Profile

Cover photo
Hayrettin yıldırım
Lived in türkiye
72 followers|11,327 views
AboutPostsPhotosVideos

Stream

Hayrettin yıldırım

Shared publicly  - 
 
 
İşte o tavsiyeler:

1) Türkiye Hükümeti, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın Nükleer Enerji Proje Uygulama Dairesi Başkanlığı ve Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) arasında nükleer politika geliştirmedeki görev ve sorumlulukları netleştirmeli.

2) Türkiye Hükümeti, ulusal nükleer programın daha da ilerletilmesinde bir yol haritası olabilecek ulusal politika ve strateji taslağını tamamlamalı. Bu çalışma, temel ilkeleri tanımlamalı, görev ve sorumlulukları netliğe kavuşturmalı. Bu çalışma diğer konular arasında, harcanmış yakıt ve atıklar ile tesisin işletmeden çıkarılması meselelerini de ele alacaktır.

3) Akkuyu proje şirketi (Akkuyu Nükleer A.Ş.), işletmecinin güvenlik (safety) konusundaki birinci sorumluluğunu, Rosenergoatom’daki (Rus Devleti’nin nükleer santral işletme şirketi) uzmanlığının kullandırılmasından sağlayacağı menfaati ve Türk düzenleme çerçevesiyle uluslararası standartları dikkate alarak hazırlık, inşaat ve işletme sırasında işletmeci sorumluluğunu yerine getirmek için organizasyon yapısını tamamlamalı.

4) Akkuyu proje şirketi, lisans belgeleri ve düzenleme gözden geçirmelerinde ortaya çıkan konuların çözümünü halletmede değerlendirme ve sorumluluk alma kapasitesine sahip olduğunu garanti etmeli.

5) Akkuyu proje şirketi, tesisi devreye sokmak için hazırlıklı olma ve tesisin işletmesini yürütme ihtiyacını hesaba katarak işletme fonksiyonlarını güçlendirmek için planlarını tamamlamalı. Buna ilave olarak TAEK, Akkuyu proje şirketi ile istişarenin ardından Akkuyu nükleer santrali işletme organizasyonu için ana ilkeler ve gereklilikleri tanımlamalı. Özellikle de işletme faaliyetlerinin diğer kuruluşlara devredilmesi ve belirli kadroya lisans verilmesiyle ilgili.

6) Türkiye Hükümeti, Ulusal Radyoaktif Atık ve İşletmeden Çıkarma Hesaplarında kapsamı ve idari ayarlamaları netleştirmek için düzenlemelerin geliştirilmesini tamamlamalı.

7) Türkiye, kapsamlı nükleer yasanını mümkün olduğunca erken biçimde çıkarmalı ve yasada şu ihtiyaçlar dahil olacak biçimde bir dizi önemli konunun yeterli derecede ele alınmasını sağlamalı:

– Teşvik sorumluluğu olmayan ve karar almasını gereksiz yere etkileyecek sorumlulukları ya da menfaati olan kurumlardan bağımsız bir düzenleme organının kurulması.

– Düzenleme organının fonksiyonlarının ve yetkili kişilerin sorumluluklarının tanımlanması.

– Nükleer güvenlik (safety), emniyet (security) ve güvence denetimini (safeguards) kapsaması.

8) Türkiye, nükleer hasar için sivil sorumluluk yasasını çıkarmalı.

9) Türkiye Hükümeti, lisans süreci dönemi dahil, düzenleyici fonksiyonların bağımsızlığını garanti altına almalı.

10) TAEK, bir nükleer güç programı için gerekli düzenlemeleri tamamlamalı.

11) Nükleer Enerji Proje Uygulama Dairesi Başkanlığı, gerekli faaliyetleri, görev ve sorumlulukları tanımlamak için Ulusal İnsan Kaynakları Geliştirme Planı’nı tamamlamalı.

12) Akkuyu proje şirketi, işe alma ve eğitimde uygun bir planlamayı, işletme organizasyonu için düzenleyici gereklilikleri konusundaki nihai karar bağımsızlığını garanti altına almalı.

13) TAEK, kadrosunun işe alımı ve lisanslama, Akkuyu nükleer güç santralinin denetimi için bir teknik destek kuruluşuyla anlaşma konusundaki faaliyetlerini hızlandırmalı. Ayrıca TAEK, SAT’e (Eğitime Sistematik Yaklaşım) dayanarak yeni kadrosu için daha fazla işe özel eğitim planları geliştirmeli.

14) Türkiye Hükümeti, görev ve sorumlulukların net tanımıyla, paydaş dahli ve halkı bilgilendirmede ulusal bir strateji oluşturmalı.

15) Türkiye Hükümeti, kendi iletişim faaliyetlerini uygulayabilmeleri için projenin teşviğinde görevlendirilen kamu kuruluşları ya da düzenleyici fonksiyonların finansal ve uzmanlık açısından uygun biçimde kaynağa kavuşturulduklarından emin olmalı.

16) Akkuyu proje şirketi, uygulamalı yer incelemelerine dayanan yer parametreleri raporunu tamamlamalı ve gözden geçirme, onay için TAEK’e sunmalı.

17) Hükümetin koordine edici organı olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Akkuyu proje şirketi, Çevre Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecini zamanında bitirmek için gerekli faaliyetleri tamamlamalı.

18) Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, nükleer tesisler için Çevre Etki Değerlendirmesi raporunun standart formatını oluşturmalı.

19) Türkiye Hükümeti, nükleer güç santralleri için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın görev ve sorumluluklarını, TAEK’le koordinasyonu net biçimde tanımlamalı.

20) Nükleer Enerji Proje Uygulama Dairesi Başkanlığı, harcanmış yakıt ya da yüksek dereceli atıkların yönetimi konusundaki uzun dönemli teknik sorumluluğun netleştirilmesi dahil, nükleer yakıt döngüsünün ön ve arka ucu için ulusal bir politika ve strateji oluşturma çalışmasını tamamlamalı.

21) Nükleer Enerji Proje Uygulama Dairesi Başkanlığı, her türlü nükleer atık ve ulusal atık yönetimi organizasyonunun sorumluluklarını belirlemek için ulusal bir politika oluşturma çalışmasını tamamlamalı.

22) Türkiye Hükümeti, radyoaktif atık yönetiminde gerekli faaliyet ve tesisler için uzun dönemli bir plan geliştirmeli.

23) Yerel sanayi katılımının kapsamı ve dahil olma seviyesi konusunda Nükleer Enerji Proje Uygulama Dairesi Başkanlığı ve Akkuyu proje şirketi arasında bir anlaşmaya varma faaliyetleri yoğunlaştırılmalı.

24) Türkiye Hükümeti, nükleer güç programlarının uluslarası pazarlarda ve bazen sadece tek bir tedarik kaynağına iş taşere edilmesini gerektirdiğini kabul ederek, zamanlı biçimde mal ve hizmet alımı için kamu kuruluşlarına imkân vermeli.
**
Raporun sonuçları
* Raporun üzerinde durduğu en önemli konulardan biri TAEK’in özerk bir düzenleyici kuruluş kimliği kazanması. Bu halen yapılmadı. Ve şu andaki durum Türkiye’nin de taraf oldugu Nükleer Güvenlik Konvansiyonu’na aykırı.

* Akkuyu tesisisinin nükleer güvenliği hususunda TAEK’in vereceği zorlayıcı talimatlarla ilgili de bir ilerleme yok.

* Akkuyu proje şirketi, uygulamalı yer incelemelerine dayanan yer parametreleri raporunu onay için TAEK’e sundu. Şu anda TAEK raporu inceliyor.

*  Başka bir önemli açık Türkiye, nükleer hasar için sivil sorumluluk yasasını çıkarmadı. O yüzden genel idare hukuk prensipleri kapsamında, herhangi bir kaza kusursuz sorumluluk üzerinden devlete ait bir sorumluluk olacak.

*  Halkı bilgilendirme kısmında da; Akkuyu projesine ilişkin bilgi ve belgeler sistematik olarak halktan hatta mahkemelerden bile gizlendi. ÇED süreci kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirme komisyonu (İDK) toplantılarına ait  tutanaklar, sunulan kurum görüşleri için yapılan bilgi edinme başvuruları Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından reddedildi.

* ÇED yönetmeliği kapsamında, ÇED raporlarının hazırlanması için proje sahibine özel format verildi. Ancak bu formatın bir standartı yok. Akkuyu projesi, ÇED raporunda entegre tesis olarak değerlendirilmedi. Atıkların kontrolü, iletim hatları, taş ocakları ÇED raporunda değerlendirilmedi.

* Yereldeki sanayinin, sivil toplum kuruluşların, yurttaşların sürece katılımı kısıtlandı. Belediyelerin proje ile ilgili görüşleri değerlendirmeye alınmadı. İmar planı değişiklikleri Bakanlık eliyle yapıldı.

*  En önemli konulardan bir diğeri ise Türkiye Hükümeti’nin, nükleer enerjide harcanmış yakıt ve atıklar ile tesisin işletmeden çıkarılması meselelerini de ele alan bir ulusal politika ve stratejiyi halen tamamlamamış olması. Hürriyet’e bu konunun önemini değerlendiren CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, “Harcanmış yakıtların akıbetinin ne olacağı konusunda hiçbir açıklama bulunmamaktadır. Radyoaktif atıklar bir ‘süre’ ülkemizde depolanacaktır. Daha sonra ne olacağı net değildir. Atıkların Akdeniz-Ege-Marmara-Boğazlar-Karadeniz yoluyla Rusya’ya götürülmesi akıl dışıdır. Nükleer tesisin sökümü ve söküm maliyeti hakkında da hiçbir bilgi verilmemektir” dedi.
 ·  Translate
Hükümetin ‘devletin güvenliğini’ gerekçe gösterip mahkemeden bile gizlediği, Akkuyu nükleer santraline ilişkin
17 comments on original post
1
Add a comment...

Hayrettin yıldırım

Shared publicly  - 
 
 
fuatavni @fuatavni_f
Hangi tuzağı kurarsan kur. Geri dönüşü yok. Yolun sonu görünüyor, tuzakların başını yiyecek. Korkma, titre.
 ·  Translate
witter fenomeni Fuat Avni, Tayyip'in aralarında gazetecilerin de olduğu 200 kişilik bir gözaltı listesi hazırladığını öne sürd&uu
19 comments on original post
1
Add a comment...

Hayrettin yıldırım

Shared publicly  - 
 
 
"Davutoğlu'na başbakanlık Hz. Muhammed tarafından verildi" diyen meczup, kabe şeklinde pastayı kesip mideye indirmiş...sonra kafir olan yine meryem.....hadi leeeeeeeeeynnnnnnnn 
 ·  Translate
70 comments on original post
1
Add a comment...

Hayrettin yıldırım

Shared publicly  - 
 
İyi Akşamlar
 ·  Translate
 
Iyi akşamlar 
 ·  Translate
1
Add a comment...

Hayrettin yıldırım

Shared publicly  - 
 
CUMANIZ MUBAREK OLSUN
 ·  Translate
1
Add a comment...

Hayrettin yıldırım

Shared publicly  - 
 
Edalı Kız - Sevdana Gönül Verdim. Embed. Şikayet. Sayfana Ekle. İndir. 775. Tweetle. 29 Kasım 2011 Salı, 02:51 tarihinde yüklendi. Bu videoya yapılan yorumlar. İlk yorumu sen yap! Sende yorum yaz. Yorumunuz... giriş yap · kayıt ol. Benzer Videolar. 1:55. ♫♥♪SEVDANA GÖNÜL VERDİM ♫♥♪ ...
1
Add a comment...

Hayrettin yıldırım

Shared publicly  - 
 
bu sese sadece siz degil yakinda bütün almanyada hasta olacak :D gercekten acayip ses var jaaaa helal olsun :D. Selcan Suna. 02 Ekim 2010 Cumartesi, 03:35. aber wirklichhhhhhh. cok güzell. Zafer Yavuz. 02 Ekim 2010 Cumartesi, 05:10. sesin çok güzel beee orkestra da iyi tebrikler. Aşir Çimen ...
1
Add a comment...
In his circles
270 people
Have him in circles
72 people
aditanshu Singh's profile photo
Tayfun DEMİRAGAÇ's profile photo
Çiğdem Elim's profile photo
Afet Akin's profile photo
Beril Çelik's profile photo
The Desert Rose Resort's profile photo
BELİNAY ALTİNOK's profile photo
Fazilop cheerz's profile photo
NG ÖĞRENCİ DANIŞMANLIĞI ÖĞRENCİ KOÇLUĞU MERKEZİ's profile photo

Hayrettin yıldırım

Shared publicly  - 
 
 
Türkiye Cumhuriyeti, ne zaman “laik” bir devlet oldu?
“1923” diyenler yanılıyor…
1921 yılında kabul edilen Anayasa ile egemenlik kayıtsız şartsız millete verildi. Böylece yüzyıllardır Allah’a ait olduğu kabul edilen egemenlik ilk defa olarak kullara geçti.
1922’de Saltanat…
1924’de Hilâfet kaldırıldı; dinin, devlet hayatındaki fonksiyonu azaltıldı. Aynı yıl Şeriyye Mahkemeleri’ne son verildi; Yargıtay’ın Şerriye Dairesi kaldırıldı. Tevhidi Tedrisat Kanunu ile Mektep ve Medrese ikiliğine son verildi. Şerri eğitim kaldırıldı. Devletin dininin İslâm olduğunu belirten madde Anayasa’dan çıkarıldı.
1925’te Tekke ve Zaviyeler kapatıldı; Şapka ve Kıyafet Devrimi gerçekleştirildi.
1926’da Medeni Kanun kabul edildi. Dini hükümlerin önemli bir bölümü daha hayatımızdan çıktı.
1928’de Devlet Başkanı’nın ve milletvekillerinin yeminleri ile mahkeme önündeki yeminler laikleştirildi. Borçlar Kanunu, Ticaret Kanunu, Ceza Kanunu şerri hükümlerden arındırıldı.
Harf Devrimi gerçekleştirildi.
Son olarak da 5 Şubat 1937’de, “Lâiklik İlkesi” resmen Anayasa’ya girdi.
Yani Türkiye Cumhuriyeti, 5 Şubat 1937’den bu yana…
Diğer bir deyişle 78 yıl 3 ay 26 gündür resmen laiklik bir devlet!
Ve yine yürürlükteki anayasaya göre laiklik; asla “değiştirilemez” ve “değiştirilmesi teklif dahi edilemez” değerlerimiz arasında…
Eğer bir siyasi parti; bu ilkeyi Anayasa’dan çıkarmaya ya da değiştirmeye kalkışırsa; o parti hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “kapatma” istemiyle dava açılması gerekiyor.
*
İktidardaki AKP; bu konuda sabıkalı bir parti…
Anayasa Mahkemesi; yıllar önce bu partiyi “laiklik karşıtı eylemlerin odağı” olmaktan suçlu buldu.
Ancak kapatması gerekirken; iç ve dış kamuoyunun baskıları yüzünden komik bir para cezasıyla yasak savdı.
*
Yıl 2015… Dediğim gibi, laikliğin kabulünün üzerinden 78 yıl 3 ay 26 gün geçti…
AKP’nin eski Genel Başkanı, şimdiki Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve aynı partinin şimdiki Genel Başkanı, Başbakan Ahmet Davutoğlu laikliğin kabulünün 78 yıl 3 ay 25’inci gününde, yani önceki gün Yenikapı Meydanı’nda düzenlenen “Fetih Şöleni”ne katıldı.
Mitingden önce hoca görünümlü AKP’li bir kişi, eline mikrofon alıp alanda bulunanlara seslendi…
Davutoğlu’na başbakanlığın Hz. Muhammed tarafından verildiğini iddia etti; kalabalık “Amiiiiin” dedi.
Erdoğan’ı desteklemeyenleri küfür safında olmakla, yani kafirlikle suçladı; kalabalıktan yine “Amiiiiin” sesleri yükseldi.
“Zaten CHP’yle HDP’nin imanından şüphe ediyoruz” diye kükredi; kalabalık “Amiiiiin” dedi…
“Allah, Saadet’e MHP’ye akıl fikir versin” dedi; kalabalık “Amiiiiin” diye karşılık verdi.
*
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı geçenlerde değişti…
Eski Başsavcı görevi devrederken yeni Başsavcı’ya, “Birilerini rahatsız etmemesi” tavsiyesinde bulundu!
*
Ben şimdi yeni Başsavcı’ya görevini anımsatıyorum:
Cumhurbaşkanı’nın ve Başbakan’ın katıldığı miting gibi organizasyonda, dini değerler kullanılarak halkımız kışkırtıldı.
Laiklik ilkesi ayaklar altına alındı.
İktidar partisini desteklemeyenlerin dinine küfredildi!
Cumhurbaşkanı’nın atadığı Başbakan’ın bile Hz. Muhammed tarafından atadığı iddia edildi.
*
Sayın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı:
Oturduğunuz koltuğun ne kadar önemli olduğunu anımsayın ve “birilerini rahatsız edin…”
Dini açıkça siyasete alet eden ve Başbakan’ı Hz. Muhammed’in atadığını iddia edecek kadar kafayı yediği açık olan bu “deli”lerin bizi bir “iç savaş”a sürüklemelerinin önüne geçin…
Size görevinizi anımsatıyorum Sayın Başsavcı:
Eğer bu olup bitene sessiz kalırsanız; tıpkı sizden önceki Başsavcı gibi belki görev sürenizi huzurla tamamlarsınız ama…
Hayatınızın geri kalanını nasıl bir ülkede geçirirsiniz; işte onu bilemiyorum!

(156+35)

Bay Takmaz; takmamaya devam ediyor:
Huber’de kendisi için yapılan masrafları ödediğini kanıtlama gereği hissetmiyor…
Taşındığı 20 milyon liralık yeni evi, nereden kazandığı parayla aldığını açıklamıyor…
Suudi Kralı’nın getirdiği elmasların ve çocuklarınızın düğününde takılan altınların hesabını vermiyor…
*
Bugünlerde herkesi “alkışlayan” CHP’li dostlara soruyorum:
Abdullah Gül’ü neden alkışlamıyorsunuz?

GÜNÜN SORUSU

Seçimlere bir hafta kala; çöpe atılacaklarını gören iktidar yandaşları kafayı yediler. Kendileri gibi düşünmeyenleri KAFİR ilen ettiler. Hz. Muhammed’i siyasete malzeme yaptılar. Yani; akıl çöpe atıldı; deliler hükümdar oldu! Sorum bunları destekleyen “Yetmez ama Evet”çi yumuşakçalara:
Hâlâ “Yetmez ama Evet” mi, yoksa sizin de tatlı canınıza yetti mi?

YOLUN SONU LAHEY!

Başbakan Davutoğlu, Suriye’ye silah götürdüğü ilan edilen MİT TIR’larının aslında Suriye’deki Bayırbucak Türkmenlerine silah götürdüğünü söyledi…
Uluslararası Hukuk’tan zerrece haberdar olan herkes; bir devletin, başka bir devlete, hele hele gizli servisi aracılığıyla silah göndermesinin “suç” olduğunu ve “savaş nedeni” sayılacağını bilir…
Herkes bilir ama görünen o ki; bizim eski Dışişleri Bakanı olan Başbakanımız bilmiyor!
*
Demedi demeyin; bu itiraf gibi açıklama, Ahmet Davutoğlu’nu ve onun o dönemdeki Başbakanını Lahey Adalet Divanı’na götürür!

GÜNÜN İSYANI

Gezi Direnişi’nin ikinci yıldönümünde Gezi Parkı, Taksim ve civarı halka kapatıldı; Taksim’deki metro istasyonu kapatıldı. Binlerce polis, polis şiddeti yüzünden ölen çocuklarımızı anmak isteyen Gezi Bileşenleri’nin temsilcilerine engel oldu. İsyanım Gezi’den korkanlara:
Gezi artık bir ruhtur; “ruh”u yasaklayabilir misiniz?

Aydınlık
 ·  Translate
Güncel Köşe Yazıları ve Haberler. Yılmaz Özdil, Bekir Coşkun, Soner Yalçın, Sabahattin Önkibar, Mustafa Mutlu, Rifat Serdaroğlu ve dahası.
4 comments on original post
1
Add a comment...

Hayrettin yıldırım

Shared publicly  - 
 
 
MÜSİAD'DAN TAM SAYFA “ASGARİ ÜCRET ARTMASIN” İLANI
(Müslüman işadamları derneği)
Başbakan, TÜSİAD’a “Asgari ücretin 1500 TL’ye çıkarılmasına neden karşı çıkmıyorsunuz?” diye sordu. Ses MÜSİAD’tan geldi. AKP’ye yakın dernek, gazetelere ilan verdi.
Başbakan Ahmet Davutoğlu, CHP’nin asgari ücreti 1500 liraya çıkarma vaadine ilişkin olarak TÜSİAD’a yaptığı çağrıya Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği’nden (MÜSİAD) cevap geldi. AKP’ye yakınlığıyla bilinen MUSİAD, dün, hükümete yakın gazetelere tam sayfa ilan vererek asgari ücretin yükseltilmesine karşı çıktı.
TUSİAD “Yorum yapmıyoruz”
Geçen hafta Başbakan Ahmet Davutoğlu, AKP İl Başkanları toplantısında TÜSİAD’a seslenerek , “Asgari ücret 1500 lira olursa kaç işyeri kapanır?” dedi. TÜSİAD Başkan Yardımcısı Ali Koç ise Başbakana seçim sürecinde olunduğu için seçim vaatleriyle ilgili herhangi bir yorum yapmadıkları yanıtını verdi.
Asgari ücretİ AKP’li patronlar veriyor
Ancak Davutoğlu’nun asgari ücret artışına karşı çıkmalarını istediği TUSİAD’a bağlı firmaların zaten çalışanlarına 2-3 kat ücret verdiği ortaya çıktı. Meydan Gazetesi yazarı Oğuz Karamuk, köşesine taşıdığı rakamlarda Türkiye’nin en yüksek ücret veren sektörlerini ortaya koydu. Havayolu taşımacılığı, rafineri, bankacılık, tütün ürünleri imalatı, ilaç ve otomotiv gibi sektörlerde ortalama günlük ücret düzeyi asgari ücretin 2-3 katı arasında değişiyor. Bu firmaların hemen hepsi ise TUSİAD üyesi. Buna karşın Türkiye’de asgari ücret düzeyindeki maaşlar tarım, tekstil, gıda, mobilya, kara taşımacılığı, inşaat ve market-perakendecilik sektörlerinde veriliyor. Bu sektörlerdeki firmalar ise ağırlıklı olarak MUSİAD’a üye şirketler olarak göze çarpıyor.
GAZETEDE TAM SAYFA “ASGARİ ÜCRET ARTMASIN” İLANI
Geçtiğimiz her dönemde AKP Hükümetine desteğini gizlemeyen, hükümete yakın iş adamlarının oluşturduğu MÜSİAD, dün ‘havuz medyası’ olarak bilinen, hükümete yakın gazetelere tam sayfa ilan verdi. Seçimlere bir hafta kala yayımlanan bildiride, partilerin vaatlerinden çeşitli örnekler verilerek, “Türkiye daha gerçekçi vaatleri hak edi
yor” denildi. “Türkiye gerçekçi hedefleri hak ediyor” başlıklı bildiride, “Bizler iş dünyası temsilcileri olarak istikrarın sürmesini istiyoruz” ifadesi kullanıldı.
 ·  Translate
7 comments on original post
1
Add a comment...

Hayrettin yıldırım

Shared publicly  - 
 
Berat kandiliniz mübarek olsun. 
 ·  Translate
1
Add a comment...

Hayrettin yıldırım

Shared publicly  - 
 
 
BİR  ÜLKÜCÜ KIZ SEVDİM 
vuruldum gözlerinin karasına
dağılan saçlaranın teline vuruldum
gözlerinin hapsinde buldum aşkı
araladım gönül kapısını
içimdeki yangına su serpsin diye

bir ülkücü kız sevdim
yiğit mi yiğit
bu asırda zor bulunan
yani delikanlı yürekli
mangal yürekli
türkiyem gibi bir kız sevdim

ülkücü bir kız sevdim
ben divane bozkurt
o deli asena
dayansın artık dağlar
yıkamazlar sevdamı
ipe götürselerde
kurşuna dizselerde
vazgeçmem asla ondan
yalnız tek feryadım var
o da ayrılıktan

bir ülkücü kız sevdim
ela gözlerinde üç hilal
yüreğinde masum bir heyecan
gönül kabemdir o
baharda açan gurbet gülümdür o
peteğimdir balımdır o

bir ülkücü kız sevdim
sesini kattım soluğuma
ılık ılık nefesini hissettim
o ne sesti ama
yağmur gibi berrak
toprak kadar sadık bir sesti
yarabbim can vermeden evvel
onu bir kez görmeyi nasip et

bir ülkücü kız sevdim
moskof diyarlarında yaşayan
ama türkü ve türklüğünü unutmayan
türkiyem gibi saf ve temiz olan
bir ülkücü kız sevdim
 ·  Translate
1
Add a comment...
People
In his circles
270 people
Have him in circles
72 people
aditanshu Singh's profile photo
Tayfun DEMİRAGAÇ's profile photo
Çiğdem Elim's profile photo
Afet Akin's profile photo
Beril Çelik's profile photo
The Desert Rose Resort's profile photo
BELİNAY ALTİNOK's profile photo
Fazilop cheerz's profile photo
NG ÖĞRENCİ DANIŞMANLIĞI ÖĞRENCİ KOÇLUĞU MERKEZİ's profile photo
Places
Map of the places this user has livedMap of the places this user has livedMap of the places this user has lived
Previously
türkiye
Basic Information
Gender
Male