Profile

Cover photo
huseyın arıcı
Attended hayat okulu
32 followers|205,420 views
AboutPostsPhotosVideos+1'sReviews

Stream

huseyın arıcı

Shared publicly  - 
1

huseyın arıcı

Shared publicly  - 
 
 
🍁🍁🍁🍁🍁😔BABAMMM😔🍁🍁🍁🍁🍁
1

huseyın arıcı

Shared publicly  - 
 
 
Hazreti Musa Aleyhisselâm, Tur dağında, Hazreti Hak Celle ve Âlâ'ya münacâatında, Hazreti Allah 70 bin kerre «Ya Musa» buyurur. Hazreti Musa Aleyhisselâm da «Lebbeyk Ya Rabbi!» diye cevap verir. Hazreti Musa tekrar «Lebbeyk!» diye mukabelede bulunur. Bu münacaattan sonra Hak Celle ve Âlâ.

— Ya Musa! Mısır'a vardığın zaman, fülan mahallede fülan sokaktaki kimseye git, dine davet et, diye vahyeder.

Hazreti Musa Aleyhisselâm, o şahsı bulur kapısını çalar. Kapıyı ihtiyar bir adam açar ve Ya Musa niçin geldin? der.

— Ey İhtiyar! Seni, Allahu Teâlâ Hazretlerine tâat ve ibadete davet etmeye geldim, iman et.

— Ya Musa! Sihrin bana kadar geldi. Bana bile tama ettin. Ben, 200 yıldır Fir'avn'a ibadet edip, onun uluhiyetini kabul etmişim.

— Bunca yıldır Firavn'a ibadet edersin, ne hasıl olmuştur?

— Ya Musa! Sen de 60 yıldır Rabbine hizmet edersin ne hasıl olmuştur?

— Ben Allahu Teâlâ'ya, bir şey bekliyerek ibadet etmem. Fakat sen, Firavn'a karşılık bekliyerek tâat ve ibadette bulunursun.

— Ya Musa! Çok doğru söylüyorsun, gerçekten ben Firavn'a hep tama'an ibadet ederim.

— Ey İhtiyar! İster misin ki, sana bir mucize göstereyim, deyince ihtiyar da evet göster diye cevap verir.

Hak Celle ve Âlâ Hazretleri daha evvel, Hazreti Musa Aleyhisselâm'a, o ihtiyarın kapı eşiği altında bir hazine olduğunu bildirmişti. Hazreti Musa Aleyhisselâm:

— Ey İhtiyar! Ayağının altını kaz, bakalım ne göreceksin, dedi. İhtiyar derhal oğlunu çağırıp, orasını kazdırdı. Bir de baktı ki, orada 10 küp altun var. İhtiyar:

— Ya Musa! Bundan sonra senin Rabbinden başkasına ibadet etmem çirkin bir şeydir, bana İslâm'ı arz eyle, dedi ve îman etti. Daha sonra da Mısır'ın çarşı ve sokaklarında «Lâ İlâhe illallah Musa Rasûlüllah» diyerek gezmeye başladı.

Bu haberi Firavn'a yetiştirip dediler ki:

— Fülan kimse, sana senelerce ibadet ve hizmet ederek, uluhiyetini ikrar etmişti. Şimdi ise Musa'ya tâbi oldu. Ve onun Rabbisine ibadet ediyor. Firavn:

— Onu derhal bana getirin, diye emir vererek getirtti ve ihtiyara:

— Ya Fülan! Musa seni sapıtmış.

— Hayır ya Firavn!

— Ey İhtiyar! Musa'dan ve Musa'nın Rabbinden dön. Yoksa sana öyle bir azâb ederim ki, zamanın insanları senden ibret alır.

— Ey Firavn! Hazreti Musa Aleyhisselâm'm Rabbinden başka ilâh tanımıyorum, ne istersen yap, dedi.

Nihayet Firavn kavmine emir verdi. Büyük bir çömlek içerisine yağ doldurup, ihtiyarı içine atarak kaynatılmasını istedi. Bu esnada Hazreti Cebrail Aleyhisselâm, ihtiyarın halini, Hazreti Musa Aleyhisselâm'a haber verdi. Musa Aleyhisselâm da Hak Teâlâ'ya, ihtiyarın kurtarılması için duada bulundu. Hak Teâlâ Hazretleri duayı kabul ederek Cebrail Aleyhisselâm'a:

— Ya Cebrail! Derhal yetiş ve benim o kulumu kurtar. Hazreti Cebrail, hemen o saatte yetişir ve emr-i ilâhî ile ihtiyarı kurtarır. Bundan sonra ihtiyar, sokaklarda aynı şekilde söyleyerek gezmeye devam eder. Firavn'a ikinci defa haber verirler. Firavn da derhal getirilerek evvelki yaptıkları gibi çömleğe konulup kaynatılmasını emretti. Fakat Hak Teâlâ'nın emri ile Cebrail Aleyhisselâm yine kurtardı. İhtiyar yine âdeti üzere sokaklarda, zikre "devam ederek Hazreti Musa Aleyhisselâm'a:

— Ya Musa! Firavn ne dilerse işlesin. Eğer yakarsa bile, müslüman olduktan sonra ne zararı vardır, deyip «La İlâhe İllallah Musa Rasûlüllah» diye dolaşmaya devam eder. Nihayet Firavn, ihtiyarı tekrar yakalatır ve yağ çanağının içine attırır. Bu defa ihtiyar kurtarılmaz ve emr-i Hak ile ruhunu teslim eder.

Cebrail Aleyhisselâm, Musa Aleyhisselâm'a gelerek:

— Ya Musa! Hak Teâlâ, o ihtiyar için sana çok ecirler ihsan etti. Zira ihtiyar, dünyasını değiştirmiştir, deyince Hazreti Musa Aleyhisselâm çok üzüldü. Cebrail Aleyhisselâm devam ederek:

— Ya Musa! Başını kaldır, göklere bak ne göreceksin.

Hazreti Musa Aleyhisselâm mübarek başını kaldırdığı zaman gördü ki; Göklerin ve cennetin kapıları açılmış. Huri ve gılmanların her biri, cennet yemişlerini ellerine alarak, o ihtiyarın ruhunu karşılamaya gelmişler. Hazreti Cebrail Aleyhisselâm:

— Ya Musa! Rabbinin sana selâmı var. Buyurdu ki: — O ihtiyar, dünyadan ayrılmakla ne zarar etti. Halbuki bize kavuşmakla bunca izzet ve ikrama nail oldu.

�
 ·  Translate
1

huseyın arıcı

Shared publicly  - 
 
muhterem dostlar iyi okuyun ona gore Bir......
 ·  Translate
1

huseyın arıcı

Shared publicly  - 
 
 
HERSEY ASLINA ÇEKER  (ALLAHU EKBER)

Bir padişah Hızır’ı görmek istiyordu. Bir gün bunun için tellallar çağırttı:

Kim bana Hızır'ı gösterirse onu armağanlara boğacağım,dedi.

Birçok oğlu uşağı olan fakir bir adam bu işe talip oldu.
Karısına dedi ki:

Hanım ben padişaha Hızır'ı bulacağımı söyleyip ondan kırk gün müsade alacağım. Bu kırk gün için padişahtan size ömrünüz boyunca yetecek yiyecek, içecek ve para alırım. Kırk günün sonunda Hızır'ı bulamayacağım için benim kelle gider, ama siz rahat olursunuz.

Adamın karısı kanaatkar biriydi:

Efendi biz nasıl olsa alıştık böyle kıt kanaat geçinmeye. Bundan sonra da idare ederiz. Vazgeç bu tehlikeli işten, dedi.

Ama adam kafaya koymuştu. Padişaha gidip Hızır'ı bulacağını söyledi. Bunun için kırk gün izin istedi. Hızır'ı bulmak için koşuşturacağı kırk gün zarfında ailesinin geçimi için sarayın ambarından tonlarca yiyecek, içecek ve nakit para aldı. Bunları evine teslim edip kırk gün ortalıktan kayboldu. Kırk günün bitiminde padişahın huzuruna çıkıp herşeyi itiraf etti:

Benim aslında Hızır'ı falan bulacağım yoktu. Ailece sıkıntı çekiyorduk. Hızır'ı bulacağım diye sizden dünyalık almak istedim, dedi.

Padişah buna çok kızdı:

Padişahı kandırmanın cezasını hayatınla ödeyeceğini hiç
düşünmedin mi? diye bağırdı.

Adam da her şeyi göze aldığını söyledi. Bunun üzerine padişah yanında bulunan üç veziriyle görüş alış verişinde bulundu.

Birinci vezire sordu:
Padişahı kandıran bu adama ne ceza verelim?
Efendimiz, bu adamın boğazını keselim, etini parçalayıp
çengellere asalım.

Bu sırada peyda olan, nurani bir genç,
vezirin sözleri üzerine söyle dedi:

Küllü şeyin yerciu ila aslihi

Padişah ikinci vezirine sordu:
Bu adama ne ceza verelim?
Hükümdarım bu adamın derisini yüzüp içine saman dolduralım.

Biraz önce ansızın ortaya çıkan genç yine:

Küllü şeyin yerciu ila aslihi, dedi.

Padişah üçüncü vezire sordu:
Ey vezirim sen ne dersin, beni kandıran bu adama ne ceza verelim? Padişahım bana göre, bu adamı affedin Size yakışan, sizden beklenen budur. Bu adam önemli bir suç isledi ama sanıldığı kadar da kötü biri değil Çünkü çoluk çocuğunun rahatı için kendini feda edebilecek kadar da iyi yürekli.

Nurani genç yine söze karıştı:

Küllü şeyin yerciu ila asıhı

Bu defa padişah o çocuğa yöneldi:

Sen kimsin? İkide bir tekrarladığın o laf ne demektir?

Genç cevap verdi:

Senin birinci vezirinin babası kasaptı. Onun için kesmekten, etini çengellere asmaktan bahsetti. Yani aslını gösterdi.
İkinci vezirin babası yorgancı idi. Yorgan yastık, yatak yüzlerine yün, pamuk doldururdu. O da babasına çekti. Üçüncü vezirin ise babası da vezirdi. O da soyuna çekti, büyüklüğünü gösterdi.
Benim söylediğim söz "Herkes aslına çeker" demektir.

Vezir istersen (üçüncü veziri göstererek) işte vezir, Hızır istersen (kendini göstererek) işte Hızır, bu adamı mahcup etmemek için sana göründüm, dedi ve kayboldu. 
 ·  Translate
19 comments on original post
1

huseyın arıcı

Shared publicly  - 
 
yorumsuz
1

huseyın arıcı

Shared publicly  - 
 
 

Şikayet Masası
Bir cemiyet için, bir millet için adâlet, insanın damarında dolaşan kan gibidir. Adâlet mekanizması sıhhatli çalışırsa, cemiyet hayatı da sıhhatli olur. Dilerseniz Hazret-i Ömer (r.a.) devrinden bir misâlle mevzûmuzu müşahhaslaştıralım.

Ashâb-ı kirâmın ileri gelenlerinden, Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz'in iştirak ettiği hiçbir gazâdan geri kalmayan, bazan da Medîne'de Efendimiz  (s.a.v.)'e vekâlet eden Ensâr'dan Muhammed bin Mesleme (r.a.), Hz. ömer (r.a.)'in hilâfeti esnasında onun 'Şikâyet Masası' reisi idi. Memurlarla alâklı şikâyetler bu masaya gelirdi. O, gelen bu şikâyetleri inceler, araştırırdı. Neticede şayet haksızlık yapan, adam kayıran, rüşvet alan biri ortaya çıkarsa cezalandırılırdı.

Bir defasında Medîne'de toplanan memurlara, Hz. Ömer  (r.a.) nasîhat ediyor ve onları, insanlara âdil davranmaları, zulmetmemeleri hususunda îkaz ediyordu. İşte bu esnada halkın arasından, sessiz-sâkin ve kimsesiz bir adam ortaya çıktı ve:

-Beni memurlarınızdan işte şu adam, haksız yere dövdü. Halbuki suçladığı hususta benim bir kabahatimin olmadığı da sonradan anlaşıldı, diyerek dâvâcı olduğunu söyledi.

Bunun üzerine mes'ele araştırıldı... Adamın haklılığı anlaşıldı, memurun ona zulmen kırbaç vurduğu meydana çıktı.

Hz. Ömer (r.a.)'in kararı kesindi:

-Seni döven memura sen de, onun sana vurduğu kırbaç adedince vuracaksın! Amr bin Âs (r.a.) itiraz etti:

-Yâ Ömer, bundan sonra memurlarınızı insanların gözü önünde dövdürecek misiniz? Şayet böyle yaparsanız, bu tatbikat, memurlarınızın itibarını düşürür, onları iş yapamaz hâle getirir.

Hz. Ömer'in cevabı aynen şöyle oldu:

-Ben zâlimi, şu veya bu bahânelerle koruyup da, mazlûmu mâruz kaldığı zulümle başbaşa bırakmam. Kim zulmetmişse karşılığını görmeli ki, tekrarına cesaret edemesin. Böylece karar kesinleşti. Sessiz ve kimsesiz şikâyetçi adam, kendisine vurulan kırbaç adedince kırbaç vuracaktır zulmeden memura...
Bu defa Amr bin Âs (r.a.), kimsesiz  olan bu şikâyetçi adama gitti ve şu teklifte bulundu:
-Sana, onun vurduğu kırbaç sayısınca altın vereyim. Bunları al, dâvandan vaz geç. Yoksa kötü niyetli bazı insanlar cesaret bulur, memurlar korkaklaşır. Neticede adâletin temini daha da güç hâle gelebilir, dedi. Mazlum ve mağdur adam da bu teklifi kabul etti: Yediği kırbaç adedince altınları aldı, dâvâsından vaz geçti. Ve böylece, idare edenlerle idare olunanlar arasındaki buna benzer haksızlıklar da son bulmuş oldu.

Ne âdil bir hüküm, ne güzel bir hâl çaresi... Tabii ki ne mes'ut bir cemiyet! Bütün insanlığa örnek olması dileğiyle...
Kaynak: Fazilet Takvimi, 2001
 ·  Translate
1

huseyın arıcı

Shared publicly  - 
 
 
İyi davranın...
 ·  Translate
View original post
1

huseyın arıcı

Shared publicly  - 
1

huseyın arıcı

Shared publicly  - 
 
Guzel günler bunlar
 ·  Translate
1
Education
  • hayat okulu
Links
Basic Information
Gender
Decline to State
huseyın arıcı's +1's are the things they like, agree with, or want to recommend.
Messenger - Google Play'de Android Uygulamaları
market.android.com

Hayatınızdaki kişilere anında ve ücretsiz ulaşın. Messenger tıpkı kısa mesaj gibidir ancak her mesaj için ücret ödemeniz gerekmez (veri tari

İnanılır gibi değil - Milliyet Foto Galeri
www.milliyet.com.tr

Avrupa’nın eğitim ve çalışmak için en çok tercih edilen metropolleri arasında yer alan İngiltere’nin başkenti Londra'da kiralar haftalık ve

35 viagra içince... | 6 - Milliyet Foto Galeri
www.milliyet.com.tr

Acı içinde geçirdiğim iki günden sonra artık kendimi şanslı biri olarak görüyorum. Mutluyum." Doktorların Daniel'in vakasında hala inanamadı

Arslan Prefabrik - Google Maps
maps.google.com

Find local businesses, view maps and get driving directions in Google Maps

Large computer file extension library with detailed explanation of each ...
www.file-extensions.org

Large computer file extension library with detailed explanation of each file type with links to free or associated software programs downloa

Public - 2 months ago
reviewed 2 months ago
Public - 3 years ago
reviewed 3 years ago
Public - 4 years ago
reviewed 4 years ago
4 reviews
Map
Map
Map
Public - 4 years ago
reviewed 4 years ago