Profile cover photo
Profile photo
Ayşenur Öztürk
96 followers
96 followers
About
Ayşenur's posts

Post has attachment
Photo

Post has attachment
“Gayr-ı meşru bir muhabbetin neticesi, merhametsiz azap çekmektir.”
  İnsan fıtratının esiri midir? Diye soracak olsanız, size fıtratın güzelliğinden bahsetmeyi yeğlerim.  Fıtratı nefs-i emmâre diye bilirsek; esir olmamak için kuvvetli bir irade lazım gelir. 
   Zaman akıp gidiyor. Yeniler, eskileri geçiyor. Yollar artıyor, visale giderken vesairler çoğalıyor. Gözümüze ilişen sûretler, gönlümüzü mesken edinince, gafletin vehâmetiyle dönüyor başlarımız. 
Gönül terazisi hassasını yitiriyor ve hakikatini bulamıyor  inandıklarımız.
Yandıkça sobelenemediğimiz bir körebe oyunu bu. Döndükçe arama isteğimiz artıyor, döndükçe hakikat bizden uzaklaşıyor. Tatmin olmuyoruz elimize gelenlerden. Elde ettiklerimizi bir anlık hakikat sanıyor, hevesimiz gidinceye dek oyalanıyoruz. Ve eşya bekâsını yitirince zihnimizde, ondan da uzaklaşıyoruz. Tâ ki bir yenisini buluncaya dek başlıyor ızdırabımız. Ve bu sahte devran dönüp duruyor. Büyülenmiş gibi, asırlarca açmış gibi dişlerimizi ilk bulduğumuz maddeye saplıyoruz. Nihayetinde manayı bulamıyor, karnımızı doymuyor ve dişimizden de oluyoruz. 
Bu ızdırabın eşiğinde sayıklarken gönlümüze dokunacak bir meyil buluyor gözlerimiz. Gönlümüz ihtiyacın âlâsında, ihtiyacın ötesinde büyüleniyor. Ve kabul ediyor sevda diyebileceği bu görüntüyü. Ve insanın zamanı,  gönlüne yetecek sandığı bu muhabbetle yoğruluyor. Günler, geceler, dakikalar, hayaller bir bir onunla doluyor. Ve her arayışında onu buluyor. Ve kendini kaptırıyor sevda zannettiği felaketin cezbesine. Tâ bir eşya mesabesindeki bu zâta erişene kadar. Visâl zannedilen bu ulaşım, hayalin gerçeği, zamanın hakkı olması bekleniyor. Ve göz boyasını akıtıncaya kadar muhabbet müsveddesinin varlığıyla avunuyor. Sonra alem beliriyor gözlere, perdeler iniyor ve gerçek yüzünü gösteriyor. Müptelası olunan muhabbetin visâle ulaştırması beklenirken, gözler açıldıkça karanlığı artırıyor. Ve insanı, korkunç bir kabus gibi zelzeleler içinde bırakıyor.  Tutunulan ipin aslında kordon gibi boğazlayan bir urgandan başkası olmadığını anlıyor insan. Meşrû olmayandan medet ummanın hüsranını yaşıyor. Ve zamanını çalan bu ihanetten esefle uzaklaşıyor. Yazık oluyor zamana ve o zamanla kavrulan insana…

  
Photo

Şimdi derdimiz güzel yazmak değil; Güzeli yazmak!
Öyleyse açılsın âşina perdeleri ve yıkılsın küflü duvarlar. Biz ötelerden haber alan gençleriz. Ve ötelere göç edenlerden bir eser olmalı fiillerimiz.
Dünyanın şu sisli, buğulu görüntüsüne daha ne kadar göz yaşartacağız? Daha kaç zaman, hakikati örtü diye  beklemekle geçecek? Oysa gönlü hakikatle ısınanlar biz değil miyiz?
Pencereler aşmalı nîdâlarımız.. Pencereler aşmalı ve ötelerden ötelere ulaşmalı…
Sırtımıza yük almayı bilmeliyiz. Emek vermek denen mefhum nedir, öğrenmeliyiz. Evet. Emek vermeyi, vermeyi bilmeliyiz. Almayı istemenin mâverâsında vermeyi bilmek…
Her bir nağme, gönül kuşumuza dâvâ dedirtmeli.. 
Biz küçük hesaplarla gün döndüren âmâlar dünyasından değiliz. Girmeyi istediğimiz hayat, varmayı hedeflediğimiz gaye dâima karşımızda durmalı..
Beyhûde varlık sayhâsı atanlar biz değiliz.
Biz değiliz taşın üstüne yalnızca adım atanlardan.
Ve olamayız da; kendini okuyamadan âleme meydan okuyanlardan...!
Biz tüyleri diken, zahrında insan yükü çeken mücâhidleriz…

Post has attachment

Post has attachment

“Bir adam bütün cevapları biliyorsa, ona yeterince soru sorulmamış demektir.”

Post has attachment

"Her dünyalığın bir gamı vardır." Hz. Mevlana (k.s.)  

Post has attachment
“Neyin imkânsız olduğunu söylemek zordur. Çünkü dünün rüyası bugünün ümidi ve yarının gerçeğidir.”
                                                  Robert H. Godard
Photo

Kitap hayattır... Hayat güzel! 
Wait while more posts are being loaded