Profile

Cover photo
süleyman özdemir
Lives in ankara
1,088 views
AboutPostsPhotosVideos

Stream

süleyman özdemir

Shared publicly  - 
 
Hacamat tedavi sülük tedavi sülük satış
Uzman haccam süleyman özdemir 05327263882
e-posta:suleyman.ozdemir42@hotmail.com-
Web sayfası: sulukhacamattedavisi.com
Uzman haccamdan hacamat tedavi sülük tedavi yapılır. 30 yıldır hizmetinizdeyiz. Hacamat tedavi ve sülük tedavinin zararı yan etkisi yoktur. Hacamat tedavi ve sülük tedavi tüm hastalıkları tedavi edici ve ileriki hastalıklardan koruyucudur. Yaşlanmayı durdurur bağışıklık sistemini ve diğer tüm sistemleri güçlendirir. Yüze 15 seans uygulandığında 15 yaş gençleştirir. sanatçıların Rus güzellik uzmanlarının sıkça uyguladığı yöntem. Kafadan yapılan hacamat ölüm hariç tüm hastalıkları yok eder. Kanser hücresini yok eder. Saç beyazlığını giderir, saç çıkmasını sağlar. Hacamat ve sülük tedavi miraçta peygamber efendimizin s.a.v tüm ümmetine emrettiği tedavidir, 80 den fazla hadis mevcut. 5000 yıldır uygulanan tedavidir. Ülkemiz haricinde halen tüm dünya uyguluyor. Avrupa ülkelerinde insanların %80 i hacamat tedavi sülük tedavi ile tedavi olmaktadırlar.
 ·  Translate
1
Add a comment...

süleyman özdemir

Shared publicly  - 
 
HACAMAT NEDİR?
Hacamat karışık bir tedavi metodudur. Bedeni bütün iç ve dış etkenlere karşı faal, uyanık ve hassas kılmak için vücudun bedenin genel savunma sistemine uygulanan acil bir strestir hacamat.
Başka bir ifadeyle hacamat, arabalardaki yanmış yağlar gibi bedendeki kirli ve kullanılmayacak durumda olan kanları dışarı çıkarma eylemidir. Bu kanlar zamanla sırtta ve bedenin diğer yerlerinde toplanır ve zamanla uygun şartlarda bedenden dışarı çıkarlar. Fakat beden bu işlevini çok geç yaptığı için bu kirli kanlar zamanla artar ve sağlığımızı tehdit etmeye başlar.
Hacamat daha çok hastalıkları önlemek için kullanılmakta olup savunma sistemini düzenlemek, kanın kimyasal ve hormon bileşiklerini düzenleme ve vücudun çeşitli hastalıklara bulaşmasını önlemek için otomatik sinir sistemlerini düzenlemek amacıyla yapılmaktadır. Fakat bazen baştaki sinir ve migren ağrılarını, yağ, kan şekeri, böbrek taşı ve safra kesesi taşı gibi hastalıkları tedavi etmek için de kullanılmaktadır.
Hacamat yan etkileri olmayan, uzmanca yapılması durumunda kimyasal ilaçlar kullanmak ve ameliyat olmak gibi diğer tedavi yöntemlerine oranla birçok meziyetleri olan geleneksel bir tedavi yöntemidir. Hacamatın tedavi özelliklerini kısaca şöyle özetleyebiliriz:
1- Hacamat yan etkileri bulunmayan bir tedavi yöntemidir.
2- Hacamat her yaştaki insanlar için kullanılabilir.
3- Hacamat çok az araç-gereçle çok ağır ve yatalak hastalıkları tedavi edebilir.
4- Hacamat dinî bir emir olması sebebiyle büyük bir psikolojik etki gücüne sahiptir; bu nedenle tedavî seviyesi yüksek olmakla birlikte insanın Allah Teala ile irtibatının, kültür ve inançlarının güçlenmesine neden olur.
İSLAM’DA HACAMATIN YERİ
İslam’da hacamatın çok önemli bir yeri vardır. Bu konuda Resul-i Ekrem (s.a.a) ve Ehl-i Beyt İmamlarından çok sayıda hadis rivayet edilmiştir. Örneğin;
Resul-i Ekrem (s.a.a) şöyle buyurmuştur:
“Miraç gecesi gökyüzünün yedinci katına çıktığım zaman yanımdan geçen bütün melekler bana dediler ki: Ey Muhammed! Hacamat yap ve ümmetine hacamat yapmalarını, çörek otu yemelerini ve… emret.” (Biharu’l-Envar, c.62, s.300, bab: 89)
Allah Resulü (s.a.a) Nehcü’l-Fesahe’de geçen bir hadisinde şu beş şeyi peygamberlerin sünnetlerinden saymıştır: Hayâ, hilim, hacamat, dişleri misvaklamak ve güzel koku sürünmek. (El-Kâfî, c.6, s.484)
Diğer bir hadisinde şöyle buyurmuştur:
“Cebrail bana hacamat yapmayı o kadar tavsiye etti ki hacamatın farz olduğunu sandım.” (Biharu’l-Envar, c.62, s.126)
Yine şöyle buyurmuştur:
Buyurmuştur ki:
“Baştan yapılan hacamat ölüm dışında bütün dertlerin dermanıdır.” (Biharu’l-Envar, c.62, s.135)
“Kim ayın on yedisine rastlayan Salı günü hacamat olursa Allah ondan bir yılın hastalığının ağrısını çıkarır.” (Kenzu’l-Ummal, c.2, s.17)
Başka bir hadisinde ise şöyle buyurmuştur:
“Gerçekten hacamat şifadır.” (Biharu’l-Envar, 62, s.135)
Yine:
“Eğer bir şeyi sürdürmekte hayır varsa, o da hacamatı sürdürmektedir.” (Müsned-i Ahmed, c.2, s.342)
Peygamber Efendimiz (s.a.a) başka bir hadisinde şöyle buyurmuştur:
“İnsanlar hangi dertten yakındılarsa hacamata sığındılar.” (Biharu’l-Envar, c.62, s.119)
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur:
“Hacamat bedeni sağlıklı ve aklı ise güçlü kılar.” (Biharu’l-Envar, c.62, s.114 ve c.10, s.89)
“Allah Resulü (s.a.a) bedeninin üç yerinden hacamat olurdu: Baş; baştan hacamat olmayı şifa bilirdi. İki omuzun arası; bunu faydalı bilirdi. Belden; bunu da dertten beladan kurtarıcı bilirdi.” (Biharu’l-Envar, c.62, s.120)
İmam Rıza (a.s) şöyle buyuruyor:
“Allah Resulü (s.a.a) buyurmuştur ki: Bir şeyde şifa varsa o da hacamat bıçağında veya bal şerbetindedir.” (Vesailu’ş-Şia, c.17, s.54)
Abdulmelik Nevfelî’nin aktardığı bir rivayette şöyle geçmiştir: İmam Cafer Sadık’ın (a.s) huzuruna girdiğimde elinde bir nar olduğunu gördüm. Bana buyurdu ki:
“Nar getir; çünkü ben narı başkasıyla paylaşmak kadar hiçbir şeyden rahatsız olmuyorum.”
Daha sonra hacamat yaptı ve bana da hacamat yapmamı emretti. Peşinden başka bir nar daha istedi…
Başka biri şöyle aktarıyor:
İmam Cafer Sadık’ın (a.s) huzurunda olduğumuz bir sırada İmam (a.s) hacamatçı isteyerek ona, “Hacamat aletlerini yıka” buyurdu. Sonra bir nar isteyerek yedi. Hacamat yapıldıktan sonra tekrar bir nar isteyerek yedi ve peşinden şöyle buyurdu: “Bu iş safrayı yatıştırıyor.”
İmam Hasan Askerî (a.s) şöyle buyurmuştur:
“Hacamattan sonra tatlı nar yiyin; çünkü nar kanı yatıştırıyor ve onu mecrasında saflaştırıyor.
İmam Rıza (a.s) bir gün, “Ey Muattab! Hacamat yapmak istiyorum, bana taze balık hazırla.” buyurdu. Ben taze balık hazırladım. Sonra, “Ey Muattab! Bana bir çorba hazırla” buyurdu. Ben çorba hazırladım; İmam (a.s) çorbayı içti.”
İmam Cafer Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur:
“Ayete’l-Kürsiyi oku ve hacamat yapmak istediğin günde sadaka ver.” (Biharu’l-Envar, c.62, s.117)
Açken hacamat olmaktan sakınmak:
Hadis ve rivayetlerden hacamatın tok karnına yapılması gerektiği ve açken hacamat olmanın zararlı olduğu anlaşılmaktadır.
İmam Cafer Sadık’tan (a.s) bu konuda şöyle rivayet edilmiştir:
“Yemekten sonra hacamat yapılması teri defeder ve insanı güçlendirir.”
Yine şöyle buyurmuştur:
“Aç karnına hacamat olmaktan sakının.”
Diğer bir hadisinde şöyle geçer:
“Yemekten sonra hacamatla kan toplanır ve hastalık defedilir. Fakat, yemekten önce hacamat yapılacak olursa kan gider ama hastalık bedende kalır.
Hacamattan önce ve sonra sinirsel heyecanlardan ve cinsel ilişkiden kaçınmak:
İmam Rıza (a.s) Risale-i Zehebiyye’de şöyle buyurmuştur:
“Cima yaptıktan sonra kan aldırma ve hacamat olmak iyi değildir. Cima ile kan aldırma ve hacamat arasında en az on iki saatlik bir ara olmalıdır… Hacamattan hemen sonra kadınlarla yaklaşmayın (cinsel münasebette bulunmayın).”Ayrıca; hacamattan sonra aşırı hareket etmekten, öfke ve heyecandan sakınmak gerekir.
• Allah Resulü (s.a.a) hacamatı baştan, omuzların arasından ve enseden yaptırıyordu. Bunlardan birisi faydalı, diğeri imdada yetişen, üçüncüsüne de belalardan kurtaran olarak adlandırılır. Belalardan kurtaran hacamat için, karışının bir ucunu burnuna koyunca diğer ucu kafana doğru her nereye yetişirse o bölgeye hacamat yapılmalıdır.
• Hacamat güzel adettir, gözü aydınlatır ve dertleri götürür.
• Muteber bir hadiste şöyle geçer: Bir şeyde şifa varsa o da hacamatçının bardağında ve bal yemektedir.
• Başın arkasındaki çukurdan hacamat olmak unutkanlığa sebep olur.
İmam Muhammed Bâkır (aleyhisselâm):
• Hz. Resul-i Ekrem (salla’llahu aleyhi ve âlihi ve sellem) her ne türden rahatsızlansaydı hacamat oluyordu.
• Hacamat ölümden başka bütün dertlerin şifasının başıdır.
• Hacamat bardağına dökülen ilk kana bakın, böyle yapacak olursanız diğer hacamata kadar göz ağrısından korunmuş olursunuz.
İmam Cafer Sadık (aleyhisselâm):
• Hacamat yapan bir grubun yanından geçerken buyurmuştur ki: “Size ne oluyor ki şimdi hacamat oluyorsunuz eğer Pazar gününün sonuna kadar ertelerseniz, bedenden daha çok rahatsızlıkları çıkarır.”
• O Hazret ikindiden sonra hacamat oluyordu.
• Baharın başlangıcında Rumi ayın ilk Salısının ilk saatlerinde hacamat olunur ise beden sıhhatli olur.
• Hz. Resul-i Ekrem (salla’llahu aleyhi ve âlihi ve sellem) hacamat olduktan sonra kanın hararetini yatıştırmak için soğuk su ile bedenini yıkıyordu.
• Mübarek Ramazan ayı hacamat için en iyisidir, Ramazan gecesinde hacamat olun.
• Bizim hacamat günümüz Pazar günü, Şialarımızın hacamat günü ise Pazartesidir.
• Bir şey yemeden asla hacamat olmayın, azda olsa bir şey yiyin ki kanın daha fazla dışarı çıkmasını sağlasın ve bedene kuvvet versin. Hacamatı yemekten sonra yaptırırsanız bozuk kanı dışarı atar, eğer yemekten önce yaptırırsanız sağlam kanı dışarı atar ve bozuk kan bedende kalır.
• Baştan yapılan hacamat; delilik, cüzam, abraş, diş ağrısı, göz kararması, baş ağrısı ve uykunun galebe çalmasına faydalıdır.
• İmam hacamattan önce ve sonra birer tane nar yedi ve buyurdu ki: “Bu vakitte nar yemek safrayı yatıştırır.”
• Biri gelip ciğerlerinin ağrısından şikâyette bulununca İmam ayağından hacamat yapmasını söyledi.
• Biri kaşıntıdan şikâyette bulundu, İmam, üç defa her iki ayağından ya ayağın arkasında ya da topukla bağ yeri arasından hacamat yaptır dedi.
İmam Musa Kâzım (aleyhisselâm):
• Beden kaşıntısı, çok uyumak, sivilce ve çıbanlar, kanın fazlalığından kaynaklanır.
• Bir şahıs uyuz hastalığından İmam’a şikâyetçi oldu. İmam; “Sağ ayağına hacamat yap, iki dirhem tatlı badem yağını keşkek suyuna dök ve ye, sirke ve balık yeme.” diye buyurdu.
• İmam buyurdu ki; “Yalan söylüyorlar, bir kimse abraş hastalığına yakalanmışsa annesi ona hayızlı iken hamile kalmıştır”
HACAMATTA UYULMASI GEREKENLER
1- Her yıl en az bahar ayında hacamat olunmalıdır.
2- İki hacamat arasında en az bir ay ara olmalıdır.
3- Hacamat olmak isteyen biri yaşı kadar gün arayla devam etmelidir. 40 yaşındaki biri 40 gün arayla hacamat olmalıdır.
4- Hacamatı aç karnına olmayın.
5- Hacamattan 1 saat önce nar suyu ve limonlu içecek içmeyin.
6- Hacamat olmaya niyetlendiğiniz gün sigara içmeyin.
7- Hacamattan 12 saat önce ve 12 saat sonra cinsi münasebet yapmayın.
8- Hacamat olmadan önce gözlüklerinizi çıkarın.
9- Hacamattan 24 saat sonrasına kadar sigara içmeyin.
10- Hacamattan 12 saat sonraya kadar ekşi, süt ürünleri, balık ve tuzlu yemek yemeyin.
11- Hacamattan 24 saat sonraya kadar ağır işte çalışmayın.
12- Hacamattan sonra bal şerbeti ve bir adet nar yiyebilirsiniz.
13- Hacamattan 12 saat sonraya kadar banyo yapmayın.
14- Banyo yapınca hacamat bölgesini sadece su ile yıkayın, sabun ve lif kullanmayın.
15- Hamile kadınlar hamileliklerinin 4. ayının sonuna kadar hacamat olmasın.
16- Kadınlar adet dönemlerinde hacamat olmasın.
17- Tansiyon hastaları ilk önce kuru hacamat yaparak bünyelerini alıştırsın.
18- Çocuklar ilk dört aydan önce hacamat olmasın.
19- Tabiatı safra ve balgam olan yılda 1 ile 3 defa arası hacamat olması faydalıdır ve bir sakıncası yoktur.
20- Sevdevi tabiata sahip kişilerde hacamatın yanında tedaviye yönelik başka düzenlemelerle takviye yapılabilir.
21- Demevi (kan) tabiatlı kişilerin ihtiyaçlarına göre hacamatı kaç yaşında ise o kadar gün arayla devam etmelidir. Bu süre 30 günden aşağı olmamalıdır.
HACAMATIN TEDAVİDEKİ ETKİLERİ
Hacamat, fiziki hastalıkların tamamında ve çeşitli ruhi hastalıklarda ya kesin olarak tedavi eder ya nispeten çözer ya da en azından tedaviye yardımcı olur. Son on yedi yıl içinde hacamat yapılan on beş bin kişi üzerinde, hacamatın hastalığı tam veya nispeten olarak iki yüz çeşit hastalığı tedavi ettiği ispat olunmuştur; o hastalıklardan bazıları şunlardır.
1- Migren ve baştaki sinir ağrıları,
2- Sigaranın ve bağımlılık yapan maddelerin bırakılması,
3- Gözün görmesini kuvvetlendirmek,
4- Kan basıncının ve kan yoğunluğunun artmasına karşı,
5- Kanın yağlanması ve şeker,
6- Yüzdeki çıban ve sivilceler,
7- Deri hastalıkları ve beden kaşıntısı,
8- Kalp ve beyin krizi,
9- Saç dökülmesi,
10- Bedenin direncini artırma,
11- Eklem ve romatizma ağrıları,
12- Yatarken el ve ayak yanmasına,
13- Kısa boylu çocuklar,
14- Öksürük, astım ve nefes darlığı,
15- Allerji ve hassasiyet,
16- Soğuk algınlığı ve kronik nezle,
17- Kısırlık ve cinsel hastalıklar,
18- Çocuk aklı ve zekâsını artırmak,
19- Kadın hastalıkları ve enfeksiyonlarında,
20- İştah artırma ve zayıflığı giderme,
21- Kadınlarda adet rahatsızlıkları,
22- Varis ve siyatik tedavisinde,
23- Gastrit ve hazımsızlık,
24- Kronik enfeksiyonlar ve kan zehirlenmeleri,
25- Hormon bozukluğu,
26- Psikolojik ve sinir hastalıklarının kontrolü,
27- Uyuşukluk ve sıkıntılı beden,
28- Beden tüylenmesini azaltmak,
29- Uyku düzensizliğine,
30- Bel kayması ve bel ağrısı,
31- Bazı çeşit kanserler,
32- Ürtiker ve egzama,
33- Kekeleme,
34- Prostat hastalıkları,
35- Böbrek ve safra kesesi taşı,
36- Zona ve suçiçeği,
37- Hepatit B,
38- Yeni doğan sarılığı,
39- Over kisti,
40- Ağız yarası ve uçuk,
41- Sinüzit,
42- Hamilelik aşermesine karşı.
ÇOCUKLARDA HACAMAT
Hacamatın en fazla fayda gösteren ve tesir edeni çocuklara yapılanıdır. Üç bin çocuğa yapılmış hacamattan yola çıkan araştırmalar şu sonuçları ortaya koymuştur;
1- Hacamat yaptırdıktan sonra çocuklar çok daha az soğuk algınlığına ve enfeksiyon hastalıklarına yakalanıyor ve bağışıklık sistemleri güçleniyor.
2- Hareket bozuklukları, asabiyet, agresif ve ters hareketleri en aza inmektedir.
3- Hızlı büyüme, boy ve kilo artışı çocuklarda görülmektedir.
4- Yemeğe karşı iştahları artar.
5- Çocuklarda ve ergenlerde konsantrasyonları artırıp, öğrenmeleri, zekâları ve hafızaları güçlenir.
6- Ergenlikte cinsel yönden buluğa erme buhranını daha müteadil kılar ve sakin bir şekilde seyretmesini sağlar.
7- Daha güzel ve mutlu bir yüz, cilt ve saç kazandırır.
Hacamat tek başına çocuklarda takriben 43 hastalığı kesin tedavi eder. (Bu hastalıklardan bazılarının henüz kesin tedavisi bulunamamıştır). Örneğin: sinüzit, alerji, iştahsızlık, gece altını ıslatma, boy kısalığı ve surattaki sivilceler gibi…
Bazı araştırmacıların görüşüne göre hacamat esasında sadece çocuklar ve ergenler için zikredilmiştir. Araştırmalar ve tecrübelerden sonra söylenebilir ki; eğer, çocuklara ve ergenlere İslam tıbbının vermiş olduğu takvime uygun ve düzenli bir şekilde (ister hasta olsun ister olmasın) doğuştan gençliğe kadar hacamat yapılırsa kayda değer hiçbir ruhsal ve bedensel hastalığa yakalanmazlar. Ömürlerinin sonuna kadar son derece sağlıklı ve dayanıklı bir şekilde yaşamak onlara güvence edilir. Takriben her altı ayda bir çocuklara hacamat yapılmalıdır.
İmam Caferi Sadık (aleyhisselam) : “Hacamat çocuklar için aynı ağacın koruyucusu gibidir.” diye buyurmuştur. Onların sahip olduğu semavi ilimde göz önünde bulundurulursa; hacamatın gençler ve çocuklar üzerindeki ruhsal ve cismi açıdan ilerlemesi ve yükselmesinde yerinin ne kadar büyük olduğunu çok iyi anlarız.
 
 ·  Translate
1
Add a comment...

süleyman özdemir

Shared publicly  - 
 
islamda kan aldırmak hakkında
tıbbı nebevi ‘de kan aldırma işlemi alınan kanın bir başka hastaya verilmesi ile değil tamamen sağlık amaçlı olarak yapılmaktadır. kan aldırma işlemine hacamat denir. kan vücuttan çıktığında yerine plazma adı verilen bir vücut sıvısı geçecek ve kanın sulanması sağlanmış olacaktır. akışkanlık özelliği artan kanın aynı zamanda çevredeki , beyin ve karaciğerdeki dolaşımı da düzelmiş olacaktır.
kanın alınma şekilleri
deri hafifçe bir neşter ile çizilir ve üzerine ağzı geniş bir cam kavanoz (eskiden bu işlem için boynuz kullanılırmış) kapatılarak emici gücün etkisi oluşturulur ve kirli kan vücuttan çıkarılır. bu yöntem vücudun değişik yerlerine uygulanılmakta ve hasta organa yakın yerler özellikle tercih edilmektedir. örneğin peygamberimiz baş ağrısından dolayı alnının her iki yanından ,zehirlenmeden dolayı her iki omuz başı arasından ,topuğundaki bir incinmeden dolayı da ayağının üzerinden kan aldırmıştır.
ikinci kan aldırma yöntemi ise ön kolun üst kısmından girilerek direkt damardan alınmasıdır. genel kan dolaşımından alınan bu kan derin vücut dokularındaki kirlenmiş kanın dışarıya çıkmasını sağlamaktadır.
e. davud tıp h. 3859. 3860, tirmizi tıp h. 2052, i. mace tıp h. 3484. 3484
kan aldırmanın faydaları
peygamber efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) hadis-i şerif'de "mirac'dan inerken hangi melek cemaatine rastlasam. ey muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem)! ümmetine hacamat olmalarını emret! dediler." buyurmuştur.
peygamber efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) hayber'de zehirli koyun buduyla zehirlenildiği zaman, cebrail aleyhisselâm kendisine hemen kafasının arkasından hacamat yaptırmasını söylemiştir.
"hacamat her hastalığa faydalıdır,uyanık olun hacamat olun."
kafadan hacamat olmak; delilik, cüzzam, gece körlüğü, alaca, başağrısı, diş, göz, kulak gibi hastalıklara ve daha birçok hastalığa şifadır. "kafadan hacamat olmak her hastalığın ilacıdır"hadis-i şerif
hacamat 70 hastalığa şifadır. bunlardan bazıları; kanser, cüzzam, delilik, alaca hastalığı,kısırlık ve daha bir çok hastalık. kanser olup ameliyat olması gereken bir kişide, hacamattan sonra kanser kütlesinin yok olduğu görülmüştür. hacamatta kanser'den kısırlığa kadar birçok hastalığa şifa vardır.
hacamat iki türlü amaç için olur bunlar; 1-korunma 2-tedavi (tedavi amaçlı olduğu zaman,mevsim ve ayın günleri gözetilmez, ancak haftanın günleri gözetilmeye çalışılır.)
hacamatın faydası akılla bilinebilecek bir şey değildir, nakille bilinir.
hacamatın faydalı olduğu yaşlar, 2 yaş ile 60 yaş arasıdır.
kadınların adet nedeniyle hacamata ihtiyacı yoktur görüşü yanlıştır. adet şifayı gerektirmez, şifa için hacamat olmaları gerekmektedir. efendimiz'in (sallallahü aleyhi ve sellem) hanımları hacamat olmuşlardır. kendilerine cin musallat olan kadınlara hacamat yapıldığı takdirde 6 ay cinler yaklaşamıyor.
hacamatta derinin altındaki uyuşuk kan alınıyor. damardan kan vermekte faydalıdır ancak efendimiz(sallallahü aleyhi ve sellem) ve selef bunu yapmamışlardır.
büyük alimler 3 ayda bir hacamat olurlardı.
hacamat esnasında ayet-el kûrsi'nin olunması, hacamatın faydasını iki katına çıkarır.
(7 kere okunması gerektiğini söyleyenler vardır.)
şeytanın vesveselerine karşı kalbin arkasından yapılan hacamat çok faydalıdır.
50 senelik kökleşmiş büyünün, hacamatla kaldırıldığı rivayeti vardır.
çift uzuvlarda hacamat faydalıdır.(iki diz, iki ayak gibi…)
kansızlık, şeker ve kan hastalıklarından birisi bulunan kişiler doktorun izniyle ve usta bir hacamatçıya en uygun yerden en fazla 1 kere hacamat olmalı…
bir insan bünyesine, dayanıklılığına ve vücudunun kan oranının azlığına yada çokluğuna göre 1 yerinden, 8 yerine kadar aynı anda hacamat olabilir. bir kere hacamat olan bir kişi bir daha hacamat olması için en az 1 ay, ortalama 3 ay geçmesi gerekir.
allah (celle celalühu) buyuruyor ki:
-"şanım hakkı için muhakkak ki size rasülullah'da pek güzel bir örnek vardır. allah'a ve son güne ümit besler olup da allah'ı çok zikreden kimseler için." (1) "...allah ve rasülü'ne itaat edin...(2)
ibnu abbas (radıyallahu anh) anlatıyor:
"resülullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bizzat kendisi hacamat yaptırmış ve başından kan aldırıp bu işi yapana da ücretini ödemiştir.(3) ibnu abbas der ki: "resülullah (sallallahu aleyhi ve sellem) mi'raç gecesinde, meleklerden mürekkep bir cemaate her uğrayışında; "hacamat olmaya devam et! ümmetine de hacamat olmalarını emret!" derlerdi.(4) bütün bunlardan sonra şunu söyleyebiliriz ki; kan aldırmak, hacamat, hem sünneti seniye açısından ibadet, hem de sağlık açısından gerekli bir iştir.
hacamat "hacamat bıçağı" veya "hacamat zembereği" denilen bir aletle tatbik edilir. hacamat bıçağı, tarak biçiminde, vücutta bir sıra çizik meydana getiren bir alettir. bir yüzünde birçok yarık bulunan bakır bir kutu içinde tetikli bir zembereğe bağlı olan bıçaklar, düğmesi basılınca zembereğin boşalmasıyla yarıklardan dışarı fırlar ve vücutta çizikler meydana getirir. bardak vb. bir şeyle çizikler üzerinden kan çekilir. bir cins sülük de bu iş için kullanılmaktadır. sülük vücudun ağrıyan bölgelerine konularak kanı emmesi sağlanır.
hadisler
ameller niyetlere göre değer kazanır. sünnete uymak niyetiyle ve bize emanet olan vücudumuzun sağlığına kavuşması için yaptırdığımız hacamat bir ibadet değeri taşır. çünkü ibadetlerimizi ve diğer görevlerimizi ancak sağlıklı bir bedenle tam olarak yerine getirebiliriz.
peygamberimiz (s.a.s)'in yaptığı ve yapılmasını tavsiye ettiği işlerin şüphesiz bir anlamı ve hikmeti vardır. onun hayatı bizim için örnektir: "andolsun allah'ın resulu'nde sizin için allah'ı ve ahireti arzu eden ve allah'ı çok anan kimseler için (uyulacak) en güzel bir örnek vardır" (el-ahzâb, 33/21).
mirac gecesinde yanından geçtiği bir melek grubunun peygamberimize: "ümmetine hacamatı emret!" diye söylediğini abdullah b. abbâs (r.a) rivayet etmektedir (ali nâsıf, et-tâc, ııı, 203).
hz. peygamber (s.a.s) bizzat kendisi ebû taybe adında bir haccâm'a hacamat yaptırmış ve başından kan aldırıp haccâma ücretini ödemiş ve şöyle buyurmuştur: "kan aldırma yollarının en güzeli hacamattır. (yahut hacamat sizin en iyi tedavi yollarınızdır)"(buhâri, tıb 13; müslim, musakat 62, 63; ebû dâvûd nikâh 26, tıb 3).
hz. peygamber (s.a.s) ihramlı iken hacamat yaptırmıştır (buhârî, savm, 22; müslim, hac 87, 88; ebû dâvûd menâsik 35). ihramlı iken saç kestirmemek şartıyla hacamatın caiz olduğu hususunda âlimler arasında görüş birliği vardır. aynı şekilde hz. peygamber (s.a.s) oruçlu iken de hacamat yaptırmıştır. yani kan aldırmıştır (buhârî, tıb ıı; ebû davûd, siyâm 29).
ebu kesbe el-enmari radiyallahu anh anlatiyor: "resulullah aleyhissalatu vesselam basindan ve iki omuzu arasindan hacamat olur ve:
"kim bu kandan akitirsa, herhangi bir hastalik için, bir baska ilacla tedavi olmasa da zarar gormez!" buyururdu."
ebu davud, tibb 4, (3859); ıbnu mace, tibb 21, (3484).
nâfi (r.a)'den rivayet edildiğine göre ibn ömer (r.a) (kendisine): nâfi, kan (fazlalaşmak suretiyle) beni yedi. bunun için sen bana bir hacamatçı getir ve genç bir hacamatçı seç. ne yaşlı ne de çocuk hacamatçı seçme demiştir.
nâfi der ki; ibn ömer (r.a) şöyle dedi: ben, resulullah (s.a.s)'den şu buyruğu işittim: "hacamat olmak aç karnına daha faydalıdır. hacamat olmak aklı ve hıfzetme (ezberleme) gücünü arttırır. hâfız olanın da hıfzetmek kabiliyetini kuvvetlendirir. artık kim hacamat olmak isterse allah'ın ismini anarak perşembe günü hacamat olsun " (ibn mâce, kitâbu't-tıb, 22).
ibn hacer buhârî şerhindeki hacamat bölümünde özetle şu bilgiyi verir: buhârı, sahîhinde "hangi saat hacamat olur" başlığı altında bir bâb açmış ve burada ebû mûsa'nın geceleyin hacamat olduğuna dair bir eseri ile hz. peygamber (s.a.s)'in oruçlu iken hacamat olduğuna dair ibn abbâs (r.a)'ın bir hadîsini rivayet etmiştir.
ibn hacer bununla ilgili olarak şöyle der: hacamat olmak için uygun vakitler hakkında birkaç hadis vârid olmuş ise de hiçbiri buhârî'nin sözkonusu ettiği şarta uygun değildi. bana öyle geliyor ki: buhârî hacamat işinin ihtiyaç olduğu zaman yapılabileceğine ve bunun belirli bir vakte bağlı olmadığına işaret etmek istemiştir. çünkü hacamat işinin geceleyin yapıldığını ve hz. peygamber (s.a.s)'in oruçlu iken hacamat olduğuna dair hadîsi rivayet etmiştir.
hz. enes radiyallahu anh anlatiyor: resulullah aleyhissalatu vesselam, boynunun iki tarafindaki damarlari ile iki omuzun arasindaki damardan hacamat olurdu."
ebu davud, tibb 4, (3860); tirmizi, tibb 12, (2052); ıbnu mace, tibb 21, (3483).
hz. ali radiyallahu anh anlatiyor: "(bir gun) cebrail resulullah aleyhissalatu vesselam'a, ahdaayn (boynun iki tarafindaki damar) hizasindan ve kahilden (iki omuzun arasi) hacamat olma emrini getirdi."
tirmizi su ziyadede bulunur: "(resulullah aleyhissalatu vesselam) ayin onyedisinde, ondokuzunda ve yirmi birinde hacamat olurdu."
tirmizi, tibb 12, (2052).
hz. enes radiyallahu anh anlatiyor: "resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "kim hacamat olmak isterse, ayin 17 veya 19 veya 2l'ini arasin. sakin, kan fazlalasmak suretiyle birinize galebe calip onu oldurmesin."
diger 'hacamat' kan verme hadis'leri;
sahiheyn'de gelen bir rivayette şöyle denir: "resulullah aleyhissalatu vesselam hacamat olur, kimseye ucretinde zulmetmezdi."
buhari, ıcare 18; muslim, selam 77, (1577).

ıbnu abbas radiyallahu anhuma anlatiyor: "resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "haccm ne iyi kuldur; (fazla) kani giderir, beli hafifletir, gozu parlatir."
ıbnu abbas der ki: "resulullah aleyhissalatu vesselam mirac gecesinde, meleklerden murekkeb bir cemaate her ugrayisinda: "hacamat olmaya devam et! ummetine de hacamat olmalarini emret!" derlerdi."
tirmizi, tibb 12, (2054).
ebu bekre radiyallahu anh'tan anlatildigina gore, bu muhterem sahabi, ailesini sali gunu hacamat olmaktan men ederdi. derdi ki: "resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "sali gunu kan gunudur. o gunde bir saat vardir, kan durmaz."
ebu davud, tibb 5, (3862).
hz. enes radiyallahu anh anlatýyor: "resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "mirac sirasinda yanlarindan gectigim her cemaat bana mutlaka "ey muhammed! ummetine hacamat olmalarini emret!" demistir."

hz. cabir radiyallahu anh anlatýyor: "resulullah aleyhissalatu vesselam (bir keresinde) atindan bir hurma kutugu uzerine dusmus ve ayagi cikmisti."
ravi veki' der ki: "yani resulullah aleyhissalatu vesselam, bir incinmeden dolayi ayaginin ustunden hacamat ettirmistir."
''ibn-i abbas , peygamber efendimizin şöyle dediğini nak leder:''kan alan kişi ne iyidir.kan almak fazla kanı dışarı atıyor , sulvün yükünü hafifletiyor ve gözleri kuvvetlendiriyor.''
ıbnu omer radiyallahu anhuma (azadlisina): "ey nafi bana kan galebe caldi, benim icin bir haccam getir, getirecegin haccam genc olsun, yasli veya cocuk olmasin" dedi. devamla ıbnu omer dedi ki: "ben resulullah aleyhissalatu vesselam'in: "ac karnina hacamat olma idealdir, (onda sifa ve bereket vardir) akli artirir. hafizayi guclendirir. hafiz olmak isteyenlerin hifzetme kabiliyetini artirir. peygamber efendimiz (s.a.v.) 14 asır önceden ümmetine hacamatı (kan aldırmayı) tavsiye ediyor ve bunun çeşitli hastalıklara faydalı olduğunu şu şekilde bildiriyor:
“hacamat, bütün hastalıklara şifâdır. aman hacamat olun.”
“tedavi olduğunuz şeylerin en hayırlısı hacamattır.”
“tedavi olduğunuz şeyler arasında, şunlarda şifâ vardır: hacamat, bal şerbeti ve dağlama. lâkin ben dağlamayı sevmem.”
“aç karnına hacamat daha iyidir. bunda şifâ ve bereket vardır. akıl ve hafızayı ziyade eder.”
“baştan hacamat olmak, eğer sahibi niyet ederse, yedi derde şifâdır: cinnet, baş ağrısı, cüzzam, baras, uyuklama, diş ağrısı, baş dönmesi.”
“sıcağın şiddetinden, hacamatla korununuz. zira sıcakta kan yoğunlaşır da adamı hasta eder, hattâ öldürür.” (râmûz el-hadîs’ten)
son hadîs-i şerifte, sıcakta kanın yoğunlaşacağı bildirilmiştir ki, bu durum su kaybı ile gerçekleşir. bugün tıp, kanın yoğun olduğu polisitemia vera hastalığında kan almayı, bir tedavi şekli olarak kabul eder. bu hastalıkta, diğer hadîste geçen başağrısı, başdönmesi, halsizlik ve fenalık hissi gibi şikâyetler vardır.
peygamberimiz “damardan veya deriden kan aldırmak,tedavi olduğunuz şeylerin en faydalılarındandır.”(7) buyurmuştur.
daha öncede kısaca açıkladığımız üzere yaşamımızda sağlığımızın merkezi konumunda olan kanımız kendine has muhteşem özellikleri ile sağlığımızın kalitesi hakkında çok kısa bir zaman içinde önemli oranda fikir sahibi olmamızı sağlamaktadır.
yine peygamberimiz”üç şeyde şifa vardır .bal şerbeti içmekte,kan aldırmakta ve kızgın bir aletle dağlama yaptırmakta. fakat ben dağlama yaptırmayı sevmem.” buyurmuşlardır.
(7) bağdadi s. 45; e. nuaym vr. 35 b.buhari tıp 7/12, i. mace tıp h. 3491, müsned 1/246
şu anda da günümüzde burun kanamaları için kulak burun boğaz uzmanları ilaçlara cevap vermiyorsa burunun hemen ön kısmında kanamaya sebebiyet veren alanı koterle yakmaktadırlar .cilt hastalıklarında ,kadın hastalıklarında da halen kullanılmakta olan koterle yakma işlemi günümüzde bir tedavi alternatifi olarak kullanılmaktadır. peygamberimizin dağlamayı sevmem demesi ağrı yapmasına ve o dönemde dağlamanın gelişigüzel ve çok sıkça kullanılmaya başlanılmasından ileri gelmektedir.
peygamberimizin hizmetlilerinden selma (r.a) demiştir ki: “her kim peygamberimize başındaki bir ağrıdan şikayet etti ise rasulullah ,ona:”kan aldır!” buyurmuştur. buyurmuşlardır.
(9) e. davud tıp 3858, tirmizi tıp h. 3502
peygamber efdendimizin bir çok yerde durumun gerektirdiği oranda başından kan aldırdığı , ihtiyaç duyduğu kadarda vücudunun diğer yerlerinden kan aldırdığı sabit olmuştur.çene altından kan aldırmak diş , boğaz ağrılarına zamanında kullanıldığı taktirde fayda sağlar , başı ve el ayalarını fazla kandan arındırır.ayağın üst kısmından kan aldırmak , topuğa yakın olan ana damarı keserek kana akıtmanın yerine geçer , uyluk ve baçaklardaki yaralara , kadınlarda görünen kaşıntı ve adet kesilmesine yarar sağlar.göğüs altından kan aldırmak uyluktaki çıbanlara , uyuza , sivilcelere , nigris'e,basurlara , fil hastalığına ve sırttaki kaşıntılara faydalıdır.
amerika’lı bir profesör hastalıkların %90’ının kanın temizlenilmesi ile tedavi edilebileceğini iddia etmiştir .kanın temizlenmesi ile bu denli hastalıklara karşı başarılı sonuç alınması konunun önemini ortaya çıkarmaktadır. özellikle psikiyatrik rahatsızlıklarda önemi tahmin edilenin çok üzerindedir. çağımızın hastalığı haline gelmiş ve son yıllarda çok fazla miktarda görülmeye başlanılmış depresyon tedavisinde kanın temizlenilmesi ile muhteşem derecede olumlu etki alınabilmektedir. depresyonda beyin hücreleri olan nöronların birbirlerine bağlantı yaptıkları sinaptik aralıklarda seratonin, adrenalin ,noradrenalin ve dopamin gibi hormonların geçiş hızında bozulma olmaktadır. bu bozulmaya bağlı olarak enerji kaybı,yorgunluk,umutsuzluk,karar vermede güçlük,unutkanlıkla seyreden ve daha ağırlaşmış safhalarında insanları intiharlara kadar götüren depresyon rahatsızlığı gelişmektedir. burada kanın kirliliğinin büyük önemi vardır. depresyon tedavisi uyguladığım hastalarımda gözlemlediğim çok önemli bir gerçek var. bu hastalarımın kanlarını vermelerini sağladığımda ve kendilerine kan temizleyici sebze ve bitkiler,bazı baharatlar önerdiğimde ilaçlara ihtiyaçları bir süre sonra ortadan kalkmaktadır. neşeleri yerine gelmekte ,vücutlarındaki yorgunluk,ruhlarındaki umutsuzluk yok olmaktadır. bu bitki ve baharatlara uzun süre ve düzenli bir şekilde devam etmeleri olağanüstü sonuçlar elde etmelerini sağlamaktadır.
sağlığımızı etkileyen bir çok rahatsızlıklar aslında zihinseldir. kanın temizlenilmesi ile belirgin bir değişim meydana gelir .insanın sağlıklı düşünebilme özelliği gelişir ve zihni muhteşem bir devrim yaşar.
süreklilik arz eden kronikleşmiş bir çok hastalıklarda;migren,romatizma,mide barsak rahatsızlıkları ,el ve ayaklarda üşüme,şeker hastalığı,karaciğer yetersizliği,zihinsel ve ruhsal bir çok hastalıklarda,böbrek hastalıklarında kan vermenin faydaları belirgindir.
kan seviyesi düşük anemik ve hemofilili hastaların kan vermelerinin uygun olmadığını da belirtmekte yarar var. kan vermeye karar verildiğinde bir tahlil yaptırarak kişiler vücut kan seviyelerinin kan vermeye elverişli olup olmadığını kısa bir zaman içinde öğrenebilirler .en son kararın bir tıp doktorunun muayenesinden geçildikten sonra verilmesinin uygun olacağını özellikle belirtmekte yarar görüyorum.
peygamberimiz ‘ her kim ayın on yedi on dokuz ve yirmi birinci günlerinde kan aldırırsa kan hücumundan dolayı meydana gelen bir çok hastalıklardan şifa bulur.’ (10)buyurmuşlardır.
(10) e. davud tıp h. 3861; tirmizi tıp h. 2051
ibni sina, ‘el kanun fi‘t tıbb’( tıbbın kanunu) isimli meşhur eserinde bu hadislerle ilgili olarak şu şekilde görüş belirtmektedir. “arabi ayların başında kan aldırmak tavsiye edilmez. çünkü vücuttaki sıvı maddeler ayın ilk günlerinde fevkalade çok ve hareketli değildir. çünkü bu günlerde sıvı maddelerin seviyesi düşüktür. dolunay günlerinde ise ayın çekim gücünün artması sebebiyle vücuttaki sıvı maddeler hem çoğalmış hem de hareketlenmiştir. bu sebeple bu günlerde alınan kan kişiye zarar vermez”.(12)
zamanımızın tıp ve ilim adamları, hacamatın daha birçok yararlı ve tedavi edici tesirinin bulunduğunda ittifak halindedir.
bu konuda çıkan haberi üstte sunuyor ve binlerce delilden birini daha ilân ediyoruz.
hacamatın yani kan aldırmanın insan sağlığına birçok katkıda bulunduğu tıbbî bir gerçeğe dayanır. özellikle bazı deri hastalıklarının tedavisinde hacamatın faydası görülmüştür.
sülükle kan kalma
çocukluğumda hamamlarda sülük vurunurlardı. yani, birkaç santimetre uzunluğunda sülük dediğimiz hayvan vasıtasıyla şifa için kan aldırırlardı. yenilere kadar da bunu iptidai bir metot olarak bilirdim. halbuki şimdi, avrupa ve amerika birleşik devletleri'nde tıp araştırmacılarının, sülüklerle yeniden araştırma yapmaya başladıklarını hayretle görüyoruz. belirli şartlar altında bu hayvan, faydalı bir tedavi vasıtası kabul edilmektedir.
doktorların tıbbî sülük dedikleri bizim küçük vampir, acaba nasıl kan emer? insanlar hangi cesaretle bu hayvana derilerini, damarlarını kestirip de kanlarını akıttırıyorlar?
sülükler, tâ doğuştan modern kan alma metoduna sahiptir. yani, sani-i hakîm, bu iş için onları hususi tanzim etmiş. şimdi bir laboratuara gidip kan aldırmağa kalksanız; mutlaka carınız yanar. amma bizim tıbbî sülük hiç acıtmaz. cenab-ı hak ona üç adet jilet keskinliğinde çene takmış o, bunlarla operasyon yapar.sonra yaraya, uyuşturucu şırınga etmeyi de ihmal etmez! işte bunun için kanını emeceği kimseyi acıtmaz. acaba bizim sülük efendi, insanların sinir sistemine sahip olduklarını, bunları uyuşturunca acı çektirmeyeceğini hangi tıp fakültesinden öğrendi? sonra kendi özel uyuşturucu maddesini hangi laboratuarda keşfetti?
dahası var. bizim sülük efendinin tıbbî mahareti bundan ibaret değil. insanların bir tarafı kesilse ve küçük bir yara açılsa, kan birkaç dakika sonra kendiliğinden kesilir. bu da cenab-ı allah'ın hayatımızın devamı için kanımıza verdiği bir özelliktir. aksi takdirde hastalık var demektir. bizim sülük efendi, kestiği damara yanaştı mı, normal olarak şöyle bir yarım saat kadar kan emmelidir. çünkü ancak bu zaman zarfında bir öğünlük gıdasını alabilir. eh, bilim sülük efendi insan kanun en iyi tanıyanlardan birisidir! nasıl olsa o, en az bir doktor kadar bilgili ve bir kimyager kadar maharetli!
bunun için vücudunda salgı bezleri inşa etmiş. bu minik laboratuarlarda, kanın pıhtılaşmasını önleyici birudun denilen maddeyi keşfedip imal etmeye başlamış. uyuşturucunun yanı sıra, deriye bu maddeyi de şırınga eder böylece kanın; sürekli akmasını sağlayarak istediği kadar içer. önce, sarsılıp titreyerek emmeye başlar. 20 - 30 dakika sonra, bir öğünlük gıdasını oluşturan kanla şişmiş olarak deriden ayrılır. ve yavaş yavaş sindirim işlemine başlar.
hani insan, sülüğün kan emmek için sahip olduğu özel aletlerini, vücudunun hususi tanzimini ve tıbbî maharetlerini cenab-ı allah'a vermese, onu, mütehassıs bir doktor, eşsiz bir biyokimyacı kabul etmesi gerekiyor. bilmem başka nasıl izah edeceğiz? 4nu yaratan ancak cenab-ı hak'tır. çünkü rabbımız canlıları ve onların kanlarını, sinir sistemlerini en iyi bilen2at'tır. işte bunun için sülüğü ona göre tanzim etmiştir: sülüğün varlığı ve kan emmek için hususi tanzimi gösteriyor ki, sülüğü kim yaratmışsa, insanları da yaratan o'dur. evet, bir sülüğün vücudumuzda açacağı yarayı uyuşturabilmesi, kanımızın akışını sağlayan humdun maddesini imal edebilmesi, yaratıcının birliğine bir ispattır. vahdaniyete bir delildir.
bakın, sülüğün vücudunda, rabbımızın daha ne hikmetleri var.
sülük, bir insan vücudundan 20 - 30 dakikada aldığı kanla, hayatını tânı altı ay kadar sürdürebilir. bunu nasıl sağlar? niçin bir emişte hu kadar çok kan alma istidadı verilmiş?
tıbbî sülük, yaşadığı kendi tabiî sulak ortamında, insan kanına benzeyen bir besini kolay kolay bulamaz. bu yüzden sani-î hakim olan rabbımız, onun vücuduna, elde ettiği bir besinden en fazla faydalanabileceği bir sistem yerleştirmiştir. şöyle ki : bir öğünlük besinini emip ve depolarken vücudu, normal hacmine göre on kat şişebilmektedir. emmeden sonra, önce kanın suyu ayrılır ve özel ceplerde depolanır. iş bununla da bitmez. kanın çözüşmemesi gerekir.bunun için de bağırsaklarında bulundurduğuöze'1 bakterileri (pseudomonas hirudinus) kullanır. işte bu sistem sayesinde bir sülük, yalnız bir öğün yemeği ile hayatını altı ay kadar sürdürebilir. hatta bu süre sonunda kendi vücut dokularını parçalayarak bir süre daha yaşayabilir.
bu hayvan şimdi modern tıpta nerelerde 9kullanılıyor?
sülük uygulamasının, ciddi doku zedeleme sinin verdiği rahatsızlıkları giderdiği görülüyor.meselâ ameliyattan sonra yara izini taşıyan dokuyu iyileştirdiğini gösteren emareler var. sülükler kan çekme aracı olarak da kullanılabilecek. bilhassa kalp yetmezliği, ya da kalp krizi geçiren insanların tedavisi onların yeni kullanım sahalarıdır. ayrıca son araştırmalar, vücuttan kopmuş organların dikilmesinde de onların işe yaradığını göstermiştir.
sülüğün hiç acıtmadan, modern bir tarzda kan emebilme vasfı, bu şekilde hususi tanzimi bize mühim bir sünnete işaret etmektedir : kan aldırmak. hazret-i peygamber hacamat âleti vurmakla kan aldırmıştır. bir hadîste şöyle duyuruluyor :
şifa üç şeye münhasırdır : bal şerbeti içmek hacamat âleti vurmak, ateşle dağlamak. fakat ümmetimi (başka çare kalmadıkça) ateşle dağlamaktan men ederim (sahîh-i buhari; 12. cilt, sayfa 79).
mademki iki cihan serveri, hz. peygamber(s.), kan aldırmak şifa demiştir, o mutlaka şifadır. çünkü o'nu konuşturan rabbimizdir. o kendi hevasından, nefsinden konuşmaz. sünnetinde, emir ve tavsiyelerinde, hem bu hayatımız için, hem de öldükten sonraki ebedî hayatımız için derin hikmetler, azim faydalar vardır.
şimdi tıp ilmine bakalım. kan aldırmak gerçekten insan sağlığı için faydalı mı?
kan aldırılınca, anormal derecede koyu kanı bulunan hastaların beyinlerinden geçen kan akışı hızlanabilmektedir. bu keşif, londra milli hastahanesinde ve kopenhag kraliyet hastahanesindeki araştırmalarda bulunmuştur.
kanın emilin incelmesi, kandaki alyuvar yoğurduğunu azaltır. böylece kalp, beyne daha rahat pompalama yapar. kan emilince, kandakiıoksijen taşıyıcı madde olan hemoglobin seviyesi de düşer. bu yüzden kan, beyine yeterli oksijeni taşıyabilmesi için daha hızlı akmaya başlar.
ayrıca araştırmacılar, kan akışının artmasıyla insanın ataklığının fark edilir derecede arttığını ispatlamışlardır.
koyu kandan dolayı kalp krizi ve kalp yetmezliği tehlikesi altında bulunan insanlarda kan aldırmanın koruyucu bir rol oynayabileceği de tahmin edilmektedir. bu tahmin, ingiltere ve danimarka'da yapılan son araştırmalarca desteklenmektedir.
şimdi düşünelim : 1400 sene evvel yaşamış ümmî bir insan, kan aldırmanın bunca faydasını nasıl bildi? 1400 sene evvel, şimdiki zamana kıyasla, cehaletin kol gezdiği bir devirde, bir insanın çıkıp ta başını yardırıp kan aldırması kolay anlaşılacak bir iş değildir. böyle derin tıpâ ilgisi isteyen bir işi, o zat'ın, kendinden emin olarak yapması ve etrafına da inandırması, o'nun peygamberliğine aşikâr bir delildir.
hacamat yeniden keşfediliyor
efendimiz (sas) bu olayı hadis-i şerifinde şöyle buyurur: “miraç’tan inerken hangi melek cemaatine rastlasam, ‘ey muhammed! ümmetine hacamat olmalarını emret’ dediler.”
peygamber efendimiz’in sünneti ‘hacamat’a itibarı iade ediliyor. hastalıklarından kurtulamayanlar çareyi hacamat yaptırmakta buldu. özellikle batı’da bu tedavinin yapıldığı merkez sayısı her geçen gün artıyor. peki hacamat nedir, hangi hastalıkları tedavi eder?
çağımız insanının en büyük sorunlarından biri hastalıklardan kurtulamaması… bu da insanları modern tıbbın dışında tedavi yöntemlerine sevk ediyor. bunlar içinde en çok ilgi gören ve her geçen gün dünya tıp çevrelerince de tavsiye edilense ‘kupa terapisi’, islam literatüründeki adıyla ‘hacamat’. öyle ki, temmuz ayında, nhı doğal sağlık enstitüsü ve sade hayat derneğinin girişimleriyle istanbul’da başbakan tayyip erdoğan’ın eşi emine erdoğan’ın katılımıyla ‘uluslararası kupa terapisi sempozyumu’ bile düzenlendi.
kısacası; geçmişi insanlık tarihi kadar eski kupa terapisi (hacamat) tedavisinin itibarı iade ediliyor. hacamat, peygamber efendimiz (sas)’in de uyguladığı, ümmetine de pek çok kez tavsiye ettiği bir tedavi yöntemi. uzmanlara göre, iyileştirmediği bir hastalık yok. peki nedir bu kupa terapisi (hacamat), nasıl yapılır, faydaları nedir?
vücut yeniden doğmuş bebek gibi…
kupa terapisi, yaş ve kuru olmak üzere ikiye ayrılıyor. kuru olanı, ağrıyan bölgeye bardak/şişe çekme işlemine deniyor. o daha çok vücutta masaj etkisi yapıyor. peygamber efendimiz’in hadis-i şerifinde “tedavi olduğunuz şeylerin en hayırlısı hacamattır.” diye önemini vurguladığı vücuttan kan akıtılarak yapılan işlem ‘yaş’ olanı. uygulama alanı daha fazla ve daha çok hastalığı tedavi ediyor. çünkü işlem vücutta sağlığı koruma amacıyla atık maddelerin biriktiği belli noktalardaki tıkanıklık, kılcal veya ince damarlardan kirli kanın akıtılmasını sağlıyor. hastalıklara sebebiyet veren bu kanlar atılıyor ve vücut işlemini yeni doğmuş bir çocuğunki gibi yerine getiriyor.
hipokrat kupa terapisini savunuyor
tedavinin geçmişi de hayli eski… bu noktada bilgiyi uluslararası kupa terapisi sempozyumunu düzenleyenlerden sade hayat derneği başkanı faruk günindi’den öğreniyoruz.
kupa terapisi 5 bin yıldır dünyanın pek çok yerinde uygulanan bir tedavi şekli. modern tıbbın babası hipokrat bile tedaviyi anlatmış. tedavinin müslümanlar içinse ayrı bir yeri var. çünkü, insanlığa 5 vakit namazın hediye gönderildiği miraç’ta, peygamber efendimiz’e melekler, kupa terapisini tavsiye ediyor. efendimiz (sas) bu olayı hadis-i şerifinde şöyle buyurur: “miraç’tan inerken hangi melek cemaatine rastlasam, ‘ey muhammed! ümmetine hacamat olmalarını emret’ dediler.”
hadislerde hacamata dair her bilgi var
hacamat ile hadis-i şerifler bunlarla sınırlı değil. hadislerde, hacamatın nerelerden ve hangi tarihlerde yapılması gerektiğine kadar ayrıntılı bilgi yer alıyor. “kafa hacamatı yaptırmak 7 derde şifadır: cinnet, baş ağrısı, cüzam, maraz, uyuklama, diş ağrısı, baş dönmesi.” hadis-i şerifi buna örnek. şu anda islam dünyası, tedaviyi, bu hadisler doğrultusunda uyguluyor. c-7 diye adlandırılan omuz, baş, kürek kemikleri ve kalp hizası, bel ve kuyruk sokumu, ayak bileklerini kapsayan bu noktalar, bugün dünyadaki bilim adamlarının da kupa terapisi için tavsiye ettiği yerler. çünkü bu 7 bölge, vücutta atıkların toplandığı yerler ve hastalıklar bu noktalarda kendini belli ediyor.
faruk günindi, bu c-7 bölgenin dışında da terapi uygulanabileceğini söylüyor ama bazı bölgeler hariç. mesela kafa çukuru. uygulanırlığı 20. yüzyılda azalan ancak son birkaç yıldır tekrar gündeme gelen bu tedaviye dair günümüzde yapılmış tek akademik araştırma ingiltere kupa derneği’nin genel sekreteri dr. kaleem ullah’a ait. faruk günindi’nin anlattığına göre, kaleemullah’ın araştırmaya başlama hikâyesi ilginç. ingiltere’de tıp fakültesinde öğrenci olduğu yıllarda omuzunda bir ağrı başlar ullah’ın. okuduğu okuldaki pek çok profesörün kapısını çalar şifa bulmak için. ama nafile. bir gün ev arkadaşı, “sen doktor adayısın böyle şeylere karşı çıkarsın ama sana bir şey önereceğim. bence hacamat ol.” der. o da arkadaşının tahmin ettiği gibi karşı çıkar hacamata, fakat yine de yaptırır ve ağrısı geçer. tedavi karşısında şaşkınlığını gizleyemeyen ullah durumu hocalarına anlatır. ve okuduğu bölümün başkanı, yüksek lisansını bu alanda yapmasını tavsiye eder. böylece, konuya dair ilk akademik araştırma ortaya çıkar. ullah, araştırma yapmakla kalmaz ve tedavi merkezleri açar.
tedavinin faydaları kanıtlanmalı
tedavinin türkiye’de yayılmasını sağlayan ve modern öğelerle birleştirip üzerine araştırmalar yapan kişiyse norveçli doktor aidin salih. aidin hanım, türkiye’de bu alanda pek çok uzman yetiştiren biri. tedaviye dair bir kitabı da var: gerçek tıp. müslümanlığı bile ibn-i sina’nın kitabında okuduğu ‘hacamat tedavisi’ sayesinde seçiyor. aidin hanım, tedavi için oldukça net fikirlere sahip. “günümüzde iki yaşındaki çocuğa dahi hacamat uygulanmalı.” diyor. nedenini ise şöyle açıklıyor: “bütün hastalıklar beslenme şeklimize bakıyor. modern çağda da insanların ne yiyip ne içtikleri belli değil ve konsantre-hazır gıda tüketimi oldukça fazla. haliyle vücut daha çok kirleniyor ve daha çok hastalık ortaya çıkıyor. ilaçlar da vücuttaki bu kiri temizlemiyor. hacamatın önemi, kirlenen vücudu kan alarak temizlemesinden geliyor.”
hekimlerden orhan ali de, uludağ üniversitesi tıp fakültesi’nden mezun olmuş. kupa terapisiyle sırt ağrısından kurtulmak için tanışmış ve nasıl yapıldığını öğrenmiş. ona göre, kupa terapisi modern tıbbın çare olamadığı hastalıkların çaresi. çünkü, ilaçlar sadece hastalığı dindiriyor. ama kupa tedavisinde hastalıkların sebebini ortadan kaldırıyorsun. çünkü kupa ile alınan kan vücudun bütün yükünü çeken bağ dokusunu boşaltıyor ve yeni kan üretme mekanizmaları harekete geçiyor.
kupa sempozyumunda 40 kişi üzerinde yaptığı araştırmalarla, terapinin ağrıya etkisini araştıran hemşire nuray sağırlı ise tedavinin öneminden çok, bunu kanıtlayacak imkânların olmadığına değiniyor. sağırlı, “artık modern tıppın kupa terapisini görmezden gelmemesi gerek. çünkü onlar görmese de hastalıklarına şifa bulmak isteyenler eninde sonunda yolunu bu tedaviyle kesiştirecek.” diyor.
neyi tedavi eder
kanser, kısırlık, diyabet, yumuşak doku romatizması, felç, fibromiyoloji, gut, doğum lekeleri, karpal tünel sendromu, osteoporoz, sırt ağrısı, diğer ağrılar, kronik yorgunluk, gerginlik, zona, hıçkırık, romatoit artrit, nörodermatit, kronik astım ve bronşit, zatürre, kurdeşen, kabızlık, hemoroit, yüz spazmı, akut yüz felci, lezyonlar, öksürük, meme iltihabı, deri iltihabı, sedef, hipertansiyon, egzama, şizofren… vb.
kupa terapisi için dikkat edilmesi gereken kurallar
mehmet kartallı (44 yaşında, ziraat mühendisi): sırt ağrım için yaptırdım. ilk günde geçti. vücudumdan 50 kilo ağırlığı atmış gibi hissettim. inanın bu kadar fark edeceğini tahmin etmemiştim. uykularımda da dinlenmeye başladım. benden sonra ailede herkes hacamat oldu. özellikle kızlarım memnun kaldı, çünkü sivilceleri geçti.
halime ulucan (37 yaşında, ev hanımı): kalp kapağımdan doğuştan rahatsızdım. nefes almakta zorlanıyordum. bir yerden bir yere gitmek işkenceydi benim için. bir de şiddetli migrenim vardı, 2 saatte bir hap alıyordum. tedavinin ardından migren ağrılarım geçti. hap kullanmıyorum ve nefes almam kolaylaştı.
nafiye hepgezerim (35 yaşında ev hanımı): psikolojik sorunlarım vardı. uzun yıllardır depresyon ilaçları kullanıyordum. ve hep uyuyordum. hacamat mutlu olmamı sağladı. rahatladım, her şeyi dert etmemeye başladım.
nurten çarkçı (56 yaşında diş hekimi): mesleğim gereği hep ayakta durmak zorundayım. ve ayak bileklerim çok ağrıyordu bu yüzden. bileğimi dairesel hareketler yaparak geçici olarak rahatlatmaya çalışıyordum. ilaçlarsa ağrıyı kesiyor, etkisi geçince yeniden başlıyordu. bel, diz, bilek hacamatlarından sonra hareket ederken ağrı çekmemeye başladım.
bilinen faydaları
kılcal damarlardaki tıkanıklığı açar.
kan ve dokulardaki gaz ve toksinlerin atılmasını sağlar.
kaslardaki sertliği ve ödemi çözer.
kan üretiminden sorumlu organları (kemik iliği, karaciğer, dalak) uyarır.
bağışıklık sistemini kuvvetlendirir, vücuda direnç kazandırır.
ağrıları giderir, hastalıkları önler.
bel tutulması, eklem ağrısı, baş ağrısı, bel-boyun fıtığı ve kireçlenmeye bağlı ağrıları giderir.
kaygı bozukluğu, depresyon ve korkulara karşı etkilidir.
dalak ve karaciğer hastalıklarını tedavi eder.
tansiyonun dengelemesine yardımcı olur.
zehirlenmeye karşı etkilidir.
büyü ve sihire karşı etkilidir.
aklı, hafızayı ve anlayışı artırır.
migreni giderir.
çıban, sivilce, kist ve tümöre iyi gelir.
enerji ve key (canlılık) yollarındaki akımı düzenler.
kan damarlarının tıkanmasını önler.
dikkati artırır.
hacamatın ruh sinir hastalıklarına şifası
genel
hacamattv tarafından
hacamatın ruh ve sinir hastalıklarına çaresi
peygamber efendimiz (s.a.v)’in bize müjdesi olan bu hadis ile başlayalım.
“allah, şifasını vermediği hiçbir hastalığı yaratmamıştır. onu bilen bildi, bilmeyen de bilmedi” (buhari, kader, 4)
ne güzel bir müjdedir. allah, bütün hastalıklara şifa vermiştir. o şifanın vesilesini bulmak gerekir. gelelim günümüzün en yaygın ruh hastalıklarına ve çaresine.
endişe: yerinde duramama, uyumakta güçlük, kalp atışlarının hızlanması, mide rahatsızlıkları, çarpıntılar ve kasların gerilmesidir.
panik atak: nefes tıkanması, kalp çarpıntısı, göğüs ağrıları, boğulma hissi, titreme, baygınlık ve krizlerin aniden gelmesidir.
fobiler: belli bir duruma ya da nesneye karşı duyulan, mantıklı bir açıklaması olmayan korkudur: hayvanlardan, yüksekten, uçağa binmekten, kapalı alanda kalmaktan vs.
depresyon: üzüntü ve ızdırap duygusu, umutsuzluğa kapılmak, uykusuzluk, kişinin kendi gözündeki değerinin azalması ve bu nedenlerle fiziksel sağlığın da bozulmasıdır.
mani: depresyonun tam tersi bir durumdur. sürekli uyanıklık ve yorulmak bilmez bir hareketlilik,- birdenbire kızgınlığa dönüşebilen aşırı iyilik hali,- uyku ihtiyacının azalması veya günlerce uykusuz kalma, kendini aşırı beğenme ve kendine aşırı güvenme genelde bu hastalık için tipikdir.
şizofreni: düşünme ve algılama bozukluklarına yol açan bir grup hastalığa verilen genel isimdir.
belirtileri: hayal görme, bazı sesler duymak, bazen de birçok sesin kendisi hakkında tartıştığını duymak, düşünce ve hareketlerinin dışarıdan kontrol edildiğine inanmaktır. bilim adamları bu hastalığın genetik olduğuna karar vermişlerdir. ancak hastalarda herhangi bir yapısal veya biyokimyasal beyin bozuklukluğuna rastlanmamıştır.
ruh hastalıklarına çaresi
ruhî hastalıkların sebebi bu günümüzde, modern dünyada çok az anlaşılmaktadır. ancak kur’an-ı-kerim’de gayet açık bir şekilde anlatılır:
“kim, rahmân’ın zikri’ni görmezlikten gelirse biz onun başına bir şeytan sararız. artık o, onun ayrılmaz dostudur. ” (zuhruf suresi, 36).
bu “şeytandan” kurtulmak için, doğal tıbbi tedaviye ve manevi tedaviye sıkı sarılmaktan başka yol yoktur. devamlı abdestli olmak, ibadetleri düzeltmek, bol kur’an-ı-kerim okumak ve allah’ı devamlı tesbih etmek gerekir.
peygamber efendimiz (s.a.v.): “vesvese şeytanın tohumudur. tarlası tokların karnıdır. tokken olan vesveseler kuvvetli ve artıcı olur. vesvese ateşi açlıkla söner. mecnun(deli) aç kalınca, deliliği kalmayıp, akıllı olur”, buyurmuşlardır.
ruh hastaları açlıkla birlikte muhakkak hacamat yaptırmaya başlamalıdır. çünkü onlar “şeytanlarını” sadece hacamatla ve kur’an-ı kerim okurnakla kontrol edebilirler.
melun şeytan hilelerini efendimiz (s.a.v) itiraf ediyor: ben allah’tan 10 şey taleb ettim. bunlardan biride insanların kan damarlarını bana yol yap. bunu da kabul etti. böylece ben, onların içinde akıp giderim, gezerim. hemde nasıl istersem.
özetleyecek olursak;
1. ruh hastalıklarının sebebi kuran’da ayetle bildiriliyor
“kim, rahmân’ın zikri’ni görmezlikten gelirse biz onun başına bir şeytan sararız. artık o, onun ayrılmaz dostudur. ” (zuhruf suresi, 36).
adı üstünde ruh hastalığı, biz allah’ı unutursak ruhumuzun düşmanı olan şeytanı bize ceza olarak yollar oda çeşitli vesveselerle ruhumuzu hasta etmeye uğraşıp durur.
sonra da ilaçlarla tedavi olmaya çalışıp dururuz
2. oysa peygamberimiz (s.a.v) 1400 yıl önce hadislerinde buyurmuştu ki.
”seytan ademoglunun damarinda kan dolaşır gibi dolaşır. (bırakmaz peşini.)”
ravi: hz. safiyye (r.anha)
3. melun şeytan’da bu hilesini efendimiz (s.a.v) itiraf ediyor: ben allah’tan 10 şey taleb ettim. bunlardan biride insanların kan damarlarını bana yol yap. bunu da kabul etti. böylece ben, onların içinde akıp giderim, gezerim. hemde nasıl istersem.
4.kafadan ve sırttan belirli noktalardan hacamat yapılarak şeytanın insan beynine ve kalbine vesvese verdiği yerlerdeki birikmiş pis kan boşaltılınca allah’ın izni ile onun vesveselerinden ve doğal olarak ruh hastalıklarından kurtulmuş oluyoruz.
şeytanın insana vesvese verdiği yerleri işaretledik
unutmayalım ki şifa allah’tandır. hacamat sadece allah’ın şifasını alabilmemiz için bir vesiledir.
efendimiz (s.a.v) hacamatın büyüleri iptal ettiğini bildirmiştir. cübbeli ahmet hocanın hacamatın büyeye de iyi geldiği hakkındaki videosu
kütüb-i sitte hadis-i şerifleri hacamat
6996 - hz. enes radiyallahu anh anlatiyor: "resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "mirac sirasinda yanlarindan gectigim her cemaat bana mutlaka "ey muhammed! ummetine hacamat olmalarini emret!" demistir."
6997 - hz. ali radiyallahu anh anlatiyor: "(bir gun) cebrail resulullah aleyhissalatu vesselam'a, ahdaayn (boynun iki tarafindaki damar) hizasindan ve kahilden (iki omuzun arasi) hacamat olma emrini getirdi."
6998 - hz. cabir radiyallahu anh anlatiyor: "resulullah aleyhissalatu vesselam (bir keresinde) atindan bir hurma kutugu uzerine dusmus ve ayagi cikmisti."
ravi veki' der ki: "yani resulullah aleyhissalatu vesselam, bir incinmeden dolayi ayaginin ustunden hacamat ettirmistir."
hacamat nedir:
hacamat
kan aldırmak tıbbı nebevi ‘de kan aldırma işlemi alınan kanın bir başka hastaya verilmesi ile değil tamamen sağlık amaçlı olarak yapılmaktadır. kan aldırma işlemine hacamat denir. kan vücuttan çıktığında yerine plazma adı verilen bir vücut sıvısı geçecek ve kanın sulanması sağlanmış olacaktır. akışkanlık özelliği artan kanın aynı zamanda çevredeki , beyin ve karaciğerdeki dolaşımı da düzelmiş olacaktır.
kanın alınma şekilleri
deri hafifçe bir neşter ile çizilir ve üzerine ağzı geniş bir cam kavanoz (eskiden bu işlem için boynuz kullanılırmış) kapatılarak emici gücün etkisi oluşturulur ve kirli kan vücuttan çıkarılır. bu yöntem vücudun değişik yerlerine uygulanılmakta ve hasta organa yakın yerler özellikle tercih edilmektedir. örneğin peygamberimiz baş ağrısından dolayı alnının her iki yanından ,zehirlenmeden dolayı her iki omuz başı arasından ,topuğundaki bir incinmeden dolayı da ayağının üzerinden kan aldırmıştır.(6)
ikinci kan aldırma yöntemi ise ön kolun üst kısmından girilerek direkt damardan alınmasıdır. genel kan dolaşımından alınan bu kan derin vücut dokularındaki kirlenmiş kanın dışarıya çıkmasını sağlamaktadır.
(6) e. davud tıp h. 3859. 3860, tirmizi tıp h. 2052, i. mace tıp h. 3484. 3484
kan aldırmanın faydaları
peygamber efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) hadis-i şerif'de "mirac'dan inerken hangi melek cemaatine rastlasam. ey muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem)! ümmetine hacamat olmalarını emret! dediler." buyurmuştur.
peygamber efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) hayber'de zehirli koyun buduyla zehirlenildiği zaman, cebrail aleyhisselâm kendisine hemen kafasının arkasından hacamat yaptırmasını söylemiştir.
"hacamat her hastalığa faydalıdır,uyanık olun hacamat olun."
kafadan hacamat olmak; delilik, cüzzam, gece körlüğü, alaca, başağrısı, diş, göz, kulak gibi hastalıklara ve daha birçok hastalığa şifadır. "kafadan hacamat olmak her hastalığın ilacıdır"hadis-i şerif
hacamat 70 hastalığa şifadır. bunlardan bazıları; kanser, cüzzam, delilik, alaca hastalığı,kısırlık ve daha bir çok hastalık. kanser olup ameliyat olması gereken bir kişide, hacamattan sonra kanser kütlesinin yok olduğu görülmüştür. hacamatta kanser'den kısırlığa kadar birçok hastalığa şifa vardır.
hacamat iki türlü amaç için olur bunlar; 1-korunma 2-tedavi (tedavi amaçlı olduğu zaman,mevsim ve ayın günleri gözetilmez, ancak haftanın günleri gözetilmeye çalışılır.)
hacamatın faydası akılla bilinebilecek bir şey değildir, nakille bilinir.
hacamatın faydalı olduğu yaşlar, 2 yaş ile 60 yaş arasıdır.
kadınların adet nedeniyle hacamata ihtiyacı yoktur görüşü yanlıştır. adet şifayı gerektirmez, şifa için hacamat olmaları gerekmektedir. efendimiz'in (sallallahü aleyhi ve sellem) hanımları hacamat olmuşlardır. kendilerine cin musallat olan kadınlara hacamat yapıldığı takdirde 6 ay cinler yaklaşamıyor.
hacamatta derinin altındaki uyuşuk kan alınıyor. damardan kan vermekte faydalıdır ancak efendimiz(sallallahü aleyhi ve sellem) ve selef bunu yapmamışlardır.
büyük alimler 3 ayda bir hacamat olurlardı.
hacamat esnasında ayet-el kûrsi'nin olunması, hacamatın faydasını iki katına çıkarır.
(7 kere okunması gerektiğini söyleyenler vardır.)
şeytanın vesveselerine karşı kalbin arkasından yapılan hacamat çok faydalıdır.
50 senelik kökleşmiş büyünün, hacamatla kaldırıldığı rivayeti vardır.
çift uzuvlarda hacamat faydalıdır.(iki diz, iki ayak gibi…)
kansızlık, şeker ve kan hastalıklarından birisi bulunan kişiler doktorun izniyle ve usta bir hacamatçıya en uygun yerden en fazla 1 kere hacamat olmalı…
bir insan bünyesine, dayanıklılığına ve vücudunun kan oranının azlığına yada çokluğuna göre 1 yerinden, 8 yerine kadar aynı anda hacamat olabilir.
hacamat gününe ve şartlarına uyulmazsa şifa değil hastalığa sebep olur…
hacamatçı işini ehli olmalı ve hacamat yapılacak yerleri çok iyi bilmelidir. hacamat yaptırırken başta sünneti seniyye sonra da mesela şifasını istediğiniz hastalığa şifa yada zahiri ve batıni hastalıklardan korunma niyetiyle yapılırsa daha iyi olur.
en faydalı yerler
-en faydalı yer kâhildir (iki kürek arasının 10 cm üstü).
-sonra ehdeayn (2 kulak arkası).
-sonra kalbin arkasıdır
en uygun zaman
eğer insan vücudundaki kan hücreleri yanyana dizilecek olsaydı, 96.500 km'lik bir şerit oluşturacaklardı, yani dünyanın çevresini 2 kez dolaşmaya yeterli bir uzunlukta olacaklardı.
minik bir kan damlasının %50'sinde, 5 milyon alyuvar, 10 bin akyuvar ve 250 bin trombosit vardır. diğer yarısını ise plazma teşkil eder.
bir akyuvarın kalbinizden başınıza gidip gelmesi yaklaşık 10 sn, ayak baş parmağınıza gidip gelmesi ise yaklaşık 1 dakika sürer. bir gün içinde bu akyuvar vücutta binden fazla tur yapar.
akyuvarlak saniyede 1.2 milyon tane olmak üzere kemik iliğinde yaratılır. bir ömür boyunca buralarda yaklaşık yarım ton akyuvar yaratılır.
eskiden beri hacamatın her türlü rahatsızlığa iyi geldiği düşünülmektedir. frederick, savaşlarda sinirlerini yumuşatmak için hacamat yaptırırdı. xııı. louis ise 6 ay içinde 47 hacamat yaptırmıştı.
"ölüm hariç her hastalığın ilacı vardır"
peygamber efendimiz kendisi ilaç kullanır, eshabına da , "ey allahın kulları! ilac kullanın!" buyururdu. bir kere de, "her hastalığın ilacı vardır. yalnız ölüme çare yoktur" buyurdu. ilac, kaza ve kaderi değişdirir mi dediklerinde, "kaza ve kader, insana ilacı kullandırır" buyurdu. bir defasında da, "bütün meleklerden işittim ki, ümmetine söyle, hacamat yaptırsınlar. yani kan aldırsınlar dediler" buyurdu.
ilac üç türlüdür: birinci kısm ilacların tesiri, faydası katidir, meydandadır. ekmeğin açlığı, suyun susuzluğu gidermesi böyledir. ölmiyecek kadar ve namazı ayakda kılabilecek kadar yemek, içmek farzdır. bu kadar yememek büyük günahdır. faydası kat'i olan ilacları kullanmak farz olmaktadır. tesiri kati olan sebeblere yapışmanın vacib bunları kullanmayıp zarar görmek günahtır. tesiri muhakkak olan bu gibi ilacları kullanmamak tevekkül değil, ahmaklıktır ve haramtır.
ikinci kısm ilacların tesiri kati olmadığı gibi, zan ile de değildir. fayda ihtimali vardır. fen yolu ile tecribe edilmemiş maddeler ve kur'an-ı kerimden olmayan, manasız yazılar kullanmak ve ateşle dağlamak ve uğurlu sanarak kullanılan şeyler böyledir. tevekkül etmek için, bunları kullanmamak lazımdır. peygamber efendimiz, bunları kullanmak, sebeblere fazla düşkün olmak alametidir, buyurdu.
üçüncü kısm ilaclar, birinci ve ikinci kısm arasında olanlardır. bunların faydaları hadisle sabittir, damardan kan alma, deriden hacamat yapmak, müshil almak,bazan bunları kullanmamak daha iyi olur. peygamberimiz, hacamat olunuz ki, kan artarsa (ya'ni tansiyon yükselirse), ölüme sebeb olur" buyurdu. bir defasında da "allahü teâlânın ölüme sebeb yapdığı hastalıklardan birisi, kanın artmasıdır" buyurdu.
peygamberimiz, sa'd bin mu'az için, fasd yani damardan kan aldırmasını emir buyurmuştu.. peygamberimiz, her gece sürme sürerdi. her ay hacamat olurdu. vahy geldiği zaman, mubarek başı ağrırdı.
hacamat kısaca deri altında birikmiş , vücutta hastalıklara neden olan toksik kanın vakumlanarak dışarı alınması işlemidir.hacamat rasulullah ( s.a.v ) efendimizin şiddetle tavsiye buyurduğu ve bizzat kendilerinin de uyguladığı sünnet olan çok önemli bir tedavi metodudur.
deri altında birikmiş olan kan , kan özelliğini yitirmiş koyu renkli pelte kıvamındadır ve bağışıklık sistemimizi olumsuz yönde etkileyerek birçok hastalığa kapı aralamaktadır.
  hacamat ağrısız, acısız, yatak istirahatsiz, iş gücü kaybı olmadan tatbik olunan bir tedavi metodu olup ,hastalıklardan korunmanın ve sağlıklı yaşamanın en kolay yoludur.
‘hacamat’ kelimesi arapça ‘emmek, normal formuna getirmek’ anlamlarını taşır. hacamat uygun zaman dilimlerinde belli aralıklarla usulüne uygun olarak yapılırsa , vücüdun dışarıya atamadığı ağır metaller, toksinler, serbest radikaller, kullanılan ilaçların ve hormonlu gıdaların vücutta bıraktığı kalıntılar emilerek bedenimizin normal formuna gelmesi sağlanmış olur.
hacamat islam ülkelerinde çok yaygın olmakla birlikte avrupa ülkeleri dahil tüm dünyada uygulanan bir tedavi metodudur.
geleneksel olarak boynuzla, cam kupalar veya vakum setleri yardımıyla yapılabilir. kesme işlemi ise genelde jılet yardımı ile yapılırken kliniğimizde hijyenik olması açısından bistüri ile yapılmaktadır.
hacamatın genel faydaları
hacamat her şeyden önce bir kan verme eylemi olduğundan kan vermenin tıbbi faydaları başlığında bütün faydalara haizdir.
hacamat kanserden kısırlığa kadar birçok hastalığa karşı hem koruyucu hem de tedavi edici özelliğe sahiptir.
______________________________________
► baştan hacamat olmak; delilik, cüz zam, gece körlüğü, alaca, baş ağrısı, diş, göz, kulak gibi hastalıklara ve daha birçok hastalığa şifadır.
► hacamat bağışıklık sistemini kuvvetlendirir, vücuda direnç kazandırır.
► kırmızı kan hücrelerini (alyuvarları) büyüten kanı katılaştıran, dolaşımı bozan fazla asitleri hacamatla vücuttan dışarı atabiliriz.
► kan ve dokulardaki gaz ve toksinleri atar.
► ödemleri çözer.
► bağışıklık sistemini kuvvetlendirir, vücuda direnç kazandırır.
► kan üretimi ile görevli organları uyarır.
► beyin fonksiyonlarını canlandırır.
► ağrıları giderir.
► hastalıkları önler.
► bel, boyun fıtığı, eklem ağrıları, karaciğer, kalp hastalıkları, psikolojik hastalıkların ve bunun gibi tüm hastalıkların tedavisinde yardımcı olur.
► göze canlılık verir, gözün görme kabiliyetini artırır. başından hacamat olan bir insan bunu hemen fark eder.
► unutkanlık ve dikkat eksikliği olanlar; okuduğunu zor anlayanlar için kafadan hacamat (kupa terapisi – cupping therapy) çok faydalıdır. hacamat ezber kuvvetini artırır.
► metabolizmayı düzenleyerek bağışıklık sistemini güçlendirir. hacamat yaptıranlar daha az hastalıklara yakalanır, daha sağlıklı ve daha dinç görünüme sahip olurlar.
► vücuda canlılık ve enerji verdiğinden dolayı cilt ve vücut daha genç görünür.
► değişik nedenlerden dolayı vücudun belli noktalarında biriken toksinler dışarı alındığında vücudun bio-elektrik enerji si ve aura sı yoğunlaşır. buda daha az uyku ve daha dinç yaşam demektir.
► akciğer tarafından yeterince temizlenemeyen kan zamanla daha koyu hal alır, kılcal damarları tıkamaya neden olur. hacamatla bu toksik maddeler arındırılarak organlar daha düzenli çalışmaya başlar.
► tansiyon, migren, bel fıtığı, pisikolojik hastalıklar, depresyon, düşük yaşam enerjisi (qi) eklem ve romatizma ağrıları için bir çok ilaçtan daha tesirli olup ilaçlar gibi hiç bir yan etkisi de yoktur.
► hacamat yaptıranların analitik düşünme yetenekleri artar, hızlı ve doğru karar alma yetenekleri gelişir.
► sağ ve sol beyin lobları daha etkin ve dengeli kullanılmaya başlanır.
► çocuklarda ve gençlerde hacamat daha dengeli bir ergenlik, geçirmelerine yardımcı olur.
► lenfatik sistemi (mikroplarla savaşan lenf sistemini) harekete geçirir.
► daha hacamat yaptırmaya başlar başlamaz beyin ağrı kesici etkiye sahip endorfin salgılamaya başlar.
► depresyona maruz, psikolojik rahatsızlıkları olanlar, histeri, uykusuzluk, ankesiyete, ilaç bağımlılarını hacamatla başarıyla tedavi etmek mümkündür.
► ağrı eşiği düşük olanlar için çok faydalıdır.
► hacamat yaptıranların bağışıklık sistemi hastalıklara karşı daha dirençli olur. ve düzenli hacamat yaptıranlar kolay grip ve soğuk algınlığına yakalanmaz.
► yüksek kan basıncını düşürücü ve dolaşımı düzenleyici etkisi vardır. deri üzerinde atıl durumda ki kan ve damarları çevresindeki pleksus lifleri uyarılmak sureti ile ve tıkanıklığa sebebiyet veren jöle kıvamındaki damarda dolaşmayan atıl maddelerin temizlenmesi ile dolaşımı düzenleyici etkisi vardır.
► hipofiz bezini uyarmak sureti ile yapılan hacamat görevi hormonların salgılamasını kontrol eden bu bezeyi daha etkin hale getirir. aşırı kilo başta olmak üzere bir çok hormonlarla alakalı konularda çok tesirlidir.
hacamat nasıl yapılır:
modern ve hijyenik hacamat kupaları (kupa çekme seti) 3-7 dakika hacamat uygulanacak bölgeye vakumlanır. bu vakumlama ile vakumlanan bölgedeki pis kanı toplar.
hacamat kupalarının yeteri kadar beklemesi sonucunda orası iyice uyuşur sonra kupalar çıkarılır ince ince jiletle kesikler atılır, (0.5cm uzunluğunda, 1-2 mm arası derinlikte) sonra kupalar tekrar çizik atılan yerlere takılır böylece vücuda zarar veren fazla ve pis kanlar kupa içinde toplanır.
kupa bardaklar dahil tüm malzemeler, eldiven kesici aletler vs. tek kullanımlık olmalıdır. hijyen ve temizlik çok önemlidir.
hacamat yapılacak kişiyi , kan dolaşımı rahat olacak şekilde oturmalıdır. oturur pozisyon da ayak tabanları yere basacak şekilde olmalıdır. ayak tabanları yukarıda kalıyorsa ayak altına basamak koyulabilir. yüzükoyun, yatarak hacamat yaptırılmaz. bu çok önemlidir. yüzükoyun yaptırmak ve hacamat’ dan sonra uyumak sağlık açısından uygun değildir.
hacamat tedavisi tansiyon, migren, baş ağrısı, romatizma, eklem ağrısı ve benzeri hastalık tedavisi için yapılıyorsa zaruret olması açısından mevsim veya ay günlerine bakılmaksızın en kısa zamanda yapılması gerekir. yılda 2 ila 4 defa hacamat yaptırmak uygundur. en iyisi her mevsim başı yaptırmaktır.
hacamat nerelere yapılır
kafa arkası: kafadan hacamat en fazla unutkanlık , öğrenme ve ezberlemeyi kolaylaştırmak için yapılır. bu nedenle kuran hafızları ve alimler belli aralıkta mutlaka kafadan hacamat olurlardı.
bu bölgeden yapılan hacamatın, tansiyon, migren, kulak çınlaması, burun hastalıkları, parkinson, alzemier, unutkanlık gibi nörolojik birçok hastalığın tedavisinde önemli ölçüde olumlu etkileri olmaktadır.
kulak arkası: bu iki bölge uygulamasında, kulak hastalıkları ile beraber sinüzit, boğaz hastalıkları, baş ağrısı, migren, karaciğer ve safra kesesi hastalıklarına da iyi geldiğini söyleyebiliriz.
omuzlar : boyun fıtığı ve kireçlenmesi, kol ve omuzlardaki romatizma ve ağrılar, akciğer hastalıkları ve tansiyon problemleri, migren, uyuşma, halsizlik,saç dökülmesi, kepek, baş ağrısı ve baş dönmesi gibi hastalıklarda uygulanırsa olumlu sonuçlar alınır.
boyun bölgesi altı : tiroid, nodül ve lenf bezi hastalıkları ile boyun fıtığı ve kireçlenmesi, göz hastalıkları, iltihaplı romatizma, baş dönmesi, sinüzit ve migren gibi hastalıklarda bu bölgeden yapılan hacamat kürleri çok başarılıdır.
kalp bölgesi: hacamatın en çok uygulandığı önemli bir noktadır. peygamber efendimiz (sav) in vesvese, evham yani panik atak – depresyon hastalıklarında önerdiği ana merkezlerden biridir. bu bölgeden yapılacak hacamatın kalp , akciğerler ,safra hastalıkları, tansiyon , immun ( bağışıklık sistemi ) üzerinde çok olumlu etkileri vardır. vücut bioelektrik enerjisi hemen artar, aura güçlenir.
karaciğer arkası: bu bölgedeki uygulamalar genelde karaciğer temizliği ve safra taşları için çok faydalıdır. halsizlik, yüksek kolesterol, tansiyon ( v.b.) için ideal noktadır. günde 8-10 saat uyuduğu halde hala yorgun olanlar için mutlak tavsiye edilir. yorgunluğun temel nedenlerinden birisi karaciğerin görevini tam olarak yapamayışından kaynaklanır.
sırt omirlik yanları: neredeyse 20 değişik nokta vardır. en çok sırt ağrılarında ayak ve bacak uyuşmalarında, bel fıtığı tedavilerinde uygulanır.
diz hizası ve baldır: burada yapılan hacamat genelde varis ve romatizma şikayetleri içindir. 20 değişik bölge vardır , çok sık uygulanan 6-7 nokta mevcuttur. bu noktalardan uygulanan hacamat, romatizma ağrılarını çok hızlı şekilde azaltarak minimuma indirger. hacamat uygulaması sonrası kılcal damarların dolaşımı hızlanması sebebiyle varis tedavisinde de çok etkilidir.
çocuklarda hacamat
çocuklar için hacamat alt sınırı teorik olarak 2 yaş olarak belirlense de malezya endonezya gibi müslüman ülkelerde 45 günlük bebeklere dahi uygulandığı ve hacamat yapılan bebeklerde akıtılan 2-3 damla kan sonrası gece ağlama ve huysuzluk durumlarının kalktığını ve daha rahat uyuduklarını belirten aileler çoktur.
hacamat’ın en fazla fayda gösteren ve tesir edeni çocuklara yapılanıdır. iranda kermenşah tıp fakültesinde 1 yaş üzeri 10 yaş altı 4 bin denek den 3 bin çocuğa hacamat yapılmış , diğer bin çocuğa hacamat yapılmamış ve aradaki fark şöyle gözlemlenmiştir;
• hacamat yaptırdıktan sonra, hacamat yapılmayan çocuklara göre çok daha az soğuk algınlığına ve gribal enfeksiyon hastalıklarına yakalanıyor ve bağışıklık sistemleri güçleniyor. ( bu yetişkinler içinde geçerlidir.)
• huysuzluk, hareket bozuklukları, asabiyet, agresif ve ters hareketleri en aza inmektedir.
• hızlı büyüme, boy ve kilo artışı hacamat yapılan çocuklarda daha olumlu farklar görülmektedir.
• yemeğe karşı iştahları artar.
• çocuklarda ve ergenlerde konsantrasyonları artırıp, öğrenmeleri, zekâları ve hafızaları güçlendirmesi.
• ergenlikte cinsel yönden buluğa erme buhranını daha müteadil kılar ve sakin bir şekilde seyretmesini sağlar.
• daha güzel ve diri bir yüz, cilt ve saç kazandırır.
• en önemlisi ailelerin sürekli şikayet ettiği huysuzluk diye tabir edilen sürekli mutsuz çocuklarda çok tesirlidir.
• kafadan ve kulak arkasından hacamat olan çocuklarda yaşıtlarına göre derse olan ilgileri ve öğrenme hızında çok fazla artış gözlemlenmiştir.
• çocuklarda , yaşlarına göre daha olgun tavırlar sergiledikleri görülmüştür.
• altına ıslatma problemleri olan çocuklarda %92 oranında başarı gözlemlenmiştir. bunlardan %83 oranı tamamen altına ıslatmayı bırakmış, küçük bir oran ise çok az veya nadiren ıslatma sorunu kalmıştır.
 
 ·  Translate
1
Add a comment...

süleyman özdemir

Shared publicly  - 
1
Add a comment...

süleyman özdemir

Shared publicly  - 
 
HACAMAT FAYDALARI
1.METOBOLİZMAYI DÜZENLEYEREK (HIZLANDIRARAK) BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ GÜÇLENDİRİR. HACAMAT YAPTIRANLAR DAHA AZ HASTALIKLARA YAKALANIR, DAHA SAĞLIKLI VE DAHA DİNÇ GÖRÜNÜME SAHİP OLURLAR.
2.VÜCÜDA CANLILIK VE ENERJİ VERDİĞİNDEN DOLAYI CİLT VE VÜCUD DAHA GENÇ GÖRÜNÜR.
3. HACAMAT YAPTIRANLARIN BİO ELEKRİK ENERJİ Sİ VE AURASI YOĞUNDUR. BUDA DAHA FAZLA ENERJİ, DAHA AZ UYKU VE DAHA DİNÇ YAŞAM DEMEKTİR.
4. AKCİĞER TARAFINDAN YETERİNCE TEMİZLENEMEYEN KAN ZAMANLA DAHA KOYU HAL ALIR, KILCAL DAMARLARI TIKAMAYA NEDEN OLUR. HACAMATLA BU TOKSİK MADDELER ARINDIRLARAK ORGANLAR DAHA DÜZENLİ ÇALIŞMAYA BAŞLAR.
5. MİGREN, BEL FITIĞI, EKLEM VE ROMATİZMA AĞRILARI İÇİN BİR ÇOK İLAÇTAN DAHA TESİRLİ OLUP İLAÇLAR GİBİ HİÇ BİR YAN ETKİSİDE YOKTUR.
6. HACAMAT YAPTIRANLARIN ANALİTİK DÜŞÜNME YETENEKLERİ ARTAR, HIZLI VE DOĞRU KARAR ALMA YETENEKLERİ GELİŞİR.
7. SAĞ VE SOL BEYİN LOBLARI DAHA ETKİN VE DENGELİ KULLANILMAYA BAŞLANIR. 8. ÇOCUKLARDA VE GENÇLERDE HACAMAT DAHA DENGELİ BİR ERGENLİK, GEÇİRMELERİNE YARDIMCI OLUR.
9. LENFATİK (MİKROPLARLAR SAVAŞAN LENF SİSTEMİ) Nİ HAREKETE GEÇİRİR.
10. HACAMAT YAPTIRAN KİŞİLER ZAMANLA İÇ DÜNYALARINDA KENDİLERİ VE YARADANLA BARIŞIK, ÇEVRESİ SOSYAL, ARKADAŞLARI TARAFINDAN ARANAN BİRİSİ HALİNE GELİR. BUNUN NEDENİ KAYGI VE ENDİŞELERDEN ARINMIŞ HERKES ÇEVRESİNE ENERJİ VE HUZUR YAYAR. POZİTİF ENERJİ DE DENİLEN DENGELİ, SUKUNET HALİ OLUR.
11. DİŞ ETİ ÇÜRÜMELERİ, DİŞ ÇÜRÜMESİ, AĞIZ KOKUSU VE DİŞ ETİ HASTALIKLARI DÜZENLİ HACAMAT YAPTIRANLARDA OLMAZ!
 
BİR HADİS-İ ŞERİFDE PEYGAMBER EFENDİMİZ(S.A.V) BUYURUYORKİ;  ‘SİZİN TEDAVİ OLMAK İÇİN BAŞVURACAĞINIZ EN İYİ ÇARE SÜLÜK VE HACAMATTIR’ (HADİS-İ ŞERİF) (NESEİ)
 
HACAMAT(kupa) TEDAVİSİ YAPILIR
Süleyman ÖZDEMİR
0532 726 38 82
e-posta suleyman.ozdemir42@hotmail.com
 ·  Translate
1
Add a comment...

süleyman özdemir

Shared publicly  - 
 
Sağlık için,Hacamat,kupa,tedavi,yapılır,hacamat faydaları,haccam,süleyman ÖZDEMİR 0532 726 38 82 
suleyman.ozdemir42@hotmail.com
 
HACAMAT TEDAVİSİ  İLE ŞİFA BULANLAR
1-Hasta Adı: Enes CoşkunYaşı: 9Şikayetleri: Göz allerjisi, dikkat dağınıklığı, hiper aktifMeslek: Yaramazlıkİkamet: AnkaraBen songül Coşkun, Ankara Orandan.Oğlum 3 aylık iken gözünde aşırı çapaklanma sonucu doktor göz damlası verdi. 9 yıl boyunca sürekli değişik göz damlaları kullandık. Hatta bazen gözündeki yanmalar belli zamanlarda yoğunlaşmasından dolayı gün boyunca cebimde çantamda o sprey olmadan dışarı bile çıkmadım.2012 Ramazan öncesi oğlumu dayısı hacamata getiridik. Abim kafadan yaptırınca oğlumda cesaret alıp bir umut olur diye 1 seans (4 kupa) kafadan hacamat yapıldı. aradan 2 ay geçti 1 defa bile sprey kullanmadık.Gözlerdeki yaşarma ve çapaklanmalar tamamen geçti.Herkese hacamatı tavsiye ederim.
2-Hasta Adı: ZübeydeYaşı: 32Şikayetleri: Fibromiyalji, migren, sidetli sırt ve omuz ağrılarıMeslek: Ev Hanımıikamet: Antalya antalyadan 32 yaşında ikiz bebek annesiyim sırt ağrım ve migren hastasıydım hacamat olmadan önce ceşitli teşhisler kondu fibromiyerşi migren sinir sıkışması falan 4 yıldır doktor doktor tedavi sonuc alamadım.hacamat yaptırdım hocamın önerdi şekilde iki kez baştan iki kez sırttan son kez ayaktan ben kesin cözülür bir şekilde kurtuldum her yıl bir kez yaptırmayı düşünüyorum Allah razı olsun hacamat yapandan.
3-Hasta Adı: Abdurahman YeşilYaşı: 43Şikayetleri: Boyun ağrısı, baş ağrısı Meslek: Memur İkamet: Istanbul 3 seans hacamat yaptırdım. Daha önceleri geldiği zaman geçmek bilmeyen ve bazen haftalarca süren boyun ve baş ağrılarım olurdu.Bu ağrılar geldiğinde hemen hemen denemediğim ilaç kalmazdı. Hacamat yaptırdıktan sonra ağrılarımdan eser kalmadı.Sebeb olanlardan Allah CC razı olsun. Hakikaten Hacamat mucize bir şey!!!
4-Hasta Adı: Ahmet GüçYaşı: 34Şikayetleri: Şiddetli başağrısı, migren, Halsizlik, Göz kararması, Abuk subuk rüyalarMeslek: Mado Pastanesi Beylikdüzü Müdürİkamet: Istanbul
34 yaşında yıllardır, başağrısı ve migren problemleri ile yaşadım. En son kullanmaya başladığım ilaç sayısını bile hatırlamıyorum.5 ay önce Migreninizi %80 oranda tedavi ederiz deyince gülüp geçtim, ama sadece sünnet olan bir uygulama olduğu içinde bir denemek istedim.Daha ilk seansta çok büyük rahatlama oldu. Bügün ilk kez kafadan yaptırdım (bu 5 inci seans)! ve sanki bu kafa artık benim kafa değilmiş gibi rahatladım. İlaçların tamamını 2 ay önce çöpe attım. 2 aydır hiç ilaç kullanamdım bir kez bile başım ağrımadı. migrenim %80 yerine sanki %100 iyileşti.Herkese hacamat'ı tavsiye ederim.
5-Hasta Adı: Engin BaşkanYaşı: 37 Şikayetleri: Yorgunluk, aşırı halsizlik, Unutkanlık, asabiyet, Dikkat dağınııklığı Meslek: Serbest Ticaretİkamet: Istanbul
Sanki kafamın içi boşaldı, sanki bu kafa benim kafa değil artık. Bütün rahatsızlıklarım kayboldu
6_Hasta Adı: İbrahim İlker...Yaşı: 35Şikayetleri: Şiddetli başağrısıMeslek: Fatih ;Üniv. Bilgi işlem personeli Bilgisayar müh.İkamet: Istanbul
Haftada bir kaç kez olan baş ağrılarım daha ilk hacamatdan sonra çok azaldı. Sırtım ve omuzumdaki sertleşmeler çok büyük bir oranda daha 1inci hacamat dan sonra azaldı. 3 üncü Hacamat dan sonra hiç ağrı kalmayacağını söyledi. Çok umutluyum.
Hacamat ın bu kadar rahatlatacağını hiç düşünemedim. İnşallah bir kaç kez daha düzenli olarak yaptırıp daha iyi neticeler almayı ümit ediyorum Allah utandıırmasın!
05,05,2012 İbrahim İlker KARAASLAN
7_Hasta Adı: Ruzin İmdatYaşı: 35Şikayetleri: İtihaplı Eklem RomatizmasıMeslek: Mali Müşavirİkamet: Kayseri35 yaşında Kayseride ikamet eden bayanım.3 yaşında iken iltihaplı eklem romatizması teşhisi konuldu. 10 yıl önce ağrılarım arttı.Başlangıçta 2 adet hap ile başladım. Sonra ilk aldığım hapın yan etkisini gidermek için başka hap almaya başladım.
Aradan 10 yıl geçti ve 2011 Eylül ayı itibariyle İltihaplı Eklem Romatizmamdan dolayı ağrı ve sızılarım artmış günlük toplam 7 çeşit hap almaktaydım. Bazı haplar etkisini yitirdiği için 2şer almaktaydım günde asgari 11-12 adet hap almaktaydım.
İlk hacamatımı 2011 Eylül eyında yaptırdım. O tarihten itibaren her ay düzenli olarak 6 seans hacamat yaptırdım. Şu an 1 tane dahi ilaç kullanmıyorum. Ağrılarım tamamen kayboldu. en azından dışarıya çıkıp yürüyor rahat rahat ev işlerini yapabiliyorum.
daha önce rahatsızlığım dolayısıyla oluşan hareket kısıtlılığım ve yürüme zorluğu yüzde 20 oranında düzeldi Herkese Hacamat tavsiye ederim.
8-Hasta Adı: Özlem ÇobanoğluYaşı: 27Şikayetleri: Kronik yorgunluk, Sık Baş ağrısı, Yavaş MetobolizmaMeslek: Ekonomistİkamet: Ankara
Merhabalar, Benim hacamatla tanışmam erkek kardeşimin hacamatın ne olduğunu anlatmasıyla oldu.Hemen hacamatı daha detaylı olarak araştırmaya başladım ve yaptırmaya karar verdim. Ankara da ikamet ettiğimiz için ben, annem ve kardeşim 11 Mart 2012 tarihinde gittik.Bir insan bir konu hakkında ne kadar araştırma yaparsa yapsın, işin ehemmiyetini ancak birebir yaşayınca anlıyormuş.. Ciddi anlamda herhangi bir rahatsızlığımız olmadığı için amacımız vücudumuzdaki temiz kan dolaşımını rahatlatmaktı ve ilk önce sırt bölgemize yaptırdık. Sırt bölgemizin belirli bölümlerine yapılan hacamat uygulamasının bu kadar etkili ve rahatlatıcı olacağını tahmin dahi edememişim.Mükemmel bir rahatlama , sanki yılladır omuzlarımda tonlarca ağırlıkla gezdiğimi hacamattan sonra anladım.Gözlerimin üzerindeki ağırlık dahi kalkmıştı.
Cildimdeki küçük kızarıklıklar yok olmuş ,tenim parlamıştı.Bunu sadece siz hissetmiyorsunuz etrafınızdaki eşiniz , dostlarınız dahi sizin yüzünüzdeki canlılığı görebiliyor ve size yüzünüze ne kullandığınızı soruyorlar 1 ay geçti 12 Nisan da tekrar gittik .Ben yine sırt bölgesine yaptırdım , annem ve kardeşim dizlerine yaptırdılar.Annemin ayaklarında varisler olduğu için fazla ayakta duramadığı gibi yürüyünce dahi ağrıları artıyordu.Hacamat başladığı sırada annemin ayaklarından simsiyah kanın çıkışını gördüğümüzde şok olmuştuk.Annem çok rahatlamıştı.
Hacamatı düşünen , araştıran herkese benim tek söyleyebileceğim şudur ki, kesinlikle tereddüt dahi etmeden hacamatla biran önce tanışsınlar.Herşeyin ilki zordur derler önemli olan o ilki en verimli şekilde kalıcı kılmaktır.
9- Hasta Adı: Emine SerdaroğluYaşı: 30Şikayetleri: Aşırı uyuklama, Depresyon, halsizlik, omuz ağrıları, baş ağrılarıMeslek: Radyoloji Teknikeriİkamet: Ankara
ilk kez hacamat yaptırmaya kız kardeşimin migren ağrıları için geldik. Kardeşim deki inanılmaz iyileşmeden sonra Annem ve ben de hacamat yaptırmaya karar verdik.
Kardeşim çok şükür migren ağrılarından kurtuldu, Annem de boyun fıtığı ve yıllardır geçmeyen kol ağrıları vardı. Annem çok rahatladığını ağrılarının nerdeyse tamameen geçtiğini söyledi.Bende ki aşırı uyuklama (iş yerinde gündüz dahi uyuyordum) geçti, sabahları top atsan uyanmazken şimdi rahat rahat kalkabiliyorum, Yaptırdığımdan bu yana hiç omuz ağrısı çekmedim. Enerjim çok yüksek, pisikolojim düşünce şeklim bile değişti. çok rahatlama hissettim.
10-Yaşı: 37Şikayetleri: MigrenMeslek: Tekstilİkamet: Istanbul
Hacamat a başlamadan önce migren krizi geldiğinde hastaneye yatıp iğne vurdurmak ve serum taktırmak zorunda kalıyor 3-4 günde kendime gelemiyordum.
Nisan 2012 itibaryle 4 üncü seans hacamatımı yaptırdım. ilk hacamat da çok fazla kan gelmedi. Çok fazla tıkalı noktalar vardı. Buna rağmen daha ilk hacamat dan sonra 1 kez bile migren krizi gelmedi. Sadece küçük baş ağrıları oldu. Şimdi 4üncü seansı yaptırdım. 2 aydır nerdeyse 1 kez bile başım ağrımadı.
11-Hasta Adı: Cemalettin SoydaşYaşı: 50Şikayetleri: FelçMeslek: Sarı Dökümcüİkamet: Istanbul
Eşim Cemalettin adına yazıyorum;Asabiyetden dolayı 3 yıl önce felç geçirdi. Hem tansiyon hem şeker var. 6 aydan bu yana düzenli olarak her ay hacamat yaptırıyoruz. daha önce sağ kolumu hiç kullanamıyordu, şimdi en azından oynatabiliyor.
Eskiden ufcık şeyde her şeyi kırıp dökerdi, şimdi hiç asabiyet kalmadı. Fazla pis kanı kalmadı herhalde ondan. çıkanları gördüm çok iğrenç. herkes hacamat yaptırmalı.
12  -Hasta Adı: M. Zeki UşenYaşı: 37 Şikayetleri: Baş ağrısı, göz tansiyonu, Unutkanlık, Burun tıkanıklığı, bel ağrısıMeslek: Aşçı İkamet: Istanbul
Yıllardır çektiğim burun tıkanıklığı için doktorlar teşhis bile koyamadılar, hep burnu tıkalı nefes almaktada bazen uyumakda bile zorlanıyordum.
Zaman zaman şiddetli bel ağrılarım oldu. Had safhada Unutkanlık başladı. Haftanın nerdeyse 3-4 günü yaz kış şiddetli baş ağrılarım vardı. ilaç almaktan bıktım hacamat yaptırmaya başladım.1 ay arayla 6 seans hacamat 1 seans sülük yaptırdım. Şu an yukarıda yazdığım bütün şikayetlerim tamamen gitti.
13-Hasta Adı: Ayşe KutluYaşı: 33 Şikayetleri: Bağırsak problemleri, Crohn hastalığı, Unutkanlık Meslek: Ev Hanımıİkamet: AntalyaDaha ilk hacamat ımı yaptırır yaptırmaz bir rahatlama ve huzur geldi. o gün ilk defa çok rahat uyudum.2inci seans hacamat dan sonra hemen hemen bütün ağrılarım gitti. Bütün sızlamalarım gitti. Yıllardır geçmeyen taa çocukluk yıllarında başlayan Çene kilitlenmem vardı o gitti. İNANILMAZ!!!Uykuda rahatım. Çok inanılmaz dinçlik oluyor. Herkese hacamat tavsiye ederim.
14-    Hasta Adı: Yunus DemirciYaşı: 19 Şikayetleri: BipolarMeslek: araba tamircisi İkamet: Istanbul    19 yaşındaki oğlum bir takım manevi rahatsızlıklara muzdarip oldu. Bakırköye belki 20 defa götürdüm hiç fayda etmedi. 4 kez hacamat yaptırdık şimdi turp gibi. hatta bazen dükkana gelip bana yardım ediyor.
15-Hasta Adı: Mehmet ŞahYaşı: 43Şikayetleri: Epilepsi SARAMeslek: Ticaretİkamet: Mardin
kardeşim allah sizden ve sizin gibilerden razı olsun, ellerin şlifa dağısın hep aynı böyle inşallah,her hafta 1-2 kez beni sara tutardı. hacamatdan sonra çok şükür 3 ay geçti daha bana nöbet gelmedi.
16-Hasta Adı: Kara Murat TorunuYaşı: 23Şikayetleri: UnutkanlıkMeslek: Üniversite Öğrenciİkamet: Adana
kalıcı bir unutkanlık tedavisi için asgari 4 seans lazım dedi. Daha geçen hafta 5 incci seans kafadan önerdiği diğer noktalardan hacamat yaptırdım. Henüz sınıf birincisi olmadım ama Artık Ders çalışmak çok kolay. abi kusura bakma gerçek adımı yazmadığım için. kız arkdaşaım bana müslümcü demeye başladı, zaten benle çok dalga geçiyor. onun için adımı yazmadım.
17-Hasta Adı: Ömer GÖZELYaşı: 14 Şikayetleri: Dikkat dağınıklığı, İkamet: Ankara
Ben Ankara Oran Şehrinden Ömer. 14 yaşındayım. Ben Annem Halam ve teyzem 22 şubatda hacamat yaptırdık. daha yaptırır yaptırmaz rahatladım.hiç korkmadım. benden çok büyüklerin korkmasını anlamıyorum zaten. çok faydalı ve şifalı olduğuna inanıyorum. Herkese tavsiye ederim
18-Hasta Adı: ÖzdemirYaşı: 52 Şikayetleri: Yüksek Tansiyon Meslek: Ticaret İkamet: KütahyaBen kütahyadan geldim.İstanbul’da hacamat yaptırdım. Uzun yıllar tansiyon hastasıydım ve ılac kullamaktaydım.ilk seanstan sonra tansıyonda duzelme oldu.bır ay sonra 2.seansa gıttım ılacı bıraktım allahın izniyle inanarak yaptırıldıgında cok faydalı.herkese tavsıye ederım. allah rasulunun sünneti.
19-Hasta Adı: Bülent TomanYaşı: 38Şikayetleri: Asabiyet, Yükek Tansiyon,Meslek: Mühendis, Serbest Ticaretİkamet: Istanbul
ilk hacamatımı Mart 2012 de yaptırdım. Daha 1inci hacamat'dan sonra ruhen manen çok rahatladım. Hacamat dan daha 1 gün geçti eskiden beni çok kolaylıkla sinirlendiren bir çok şeyin beni sinirlendirmediğini farkettim. Normalde Tansiyonum büyük 16/12 lerdedir. Son 20 gündür her gün tansiyonumu ölçtüm ortalama 13/9 gibi..şimdi eşimide getirdim. Oda hacamat yaptırdı.Tansiyon tedavim ve asabiyet tedavim için ne gerekli ise hacamat seanslarına devam edeceğim. İlaçların hepsini çöpe attım.Hacamat'ı herkese tavsiye ederim.
20-Hasta Adı: Halit YücelYaşı: 52Şikayetleri: Sürekli baş ağrısı,Meslek: Tekstil, Ticaretİkamet: Istanbulİlk evvela Rasulallah SAV Efendimizin Sünneti ni yerine getirdim. Hacamat bütün şikayetlerimin hepsine fayda gördüm.Hacamat yaptırdığıma çok memnun oldum.
21-Hasta Adı: Meral AvanYaşı: 43Şikayetleri: KulunçMeslek: Öğretmenİkamet: Antalya
ilk kez Hacamat yaptırdım. Daha yaptırır yaptırmaz rahatlama hişssettim.
Yılardır çektiğim omuz ağrıaları daha işlem biter bitmez sanki yok olup gitti, bir umutla hacamat yaptırmıştım ama bu kadar etkili olabileceğini hiç ummazdım.
22-hacamat oldum ,sülük tedaviside oldum inanılmaz faydalar gördüm.ayaklarımdaki ağrılarki çok rahatsız oluyordum şifa buldum.yine omuzum için doktorum ameliyat demişti olmadım.hacamat tedavisini uyguladım bir kaç kez. hareket kısıtlılığım vardı şimdi rahatım sorunum kalmadı
 23- Suudi arabistanlı bir meslektaşımla, farklı bir tür sülük için araştırma yaparken, arap ülkelerinde bu hacamat işleminin çok fazla uygulandığını ve sünnet olduğu için çok sevap olduğunu anlatmıştı. hemde insan sağlığı açısından hacamat işleminin gerekli olduğunu söylemiş bunun sülüklerle yapıldığı taktirde de sülüğün tedavi edici enzimlerinden yararlanıldığı ve bir tür koruyucu tedavi olduğunu söylemişti. paylaşım için teşekkürler gizem

 
 ·  Translate
1
Add a comment...

süleyman özdemir

Shared publicly  - 
 
Sağlık için,Hacamat,kupa,tedavi,yapılır,hacamat faydaları,haccam,süleyman ÖZDEMİR 0532 726 38 82 
suleyman.ozdemir42@hotmail.com
 
hacamat faydaları şunlardır
Akne ve Hacamat
Adale Kas Kuvvetlendirici ve Hacamat
Adet Düzensizliği ve Hacamat
Ağır Uyku ve Hacamat
Ağrı ve Hacamat
Ağrı, Romatizma ve Hacamat
Akciğer İltihabları ve Hacamat
Akciğer Rahatsızlıkları ve Hacamat
Alaca - Sedef ve Hacamat
Asabiyet ve Hacamat
Aşırı Terleme ve Hacamat
Astım ve Hacamat
Bağırsak İltihabı ve Hacamat
Bağışıklık Sistemi ve Hacamat
Baş Ağrısı ve HAcamat
Basur ve Hacamat
Bel Ağrısı ve Hacamat
Boğmaca ve Hacamat
Boyun Tutulması ve Hacamat
Bronşit ve Hacamat
Çıban ve Hacamat
Cilt Hastalıkları
Cilt kırışıklığı ve Hacamat
Cilt Kırışıklığı ve Hacamat
Çocuklara Hacamat
Dalak Rahatsızlığı ve Hacamat
Damar Tıkanıklığı
Egzama ve Hacamat
Eklem Ağrıları ve Hacamat
Göz Tansiyonu ve Hacamat
Hacamat ın Epilepsi SARA Hastalığına etkisi
Hafıza ve Hacamat
Halsizlik ve Hacamat
Kalp Rahatsızlıkları ve Hacamat
Kronik yorgunluk ve Hacamat
Menepoz ve Hacamat
migren, başağrısı ve sinüzit Tansiyon
Unutkanlık
bel ve boyun fıtığı
kireçlenme, romatizma, iltihaplı eklem romatizması
hipertansiyon, şeker
unutkanlık,hafıza zayıflığı  
Alzheimer,depresyon,konsantrasyon güçlüğü,
kronik yorgunluk, uyku isteği, halsizlik
kalp hastalıkları ve kan dolaşımı problemleri
Böbrek hastalıkları
sedef, egzema ,sivilce ve deri hastalıkları
karaciğer hastalıkları, yüksek kolestrol:
hormonal hastalıklar
varis
cilt kırışıklığı yaşlanma belirtileri
karpal tünel sendromu el bileğinin bir hastalığıdır
analitik düşünme yeteneği
altını ıslatma
hormon bozuklukları, aşırı kilo alma
diş eti hastalıkları ve diş çürümeleri
boyun ve sırt ağrıları
manevi hastalıklar
metabolizmayı düzenleyerek hızlandırarak bağışıklık sistemini güçlendirir.
 hacamat yaptıranlar daha az hastalıklara yakalanır, daha sağlıklı ve daha dinç görünüme sahip olurlar.
vücuda canlılık ve enerji verdiğinden dolayı cilt ve vücut daha genç görünür.
hacamat yaptıranların bio elekrik enerji si ve aurası yoğundur. buda daha fazla enerji, daha az uyku ve daha dinç yaşam demektir.
akciğer tarafından yeterince temizlenemeyen kan zamanla daha koyu hal alır, kılcal damarları tıkamaya neden olur. hacamatla bu toksik maddeler arındırarak organlar daha düzenli çalışmaya başlar.
migren, bel fıtığı, eklem ve romatizma ağrıları için bir çok ilaçtan daha tesirli olup ilaçlar gibi hiç bir yan etkiside yoktur.
sağ ve sol beyin lobları daha etkin ve dengeli kullanılmaya başlanır.
çocuklarda ve gençlerde hacamat daha dengeli bir ergenlik, geçirmelerine yardımcı olur.
lenfatik (mikroplarla savaşan lenf sistemi) ni harekete geçirir.
hacamat yaptıran kişiler zamanla iç dünyalarında kendileri ve yaradanla barışık, çevresi sosyal, arkadaşları tarafından aranan birisi haline gelir. bunun nedeni kaygı ve endişelerden arınmış herkes çevresine enerji ve huzur yayar. pozitif enerji de denilen dengeli, sukunet hali olur.
diş eti çürümeleri, diş çürümesi, ağız kokusu ve diş eti hastalıkları düzenli hacamat yaptıranlarda olmaz
sırttan alınan kan vücutta dolaşım sistemini rahatlatır. zira sünnet olarak tavsiye edilen bölge tüm dolaşımın uğrak noktasıdır.
hacamat ile vücut zindeleşir, yenilenir. hacamat olan insanın hemen kendisini daha zinde hissetmesinin nedeni budur. vücuda
canlılık ve enerji verdiğinden dolayı sık hacamat olan insanda yaşlanma gecikir ve o insanın genç görünmesine sebebiyet verir.
hacamat bağışıklık sistemini kuvvetlendirir, vücuda direnç kazandırır. böylelikle hastalıkları da önler.
hacamat ile vücuttan pis kanla beraber zararlı gaz, toksinler ve fazla asitler atılır.
hacamat vücuttaki tüm ödemleri çözer.
akupunktur etkisi sayesinde kan üretimi ile görevli organları uyarır.
beynin, gözün vs. baştaki organların fonksiyonlarını artırır.
göze canlılık verir, gözün görme kabiliyetini artırır. başından hacamat olan bir insan bunu hemen fark eder. çünkü hacamatın etkisi hemen zuhur eder.
ağrıları giderir. bilhassa boyun tutulmaları, kulunç ağrıları ve kireçlenme ağrıları gibi.
psikolojik bir takım rahatsızlıklarda sinir sistemlerini rahatlatır.
her hangi bir yerdeki tıkanıklıkları açar.
bel ve boyun fıtığı durumlarında fıtık bölgesini rahatlatarak, ağrının azalmasını ve hatta kaybolmasını sağlar.
özellikle migren ağrılarının kesin ve tek çözümüdür.
 hacamat olan kişilerin anlama ve anlayış kabiliyetleri artar. analitik düşünme yetenekleri, hızla karar verme yetenekleri artar.
çağımızın hastalığı depresyonun etkilerini kaldırır.
hacamat yaptıran kişiler zamanla iç dünyalarında kendileri ve yaratanla barışık, çevresi sosyal çevresi kuvvetli birisi haline gelir. bunun nedeni kaygı ve endişelerden arınmış herkes çevresine enerji ve huzur yayar. pozitif enerji de denilen dengeli, sükunet hali olur.
kalp hizasından yapılan hacamat her türlü vesvese ve evhama iyi gelir. kalp hizasında yapılan hacamatın kişinin manevi alemine olumlu etkilerinin olduğu eski kaynaklarda belirtilmiştir.
yine kafadan yapılan hacamat allah’ ın izniyle 50 yıllık büyüyü çözer ve her türlü cin musallatında da kafadan hacamat tavsiye edilir. zira efendimiz (s.a.v.) e büyü yapıldığında kafasından ebu taybe isimli şahsa hacamat yaptırmıştır.
hacamat deri altında birikmiş, damarda dolaşmayan, atıl kalmış, vücuda zararlı ve biriktiği noktada ilgili organa zarar veren pis kanın vücuddan dışarıya alınması işlemidir.hacamat ile kızılay’a kan vermek arasında çok fark vardır. kızılaya damardan verilen kan vücudun kullandığı temiz kandır. hacamatla sadece pis kan alınır.
 hacamat daha yapılır yapılmaz kişide bir rahatlama ve hafifleme olur. başta tansiyon, migren, bel fıtığı, boyun ağrıları, romatizmal hastalıklar, karaciğer yağlanması, kolesterol başta olmak üzere bir çok hastalık tedavisinde başarılı sonuç alınır. unutkanlık, migren, tansiyon, kolestrol, psikolojik rahatsızlıklar, depresyon, bel fıtığı, romatizma, iltihaplı eklem romatizması, sedef, alaca, görme bozuklukları, erken yaşlanma cilt kırışıklığı,  gibi bir çok rahatsızlık tedavisi hacamatla mümkündür.
 hacamatın hiç bir yan etkisi ve zararı olmaması; hacamat’ı diğer tedavi yöntemlerine göre üstün kılar.örneğin modern tıbda migren ve yüksek tansiyon gibi hastalıkların tedavisi yoktur. hacamat ile tansiyon, migren ve yüksek kolesterol  hastaların ilaç almalarına gerek kalmayacak şekilde tedavisi mümkündür.
 ayrıca tansiyon, migren gibi hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçlar ise sadece geçici rahatlama sağlar.  zamanla ilaçların yan etkileri ortaya çıkar. buda yeni hastalıkların başlangıç sebebi olur.
 Hacamat bölgeleri
Kafa arkası,Şakak bölgesi,Alın bölgesi,Boyun bölgesi, Omuzlar,Kürek kemikleri arası,Kulak alt kısmı, biraz arkaya doğru,Kürek kemikleri altı,Bel bölgesi (şikayete göre),Kuyruk sokumu,Diz bölgesi,Baldırların arka kısmı,Ayak bileği bölgesi,Topuk üstü bölge
Kafatası Arkası (Can Kurtaran): Ruh hastalıklarına, psikolojik problemlere, kulak ağrısı ve çınlamasına, baş ağrısına ve dönmesine, yara, egzama, uçuk, sedef ve saç dökülmesine, göz ve göz kapakları, ağız, diş ve dişetleri ve burun hastalıklarına iyi gelir. Yeni başlayan katarakt için çok faydalı, fakat eski katarakt için zararlıdır,
Ense Çukurunun Altı (Boyun): Göz ve göz kapağı hastalıklarına (arpacık, göz kapağı ağrıları ve ödemi), ağız kokusuna, diş ve dişeti hastalıklarına, tiroid ve lenf bezi hastalıklarına,
Kulakların Altı ve Biraz Arkası: Kulak, burun, boğaz ve göz hastalıklarına, ön dişler ve köpek dişlerine, baş ağrılarına, karaciğer ve safra kesesi sancılarına, baş titremesine,
Omuzlar: Akciğer hastalıkları ve yüksek tansiyon, baş ağrısı ve baş dönmesi, saç dökülmesi, boyun kireçlenmesi ve fıtığı, kol-omuz ağrıları, hormon dengesizliğine,
Kürek Kemikleri Arası (Tam Ortaya Değil, Biraz Yukarı): Akciğerler, kalp, pankreas ve safra kesesi hastalıklarına,
Kürek Kemikleri Altı: Bel ağrısına ve bel fıtığına, karın ağrısına, mide ve karaciğer hastalıklarına,
Bel: İdrar tutamama, bel ağrısı ve fıtık, böbrek ve kadın-erkek hastalıklarına,
Kuyruk Sokumu: Prostat, fil hastalığı, basur ve adet düzensizliğine,
Dizlerin Üstü ve Altı (İç ve Dış Kısımları): Diz ağrısı ve diz hastalıklarına, adet düzensizliğine, basur, varis, baldır ve ayak yaralarına, mide, karaciğer, safra kesesi ve böbrek rahatsızlıklarına,
Baldırlar (Arka Kısmı): Yüksek tansiyon, sedef, fil, idrar yolları ve böbrek hastalıklarına, baş ağrısına, baldır ve ayak ağrılarına ve buralardaki yaralara,
Ayak Bileği Dış Kısmı: Siyatik ağrılarına, varis, gut ve fil hastalıklarına,
Ayak Bileği İç Kısmı: Adet düzensizliği ve basura çok iyi gelir.
rasulallah efendimize (sav)  mirac da hacamat yaptırmanın önemi vurgulanarak ‘ümmetine tavsiye olması’ melekler arzedildiği hadis-i şerfilerle sabitdir.
 bir hadis-i şerifde peygamber efendimiz(s.a.v) buyuruyorki;  ‘sizin tedavi olmak için başvuracağınız en iyi çare sülük ve hacamattır’ (hadis-i şerif) (nesei)
 abdullah b.abbas(r.a) şöyle demiştir:peygamber efendimiz(s.a.v) miraç gecesinde meleklerden hangi topluluğa uğradımsa bana ‘ümmetine kan aldırmayı emret’ diye tavsiye ettiler.
 Hacamat  5000 yıllık geçmişi olan, çok faydalı bir tedavi metodu olup faydalarını yazmak cilt cilt kitaplara sığmaz. Hacamatı İslam dini getirmemiş bilakis İslam dini bu güzel tadavi yolunu Efendimiz (S.A.V) aracılığıyla desteklemiştir. Elde edilen kaynaklara göre Uygur Türklerinde de hacamatla tedavi izlerine rastlanmıştır.
Önceleri her mahallede bu işi bilen ve uygulayan berberler bulunurmuş. Daha sonra yerini modern tıp almış ve hacamat eski koca karı yöntemi olarak tarihte yerini almıştır. Ancak son yıllarda İngiltere, Almanya ve İslam ülkelerinde yapılan bilimsel araştırmalar hacamata hak ettiği değeri vermiştir.
Tıbbın dehası; üstadı İbn-i  Sina hazretleride ‘Tıbbın Kanunu’ (El kanun Fıt Tıbb)adlı eserinde ve diğer eserlerinde hacamat tedavisinin ne kadar önemli olduğunu arzetmiştir.
 İslamiyet’de  hacamat, Peygamber Efendimiz Muhammed Mustafa (SAV.) “Miraç Gecesi”nden sonra daha da ehemmiyet kazanmıştır. Miraç gecesinde yanından geçtiği bir melek grubunun Peygamber Efendimiz’e: (s.a.v.) “Ümmetine hacamatı emret!” diye söylediğini Abdullah b. Abbâs (r.a) rivayet etmektedir.
Hacamat yaptırmanın önemi hakkında bir çok hadis-i şerif mevcuttur. İsteyenler, hadis kitaplarına göz atabilir.
Hacamatı hiç rahatsızlığı olmayan da sağlık için yaptırabilir.  Hiç bir rahatsızlığı olmayanlar için yılda 1 veya 2 kez yaptırmaları tavsiye edilir. Hacamat, deri altındaki birikmiş, damarda dolaşmayan, atıl kalmış, vücuda zararlı ve biriktiği noktada ilgili organa zarar veren pis kanın vücuttan dışarıya atılması işlemidir. Hacamat normal şartlarda damardan kan verme işlemi ile kıyaslanamaz. Kan verme işleminde vücudun kullandığı açık renkli temiz kan gider.  Hacamatla alınan kan ise pıhtılaşmış,  Jöle/Yoğurt  kıvamında, tamamen pis ve zararlı kandır. Bu pelteleşmiş pis kan;  kan özelliğini tamamen yitirmiş, vücudun artık ve kullanmadığı, damarda dolaşmayan, toksik maddeler içeren bir özelliktedir.
Aynı zamanda hacamat; Kan fazlalığının vücutta meydana getirdiği rahatsızlıkları gidermek için kullanılan bir tedavi yöntemidir. Kupa terapisi, vücudun belirli yerlerinden kan aldırmak suretiyle yapılır. Amaç sağlığı korumak ve çeşitli hastalıklardan kurtulmaktır. Tarihi milattan önceye dayanır. İslam tıbbında hacamatın yeri büyüktür. Zira Peygamber Efendimiz (S.A.V.) bir kaç hadisinde  hacamatın önemini belirtmiştir.  Hacamat tedavisinin temel prensibi, uygun noktalardan pıhtılar ve toksik maddeler vakumlanarak; kılcal damarlardaki tıkanıklıkları açma ve kirli kanın temizlenmesi işlemidir. Bu şekilde o bölgedeki organlara kan akışı düzenlenerek, organın hastalığının düzelmesinde etkili olacak, temiz ve düzenli kan dolaşımı sağlanmış olacaktır. Hacamat çok hızlı tesir gösterir, çok etkilidir. Hiç bir yan etkisi yoktur. hacamat iki nedenle yapılır. Birinci neden sıhhati korumak, ikinci neden ise tedavi olmak. Eğer sıhhati korumak amaçlı yapılıyorsa sünnet-i seniyye olan bölgelere, tedavi amaçlı yapılıyorsa da ilgili bölgelere yaklaşık 10 dk kadar vakumlama uygulanır. Vakumlama nedeni; hem o bölgenin uyuşarak canın yanmasını önlemek, hem kirli kanı o bölgeye toplamak, hem masaj yapmak, hem de akupunktur sağlamaktır. Yeterli vakumlama sağlandıktan sonra, vakumlama bölgesi önce steril edilir, sonra bir jilet, neşter vb aletlerle boyu 1 cm i, derinliği ise 1-2 mm yi geçmeyecek şekilde küçük çizikler atılır. Daha sonra o bölge tekrar vakumlanarak orada toplanan pis kanın dışarı çıkması sağlanır. Bu pis kanın bitme durumuna göre yaklaşık 10-15 dk. kadar sürer. Kupaları vücuttan ayırdıktan sonra da o bölge steril bir bez ve flaster yardımıyla kapatılır. Hacamat işlemi böylece sona ermiş olur.
 hacamat fazla kani aldirma i$lemi olmayip tamamiyle hastaligin oldugu bolge veya hastalikla ilgili vucud bolgesindeki derinin 3,5,7.katmanlarindan alinan duragan toksinli kandir,modern tibba gore 3 ayurveda tibbina gore 7 katmandan olu$an derimiz vucudumuzun en geni$ ve 1600 kusur acupuncture noktasi ile vucudumuzun butun organlariyla baglantisi olan bir organimizdir,hacamat duragan pis kani temizler suluk ise damarlarda dolaşan kani ,beraber uygulanirsa en iyi yontemdir
 
 ·  Translate
1
Add a comment...
Places
Map of the places this user has livedMap of the places this user has livedMap of the places this user has lived
Currently
ankara
Basic Information
Gender
Male