Yine bir bilim hırsızlığı haberi. Belki siz de alışmışsınızdır, sizlere de normal geliyordur belki bunlar artık. Değiller.

Bu sefer, içlerinde Çankaya Üniversitesi rektörü de olan bir grup akademisyenin "A simple analytical EAM model for some bcc metals" başlıklı makalesi söz konusu (http://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S1007570409002949).

Yazarlardan birisi bir başka makaleden kopyala yapıştır yapmış, diğerleri de muhtemelen "kalabalık CV'miz sağ olsun" diyerek okumamışlar bile. T24'teki haberi baksanız "adamcağızlar mağdur olmuş yazık" dersiniz (http://www.t24.com.tr/3-ogretim-gorevlisinde-intihal-ortakligi/haber/187332.aspx).

Fakat mağdur olan bu akademisyenler değil. Asıl mağdur olanlar, prestijli dergilere her makale gönderdiklerinde sırf Türkiye'den gönderiyor oldukları için onlarca önyargıyı aşmak zorunda kalacak olan gelecek nesil akademisyenler. Korkarım insanlar gözden kaçırdığı asıl büyük problem bu.

İntihali gerçekleştiren ve Aksaray Üniversitesi'nde bir Yrd. Doç. olan Halil İbrahim Dursun kendisini "yaptığı işin intihal olacağını düşünemediğini" söyleyerek savunmuş.

Biz bu özrü Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'ndeki skandaldan da biliyoruz. Bir şekilde akademisyenciklerimiz başka makalelerden kopyala yapıştır yapınca bunun hırsızlık olduğunu bilmiyorlar işte. Ama ÇOMÜ'nün hırsızları ilerleyen yıllarda rektör yardımcısı, doçent doktor, yardımcı doçent doktor yapıldılar.

Eh, hırsızlığın bu şekilde mükafatlandırıldığı bir ülkenin bir Aksaray Üniversiteciğindeki bir Halil İbrahim Dursuncuk nasıl anlasın yaptığının intihal olabileceğini.




TÜBİTAK yurt dışındaki akademisyenleri çalışmalarına devam etmek için Türkiye'ye davet ederken akademideki bu çürümüşlüğün önüne nasıl geçeceğine dair ikna edici bir plan da ortaya koymalı. Fakat TÜBİTAK git gide daha da batıyor:

https://plus.google.com/116486142678525875639/posts/Bp25DVHX6G3

Türkiye'de akademinin çürümüşlüğünün boyutlarına dair çok yazılıp çizildi. Daha önce hiç denk gelmemiş olanlar korkunç hikayelerin bir kısmına şuradan ulaşabilir:

http://meren.org/blog/turkiyenin-akademik-problemleri-nasil-cozulur/


Türkiye'deki kalburüstü üniversitelerde çalışmalar yürüten akademisyenlerin kendilerini ülkedeki çürümüşlükten tamamen izole edişlerine gıpta ile bakıyorum gerçekten. Fakat bu vurdumduymazlığı kaldıracak midesi olmayanların Türkiye'ye döndüklerine araştırmalarına devam edebileceklerini iddia etmek bence çok güç.


--

Küçük bir güncelleme:

Hırsızlığın boyutunun daha net görülebilmesi için makalelerden eş kesitler aldım:

https://twitter.com/#!/merenbey/status/149157586573328384

Şu anda da Gazi Üniversitesi'ne gidip Dursun'un tezinin bir kopyasını İnternet'e koyacak birilerini arıyorum:

https://twitter.com/#!/merenbey/status/149196216566161408




_
Photo
Shared publiclyView activity