Profile

Cover photo
Mustafa İSLAMOĞLU
595 followers|127,829 views
AboutPostsPhotosVideos

Stream

Mustafa İSLAMOĞLU

Shared publicly  - 
19
6
Yalavaç Ermenuslu's profile photonurcan çaçan's profile photo
Add a comment...

Mustafa İSLAMOĞLU

Shared publicly  - 
 
"İlimle din, birbirinden ayrıldığı takdirde, din insanları geri kafalılığa; ilim ise ateizme sürükler."


Aliya İZZETBEGOVİÇ
 ·  Translate
23
7
Zehra Zehra's profile photodilek küçükoğlu's profile photo
Add a comment...

Mustafa İSLAMOĞLU

Shared publicly  - 
17
8
Şuayip ATASOY's profile photoPaYLaŞMaK_GüZeLDiR Bilgi_Paylaştıkça_Çoğalır's profile photodilek küçükoğlu's profile photoNuray Şen's profile photo
 
Orijinal tespitler.Özellikle ilk tespit öyle önemli ki; bütün siyasi partilerin Giriş Kapılarına ve Koridorlarına yazılmalı! Kur'an'dan ilhamla yapılan tespitler gözleri kamaştırıyor.
 ·  Translate
Add a comment...
 
MEAL OKUMAK
1. Okuyacağımız meali dikkatli seçmeliyiz. Bu konuda ciddi bir çalışma yapmalıyız. Mümkünse iki farklı meali birden aynı anda okumalıyız. 
2. Meali nüzul sırasına göre okumak daha kolay anlamamızı sağlayabilir. Mümkünse okuduğumuz bölümle birlikte o zamanı anlatan (tarihi gerçekliği yüksek) siyer yada tarih kitabı da okumalıyız. 
3. Meal okuyarak Kur’an-ı Kerim konusunda uzman olacağımızı düşünmemeliyiz. Biz okuma, anlama ve yaşamakla yükümlü olduğumuz Kitabımıza, sadece anlama konusunda başlangıç yapıyoruz.
4.Okuduğumuz ayetleri kendimiz için okumalıyız. Arkadaş tartışmalarında muarızlarımıza cevap yetiştirmek için okumamalıyız.
5. Meal okuyarak tüm ayetleri en iyi biz anladığımızı ve her konuda artık rahatlıkla konuşabileceğimizi düşünmemeliyiz.
6. Okuduğumuzda; peygamber kıssaları bulacağız. Bunlar sistematik olarak anlatılmak yerine, çoğunlukla farklı surelere değişik bölümleriyle dağıtılmıştır. Bunun için, berrak bir zihinle bir puzzle birleştiriyormuş edasında bu bilgileri bir araya getirmeliyiz. Bu hikâyelerde verilmeyen bilgilerin peşine değil, verilmek istenen mesaja ve hikmetlere odaklanmalıyız.
7. Okuduğumuzda; benzetmeler bulacağız. Eşlerin birbirlerine libas= elbise olmaları gibi... Bu benzetmeleri dikkatle düşünürsek, Kur’an-ı Kerimin bütünlüğü içinde daha iyi anlayacağız.
8. Hüküm= kural bildiren ayetleri okuduğumuzda “işte buldum!” demeyelim. Bunları ve buradaki hükümleri daha doğru anlayabilmek için bir fıkıh kitabına müracaat edip konuyu enine boyuna inceledikten sonra sonuca varalım.
9. Allah’ın düşünmeye davet ettiği varlıklarla ilgili (kevni) ayetlerini bulacağız. Bunları sakin bir kafayla düşünelim. Unutmayalım ki tefekkür de bir ibadettir.
10. Bize tuhaf gelen gayb bilgileriyle karşılaşırsak, “İşittik ve itaat ettik, inandım ya Rabbi!”” demekle birlikte tefsir kitablarından konuyu araştıralım.
11. Kur’an da adı verilen veya verilmeyen bazı şahıslardan ve yaptıklarından bahsedilir. Bunun bir hikaye anlatma metodu olmadığını, bu şahısların birer prototip = ilk örnek olduğunu ve ““Ebu Leheb öldü” diyorlar. Ebû Leheb ölmedi, yâ Muhammed Ebû Cehil kıt’alar dolaşıyor!” denilebileceğini unutmayalım.
12. Salih amellerin ve Salih Müslümanların tanıtıldığı yerleri özel olarak not alıp kendimize örnek alalım. Bunun yanında münafıkların özellikleri konusunda da dikkatli olalım. Bunlar bizim için bir yol haritası olabilir.
13. Unutmayalım ki; bütün ayetler öncelikle bize hitap etmektedir. Bir kısmı başkalarına değil!
14. Mümkünse yalnız okumak yerine birkaç kişi beraber okuyalım. Sadece anlama konusunda müzakere edelim. Müfessir olmaya kalkmayalım. Bunun için biraz erken olur. Bizden daha aşina olan birisiyle okuyabilirsek en iyisini yapmış oluruz. Her birimiz farklı meallerden okuyarak anlam zenginliğine ulaşabiliriz. 
15. Unutmayalım ki mealler çevirenin yorumlarını da içerir. Bu yüzden hiçbir zaman tek mealden beslenmeyelim. 
16. Her gün düzenli olarak meal okumayı muhakkak alışkanlık haline getirelim. Çocuklarımıza ve eşimize de bunu tavsiye edelim. 
17. Okuduğumuz bir fikir kitabı değil bir hayat Kitabı'dır. Bu yüzden okuduklarımızı anlayıp sonra da yaşamaya çalışalım. Yoksa kitap yüklü eşekler oluruz. 
18. Meali okurken önceden bildiğimiz bilgilerin bizi yönlendirmesine müsaade etmeyip, meâldeki bilgi ile bizim bilgimizi test edelim. Örneğin Asiye firavunun karısının ismi değil, firavuna asi olan / baş kaldıran manasında olduğu gibi. 
19. Sonunda da bizlere ve tüm ümmete dua etmeyi unutmayalım...
 ·  Translate
11
2
suat sat's profile photosarikan Kenan's profile photo
 
c
Add a comment...

Mustafa İSLAMOĞLU

Shared publicly  - 
 
[HABERDÂR]
Eski zaman dinlerine has kisvesi, sözleri ve duruşuyla, Mustafa İSLAMOĞLU'nun nebevi ahlâka çağıran sesini boğacağı vehmine kapılan malum kişi, kamuoyunun gündemine yeni giren bir gazeteye röportaj vererek ehline malum tezviratını tekrar etmekte ve bilgisi kendisinde saklı rolünü iyi oynamanın emeğini vermektedir.
Daha evvel de söyledik ve şimdi yine söylüyoruz: Yeryüzü yetimleri ve ümmetin izzeti için, bu ülkeye kurulan tuzakların bir türü olan din kisveli tuzakların içine bizi çekmek isteyenlerin oyunlarının içine asla dahil olmayacak ve fakat kimin yararı olduğuna bakmaksızın, hakkı hak olduğu için söylemeye devam edeceğiz.
Bu tipler; kendilerine has kara çalma ve İslamın ve Müslümanların izzetiyle oynama, milleti/bağlılarını kin ve düşmanlığa sevk etme bahsinde ne kadar istekli ve dirençli olurlarsa olsunlar, biz de hakkı Kur'an/nebevi ahlâk ile söylemeye dirençli/sabırlı, kararlı ve vak'arlı bir şekilde devam edeceğiz.
Karalama kampanyası manifestolu linç/itibarsızlaştırma arayışlarına tabi tutulan "Üç Muhammed" kitabı ve başkaca eser ve sözlerimizde olduğu gibi Kadınlara has özel haller bahsinde de Allah'ın sınırları dışında bir sınır aramayacak; dini planda Allah Rasulü'nün Kur'anı yaşama örnekliğinin izi dışında bir iz sürmeyeceğiz. Zira bunun tersi olan her arayış ve iz sürmenin Yahudilere has bir arayış ve iz sürme olduğunu bildirmeye devam edeceğiz.
Selam ve dua ile...


Facebook Sayfasından Alıntıdır.
 ·  Translate
21
5
Necip Ekinci's profile photoÖmer Dike's profile photoGül Maden's profile photoayşegül Kaya's profile photo
10 comments
sultan
 
Erkeklik degil insanlik gosterin...
 ·  Translate
Add a comment...
In their circles
1 person
Have them in circles
595 people
Halil Günalp's profile photo
fadime beştaş's profile photo
sümeyye kurt's profile photo
Ilham Huseynov's profile photo
Hasan Yavuz's profile photo
ayşegül Kaya's profile photo
cemal üstünkul's profile photo
MUSELMAN Elmir (QURAN TELEBESI)'s profile photo
Hamza Kashgari's profile photo

Mustafa İSLAMOĞLU

Shared publicly  - 
 
Kalbe, tefekkür ve huşuu içerisinde Kur'an okumaktan daha faydalı bir şey yoktur.

 Hasan El-Benna
 ·  Translate
31
4
Ömer Dike's profile photoFAİK AHMADOV's profile photoPaYLaŞMaK_GüZeLDiR Bilgi_Paylaştıkça_Çoğalır's profile photodilek küçükoğlu's profile photo
4 comments
 
mezhebi dinin yerine koyduk acaba dini nereye koyacaz.Mezhep insanlara vahiy yoluyla indi de biz mi okumadık.
 ·  Translate
Add a comment...

Mustafa İSLAMOĞLU

Shared publicly  - 
 
"Kuran'ı merkeze koyan bir çalışma bulmanız çok zordur. Sebebi nedir biliyor musunuz? Sebebi şudur; Kuran'ı merkeze koyarsanız rivayetler yolda giderken yavaş yavaş dökülürler."

Prof. Dr. İsrafil BALCI
 ·  Translate
20
3
nurcan çaçan's profile photoFAİK AHMADOV's profile photolore ramazan's profile photoPaYLaŞMaK_GüZeLDiR Bilgi_Paylaştıkça_Çoğalır's profile photo
 
Şüphesiz peygamberimiz yürüyen Kur'an dı.Kur'an da olmayan şeyleri peygamberimize yakıştırmak O na zulümdür.
 ·  Translate
Add a comment...

Mustafa İSLAMOĞLU

Shared publicly  - 
 
"Pasif iyiler, kendine iyi olanlardır. Aktif iyiler hem kendilerine hem başkalarına iyi olanlardır. Pasif iyilerin iyilikleri kendilerine dönüktür. Aktif iyilerin iyilikleri, hem kendilerine hem de başkalarına dönüktür."

Mustafa İSLAMOĞLU
 ·  Translate
16
Add a comment...

Mustafa İSLAMOĞLU

Shared publicly  - 
 
" Üzerinde Kabe ya da cami resimli doğum günü pastaları, sosyetik umre turları, lüks ve israf içinde dini şova dönüşen İslami hayatlara artan ekonomik refah değil, sığlaşan din algısı üzerinden bakmak gerekiyor."

Ayşe BÖHÜRLER
 ·  Translate
15
3
SON RESUL's profile photoYalavaç Ermenuslu's profile photoFAİK AHMADOV's profile photocevdet ustukaya's profile photo
2 comments
 
"Sığlaşan Din" değil "Uydurulan Din" algısı üzerinden bakarsanız daha doğru olur! 
 ·  Translate
Add a comment...

Mustafa İSLAMOĞLU

Shared publicly  - 
 
"Dünyanın en çok okunan ama en az anlaşılan kitabi Kuran'dır."

Mustafa İSLAMOĞLU
 ·  Translate
20
3
FAİK AHMADOV's profile photoNecip Ekinci's profile photo
Add a comment...

Mustafa İSLAMOĞLU

Shared publicly  - 
 
Sizce de tanıdık geldi mi ?
 ·  Translate
13
3
Mustafa Kare's profile photolore ramazan's profile photosuat sat's profile photoNecip Ekinci's profile photo
4 comments
 
hakka karşı çıkarsın. inkar edersin. karşı çıkışında mücadele için inkar öğesini kullanırsın. ama en nihayetinde hakikat ortaya çıkar. çünkü derlerki bu hakikatin tek kötü huyudur.
 ·  Translate
Add a comment...

Mustafa İSLAMOĞLU

Shared publicly  - 
25
5
PaYLaŞMaK_GüZeLDiR Bilgi_Paylaştıkça_Çoğalır's profile photoAhmed hannan's profile photoFAİK AHMADOV's profile photofezair kaptan's profile photo
2 comments
 
Bakmak var görmek var
Add a comment...
People
In their circles
1 person
Have them in circles
595 people
Halil Günalp's profile photo
fadime beştaş's profile photo
sümeyye kurt's profile photo
Ilham Huseynov's profile photo
Hasan Yavuz's profile photo
ayşegül Kaya's profile photo
cemal üstünkul's profile photo
MUSELMAN Elmir (QURAN TELEBESI)'s profile photo
Hamza Kashgari's profile photo
Story
Tagline
" Biz bu aleme sahip olmaya değil, şahid olmaya geldik."
Introduction
1960 yılında Kayseri’nin Develi İlçesinde, doğdu. Develi İmam Hatip Lisesi’nde okudu. Babası, bölgenin saygın kanaat önderlerinden Ahmet İslamoğlu. Küçük yaşlarda Arapça sarf-nahiv derslerini babasından aldı. Yükseköğrenimini Kayseri Yüksek İslam Enstitüsü ve Kahire el-Ezher Üniversitesi Şeriat Fakültesinde yaptı. 1990 yılında Akabe Kültür Eğitim Vakfı’nın manevi kuruculuğu ve onur başkanlığını ...üstlendi. Aynı yıl Denge Yayınları’nı kurdu. İlk yazısı; Milli Gazete’de, ilk şiiri 1980 yılında Mavera dergisi’nde yayımlandı. Milli Gazete’de köşe yazarlığı yaptı. Mavera dergisi'nde; şiir, deneme ve edebiyat yazıları yazdı. Aylık Dergi, Ribat, Vahdet, Meydan dergileri ile Yeni Devir, Vahdet, Yeryüzü, Tevhid gazetelerinde; makaleleri, yayımlandı. Haftalık Selam ve günlük Vakit gazetelerinde köşe yazarlığı yaptı. Mazlum-Der’in Ankara’da düzenlediği Kürt Forumu’na sunduğu ‘Kürt Sorununa İslami Çözüm’ isimli tebliğinden dolayı 1.5 yıl, 1993’te çıkan bir yazısında 5816 sayılı kanuna muhalefet ettiği gerekçesiyle de 1 yıl hapse mahkum edildi. Gölcük kapalı ve Ankara/ Ulucanlar yarı açık caza evlerinde kaldı. 1980 yılında yapılan üniversiteler arası şiir yarışmasında birincilik ve ikincilik ödülleri kazandı. 1997’de Human Rights Watch Helmann-Hammet ödülünü aldı. Kırkdan fazla kitabı olup, bir çoğu defalarca yayınlandı. Mustafa İslamoğlu; uzun yıllardır Akabe Kültür Eğitim Vakfı’nda sohbet konuşmaları yapmakta. İslamoğlu’nun; sohbetleri, kaset ve CD çalışmalarıyla geniş kitlelerin yararına sunuldu. Hilal TV’de; sohbet konuşmaları yapan Mustafa İslamoğlu, Yeni Şafak gazetesinde Sami Hocaoğlu ve Vakit gazetesinde, Arif Çevikel mahlasları ile köşe yazıları yazıyor. Arapça biliyor, evli ve beş çocuk sahibi.
İnsanlık olarak yitirdiğimiz anlamı bulabileceğimiz tek adresin vahiy olduğuna inanan ve varlığını bu uğurda adayan İslamoğlu, ‘Rabbimden tek niyazım, Kur’an’ın asırları aşan ebedi sesinin eteğine kendi cılız sesimi de iliştirip, gök kubbeye salınmış bâki bir sedaya dönüştürmesidir’ diyor, tefsirden muradını açıklarken.
Ve Kur’an tefsiri projesinin amacını şu şekilde izah ediyor:
‘İnanmışımdır ki Kur’an, bir kere nazil olup bitmiş bir kitap değil, her an nazil olan ve kıyamete kadar da nazil olmayı sürdürecek olan, ayakları yerde başı gökte ilahi bir hitaptır. Bu hitaba beyazı ve siyahı, kadını ve erkeği, doğulusu ve batılısıyla herkes muhataptır. ‘Gökten gelen’ kelam ayeti ‘yerden biten’ insan ayetiyle buluşunca tohum toprağa, can canana, vahiy insana kavuşmuş olmakta; anlam insanını, insan ise kaybettiği anlamını bulmaktadır.
Gel gör ki, insanla vahiy arasına görünmez engeller gerilmiş; vahyi insansız, insanı vahiysiz ve de anlamsız bırakmak isteyen hoyrat eller, ilahi mesajın diriltici çağrısına teşne kulaklara kurşun akıtmıştır. Dahası, bu mesajı can kulağıyla dinleyecek olan bir çok can, dilinden anlamadığı bir mesajı kendisine anlatacak bir tercümana muhtaçtır.
Yüzyıllardır, Kur’an’la insanı buluşturmak için çaba verilir. Paha biçilmez tefsir müktesebatı ve Kur’an kitaplığımız, işte bu eli öpülesi çabaların ürünüdür. Fakat Kur’an’ın anlaşılması için gösterilen her çaba kendi çağına hitap eder. Mutlak olan vahiydir; hiçbir yorum mutlaklaştırılamaz. Yorum mutlaklaştırıldığı gün vahiy susar. Bu nedenledir ki, Kur’an’ı her çağın diline tercüme edecek tercümanlar olmalıdır.
Tefsir ve mealler işte o Kur’an tercümanlarının eseridir. Bir insanın uğraşabileceği en soylu uğraş, ömrünü Kur’an’a adamış olmaktır. Ama bir insanın sırtına yüklenebilecek en ağır yük de yine Kur’an’a tercüman olma sorumluluğudur.’
1992 yılının Ekim ayında Kahire dönüşü başlattığı tefsir dersleri; lafız, mânâ ve maksat üçlüsü içerisinden, daha çok “Kur’an’ın maksadına” vurgu yapan bir tefsir anlayışıyla 15 yıldan beri devam etmektedir. Aynı dersler www.tefsirdersi.com adlı siteden canlı olarak yayımlanmaktadır. Yine 1998 yılında başlayan Dünyada bir ‘ilk’ olma özelliğini taşıyan Tefsiru’l Kur’an ve Te’vilu’l-furkan adlı görüntülü ve sesli (DVD, Video, Audio) 200 derslik tefsir projesi tamamlanmış bulunmaktadır.
Görüntülü tefsir projesi ile başlayan Gerekçeli Meal adı verilen Kur’an’ın Türkçe tercüme çalışması da yukarıdaki projeyle eş zamanlı olarak yürütülmüş ve birlikte tamamlanmıştır.
İslamoğlu, tecvid eksenli Kur’an eğitiminden, tertil eksenli Kur’an eğitimine geçmenin elzem oluşunu ise şu şekilde izah ediyor: ‘Allah bize, daha ilk vahiyler inerken “tertîl”i emretti: Ve rattili’l-Kur’âne tertîlâ: Kur’an’ı üzerinde dura dura, düşüne düşüne, anlaya anlaya, kavraya kavraya oku!” (Müzzemmil 4) Biz ise, zaman içinde, tarihi şartların da dayatmasıyla “tertîl” emrini “tecvide” indirgedik. Orada da durmadık. Biz ne yaptık? Önce Kur’an’ı Mushaf’a indirgedik. Sonra tertili tecvide indirgedik. Sonra tecvidi telaffuza indirgedik. Sonra telaffuzu tilavete indirgedik. Onu da ses sanatına irca ettik. Tecvid, “okuyuşu güzelleştirme” demek; yaşayışı güzelleştirmenin açığını, okuyuşu güzelleştirerek kapatacağımızı zannettik. Olmadı…’
Mustafa İslamoğlu, İslam medeniyeti ve geleneği içinde, özgün, özel ve özellikli çalışmaları ile ufuklar açmaya devam ediyor.