Profile

Cover photo
Selma Keskin
AboutPosts

Stream

Selma Keskin

Shared publicly  - 
 
Gico jilo licugam agezop yona irojafu
1

Selma Keskin

Shared publicly  - 
 
 
Ancient Chinese township Fenghuang in Hunan Province during the May Day holiday

For maximising the tourist income, the local authority once enclosed the entire town making it like a zoo and even the residents needed a entrance pass to return their own home. 

As the result, few people bothered to visit there so now the local authority abolished the entrance ticket policy. However, it takes time to attract tourists back to the site again, so it might be the best time to visit this ancient township by now.   
1 comment on original post
1

Selma Keskin

Shared publicly  - 
 
 
Mükemmel #Olmanıza Gerek Yok..

İyi #Kalpli Olun Yeter..

Ayrıca #İyilik Yapar #Gibi Görünmeyin..

İyilik #Yapın Görünmeyin..

~Saygılar~
 ·  Translate
30 comments on original post
1

Selma Keskin

Shared publicly  - 
 
 
It is spring time and Pro photographer Kevin Finn McNeal shows us how to capture some awesome photos of wildflowers.
___________
‪#‎InFocusNewsletter‬: https://visualwilderness.com/infocus
‪#‎landscapephotography‬ ‪#‎naturephotography‬
9 comments on original post
1

Selma Keskin

Shared publicly  - 
 
 
GÜL KIZ

Genç adam, işe giderken hergün yolunun
üzerindeki güllerle dolu bahçeye bakmadan
geçemezdi. Her sabah o rengarenk güller içini
neşeyle, sevinçle dolduruyordu. Günler geçtikçe
güllere bakan gözleri, bahçedeki eve takılmaya
başladı . Çünkü, son günlerde o evde, tül perdenin
gerisinde bir genç kızın silüetini görüyordu. Her
geçişinde güllere ve pencerede belli-belirsiz görünüp
kaybolan genç kıza bakmadan edemiyordu.

* * *

Bir sabah her zamankinden daha erken yola çıktı.
Bahçenin önüne geldiğinde yüreğinin titrediğini,
içinin ürperdiğini hissetti; her gün tül perdenin
arkasında gördüğü kız, bahçede gülleri suluyordu.
Güzel kız, genç adamı görünce yüzü kızararak içeri
kaçtı. Genç kızın hayali gözlerinden kaybolmasın
diye gayret eder gibi gözlerini sabit bir halde bir
güle dikerek öylece kalakaldı. Gördüğü güzelliğin
etkisinde kalmış, sevdalandığını düşünüyordu.
Genç adam, artık hergün bir öncesine göre
biraz daha erken geçiyordu, kızı tekrar görürüm
umuduyla. Fakat tüllerin gerisinde görünüp kaçan
bir silüetten başka şey göremiyor, kahroluyordu.
Genç kız da her sabah heyacanla tüller arkasına
geçiyor, genç adamın gelmesini bekliyordu.

* *

Bir gün, genç adam bahçenin önünden geçmedi.
Genç kız gün boyunca boşuna bekledi. Ertesi gün,
daha ertesi gün yine boşuna bekledi, genç adam
gelmedi. Genç kızın yüreğine hüzün doluyordu.

* * *

Başka bir gün, yine umutsuz gözlerle yola
bakarken, bir grup insanın omuzlarında tabutla
geçtiklerini gördü genç kız. Aklından geçen
korkunç düşünceden tüm vücudunun titrediğini
hissetti, yüreği sıkıştı; yoksa genç adam ölmüş
müydü !.. Genç kız yine hergün tüllerin arkasına
geçiyor, boş gözlerle dışarı bakıyordu. Yüzü de,
artık bakmadığı, sulamadığı gülleri gibi soluyordu.

* * *

Genç adam bir gün yine geçti bahçenin önünden.
Bir aydır yattığı hastaneden sonunda çıkmış,
ilk iş olarakta güllü bahçenin önüne gelmişti.
Ama ümit içinde geldiği bahçenin önünde, gülen
yüzü asıldı; bahçedeki güller solmuş, pencere kara
perdelerle sımsıkı kapatılmıştı. Genç adam yolda
oynayan çocuklara sordu; "Bu evde kimse
yaşamıyor mu?" Bir çocuk; "İhtiyar bir kadın
yaşıyor." dedi. Genç adam cevabını duymaktan
korkarcasına, başka bir soru sordu ;
" Burda yaşayan genç kız ne oldu ?"
Çocuklardan biri atıldı; "O öldü."dedi, genç adamın
yana düşen kollarını, yaşaran gözlerini görmeden
başka bir çocuk atıldı; "Verem olmuş, dün öldü."

* * *

Yıllar sonraydı, küçük bir çocuk heyacanla
annesiyle babasının yanına koştu,
güller arasında, sallanan sandalyede
oturan ihtiyar adamı göstererek bağırdı;
"Dedem gülüyor, dedem gülüyor baba !.."
Koşarak ihtiyarın yanına gittiler, gülerken hiç
görmedikleri yüzüne baktılar. Elinde bir gül olan
ihtiyar adamın yüzüne, gerçekten bir gülümseme
yayılmıştı; biten bir hasrete seviniyormuş gibi,
yıllardır görmediği birine kavuşuyormuş gibi mutlu
bir gülümseyişti bu. Fakat gözleri kapalıydı... 
 ·  Translate
27 comments on original post
1

Selma Keskin

Shared publicly  - 
 
 
Travel, Vacation and Holiday Guide to the Cayman Islands in the Caribbean
Consider traveling to the Cayman Islands -- Grand Cayman, Little Cayman, and Cayman Brac -- if you’re looking a vacation that includes some of the Caribbean’s most beautiful beaches and some of the world’s best scuba diving. ...
View original post
1

Selma Keskin

Shared publicly  - 
 
 
The world's biggest cantilever glass floor viewing platform opens to public on May Day in Beijing (2)
13 comments on original post
1

Selma Keskin

Shared publicly  - 
 
 
Together... by Gary Benfield

Music: Everlasting (Dulcis Domus) - http://bit.ly/1rNauW4

#art,  #painting ,  #music
2 comments on original post
1

Selma Keskin

Shared publicly  - 
 
 
Tunnel View

I love this tunnel in the rock at Shark Fin Cove though while we were there the tide was such that you couldn't get very far into the tunnel without getting soaked. As I was shooting with a 10stop ND filter I had to shoot with my tripod and I wasn't about to risk my camera for a shot. So this is as close as I got:) Low tide here might be really cool!

Happy Sunday and have a great week!

#BTPLandscapePro+BTP Landscape Pro . founded by +Rinus Bakker , owned by +Nancy Dempsey ,curated by +Nancy Dempsey
#LandscapePhotography +Landscape Photography +Margaret Tompkins +Dave Gaylord +Eric Drumm +Jeff Beddow +David D +Bill Wood +Tim Newton +Chandler L. Walker +Ronald Varley +Hamid Dastmalchi +Sylvia Ting +AJ Lim
+HQSP Landscape curated curated by +Peter Marbaise +Hans-Juergen Werner +Shannan Crow +Mohamed Hakem +Albert Vuvu Konde and +Alexander Tarasenkov #hqsplandscape

Member of www.besttopphotographer.com +BestTopPhotographer, +Rinus Bakker, +BTP Daily Highlights the Best Photo, +BTP Editors' Choice (Top Photo page)

#SharkFinCove #Davenport #California #f
154 comments on original post
1

Selma Keskin

Shared publicly  - 
 
 
GÜL KIZ

Genç adam, işe giderken hergün yolunun
üzerindeki güllerle dolu bahçeye bakmadan
geçemezdi. Her sabah o rengarenk güller içini
neşeyle, sevinçle dolduruyordu. Günler geçtikçe
güllere bakan gözleri, bahçedeki eve takılmaya
başladı . Çünkü, son günlerde o evde, tül perdenin
gerisinde bir genç kızın silüetini görüyordu. Her
geçişinde güllere ve pencerede belli-belirsiz görünüp
kaybolan genç kıza bakmadan edemiyordu.

* * *

Bir sabah her zamankinden daha erken yola çıktı.
Bahçenin önüne geldiğinde yüreğinin titrediğini,
içinin ürperdiğini hissetti; her gün tül perdenin
arkasında gördüğü kız, bahçede gülleri suluyordu.
Güzel kız, genç adamı görünce yüzü kızararak içeri
kaçtı. Genç kızın hayali gözlerinden kaybolmasın
diye gayret eder gibi gözlerini sabit bir halde bir
güle dikerek öylece kalakaldı. Gördüğü güzelliğin
etkisinde kalmış, sevdalandığını düşünüyordu.
Genç adam, artık hergün bir öncesine göre
biraz daha erken geçiyordu, kızı tekrar görürüm
umuduyla. Fakat tüllerin gerisinde görünüp kaçan
bir silüetten başka şey göremiyor, kahroluyordu.
Genç kız da her sabah heyacanla tüller arkasına
geçiyor, genç adamın gelmesini bekliyordu.

* *

Bir gün, genç adam bahçenin önünden geçmedi.
Genç kız gün boyunca boşuna bekledi. Ertesi gün,
daha ertesi gün yine boşuna bekledi, genç adam
gelmedi. Genç kızın yüreğine hüzün doluyordu.

* * *

Başka bir gün, yine umutsuz gözlerle yola
bakarken, bir grup insanın omuzlarında tabutla
geçtiklerini gördü genç kız. Aklından geçen
korkunç düşünceden tüm vücudunun titrediğini
hissetti, yüreği sıkıştı; yoksa genç adam ölmüş
müydü !.. Genç kız yine hergün tüllerin arkasına
geçiyor, boş gözlerle dışarı bakıyordu. Yüzü de,
artık bakmadığı, sulamadığı gülleri gibi soluyordu.

* * *

Genç adam bir gün yine geçti bahçenin önünden.
Bir aydır yattığı hastaneden sonunda çıkmış,
ilk iş olarakta güllü bahçenin önüne gelmişti.
Ama ümit içinde geldiği bahçenin önünde, gülen
yüzü asıldı; bahçedeki güller solmuş, pencere kara
perdelerle sımsıkı kapatılmıştı. Genç adam yolda
oynayan çocuklara sordu; "Bu evde kimse
yaşamıyor mu?" Bir çocuk; "İhtiyar bir kadın
yaşıyor." dedi. Genç adam cevabını duymaktan
korkarcasına, başka bir soru sordu ;
" Burda yaşayan genç kız ne oldu ?"
Çocuklardan biri atıldı; "O öldü."dedi, genç adamın
yana düşen kollarını, yaşaran gözlerini görmeden
başka bir çocuk atıldı; "Verem olmuş, dün öldü."

* * *

Yıllar sonraydı, küçük bir çocuk heyacanla
annesiyle babasının yanına koştu,
güller arasında, sallanan sandalyede
oturan ihtiyar adamı göstererek bağırdı;
"Dedem gülüyor, dedem gülüyor baba !.."
Koşarak ihtiyarın yanına gittiler, gülerken hiç
görmedikleri yüzüne baktılar. Elinde bir gül olan
ihtiyar adamın yüzüne, gerçekten bir gülümseme
yayılmıştı; biten bir hasrete seviniyormuş gibi,
yıllardır görmediği birine kavuşuyormuş gibi mutlu
bir gülümseyişti bu. Fakat gözleri kapalıydı... 
 ·  Translate
27 comments on original post
1