Profile cover photo
Profile photo
Kargagak
4 followers -
okuma sevgisi, çocuk kitapları, kitaplar, kitaplık, okuma deneyimi, çocuklarımızın kitapları
okuma sevgisi, çocuk kitapları, kitaplar, kitaplık, okuma deneyimi, çocuklarımızın kitapları

4 followers
About
Posts

Post has attachment
Küçüklüğümde ancak sandalyeye çıkarak ulaşabildiğim, oturma odamızın duvarına gömülü kitaplığımız bana dünyalar kadar büyük gelirdi. Şimdi ne zaman doğup büyüdüğüm evi ziyaret etsem, kitaplığımızın karşısına geçer, hepsi olduğu gibi yerinde duran kitaplarımla zaman geçiririm. Bu bana özel bir kitaplık değildi ve büyüklerin kitapları kitaplığın da büyük kısmını kaplıyordu.

İlk kitaplık ne kadar önemli?
Bunu kanıtlayamam ama okuma sevgimizin en önemli tamamlayıcılarından birinin de kitaplığımız olduğundan eminim. Emin olduğum bir şey daha var. Okumakla ilgili yaşanacak tüm olumlu, eğlenceli deneyimlerin okuma sevgisine katkısı olacaktır. Kitaplığa da bu gözle bakmakta yarar var.
Add a comment...

Post has attachment
Her anne özeldir. Fakat annelere kendini özel hissettiren çok fazla çocuk kitabı yoktur. Şimdi size okurken bana kendimi süper kahraman hissettiren bir kitaptan bahsedeceğim: “Annemin Çantası”. Kafiyeli ve şiirsel hikayenin yazarı Sara Şahinkanat, kitaba resimleriyle yaşam kazandıran kişi de Ayşe İnan Alican.
Add a comment...

Post has attachment
Ben her zaman çocuk kitabı yazarlarının kitapta yer alan özgeçmişlerine bakarım. Mimar olup çocuk kitabı konusunda iyi işler yapan kişilere de çokça rastlamışımdır. Takdir ettiğim bir yazardan bahsetmek istiyorum: Behiç Ak.
Add a comment...

Post has attachment
Henüz 4 yaşında olan oğlum Egemen’e kitap seçerken her anne gibi ben de son derece dikkatli davranıyorum. Çocukların erken yaşlarında tanıştıkları kitaplar onlar için ne kadar keyifli olursa, kitap okuma alışkanlıkları da o kadar kalıcı oluyormuş çünkü. “Deniz Kıyısında” kitabını yaklaşık 1 ay önce aldık, aldığımız günden beri mütemadiyen okuyoruz.
Add a comment...

Post has attachment
Bu yazıyı okumaya başladığınıza göre, yazma işini kafanızda ölçüp tartıyorsunuz demektir. Hobi olarak mı yazmayı düşünüyorsunuz? Yoksa çocuğunuz için bir masal kaleme almak kulağa olağanüstü mü geliyor? Belki de çocuk kitabı yazarlığını gelecekte yaşamınızı kazanacağınız bir iş olarak görüyorsunuz.  Her ne sebeple olursa olsun, yazmak emek isteyen bir iştir. Ama bu kendinizi helak etmeniz gerektiği anlamına gelmiyor. Yazmaktan keyif almalısınız. İlk kural yeterince netse, buyurun yazmanın diğer püf noktalarına.
Add a comment...

Post has attachment
“Birini çok sevdiğinizde, duygularınızın ne kadar güçlü olduğunu ona anlatmanın yolunu bulmak istersiniz.” Ama “…sevgi kolaylıkla ölçülebilecek bir şey değildir!”
Add a comment...

Post has attachment
Eskiden yurtdışındaki arkadaşlarımızdan dizüstü bilgisayar, fotoğraf makinesi isterken, son üç yıldır sırayla biberon seti, süt poşeti, çıngırak ister olduk. Son sipariş kalemimiz de tabii ki çocuk kitapları oldu. Sağolsunlar hem bize kitap önerisinde bulunuyorlar, hem de arada gelirken hediye kitap getiriyorlar.
Bunlar arasında benim favorim diyebileceğim bir kitap var ki, her çocuklu evde olması için kampanya başlatabilirim.
Add a comment...

Post has attachment
Kinetik zekâ, müzikal zekâ, dilsel zekâ, mantıksal/matematiksel zekâ, sosyal zekâ ve yaratıcı zekâ… Her biri farklı tip sorunları çözmeye yönelik bir beceri repertuvarı sunan bu zekâ türlerini tanıyıp geliştirmenin pratik yollarını öğrenmek mümkün. Yaratıcılık da bunlardan biri.
Add a comment...

Post has attachment
Anneye güvenmek, beklemek, annenin kendine zaman ayırması, annenin veya babanın çocukları için bazen onlardan uzaklaşmak zorunda kalabileceğini anlatmak ve üzerine konuşmak için bu kitap çok iyi bir fırsat.
Add a comment...

Post has attachment
Bir tanım. Fare: Yaşadığınız ortama olan güveninizi birden sıfırlayıp çevrenize dair algınızı sorgulatan varlık.

Çoğumuz gibi ben de bir fareyi gördüğüm yeri bir daha kolay kolay unutmam. Balık pazarlarından uzak durur, mazgallara göz ucuyla bile bakmam. Büyük şehirlerin bütün kiri, pası, çamuru, çöpü sanki bu canlıda cisimleşmiştir. Bir arkeolojik kazıda, bir sonraki kazma darbesinin az ötesindeki yuvalarına doluşmuş kahverengi-beyaz yavru tarla farelerini alıp kafalarını okşayarak (evet, onlar da kedi gibiler, kafaları okşandığında gözlerini kapıyorlar) kasketimi onlara yuva yapmışlığım olsa da, sıçan korkusu bende patolojiktir.
Add a comment...
Wait while more posts are being loaded