar─▒n─▒rsa, kendi yarar─▒na ar─▒nm─▒┼č olur."

O bu ar─▒nmay─▒ ne senin i├žin ve ne de bir ba┼čkas─▒ i├žin yap─▒yor. O ar─▒nm─▒┼čl─▒─č─▒n yarar─▒n─▒ g├Ârmek i├žin k├Ât├╝l├╝klerden ar─▒n─▒yor. "Ar─▒nma" ince ve esnek bir kavramd─▒r. Bir yandan kalbi, kalbin ├žarp─▒nt─▒lar─▒m, duygular─▒n─▒ i├žerdi─či gibi, ├Âb├╝r yandan davran─▒┼č─▒, y├Ânelmeyi ve sonucunu da ifade eder. G├Âr├╝ld├╝─č├╝ gibi bu kavram son derece duygu y├╝kl├╝ ve k─▒vrak bir kavramd─▒r. Son c├╝mleyi okuyoruz:

"Sonunda Allah'a d├Ân├╝lecektir."

Hesaba ├žekme, ├Âd├╝l ve ceza bi├žme yetkisi O'nun tekelindedir. Ne iyi bir i┼či hesaptan siler ne de k├Ât├╝ bir davran─▒┼č─▒ g├Âz ard─▒ eder. ├ľd├╝le ve cezaya ili┼čkin karar─▒n─▒ ba┼čkas─▒na, yani yap─▒lar─▒ itibar─▒ ile kay─▒rmac─▒, unutkan ve ihmalk├ór olan insanlardan birine havale etmez.

Nas─▒l k├Ârl├╝k ile g├Ârebilirlik, karanl─▒k ile ayd─▒nl─▒k, g├Âlge ile kavurucu s─▒cak, hayat ile ├Ât├╝m bir de─čil ise, bunlar yap─▒sal olarak birbirine taban tabana z─▒t ┼čeyler ise, ayn─▒ bunun gibi Allah kat─▒nda m├╝minlik ile k├ófirlik, iyilik ve k├Ât├╝l├╝k
Photo

Post has shared content
KÂFİRLERE TÂBİ OLMAK

146- Nice peygamber var ki, ├žok say─▒da taraftar─▒ kendisi ile birlikte sava┼čt─▒. Bunlar Allah yolunda ba┼člar─▒na gelenlerden dolay─▒ gev┼čemediler, y─▒lmad─▒lar ve boyun e─čmediler. Allah sab─▒rl─▒lar─▒ sever.

147- Onlar sadece "Ey Rabbimiz, g├╝nahlar─▒m─▒z─▒ ve davran─▒┼člar─▒m─▒zdaki a┼č─▒r─▒l─▒klar─▒m─▒z─▒ affeyle, ayaklar─▒m─▒z─▒ kayd─▒rma ve k├ófirler kar┼č─▒s─▒nda bize yard─▒m et" demi┼člerdir.

148- Allah da onlara hem d├╝nya kazanc─▒n─▒ ve hem de ahiret m├╝k├ófat─▒n─▒n en g├╝zelini verdi. Allah iyi i┼čler yapanlar─▒ sever.

149- Ey m├╝minler, e─čer k├ófirlere itaat ederseniz sizleri topuklar─▒n─▒z ├╝zerinde geriye d├Ând├╝r├╝rler de h├╝srana u─črars─▒n─▒z.

150- Oysa Allah'tır sizin mevlânız. O yardım edenlerin en hayırlısıdır.

151- Biz k├ófirlerin kalplerine korku salaca─č─▒z. ├ç├╝nk├╝ onlar kendilerine hi├žbir g├╝├ž verilmemi┼č olan nesneleri Allah `a ortak ko┼čmu┼člard─▒r. Onlar─▒n gidecekleri yer Cehennem'dir. Zalimlerin varaca─č─▒ yer ne fenad─▒r!

152- Allah size verdi─či s├Âz├╝ yerine getirdi. Hani size sevdi─činizi (zaferi) g├Âsterdikten sonra bozuluncaya, sava┼č konusunda g├Âr├╝┼č ayr─▒l─▒─č─▒na d├╝┼č├╝nceye ve itaatsizlik edinceye kadar m├╝┼črikleri k─▒r─▒p ge├žiriyordunuz. Kiminiz d├╝nyay─▒ istiyordu, kiminiz de ahireti istiyordu. Sonra sizi deneyden ge├žirmek i├žin onlar─▒n ba┼č─▒ndan savd─▒. Ama yine de sizi affetti. Allah m├╝minlere kar┼č─▒ ger├žekten l├╝tuf sahibidir.

153- Hani Peygamber arkan─▒zdan sizi ├ža─č─▒r─▒rken, hi├ž kimseye bakmadan ka├ž─▒yordunuz; ne kaybetti─činize ve ne de ba┼č─▒n─▒za gelene ├╝z├╝lmeyesiniz diye Allah sizi kederden kedere u─čratt─▒. Hi├ž ku┼čkusuz Allah yapt─▒klar─▒n─▒zdan haberdard─▒r.

154- Sonra o kederin ard─▒ndan Allah, ├╝zerinize i├žinizden bir grubu saran bir g├╝ven duygusu, bir uyuklama indirdi. Bir grup da kendi derdi-ne d├╝┼čt├╝. Bunlar Allah hakk─▒nda cahiliye zihniyetini yans─▒tan, ger├že─če ayk─▒r─▒ bir d├╝┼č├╝nce ta┼č─▒yorlar ve "Bu i┼čte bizim bir fonksiyonumuz var m─▒?" diyorlard─▒. Onlara de ki; "Hay─▒r, bu tamamen Allah'─▒ ilgilendiren bir i┼čtir."

Asl─▒nda sana a├ž─▒klayamad─▒klar─▒ bir ┼čeyi i├žlerinde sakl─▒yorlar. i├žlerinden "E─čer bu i┼čte bir fonksiyonumuz olsayd─▒ burada ├Âld├╝r├╝lmezdik " diyorlar. De ki; "E─čer evlerinizde de olsayd─▒n─▒z al─▒nlar─▒na ├Âl├╝m yaz─▒lanlar uzanacaklar─▒ yerleri yine de boylarlard─▒." Allah, g├Ân├╝llerinizdekini deneyden ge├žirmek ve kalplerinizdekini ar─▒tmak i├žin bunlar─▒ ba┼č─▒n─▒za getirdi. Hi├ž ku┼čkusuz Allah g├Ân├╝llerin ├Âz├╝n├╝ bilir.

155- ─░ki toplulu─čun kar┼č─▒la┼čt─▒─č─▒ g├╝n sava┼čtan geri d├Ânenlerinizi ┼čeytan baz─▒ g├╝nahkar duygular─▒ y├╝z├╝nden ayartmaya giri┼čmi┼čti. Ama Allah onlar─▒ yine de affetti. Hi├ž ku┼čkusuz Allah affedici ve halimdir.

156- Ey m├╝minler, yolculu─ča ├ž─▒kan ya da sava┼ča kat─▒lan karde┼čleri hakk─▒nda "E─čer onlar yan─▒m─▒zda olsalard─▒ ├Âlmezler ya da ├Âld├╝r├╝lmezlerdi" diyen k├ófirler gibi olmay─▒n─▒z. Allah bu as─▒ls─▒z saplant─▒y─▒ onlar─▒n kalplerine ├ž├Âreklenen ac─▒ bir hay─▒flanmaya d├Ân├╝┼čt├╝rd├╝. Oysa can veren de ├Âld├╝ren de Allah't─▒r. Hi├ž ku┼čkusuz Allah yapt─▒klar─▒n─▒ g├Âr├╝r.

157 E─čer Allah yolunda ├Âld├╝r├╝l├╝r ya da ├Âl├╝rseniz, Allah'tan gelecek olan ba─č─▒┼člama ve rahmet, onlar─▒n biriktirecekleri d├╝nya nimetlerinden daha hay─▒rl─▒d─▒r.

158- Ku┼čku yok ki, ├Âlseniz de ├Âld├╝r├╝lseniz de Allah kat─▒nda toplanacaks─▒n─▒z.
Photo
Wait while more posts are being loaded