Post is pinned.Post has attachment

Post has attachment
Allahın İTAAT ET dediği HALİFEYE itaat etmeyenin ŞEYTAN ile arasında bir FARK YOKTUR
-
Şeytan Allaha inanmayan,secde etmeyen biri değildi..
Allaha inanıyor ve secde ediyordu..
Allahın SECDE ET dediği Hz. Ademe SECDE ETMEDİĞİ için Şeytan oldu,lanetlendi ve Allahın huzurundan kovuldu.
-
Bakara / 34 Hani biz meleklere (ve cinlere): Adem'e secde edin, demiştik. İblis hariç hepsi secde ettiler. O yüz çevirdi ve büyüklük tasladı, böylece kafirlerden oldu.
-
Nisâ / 59 Ey iman edenler! Allah'a itaat edin. Peygamber'e ve sizden olan ülülemre (HALİFEYE ) de itaat edin.
-
MÜSLÜMANLARIN HALİFESİNİ TAKİP EDEREK VE İTAAT EDEREK ŞEYTAN OLMAKTAN KURTULALIM,MÜSLÜMAN OLALIM.
https://plus.google.com/105288931391692514400

Post has shared content
RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH CC IN ADIYLA

ŞİRKE KARŞI DİRENİŞ
ŞİRKİN İNSANIN DÜNYA VE AHİRETİ ÜZERİNDE KORKUNÇ NETİCELERE NEDEN OLDUĞUNU GÖR DÜKTEN SONRA NE PAHASINA OLURSA OLSUN ŞİRKE KARŞI ÇIKMAK ŞİRK SISTEMLERINİ REDD ETMEK İMANA ZÜLMÜ ( ŞİRK) KARIŞTIRMAMAK İNSANIN YARATILIŞ GAYESİNİN ESASIDIR ŞİRKE KARŞI MÜCADELE ETMEK VE CENNET KARŞILIĞI NDA MALLARINI VE CANLARINI SATMAK TEVHİD BAĞLILARININ BOYUNLARINA DÜŞEN BORÇTUR BU BAKIMDAN TEVHİDLE ŞİRKİN KAVGASI TARİH BOYUNCA HİÇ BITMEMIŞTİR VE TEVHİD KARŞISIN DA TUTUNAMAYAN ŞİRK TEVHİD DÜŞÜNCESİNİ YENMEK VE YAYILMASINI ENGELLEMEK İÇİN AK LA GELMEDİK İŞKENCE VE ZÜLÜM YOLLARINA BAŞVURMAKTAN DA HİÇ BİR ZAMAN ÇEKİNMEM İŞTİR İŞKENCE VE ZULÜMLERE EN ÇOK MARUZ KALANLAR KUŞKUSUZ RASÜLLERDİ HER TÜRLÜ ALAY KARALAMA SUÇLAMA VE KÜÇÜK DÜŞÜRME GİBİ İŞKENCELERİN YANI SIRA RASÜLLERE UYGU LANAN MADDİ IŞKENCELERDE TARİHİN KARA SAYFALARINI DOLDURAN OLAYLARDIR ÇARMIHA GERİLMEK İSTENEN HZ İSA AS ATEŞTE YAKILM AK İSTENEN HZ İBRAHİM AS VE PEK ÇOK RASÜL DE DOĞUP BÜYÜDÜKLERİ YURTLARINDAN ÇIKAR ILMAK ZORUNDA BIRAKILMIŞLARDIR RASÜL-İ EKREM HER GÜN HAKARETLERE YALANLARA EZİ YETLERE MARUZ KALIYORDU DAR' UN NEDVE RASÜLULLAH SAV HAKKINDA SUİKAST KARARLA RI ÇIKARIYOR MEKKE ' NİN ARİSTOKRAT SINIFI AZGIN TAĞUTLAR RASÜLULLAH SAV CANINA KAS TETMEK İÇİN OLMADIK YOLLARA BAŞVURUYORL ARDI AKLA GELEN HER TÜRLÜ BASKI VE ZULÜM SEGILENIYORKEN TAİF TE AYAKLARI KAN REVAN İÇİNDE UHUD DA DİŞE DİŞ BİR SAVAŞ SÜRDÜRÜR KEN RASÜLULLAH SAV HİÇ BİR ZAMAN ŞİRKE TAVİZ VERME MÜŞRİKLERE TABİ OLMA GİBİ BİR DURUMA TENEZZÜL ETMEMİŞTİR HZ PEYGAM BERLE BERABER ÖZELLİKLE MÜSLÜMAN OLAN ĶÖLELER KİMSESİZLER ZAYIFLAR ÇOK AĞIR İŞKE NCELERE UĞRARLARDI AMMAR ' IN BİLAL ' İN SUHEYB' İN RA VE BİRÇOK MÜSLÜMAN KADIN VE ERKEĞİN UĞRADIKLARI ÇEKTİKLERİ İŞKENCELER AKLA GELMEDİK TÜRDENDİ TÜM BUNLAR TEVHİD İN FATURASI VE ŞİRKE KARŞI DİRENMEN İN BEDELİYDİ KIZGIN KUMLAR ÜZERİNDE KOCA TAŞLAR ALTINDA BAYILINCAYA KADAR EHAD EHAD DİYEN BİLAL RA MÜŞRİKLERE KUL OLAMA YACAĞINI VE TEK BİR RABB' İN ÖNÜNDE BOYUN EĞECEĞİNİ HAYKIRIRDI İBN MES' UD RA BEDENEN ZAYIF ÇELİMSİZ BİR MÜ' MİN OLMASINA RAĞMEN İMANI ONU ALLAH ' TAN BAŞKASINDAN KORKMAZ HALE GETİRMİŞTİ MÜŞRİKLERİN ARAS INDA KUR'AN OKUR VE BU YÜZDEN DE DAYAK YER Dİ EBU ZERR RA İMAN ETTİKTEN HEMEN SONRA MESCİD- İ HARAM' DA HAYKIRDIĞI KELİME- İ TEVHİD ONU ÖLÜMÜN EŞİĞİNE GETİRMİŞTİ HABBAB ' IN RA ŞİRKE KARŞI OLAN DİRENİŞİ ONUN SIRTÜSTÜ ATEŞ KORUNUN ÜZERİNE YATIRILMASINA KADAR İŞKENCELERİN EN ŞİDDETLİSİNE DÜÇAR OLMUŞTU YASİR' İN SÜMEYYE' NİN AMMAR'IN RA HALLERİ ŞUNU İSPAT EDİYOR Kİ NE PAHASINA OLURSA OLSUN HER TÜRLÜ ZULÜM ÇEKİLSE BİLE EN BÜYÜK ZULÜM ŞİRK ZULMÜ ÇEKİLMEZ KABULLENİLMEZ
Kİ CENNET İ UMABİLMEK İÇİN BİZDEN ÖNCEKİLERİN BAŞINA GELEN BAŞIMIZA GELMEDEN HEVESLENMEYELİM GENİŞ BİLGİ İÇİN BAKARA SURESİ 214 AYETİ KERİMEYE BAKABİLİRSİNİZ
Photo

Hangi fırkanın. Cemaatin,Devletin İslam olduğunu öğrenmek istersen...
-
Gavurlara bak....
Gavurlar kiminle savaşıyor,kime TERÖRİST diyorsa İSLAMİ FIRKA,CEMAAT VE DEVLET O dur...
Ğavurlar ğerçek müslümana insanlar teveccüh ğöstermesin,desteklemesin diye müslüman demezler,desteklemesinler diye TERÖRİST VE SAPIK DERLER..
Mütrefiki münafıklara müslüman derler,,müttefiklerini müslüman sansınlar ve desteklesinler diye
-
Gavurlar kim ile savaşıyor...İslam Hilafet Devletiyle Savaşıyor.
*
Nisâ / 76 İman edenler MÜSLÜMANLAR Allah yolunda İSLAM DEVLETİ İÇİN savaşırlar, inanmayanlar KAFİRLER VE MÜSLÜMAN OLDUĞUNU İDDİA EDEN ĞAVURLARLA MÜTTEFİK OLAN MÜNAFIKLAR.ise tağut (İSLAMDIŞI DEVLETLER İÇİN İSLAM DEVLETİNE KARŞI) yolunda savaşırlar. O halde şeytanın dostlarına İSLAM DEVLETİYLE SAVAŞANLARA karşı savaşın; şüphe yok ki şeytanın KAFİR VE MÜNAFIKLARIN kurduğu düzen zayıftır

Dünyada.. İslamla yönetmeyen kapitalist iktidarlarda..
İşsizlik ve yoksulluktan kurtuluş,refah ve huzur aramak....
İslamın devletinde, yönetiminde ve ülkemizdeki geliri kardeşçe paylaşıma dayalı İSLAMIN EKONOMİSNDE aramamak...
-
İslamdışı dinlerde,ideolojilerde ahirette kurtuluş ve cennet aramak gibidir...
BEYHUDE VE BOŞ BİR ARAYIŞTIR.

Dünyada.. İslamla yönetmeyen kapitalist iktidarlarda..
İşsizlik ve yoksulluktan kurtuluş,refah ve huzur aramak....
İslamın devletinde, yönetiminde ve ülkemizdeki geliri kardeşçe paylaşıma dayalı İSLAMIN EKONOMİSNDE aramamak...
-
İslamdışı dinlerde,ideolojilerde ahirette kurtuluş ve cennet aramak gibidir...
BEYHUDE VE BOŞ BİR ARAYIŞTIR.

Post has attachment
Nisâ / 61 ONLARA,Müslümannız dedikleri halde İslam Devleti için cihad etmeyen münafıklara...ALLAHIN İNDİRDİĞİNE (Kuranın cihad emrine ) VE RESULE GELİN,Peygamberin Devletine katılın ve Peygamberin Devleti için mücadele edin DENİLDİĞİ ZAMAN, MÜNAFIKLARIN SENDEN İYİCE UZAKLAŞTIKLARINI GÖRÜRÜSÜN....
-
Nisâ / 145 Şüphe yok ki münafıklar cehennemin en alt katındadırlar. CEHENNEMDE KAFİRLERİN DE ALTINDADIRLAR..Artık onlara asla bir yardımcı bulamazsın.
*
Aşağıda bağlantısı bulunan TÜRKİYEDE PEYGAMBERİMİZİN DEVLETİ KURMA HAREKETİNE,KATILARAK VE bu paylaşımı kendi sayfamızda ve topluluk sayfalarında paylaşarak müslümanları KATILMAYA DAVET ederek MÜNAFIK OLMADIĞIMIZI,GERÇEK MÜSLÜMAN OLDUĞUMUZU GÖSTERELİM...
https://plus.google.com/communities/117295394077026039079

Post has shared content
2: “Hamd  Âlemlerin Rabbine mahsustur.”

 

Hamd kelimesinin bir kaç mânâsı vardır, inşallah şöyle kısaca özetlemeye çalışalım:

 

1- Hamd; hamd etmek, tam ve mükemmel kabul etmek de-mektir. Eksiksiz ve kusursuz kabul etmek demektir. Bu mânâda hamd yalnız Allah’a aittir. Zira tam ve mü­kemmel olan, eksiksiz ve kusursuz olan sadece Allah’tır. Allah dı­şında herkes ve her şey eksiktir, nâkıs­tır, kusurludur, mükemmel değildir. “Hasan çok iyi ama ah şöyle ol­masaydı” “Şu yazı çok güzel ama ah şurası şöyle olmasaydı” “Şu halı çok güzel ama ah şu renk uyumu şöyle olsaydı” deriz değil mi? Ne­den? Çünkü Allah dışında her şey eksik ve nâkıstır. Hiç bir şey tam ve mükemmel değildir. Ama Al­lah için böyle bir şey düşünemeyiz. Al­lah mükemmeldir, tamdır, eksiksiz ve kusursuzdur. O halde hamd sadece Allah’a aittir.

 

2- Hamd övmek, methetmek, senâ etmek demektir. Bu mânâ-da da övgü sadece Allah’a aittir. Bizler günde en az kırk defa namaz-larımızda Rabbimize bu ahitte bulunuyoruz. Diyoruz ki; “Ya Rabbi! Hamdimiz, övgümüz, senâmız sadece sanadır. Sadece sana hamd eder, sadece seni överiz.” Tabi Allah’ı övmek demek O’nun za­tını öv-mekle beraber, aynı zaman O’nun övdüklerini de övmek de­mektir. Öyleyse biz namazlarımızda okuduğumuz bu âyetle günde en az kırk defa “Ya Rabbi, biz sadece seni överiz, sadece senin övdükle­rini överiz. Senin övüp beğenmediklerini asla övüp beğenmeyiz. Se­nin övüp beğenmediklerini asla sahiplenmeyiz” diyoruz.

 

O halde, Rabbimize böyle bir ahitte bulunduğumuz namaz son­rası hayatımıza bir bakalım. Eğer günde kırk defa namazları­mız­da; “Ya Rabbi, biz sadece seni ve senin övdüklerini överiz” dediğimiz halde, namaz sonrası hayatımızda Allah’ın övmediklerini övmeye, Al­lah’ın övdüklerini de övmemeye kalkışırsak, bilelim ki bu halimizle Al­lah’a verdiğimiz bu sözü nakzederek O’nunla dalga geçmiş, O’na iftira etmiş oluruz Allah korusun. Meselâ Allah’ın övmediği bir evi, ev tefri­şini, Al­lah’ın övmediği bir sofrayı, Allah’ın övmediği bir kazanma har­cama düzenini, Allah’ın övmediği bir meslek seçimini, Allah’ın övme­diği bir alfabeyi, Allah’ın övmediği bir hukuk sistemini, Allah’ın övme­diği bir ekonomik anlayışı, Allah’ın övmediği bir eğitim sistemini, Al­lah’ın övmediği bir kılık kıyafet modelini, Allah’ın övmediği bir düğün modelini, hâsılı Allah’ın övmediği bir yaşam biçimini, bir ha­yat tarzını hamd etmeye, övmeye ve sahiplenmeye kalkışırsak Allah korusun günde kırk defa Rabbimize verdiğimiz sözümüzü bozuyor ve başkala­rını hamd ederek, başkalarının yasalarını, başkalarının ürünlerini öve­rek, kabullenerek şirk içine düşmüş oluyo­ruz.

 

Demek ki bir şey övülecek, bir şey methedilecek, kabullenile­cek, sa­hiplenilecek ve hamd edilecekse unutmamalıyız ki o şey ancak Allah’la ilgisi kadarıyla övülecek ve hamd edilecektir. Yâni Allah’ın öv­düğü övülecek, övmediği de asla övülmeyecektir. Namazlarımızda bu sözü veriyoruz Rabbimize. Öyleyse şimdi bir bakın ha­yatınıza. Bir ba­kalım hayatımıza. Acaba namazlarımızda söz ver­diğimiz gibi sadece Allah’ı ve O’nun övdüklerini mi övüyoruz? Yoksa Allah’ın övmedikle­rini övmeye, hamd etmeye, sahiplen­meye mi çalışıyoruz? Yâni ya bi­zim namazlarımızda dediğimiz doğrudur, ya da namaz dışı hayatı­mızda yaptığımız doğrudur. Namazdaki söylediğimiz Rabbimizden ol­duğuna göre kesinlikle doğru olan o dur. Çünkü Rabbimizin bizden istediği o dur.

 

Şimdi Allah için bir düşünelim. Namazlarımızda Allah’a ne söz veriyoruz ve kimleri ve neleri övüyoruz namaz sonrası hayatımızda? Meselâ bir adam ki, namaz kılmıyorsa, müslümanca bir hayat ya­şa­mıyorsa bu adamın durumu, konumu, makamı ne olursa olsun asla övülmesi mümkün değildir. Çünkü Allah’ın övmediğini bir mü’minin öv­mesi düşünülemez. Namazsız bir adam Allah’ın övmediği bir adam-dır. Bir eğitim sistemi ki, temeli materya­lizme dayanıyor, Allah âyetlerinin kokusuna bile müsaade etmi­yorsa, Allah’ın övmediği böyle bir eğitim sistemini bir Müslümanın övmesi, hamd etmesi, yâni ona sahip çıkması, gerek kendisini, gerek ço­cuklarını böyle bir eğitimin kucağına teslim etmesi mümkün değildir. Bir kılık-kıyafet anlayışı ki, Allah onu övmüyor, bir Müslümanın bunu sahiplenmesi, bunu hamd etmesi kesinlikle mümkün değildir. Al­lah’ın övmediği bir gelinlik ki Sirilanka’-dan getirtilmiş, dünyada eşi ve benzeri yok. Bir Müslümanın böyle bir gelinliği övmesi, sahip­lenmesi, giymesi mümkün değildir. Bir düğün ki onda din adına sadece mevlit okunmuş, bir Müslümanın bunu hamd etmesi, öv­mesi mümkün değildir. Bir sofra ki israflı, ya da haramlarla hazırlanmış ve onu Allah ve Resûlü övmemiş. Böyle bir sofrayı bir Müslümanın övmesi asla mümkün değildir.

 

Tamam, sadece Allah’ın övdüklerini övecek, Allah’ın beğen­diklerini sahipleneceğiz, bunu anladık da acaba Allah’ın neleri ve kim-leri övdüğünü nereden bileceğiz? Bizler Allah’ın övdüklerini Allah’ın kita­bından ve Rasulullah Efendimizin hayatından öğreniyoruz. Çünkü ke­sinlikle biliyo­ruz ki Allah’ın Resûlü Allah’ın övdüklerini övmüş ve mahza Allah’ın övdüğü bir hayatı yaşamıştır. Rabbimizin kitabı bunu tescil etmektedir. Öyleyse bir sofra ki Al­lah’ın Resûlü hayatı boyunca onun başına oturmamış, benimsememiş, hamd etmemiş. Şimdi böyle bir sofrayı mü’minin övmesi mümkün değildir. Me­selâ karşınızda iki sofra var. Birisinde etlisinden, sütlüsünden, tatlısından, Panama mu­zundan, anzer balına, geyik sütünden ceylan pastırmasına kadar ak­lınıza ne geliyorsa her şey var. İkinci bir sofra daha var ki sadece çor-ba, yahut tuz biber var. Hangisini översiniz bunların? Eğer birinci sofrayı över, ikincisini reddederse­niz Fâtiha’da Allah’a verdiğiniz sözü bozuyorsunuz demektir. Hamdi Allah’a mahsus kılmıyorsunuz, Allah’ı ve O’nun övdükle­rini övmüyorsunuz demektir.

 

Allah korusun da bugün insanlar, namazlarında Allah’a ver­dik-leri ahitlerini bozuyorlar. Allah ve Resûlünün övmediklerini övmeye, hamd etmeye çalışıyorlar. Allah’ın övmediği bir hukuku, Allah’ın öv­mediği bir siyasal yapıyı, Allah’ın övmediği bir yaşam biçimini, Allah’ın övmediği bir eğitim yapılanmasını, Allah’ın övmediği bir kılık kıyafet anlayışını, Allah’ın övmediği bir kazanma harcama usulünü övmeye ve sahiplenmeye çalışıyorlar. İmanı olan değil pa­rası olan övülüyor. Namazı olan değil villası olan övülüyor. Takvası güzel olan değil sesi güzel olan övülüyor. Ahlâkı olan değil mesleği ve şöhreti olanlar övü­lüyor. İlmi yüce olan değil arabası pahalı olanlar övülü­yor. Halbuki ke­sinlikle bilelim ki Allah’ın övdüklerini övmedikçe, Allah’ın övdüklerini sahiplenmedikçe hamdi Allah’a ait kılmış ola­mayız. Allah’ın övdüğü bir yaşam biçimini, Allah’ın övdüğü bir ha­yat tarzını övmedikçe, bile­lim ki Fâtiha’da Allah’a verdiğimiz bu ahdi nakzediyoruz, yok sayıyo­ruz demektir.

 

Unutmayalım ki; Allah’ın övdüğü hayat tümüyle, Allah’ın söz sahibi olduğu bir hayattır. Allah’ın övdüğü hayat, her saniyesinde Al­lah’ın egemen olduğu bir hayattır. Allah’ın övdüğü hayat, Allah için ya-şanan bir hayattır. Allah’ın övdüğü hayat, yaptırıcısı, belirle­yicisi Allah olan bir hayattır. Allah’ın övdüğü hayatta, dünyanın âhirete ter­cih edil-mesi yoktur. Allah’ın övdüğü hayatta, dünya adına âhiretin ikinci plana atılması yoktur. Allah’ın övdüğü hayatta, dünya zevklerine gömülüp kulluğu terk etmek yoktur. Allah’ın öv­düğü hayatta, Allah’ın kitabından, Allah’ın hayat programından ha­bersiz bir şekilde heva ve hevesler istikâmetinde yuvarlanıp git­mek yoktur. Allah’ın övdüğü ha­yat-ta, ilim öğrenmek vardır, Kur’an ve sünneti tanımak ve hayatı on­larla düzenlemek vardır. Allah’ın övdüğü hayatta, Allah’ın arzularını her şe-ye tercih etmek vardır. Allah’ın övdüğü hayatta, az yemek, az uyumak, çok yorulmak, vahyi tanımak, hakkı insanlara tebliğ etmek ve bu uğurda çile çekmek vardır. Allah’ın övdüğü hayatta sürgün var­dır, sorgulanma vardır, hapis vardır, işkence vardır, maldan ve can­dan, eşten dosttan geçme vardır, kan vardır, şahâdet vardır.

 

İşte böyle bir hayatı be­nimseyen, kabullenen, hamd eden kişi “Elhamdülillah” demeye hak kazanmış, hamdi Allah’a ait kılmış de­mektir. Allah’ı övmüş, Allah’ın övdüklerini övmüş demektir. Değilse bir kişi namazla­rında dilini kaybedecek kadar “Elhamdülillah” dese de, onun bu ifadesi boştur, yalandır, Allah’la dalga geçmedir.
Photo

Post has shared content
peygamber kullukta model insandır, motif insandır. Peygamber form dilekçedir. Hani karşısındakilere ders anlatan bir öğretmen tahtaya bir şekil çizer ve çocuklar işte şekilde görüldüğü gibi der; işte Rabb’imiz da bizden istediği kulluğu anlatır, anlatır sonra da buyurur ki işte şekilde görüldüğü gibi. Bakın peygamberime ve sizden istediğim kulluğu anlayın buyurarak peygamberlerini örnek olarak sunar bize.
Photo

Post has shared content
24. “Yoksa, her umduğu şey insanın mıdır?”

         Yoksa her düşündüğü, her hayal ettiği, her umduğu, her arzu ettiği, her temenni ettiği şey insanın mıdır? İnsan her istediğine ulaşa-bileceğini mi zannediyor? Güç ve kuvvetinin sınırsız olduğunu mu zannediyor bu insan? Kendilerini yaratan Allah’ın kendi arzularına teslim olduğunu, onlar ne isterlerse, neyi münasip görürlerse Allah’ın onlardan razı olmak zorunda olduğunu mu zannediyorlar? “Allah bizim arzularımıza teslimdir, bizim münasip gördüğümüzü elbette o da münasip görecektir” demeye mi çalışıyor bu insanlar?

 

Ya da Allah katında şefaatlerini umdukları için diktikleri bu putlarından temenni ettikleri şefaate ulaşacaklarını mı umuyor bu insanlar? Bu putlarının kendilerini kurtaracaklarını mı bekliyorlar? Allah sistemine alternatif olarak geliştirdikleri bu sistemlerinin bu dünyada kendilerini mutlu edeceğini, huzur ve sükuna kavuşturacağını mı bek-liyorlar? Her arzu ettikleri şeyin hemen gerçekleşivereceğini mi zannediyorlar? Kendilerinin dilediklerine hükmedebilecek Allah yetkilerine sahip olduklarını mı iddia etmeye çalışıyor bu insanlar? Rabblerini, mâbudlarını kendi kendilerine belirlemeye mi kalkışıyorlar? Kendilerini bu yetkinin sahibi mi zannediyorlar? Böyle yaratıcılarına kafa tutarak, kendi hevâ ve heveslerini Allah vahyinin önüne geçirerek, küfür ve şirk içinde bir hayat yaşadıkları halde yine de kendilerinin hidâyette olduklarını temenni etmelerinin kendilerini kurtaracağını mı umuyorlar? Sadece temenni ettikleri şeyin gerçekleşeceğini mi zannediyorlar? Hidâyeti, imanı sadece temenniden ibaret mi zannediyorlar? Allah yasalarını bir kenara bırakarak kendi kendilerine hayat programı yapmaya mı çalışıyorlar? Nereden, kimden almışlar bu yetkiyi? Halbuki:

25. “Hayatın ilki de, sonu da Allah’ındır.”

 
Photo
Wait while more posts are being loaded