Profile cover photo
Profile photo
Körfez Haberi
4 followers
4 followers
About
Posts

Post has attachment
#Sudan Devlet Başkanı, hükümeti feshedip OHAL ilan etti: Sudan Devlet Başkanı Ömer el-Beşir, ülkesinde bir yıl sürecek olağanüstü hal ilan ederken, 2020 yılında aday olmasının önünü açacak anayasal değişiklikleri ise iptal etti. Beşir’in bu hamlesi muhaliflerin istifa çağrıları ve üçüncü dönemde aday olması durumunda protestocuların kitlesel gösterilerine devam edeceklerini açıklamasının ardından geldi. Devlet televizyonundan dün yayınlanan konuşmasında devlet başkanı sıfatıyla görevlerini yerine getirebilmek için geçici bir süre tarafsız olacağını söyleyen Beşir, iktidardaki Ulusal Kongre Partisi’nin liderliğinden istifa etme konusuna değinmedi. Beşir merkezi ve bölgesel hükümetleri feshettiğini ve teknokratlardan oluşan bir hükümetin önümüzdeki süreçte açıklanacağını duyurdu. 1 YILLIK OHAL İLAN EDİLDİ Parlamentoya yeni bir dönem için aday olmasının önünü açacak anayasa değişikliği çalışmalarını iptal etmesi talimatı verdiğini belirten Beşir, yaptığı konuşmada, siyasi alanın yeniden düzenlemesi ve ulusal uzlaşıya hazırlık çalışmaları için ülkede bir yıllığına olağanüstü hal ilan ettiğini söyledi. “Söz verdiklerimizi uygulamak için gerekli kararları alacağız” diyen Sudan Devlet Başkanı, “Parlamentoya tüm kesimlerle diyalog kapısı açmak amacıyla anayasal değişiklikleri ertelemeye çağırıyorum” ifadelerini kullandı. Bu açıklamaların başkanlık sürecinde aday olmama anlamına geldiği ifade edilirken, Beşir, devlet başkanı olarak tarafsız kalmaya ve tüm yanlılarına ve rakiplerine aynı mesafede yaklaşmaya söz verdi. Ulusal uzlaşı dışında duran muhalif güçleri diyaloğa katılmaya çağıran Beşir, “Ben tüm samimiyetimle ulusal uzlaşıya katılmayan tüm muhalif güçlere çağrıda bulunuyorum” dedi. BEŞİR’DEN ÖNEMLİ ÇAĞRI Tüm tarafları silahlanmayı bırakmaya, savaşı durdurup barışı bir an önce sağlamak için müzakereleri hızlandırmaya çağıran Ömer el-Beşir, yeni süreçte gençlerin aktif rol almalarına izin verilmesini istedi. “Tüm siyasi ve toplumsal kesimleri ve gençlere yeni alanlar açılmasını ve gençlerle birlikte kararlar alarak yeni mekanizmalar geliştirmeye çağırıyorum” diyen Beşir, siyasi arenada silahlı kuvvetlerin rolünü vurgulayarak, “Herkesi silahlı kuvvetlerin bu süreçte diyaloğun hamisi ve garantörü olarak rol üstlenmesini dikkate almaya davet ediyorum” ifadelerini kullandı. İSTİKRAR VE EKONOMİ VURGUSU Beşir, ülkenin istikrar ve kalkınma hedeflerine hizmet etmesi amacıyla Sudan diplomasisini bölgesel çerçevede ve uluslararası alanda yapıcı işbirliğini güçlendirmeye çağırdı. Beşir, ülkenin ekonomik durumu hakkında ise, “Ekonomik zorluk şiddetle geliyor, bu yüzden alınacak güçlü tedbirlerle teknokratlardan oluşan yeni hükümete bu zorlu görev devredilecek” dedi. Beşir, “Ülkenin evlatlarına göstereceği sevgi ve hoşgörü sayesinde nefretin yayılması engellenecek ve Sudan nefret ve dışlanma denen yapıya geri dönmeyecektir” dedi. Protestolarda hayatını kaybedenlere rahmet dileyerek adil ve yasal soruşturma sözü veren Sudan lideri, “Adalet ve hukukun nihai karar mercii olacağına söz veriyorum. Geçtiğimiz süreçte yaşadığımız olayların bizim için büyük bir sınav olduğunu, bunlardan dersler alarak çıktığımızı ve gerektiğinde dediğimiz ulusal yönetişimin dengesini kurmak için bu derslerden yararlanacağımızı belirtmek istiyorum” dedi. ‘PROTESTOLAR MEŞRUDUR’ Beşir, “Ülkemizin bazı bölgelerinde zorlu hayat koşullarına karşı meşru protestolar yaşandı. Bu gösteriler anayasanın güvencesi altındadır ve meşrudur. Bizler yaşam koşullarını düzenlemek, özgürlükleri genişletmek ve partilerin haklarını kullanmalarını sağlamak için çalıştık. Bu nedenle ekonomik gidişatı iyileştirme talebiyle karşı çıkışlar kabul edilebilir değildi” dedi. Beşir “bazı” kesimlerin sıfır gündemle protestolara katılmakla suçlayarak, bu insanların ülkeyi bilinmeyen bir kadere sürüklemek gayesiyle “nefreti yaydıklarını” belirtti. Ömer el-Beşir krizin başlamasından sonra protestoları takip edip nedenlerini analiz ettiğini ve bu şekilde karar verdiğini söyledi. Sudan Devlet Başkanı, “Ülkemizin çatısı altında bu geniş sofrada hep birlikte oturmayı reddedenlere nefret çağrısını terk etmeleri konusunda davet etmekten vazgeçmeyeceğiz. Anayasal ve ahlaki sorumluluk gereği genciyle, yaşlısıyla, kadınları ve erkekleriyle hangi kesimden olursanız olun, gerek yanlılarıma, muhaliflere ve silahlananlara tüm halkıma sesleniyorum; Ülkenin bugün ilerlemesi için sizin bir araya gelmenize, birlik ve beraberliğinize ihtiyacı vardır” dedi. Bu açıklamaların hemen ardından, Hartum’daki bazı bölgelerde özellikle Hartum’daki Berri ve Dueym ile Omdurman’daki Abbasi semtlerinde, “yeter bırak” sloganları yerine “Rejim düştü” sloganlarının dillendirildiği kitlesel gösteriler yapıldı. MUHALEFETTEN ÖNEMLİ AÇIKLAMA Bu kararlar Başkan el-Beşir tarafından resmi olarak ilan edilmeden önce, muhalefeti temsil eden “Özgürlük ve Değişim İttifakı” Sudan halkının taleplerini “kuşatma” girişimi olarak nitelendirdi. İttifak, “Sudan halkının taleplerini görmezden gelme girişimlerinin yalnızca sokaklarda daha barışçıl bir devrimci eylem ile karşılık bulacağını tekrar hatırlıyoruz” açıklamasını yaptı. Açıklamada, halkın taleplerinin hükümette değişiklik yapma olmadığını, Aksine “Cumhurbaşkanının istifası başta olmak üzere, rejimin baskıcı kurumlarının kaldırılarak, yetkilerin anayasanın öngördüğü usullerde ulusal bir hükümete devredilmesi” şeklinde ifade edildi. Açıklamada, daha fazla gösteri ve protesto tehdidinde bulunularak “Bu, halkımızın son sözüdür, bize sadece işittik ve itaat ettik demek düşer. Buluşma noktamız, barışçıl direnişinden ve yolundan asla dönmeyecek olan halkımızdır. Sokağın talepleri gayet açıktır. Rejim istese de istemese de uygulanması kaçınılmaz taleplerdir. Halkın iradesi kimsenin iznine tabi değildir, bilakis şafağa yaklaşmakta olan kurtuluş yolunda ilerlemektedir” denildi. SUDAN’DAKİ GÖSTERİLER Sudan, 19 Aralık’tan bu yana, artan fiyatlar, piyasadaki nakit sıkıntısı ve Beşir’in tekrar başkan seçilmek için anayasa değişikliği kararı alması nedeniyle Sudan Meslek Odaları (SPA) tarafından düzenlenen gösterilere sahne oluyordu. Siyasi güçler de protestolara dâhil olunca gösteriler “Özgürlük ve Değişim Güçleri İttifakı” olarak adlandırılan birlik tarafından organize edilmeye başlandı. Güvenlik güçleri, göstericilere şiddetle karşılık verirken, uluslararası örgütlerin ve muhalif kaynakların açıklamasına göre 51 kişi olaylarda hayatını kaybetti. Yüzlerce yaralının yanı sıra STK temsilcisi ve siyasi liderlerinde aralarında olduğu binlerce kişi gösteriler esnasında tutuklandı. Şarkul Avsat
Add a comment...

Post has attachment
#Saif bin Zayid IDEX 2019’u ziyaret etti: Saif bin Zayid, IDEX’te ulusal ve uluslararası şirketleri ziyaret etti.  
Add a comment...

Post has attachment
#Petra Kvitova Dubai’de ikinci şampiyonluğuna yürüyor: Petra Kvitova, Dubai Duty Free Tenis Turnuvasının yarı final maçında bir set geriye düşmesine rağmen maçı 2-1 kazanarak adını finale yazdırdı. Kvitova, Dünya Kadınlar 2 numarası ve 2013 Dubai Duty Free Tenis Turnuvası şampiyonu merkez kortta iki saatten fazla süren maçı 3-6,6-2 ve 6-4’lük setlerle kazandı. BU SEZON ÜÇÜNCÜ FİNALİNE YÜKSELDİ Bu maç Kvitova’nın bu hafta oynayıp üçüncü sete uzayan üçüncü maçıydı. Bu sezonki üçüncü finaline yükselen Petra Kvitova maçta oldukça yorgun görünüyordu. Petra Kvitova, “İlk seti kaybettikten sonra maça zihinsel olarak odaklanabildiğim ve ikinci sette maç yeni başlıyormuş gibi oynayıp maça ortak olabildiğim için mutluyum” diye konuştu. Kvitova ve Hsieh daha önce üç defa karşılaştı ve Hsieh bu üç maçtan da set alamamıştı. Bu seneki üçüncü finaline yükselmesi hakkında konuşan Petra Kvitova, “Dürüst olmak gerekirse bu biraz garip. Gerçekten böyle bir şey beklemiyordum. Aslında bu yıl elde ettiğim hiçbir şeyi beklemiyordum. Bunlar benim için birer bonus” dedi. The National
Add a comment...

Post has attachment
#Belinda Bencic, son iki yılın şampiyonunu yenip finale yükseldi: İsviçreli tenisçi Belinda Bencic 2019 Dubai Duty Free Tenis Turnuvasının yarı finalinde son iki yılın şampiyonu Ukraynalı Elina Svitolina’yı 2-1 yenerek finale adını yazdırdı. Merkez kortta oynanan maçta Bencic, 6-2, 3-6 ve 7-6’lık setlerle zafere ulaşarak finalde Çekyalı Petra Kvitova’nın rakibi oldu. SON İKİ YILIN ŞAMPİYONUNU YENDİ Belinda Bencic, Dünya Kadınlar 8 numarası Aryna Sabalenka’ya karşı 6 maç sayısı kurtardı ve çeyrek finalde Dünya Kadınlar 2 numarasını Simona Halep’i yenerek adını yarı finale yazdırmıştı. Svitolina maç için servis attığı oyunu sıfıra karşı kaybetti ve setin 12. oyununda ise Belinda üç maç sayısından yararlanamadı. Tie-breake giden son seti Belinda 7-4 kazanarak adını finale yazdırdı. The National
Add a comment...

Post has attachment
#Abdullah bin Zayid Bangladeş Dışişleri Bakanı’nı kabul etti: Dışişleri ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayid Al Nahyan, Bangladeş Dışişleri Bakanı Abulkalam Abdul Momen’i kabul etti.
Add a comment...

Post has attachment
#Orta Doğu 15 defa Oscar’da tarih yazdı: 91’inci Akademi Ödülleri töreni henüz gerçekleşmemişken bugüne dek Oscar’a Orta Doğu’dan adını yazdıranları derledik. Bu sene ise bölgede Nadine Labaki, Rami Malek ve Talal Derki isimler önemli bir yer tutuyor. Dünya, bölgesel yetenek ve yaratıcılık konusunda daha fazla dikkat çekmeye başlıyor ve bunun ödül törenine yansıdığını görmeye başlıyoruz. İşte 24 Şubat’tan önce Oscar tarihinin en belirleyici anları… * 1959 – Kahire İstasyonu Mısır’ın ilk Oscar Gönderisi Aday değildi ama akademi ödüllerine sunulan ilk Arap filmiydi. Youssef Chahine’in filmi, Kahire tren istasyonundaki olayların etrafında odaklanır ve burada gazete satan genç bir adamı izler. * 1963 – Omar Sharif, Arabistanlı Lawrence Filmi ile En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında aday gösterildi Muhtemelen dünyanın en büyük ve en karizmatik film yıldızlarından biri olan Omar Sharif, tarihi destanda çok sevilen rolü ile Oscar adaylığı alan ilk Arap aktördü. * 1970 – Z, Yabancı Dilde En İyi filmi ödülünü kazandı Costa-Gavras’ın Yunanistan’daki darbeye dayanan Fransız yapımı bir Cezayirli Z, Oscar’a aday olan ya da kazanan ilk Ortadoğu, Kuzey Afrika filmi oldu. Cezayir, o zamandan beri kategorideki birçok adayla çok fazla sinema başarısı elde etti: 1983 yılında tekrar Le Bal, 1995’te Dust of Life, 2006’da ise Glory Days ve 2010’da da Out of the Law aday gösterildi. * 2002 – Halle Berry En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazanırken Elie Saab tasarımlı elbise giydi Ödülü kazanan ilk Afrika kökenli Amerikalı olarak tarihe geçen Halle Berry unutulmaz bordo Elie Saab tasarımlı dik bir korse bir elbise giydi. Ertesi yıl Akademi Ödülleri’nde Lübnanlı tasarımcının başka bir elbisesini tercih etti. * 2005- Vaat Edilen Cennet, Yabancı Dilde En İyi Film için aday gösterildi Film, Arapça dilinde ilk Yabancı Dil adayı ve Oscar’a aday gösterilen ilk Filistin yapımı film oldu. Yönetmen Hany Abu-Esad, senaryosunu dört gün içinde yazdığı iddia edilen Omar filmi ile de 2014 yılında tekrar aday gösterildi. * 2009 – Angelina Jolie, Elie Saab tasarımlı elbise giydi Angelina Jolie, sahtekar filmindeki rolüyle En İyi Kadın Oyuncu ödülüne aday olduğu 2009 Oscar’larında askısız, basit ama çarpıcı bir Elie Saab elbisesi giydi. * 2012 – Bir Ayrılık, Yabancı Dilde En İyi film ödülünü kazandı İran’lı Asghar Farhadi, başrolleri Nader ve Simin’in boşanması nedeniyle zorlu ahlaki ikilemleri keşfederek etkileyici ancak ustaca bir şekilde aile drama çalışmasıyla uluslararası alanda öne çıktı; Oscar kazanan ilk İranlı film oldu. * 2012 – Jennifer Lopez’in Zuhair Murad elbisesi giydi J-Lo, bu muhteşem ışıltılı elbiseyi, alanında öne çıkan tasarımcılarından biri olan Lübnan Zuhair Murad’ın 84. Akademi Ödüllerini sunarken giymeyi tercih etti. * 2015 – Arap tasarımcıları kırmızı halıya hükmetti Emma Stone ve Jennifer Lopez Elie Saab tasarımlı elbiseler seçerken, Lady Gaga Azzedine Alaïa tasarımı ile ‘015 Oscarlarına katıldı. Arap tasarımcılar 2015’in en unutulmaz kırmızı halı elbiselerinin yaratıcılarıydı. * 2017 – Satıcı, Yabancı Dilde En İyi film Ödülünü kazandı İran’ın Asghar Farhadi, satıcı ile tekrar Yabancı Dilde En İyi film ödülünü kazandı, ancak eleştirmenlerce beğenilen yönetmen, ABD Seyahat yasağını protesto etmek için töreni boykot ederek törene katılmadı. * 2018 – Hakaret Yabancı Dilde En İyi film için aday gösterildi Lübnan, iki topluluk arasında önemsiz bir olayın neden olduğu sosyal bölünmeleri inceleyen bu mahkeme draması geçtiğimiz yıl ilk adaylığını kazandı ve oyuncular Rita Hayek ve Diamand Bou Abboud ve senarist Joëlle Touma kırmızı halıda Elie Saab tasarımlı elbiseleri ile göz kamaştırdı. * 2018 – Küçük Gandi, Suriye’nin ilk Oscar başvurusu oldu Şiddet içermeyen protestoları teşvik eden bir aktivist hakkındaki bu belgesel film Suriye’nin ilk Yabancı Dilde Filminin gösterimi oldu. * 2018 – Kırmızı halıya hükmeden Orta Doğu tasarımcıları (yeniden) Zoey Deutch Elie Saab tasarımlı , Helen Mirren Rami Al Ali tasarımlı ve Rita Ora Zuhair Murad Haute Couture tasarımlı elbiseler giymeyi tercih etti ve Ortadoğulu tasarımcılar Oscar kırmızı halı töreninde göz kamaştıran tasarımların sahibiydiler. * 2019 – Capernaum Yabancı Dilde En İyi Film ödülüne aday gösterildi Bu adaylık ile Nadine Labaki, Lübnan’daki çocuk yoksulluğu, evsizlik ve yerinden olma hikayesini anlatan filmi için ödüle aday gösterilen Arap kadın yönetmen oldu. Film, 2018 Cannes Film Festivali’nde Büyük Jüri Ödülü (ve onbeş dakika boyunca ayakta alkışlandı) kazandı. * Rami Malek En İyi Erkek Oyuncu, Baba ve Oğulların En İyi Belgesel Film Ödülü’ne aday gösterildi Bohemian Rhapsody’deki performansı ile Altın Küre Ödülü’nü kazanan ve daha önce Omar Sharif’i bir örnek aldığını söyleyen Mısır asıllı Amerikalı oyuncu Rami Malek ve 2018 Sundance Film Festivali’nde büyük jüri Ödülü’ne layık görülen suriyeli yönetmen Talal Derki de 2019 Oscar’ına aday olan iki Ortadoğulu. Harpers Bazaar Arabia
Add a comment...

Post has attachment
#Dubai tenis şampiyonunun ödülü: 520 bin dolar: Dünya Kadınlar 2 numarası Petra Kvitova yarı final maçında Tayvanlı Hsieh Su-Wei’yi 2-1 yenerek adını finale yazdırdı. Petra Kvitova’nın rakibi ise Ukraynalı Elena Svitolina’yı 2-1 yenen İsviçreli Belinda Bencic oldu. Bencic şampiyon olması halinde Martina Hingis’ten sonra Dubai’de şampiyon olan ilk kadın tenisçi olacak. Maç TSİ 18.00’da merkez kortta oynanacak ve maçın galibi 520 bin ABD dolarının sahibi olacak.
Add a comment...

Post has attachment
#Yemen’de Husilere ağır darbe: 30 milis öldürüldü: Yemen’de Hacca vilayetinin kuzeyindeki Kaşr kasabasında bulunan Hacur kabilesi ile İran destekli Husi milisleri arasında çıkan çatışmalarda çok sayıda darbecinin öldürüldüğü ifade edildi. Yemenli bir ordu kaynağı Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, meşruiyeti destekleyen koalisyon güçlerinin Kaşr kasabasındaki Hacur kabilesini kuşatan Husi milislerine ait mevziileri hedef almasının ardından kabile üyeleri ile İran destekli darbeci milisler arasında çatışmaların tekrar şiddetlendiğini belirtti. 30 MİLİS ÖLDÜRÜLDÜ ÇOK SAYIDA YARALI VAR Kaynak çatışmalarda 30 Husi milisinin öldürüldüğünü, çok sayıda unsurunda yaralandığını açıklarken, darbecilere ait araçlarında imha edildiğini belirtti. Yemen ulusal ordusuna ait September.Net’te yer alan haberde ise çatışmalarda çok sayıda milisin öldürüldüğü belirtildi. Yemen ordusu, Kaşr yakınlarındaki Mastaba bölgesinde patlak veren çatışmalar yoluyla Hacur kabilesi üzerindeki kuşatmayı kaldırmaya çalışırken, Husilerin kabile üyelerine ve bölgedeki sivillere yönelik saldırıları da devam ediyor. Kaynaklar, milislerin bölgede patlak veren çatışmada çok sayıda unsurunu ve askeri mühimmatını kaybettiğini ifade ederken, darbecilerin çatışma bölgelerine milis göndermeye devam ettiğini dile getirdi. Şarkul Avsat
Add a comment...

Post has attachment
#Suudi Arabistan ve Çin arasında 10 milyar dolarlık anlaşma: Suudi Arabistan Kalkınma Fonu tarafından dün yapılan açıklamada, Çin Ulusal Enerji Ajansı ile birlikte yenilebilir enerji alanında yatırım konulu mutabakat zaptı imzalandığı duyuruldu. Anlaşma, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın Çin Yatırım Kurumu (CIC) Başkanı ile yaptığı görüşmeden sonra geldi. Mutabakat zaptı, Suudi Arabistan’ın yenilebilir enerji alanındaki işbirliğin güçlendirilmesi ve Suudi Arabistan’ın enerji projelerinin geliştirilmesinde lider konumu olmanın bir parçası olarak görülüyor. Suudi Arabistan Kalkınma Fonu’nun yenilebilir enerji sektörüne yatırım yapması, Riyad’ın küresel bir düzeyde enerjinin merkezi haline gelmesine yardımcı oluyor. Gelecek 10 yıl içerisinde Suudi Arabistan, yenilenebilir enerji sektöründe üretimi ve gelişen teknolojilerin desteklenerek geliştirilmesi ile Kamu Yatırım Fonu’nun etkinleştirilmesine katkıda bulunacak. 10 MİLYAR DOLAR DEĞERİNDE ANLAŞMA Öte yandan Suudi Aramco, Kuzey Çin Endüstri Şirketi (Norinco) ve Xinzheng Yatırım Şirketi arasında ince kimyasallar ve malzeme mühendisliği konusunda ortak şirket kurulmasını öngören anlaşma, Suudi Aramco Başkanı Âmin Naser, Liaoning Valisi Tang Bijun ve Norinco Başkanı Kaihei Jia tarafından imzalandı. Toplam değeri 10 milyar dolar (37.5 milyar riyal) olan projenin 2024 yılında faaliyete geçmesi bekleniyor. Aramco yeni projenin yüzde 35’ine, Norinco yüzde 36’sına, Panjin Since şirketi ise yüzde 29’una sahip. Anlaşmalar Suudi Arabistan ve Çin’in enerji ilişkilerini güçlendirme noktasında yapılırken, Aramco, günde 800 bin varil kapasiteli Jushan şehrindeki Jijan Entegre Arıtma ve Petrokimya Kompleksi’nde yüzde 9’luk bir pay almayı hedefliyor. Bu konuda ilk anlaşma, Jushan hükümeti ile ikinci ise Rongsheng Petrokimya şirketi ile imzalandı. ÜÇÜNCÜ ANLAŞMA YOLDA Suudi Arabistan’ın bu projedeki ortaklığı, Çin’in ham petrolü ve Zhejiang Petrochemical Company’nin devasa ham petrol depolama tesislerinin Asya pazarlarındaki müşterilerine hizmet vermesi için uzun vadeli bir tedarik anlaşması olarak görülüyor. Önümüzdeki beş yıl içerisinde Zhejiang eyaletindeki potansiyel yatırım fırsatlarını keşfetmek adına üçüncü bir anlaşmaya da gidilebilir. Mutabakat zaptlarının imzalanması üzerine Suudi Aramco Başkanı Mühendis Âmin Naser, anlaşmaların Çin ve Asya’daki rafinaj, ,işleme ve pazarlama ağlarının stratejik entegrasyonu için önemli bir adım teşkil ettiğini belirterek,  Suudi Arabistan ve Çin arasındaki artan ilişkileri yansıttığına dikkat çekti. Naser açıklamasında, anlaşmaların ardından Zhejiang eyaletinin gelecekte yatırım için daha fazla fırsat sunan bir platforma dönüşeceğini ifade etti. PROJE 10 MİLYAR DOLARIN ÜZERİNDE Aramco, Kuzey Çin Endüstri Şirketi (Norinco) ve Liaoning eyaletindeki Xinzheng Yatırım Şirketi arasında anlaşma imzaladı. Anlaşma kapsamında petrokimya kompleksi geliştirmek için ortak bir girişimin oluşturulması amaçlanıyor. Maliyeti 10 milyar doların üzerinde olan projede,  Aramco ile Norinco’nun Panjin Sincen’le birlikte günde 300 bin varil rafineri ve yılda 1.5 milyon ton etilen kraker yeni bir şirket oluşturacakları aktarıldı. Aramco CEO’su, Çin ve Suudi Arabistan arasında imzalanan anlaşmanın sadece petrol tedariki alanında değil, aynı zamanda rafine ve kimyasallara yatırım yapmak için en önemli yerlerden biri olduğuna işaret etti. Naser ayrıca, yerel sanayi ve kimyasal ürünlerin büyümesini teşvik eden ürünler ile Liaoning eyaletini geliştirme çabalarına olumlu katkı sağladıklarından gurur duyduklarını söyledi. Şarkul Avsat
Add a comment...

Post has attachment
#BMGK’dan önemli Hudeyde Anlaşması uyarısı!: Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) üyeleri, Yemen hükümeti ve İran destekli Husi milisleri arasında imzalanan “Stockholm Anlaşması’nın ilk aşamasının derhal uygulanması” ve “Hudeyde’de yeniden konuşlanma meselesine yönelik ikinci aşamaya son dokunuşların yapılması” çağrısı yaptı. BMGK üyeleri, bir bildiri yayınlayarak, Stockholm’de Aralık 2018’de Yemen hükümeti ve Husiler arasında sağlanan anlaşmayı desteklediklerini belirtirken, tarafların Yemen halkının çıkarları için söz konusu taahhütleri uygulaması gerektiğini bildirdi. Bildiride ayrıca ülkelerin, BM Yemen Özel Temsilcisi Martin Griffiths ve Yeniden Düzenleme Koordinasyon Komitesi (RRC) Başkanı Danimarkalı General Michael Lollesgaard’a tam destek verdikleri vurgulanırken, tüm taraflara “iyi niyetle faaliyet sürdürmeleri” çağrısında bulunuldu. BMGK ÜYELERİNDEN ÖNEMLİ ÇAĞRI BMGK üyeleri, Stockholm Anlaşması’nda öngörülen kuvvetlerin yeniden konuşlandırılması planı hususunda 16- 17 Şubat 2019 tarihlerinde düzenlenen RRC toplantılarında kaydedilen ilerlemeden de memnuniyet duyduklarını aktardı. Üyeler ayrıca, Hudeyde şehrinin alt yapısına ilişkin hayati durumların yanı sıra el-Salif, Ras İsa ve Hudeyde limanlarında yeniden konuşlanma sürecinin ilk aşamasına dair sağlanan anlaşmaya da övgüde bulundu. İlk aşamanın derhal uygulanması çağrısı yapan BMGK üyeleri, tarafların kuvvetlerin yeniden konuşlandırılmasının ikinci aşamasının ilkeleri hususunda vardıkları uzlaşıyı memnuniyetle karşıladıklarını söyledi. Üyeler tarafından, “RRC başkanı ile yapıcı faaliyetlerin sürdürülmesi, çabaların iki katına çıkarılması ve ikinci aşamaya dair sağlanan anlaşmaya son dokunuşların yapılması” çağrısı yapıldı. BMGK üyeleri, Kızıldeniz Değirmeni de dâhil insani tesislere derhal erişimin sağlanması gerektiğini belirtirken, RRC toplantılarında kararlaştırılan düzenlemeleri de memnuniyetle karşıladıklarını vurguladı. Yemen’deki insani yardım çalışanlarının karşılaştığı kısıtlamalardan endişe duyduklarını ifade eden üyeler, Yemen’in tüm bölgelerinde insani durumun kötüleşmeye devam etmesi konusundaki derin endişelerini dile getirdi. Yemen’de nüfusun yüzde 80’inin (24 milyon) insani yardıma ihtiyaç duyduğu ifade edildi. Bu çerçevede BMGK üyeleri, taraflara “insani yardım çalışanlarının ve insani yardımların ülke geneline hızlı bir şekilde erişimi için uygulamaların kolaylaştırılmasını isterken, uluslararası topluma da “2019 insani müdahale planı için ek kaynak sağlama” çağrısı yaptı. ANLAŞMAYI İHLAL EDENLERE EK TEDBİR UYGULANMASI Üyeler, ateşkese yönelik devamlı ihlallerden de endişe duyduklarını söylerken, tarafları “tırmanışı azaltma, Stockholm Anlaşması’nın yükümlülüklerine saygı gösterme, bu yükümlükleri bir an önce yerine getirerek sürdürülebilir bir barışa doğru ilerlemeye” çağırdı. Aynı şekilde BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’den “2451 ve 2452 sayılı kararlara yönelik olası ihlallerin rapor edilmesini” isteyen BMGK üyeleri, Stockholm Anlaşması’nın uygulanmasını engelleyenlere karşı ek tedbirler alınması çağrısı yaptı. Üyeler, çocuklar gibi savunmasız gruplar da dâhil sivillerin korunmasını isterken, uluslararası insan hakları yükümlerini yerine getirme çağrısında bulundu. Taraflardan “esir takası ve Taiz’de ortak koordinasyon komitesi inşasına ilişkin düzenlemeleri” tamamlama çabalarını iki katına çıkarmalarını isteyen BMGK üyeleri, tarafların Hudeyde anlaşmasını desteklemek üzere BM ile “yapıcı faaliyetleri” dolayısıyla memnuniyetini dile getirdi. Üyeler ayrıca, Körfez İşbirliği Konseyi girişimleri, uygulama mekanizmaları ve ulusal diyalog sonuçlarının yanı sıra BMGK’nın ilgili kararlarında belirtildiği gibi, çatışmalarda kapsamlı bir siyasi çözüme doğru ilerlemeleri gerektiğini vurgulayarak, Stockholm’de uzlaşı sağlanan yükümlülükleri yerine getirme konusunda Özel Temsilci ile yapıcı bir şekilde faaliyet gösterme çağrısı yaptı. BMGK üyeleri, 2216, 2451 ve 2452 sayılı kararlar da dâhil konsey kararlarının tam olarak uygulanması çağrılarını da yineledi. İlgili tüm kararların uygulanmasını desteklemek için uygun olduğu takdirde ek önlemler alınması gerektiğini vurgulayan üyeler, Yemen’in birliği, egemenliği, bağımsızlığı ve toprak bütünlüğüne olan güçlü bağlılıklarını da ifade etti. Şarkul Avsat
Add a comment...
Wait while more posts are being loaded