Profile

Cover photo
Ahmet Emin Aslan
Lives in Ankara
1,963 followers|118,403 views
AboutPostsPhotosVideos

Stream

Ahmet Emin Aslan

Shared publicly  - 
 
 
SOKRATES - ÜÇLÜ FİLTRE 
Bir gün bir tanıdığı ünlü filozofa rastladı ve dedi ki; 
"Arkadaşınla ilgili ne duyduğumu biliyor musun?" 

"Bir dakika bekle" diye cevap verdi Sokrat."Bana bir şey söylemeden önce seni küçük bir testten geçirmek istiyorum. Buna ÜÇLÜ FİLTRE TESTİ deniyor. 

"Üçlü Filtre?!" 

"Doğru" diye devam etti Sokrat."Benim arkadaşım hakkında konuşmaya başlamadan önce, bir süre durup ne söyleyeceğini filtre etmek, iyi bir fikir olabilir.Birinci filtre ile başlayalım: GERÇEKLİK FİLTRESİ.Bana birazdan söyleyeceğin şeyin tam anlamıyla gerçek olduğundan emin misin?" 

"Hayır" dedi adam "Aslında bunu sadece duydum ve..." 

"Tamam," dedi Sokrat "Demek sen bunun gerçekten doğru olup olmadığını bilmiyorsun. Şimdi ikinci filtreyi deneyelim. Bu filtresin adı İYİLİK FİLTRESİ. Arkadaşım hakkında bana söylemek istediğin şey 
iyi bir şey mi? 

"Hayır, tam tersi..." 

"Öyleyse," diye devam etti Sokrat, "Onun hakkında bana kötü bir şey söylemek istiyorsun ve bunun doğru olduğundan emin değilsin. Fakat yine de testi geçebilirsin, çünkü geriye bir filtre daha kaldı. 
Bu filtrenin adı İŞE YARARLILIK FİLTRESİ. Bana arkadaşım hakkında söyleyeceğin şey,benim işime yarar mı? 

"Doğrusunu söylemek gerekiyorsa hayır, yaramaz" 

"İyi" diye yanıt verdi Sokrat, "Eğer bana söyleyeceğin şey doğru değilse, iyi değilse ve işe yarar, faydalı değilse bana niye söyleyesin ki?" 

Bu düşünce yapısı, Sokrat'ın iyi bir filozof olmasının ve büyük itibar görmesinin esas nedeniydi. 

Önyargıdan uzak kalabilmek için filozof olmak gerekmediğini dostlarına sıkça tekrarlayan Sokrat'ın bu "üçlü filtre" testini hayatımıza dahil etmeyi deneyelim. #sokrates  
Kaynak: http://www.gelisenbeyin.net/sokrates.html
Takip edelim... +Gelişen Beyin 
 ·  Translate
5 comments on original post
1
Add a comment...

Ahmet Emin Aslan

Shared publicly  - 
1
Add a comment...

Ahmet Emin Aslan

Shared publicly  - 
 
 
Android User Vs. Blackberry User Vs. iPhone User :p
22 comments on original post
1
Add a comment...

Ahmet Emin Aslan

Shared publicly  - 
 
 
Taking buddy for a walk, but first let me test the puddle
~🌸+paola zelada
10 comments on original post
1
Add a comment...

Ahmet Emin Aslan

Shared publicly  - 
BuzzFeed ekibi Facebook sayfalarında insanlardan kendi dillerinde yeni yıl ve Noel tebriği nasıl söyleniyor, videolu şekilde göndermelerini istemiş ve ortaya bu video çıkmış.
1
Add a comment...

Ahmet Emin Aslan

Shared publicly  - 
 
 
Perro atopellado y nadie para que triste solo la protección del otro perrito como no amarlos?? 
 ·  Translate
39 comments on original post
2
Add a comment...
Have him in circles
1,963 people
Rosehr Fotograf's profile photo
Tomato Bash's profile photo
Muzaffer DÖNMEZ's profile photo
Philippe Abeille's profile photo
RASİH BÜLENT GÜL's profile photo
Turansa's profile photo
Tomica Velcl's profile photo
Kerem Doksat's profile photo
Thomas Anderson's profile photo

Ahmet Emin Aslan

Shared publicly  - 
 
 
Emeksiz zengin olanın, kitapsız bilgin olanın, sermayesi din olanın; rehberi "şeytan" olmuştur...

Yunus Emre
 ·  Translate
3 comments on original post
3
Add a comment...

Ahmet Emin Aslan

Shared publicly  - 
 
 
Unutmayalim arkadaşlar dostluk arkadaslikdan degerli bisey yok 
 ·  Translate
38 comments on original post
1
Mesut İzgili's profile photo
 
Teşekkürler Sayın Aslan, bu güzel sözlere, önerilere katılıyorum. Bir yapabilsek...ne kadar güzel olur. Bu sözleri okuyanlar şöyle kendini bir sorgulasın ve hemen uygulamaya başlasın derim.
 ·  Translate
Add a comment...

Ahmet Emin Aslan

Shared publicly  - 
 
 
AT EDİP BİNDİ, EŞEK EDİP SÜRDÜ -1-

(AKIN AYDIN YAZI DİZİSİ)

“Domuzdan post, gavurdan dost olmaz” atasözümüz, tarih ispatlıdır. Ama ne hazindir ki, gerek Osmanlı ve gerekse Cumhuriyet yıllarında ne halkımız, ne de idarecilerimiz bu gerçeği görmedi, görmek istemedi. Dün vatanımızı işgale gelenlerle dost olduklarını hem de kadim dost olduklarını açıkladılar. Yetmedi, ‘müttefikiz’ dediler. Stratejik ortak olduklarını bile iddia etti yöneticilerimiz.
Oysa gerçek, Prof. Dr. Haydar Baş’ın dediği gibi “bugüne kadar ABD ve AB, bizi (ülkemizi) eşek edip sürdü, at edip bindi.” İsterseniz Sayın Baş’ın haklılığını tarihle belgeleyeyim…

■ Osmanlı dönemi

Türk-Amerikan ilişkileri, ABD’nin George Washington firkateyninin 9 Kasım 1800’de İstanbul’a gelmesiyle başlar. 7 Mayıs 1830 yılında Osmanlı Devleti, ABD ile Seyr-i Sefâin ticaret antlaşması imzalar.
ABD, 1895 yılında hiçbir Amerikalının yaşamadığı Erzurum’a konsolosluk açmak ister. Amacı bölgede fazlaca nüfusu bulunan Ermenileri kışkırtmaktır. Osmanlı ilk başta kabul etmese de 1897 yılında konsolosluk açmasına izin verir.

■ Milli Mücadele yıllarında ABD

ABD, 1918 yılında Wilson Prensipleri adı altında Türk yurdunu manda altına almak için harekete geçmişti. Bir heyet gönderip Padişah Vahdettin ile görüşüp, 4 Ocak 1919’da İstanbul’da Wilson Prensipleri Cemiyeti kurdular.
Cemiyetin kurucuları arasına aldıkları zamanın ünlü Türk aydınları “Şerrin Ehveni” (En az kötü) düşüncesi ile ABD mandasının kabul edilmesi gerektiğini savunuyorlar ve Milli Mücadeleyi başlatan Mustafa Kemal’e bu mealde baskı yapıyorlardı.
1919’da Padişahla görüşen Amerikan heyetinde birçok Ermeni asıllı da vardı ve bu heyet 1914-1918 arası bir milyon Ermeni’nin öldürüldüğü iddialarını o günden dile getirerek adeta bugünün alt yapısını hazırlıyordu.
Padişah ile muhatap olan ABD’ye, Ankara Hükümeti, Ocak 1921’de “Türkiye’nin siyasal ve ekonomik bağımsızlığının tanınması ve kapitülâsyonların kaldırılması şartı ile tekrar iyi ilişkiler kurmak istediğini” belirtmiş fakat ABD yanıt vermemiştir.

■ Lozan Konferansında ABD

Osmanlı ile savaşmadığı için Lozan’a asli üye olarak katılamayan ABD, gözlemci sıfatıyla görüşmelere katılmıştı. Çünkü Konferans gündeminde, Amerika’nın “çıkarlarını” ilgilendiren Ermeni meselesi, Amerikan okulları, petrol ve diğer ekonomik siyasi ve sosyal konu başlıkları vardı. Gözlemci olarak katıldığı konferansta ABD, itilaf devletleri tarafında yer almıştı. Hatta o günden bu güne ABD güney sınırlarımızı tanımamaktadır.

■ Türkiye Cumhuriyeti ve ABD

ABD, Türkiye Cumhuriyeti ile ilişkileri, 1927’de büyükelçi atamasıyla tekrar başlamıştır. İki ülke arasında 1 Ekim 1929 yılında Ticaret ve Seyrisefain Anlaşması imzalandı. Cumhuriyet’in ilanından sonra onurlu ve karşılıklı çıkarlara dayanan Türkiye-ABD ilişkileri 30’lu yılların sonlarına kadar bu şekilde devam etti.

■ 2. Dünya Savaşında Türkiye, ABD

1. Dünya Savaşında, Türkiye savaşa taraf olmak istememiştir. Artı, İsmet Paşa Almanya ile saldırmazlık anlaşması imzalamıştı. Bu anlaşma sonrası ABD, Türkiye’ye yaptığı askeri yardımları kesmişti. Tabi bunun yanında baskıların ardı arkası kesilmemiş ve nihayetinde (savaşın sonlarında) ABD yanında savaşa girmiştik.
1946 tarihinde ABD ile yaptığımız 10 milyon dolarlık anlaşma ile ABD’nin elde kalmış, üretimi durmuş, fabrikaları kapanmış savaş malzemelerini aldık. Bunların birçoğunu kullanamadığımız gibi diğerlerinin yedek parçaları için daha büyük paralar ödedik.

■Soğuk savaş yılları

CIA’nın kurucusu ABD başkanı Truman, Türkiye’yi ABD’nin ileri karakolu olarak görüyordu. Komünizme karşı Türkiye’yi kullanmak isteyen ABD ilk olarak 1946’da Truman doktrini altında imzalanan anlaşma ile 100 milyon dolar vermiş, 1948’deki Marshall yardımı ile Türkiye’yi kendisine bağlamıştı.
Bu bağlılık bizimle alakası olmayan Kore Savaşına (1950) ABD’nin isteğiyle girmemize sebep olmuş, yüzlerce askerimiz ölmüş, binlercesi sakat kalmıştı. Kan bedeli olsa gerek ABD, 18 Şubat 1952’de NATO’ya girmemize izin vermişti.
NATO’ya girdikten sonra ülkemizin her tarafı NATO şemsiyesi altında ABD üstleriyle donatılmış, milletimizden gizli birçok anlaşmalar yapılmıştı. Adeta ABD’nin hizmet eri olmuştuk. Bu siyaset mantığı bizi, komşumuz Rusya ile karşı karşıya getirmişti.

AT EDİP BİNDİ, EŞEK EDİP SÜRDÜ -2

■ Kıbrıs ve 80 darbesi

1963 yılında Kıbrıs’ta Rumlar, Türkleri katliama tabi tuttu. Türkiye garantör devlet, ABD ile müttefik ve NATO üyesiydi. Siyasi girişimlerle Rum katliamları önlenemeyince Türkiye, 1964 yılında Kıbrıs’a askeri müdahale de bulunmaya karar verdi.
ABD, 5 Haziran 1964’te “Johnson Mektubu” olarak bilinen tehdit mektubunu gönderdi. Müttefik ABD, ülkemizi tehdit ediyor ve hiçbir ABD menşeli silahın kullanılamayacağımızı, kullanırsak sonuçlarının ağır olacağını vurguluyordu.
Bütün girişimlere rağmen Rumların katliama ve istilacı politikaları devam ediyordu ve 14 Ağustos 1974’te adaya Türk askeri çıktı. Bu harekâtla Türkiye hem kendi stratejisini belirledi, hem de adada bulunan Türklerin güvenliğini garanti altına aldı.
NATO çatısı altında beraber olduğumuz müttefik ABD, bu harekâttan 5, 6 ay sonra ülkemize silah ambargosu kararı aldı. Bu karar 1978 yılına kadar sürdü.
ABD, silah ambargosu kapsamını ticari ve ekonomik olarak da genişletmişti. ABD’ye göre iç ve dış politikasını belirleyen Türk hükümetleri çaresiz kalmıştı. Sokaklardaki gaz, yağ kuyrukları, misyoner ve ajanların tetiklediği sağ sol ve Alevi Sünni çatışmaları, ardından gelen 1 Mayıs 1977 katliamı Türkiye’yi iç savaşa sürüklemişti. 1980’de Ecevit hükümetinin ülkemizdeki ABD üstlerine Türk Bayrağı çekmesiyle, ABD’nin sinsi yüzünü bir kez daha göstermiş ve oğlanlarıyla 12 Eylül 1980 darbesi gerçekleşmişti.

■ Özal ve ABD

Özal, Tayyip Erdoğan’dan sonra ABD’ye en sadık başbakandır. İktidara gelir gelmez serbest piyasa ekonomisine geçmiş, faizler bire yüz artmış, ülke ekonomisi adeta talan edilmişti. Yabancı markalara açılan ülke pazarı, yerli üretici ve satıcıyı bitirmişti. Eline bol sıfırlı paralar geçen vatandaş ise bunu zenginlik zannediyordu.
Askeri alanda da ABD’nin savaş artıklarına tekrar talip olan Türkiye, F-16 projesiyle vatandaşa haklılığını göstermeye kalkıyordu. Oysa yazılım ve şifreleri ABD’de olan projede, Türkiye sadece montajcı konumundaydı ve yıllar sonra bu projeden milyarca dolar zarar ettiğimizi anlayacaktık.

■ PKK ve ABD

Türkiye’nin, Lozan’daki doğu ve güney sınırlarını kabul etmeyen ABD, bu bölgedeki dini ve siyasi ideallerinden hiç vazgeçmedi. Bölgede güçlü devlet istemeyen ABD, ya ülkelerin iktidarlarını kendine bağlamış, ya da bölgedeki etnik ve dini farklılıkları ısrarla kaşımıştır.
1978’de kurulan PKK, 84’te katliamlara başlamıştı. Saddam’ın 1990 Kuveyt işgali ve 1991’de SSCB’nin dağılması, ABD’nin planlarını hızlandırmıştı. Ülkesindeki teröre çözüm bulamayan Özal hükümetleri, Kuveyt işgalinde ABD’nin yanında yer almış hatta “bir koyup üç alacağız” mantığıyla Türkiye’yeyi, Ortadoğu bataklığına ilk adımını attırmıştı.
Saddam, 1991’de Kuveyt’ten çekilmiş ama Özal, (baba) Bush dostluğu devam etmişti. Artık Türkiye, ABD ne derse onu yapıyordu. Barzani ve Talabani’ye kırmızı pasaportlar verilmiş, Çekiç güç onaylanmış, üstlerimiz hazır ve nazır hale getirilmişti.
Saddam’ı yıkmak isteyen ABD, güneyde Şiileri, kuzeyde Kürtleri kışkırtıyordu. Çekiç Güç yardımıyla K. Irak’ta Kürtler, bir “federe devlet” kurup Saddam’a karşı savaşmaya başladılar. Güneyde de ABD desteğiyle Şiiler ayaklandı ama Saddam karşısında tutunamadılar.
Bu ayaklanmalarda özellikle Kürtler 200 binden fazla kayıp verdi. Kalanların birçoğu Türkiye ve İran’a sığındı. Bunu fırsat bilen ABD, 10 Nisan 1991’de, 36. Paralel olarak bilinen bölgeyi “Uçuşa yasak bölge” ilan etti. İnsanı yardım adı altında Barzani ve PKK beslendi, eğitildi, donatıldı ve savaşa hazır hale getirildi.
ABD’nin isteğiyle “evet”, dediğimiz bu uçuşa yasak bölgeye yerleşen PKK teröristleri her fırsatta ülkemize saldırdı. Asker ve vatandaşımızı katletti. Birçok sınır ötesi harekât yaptık. Bu harekâtlardan ABD yetkilileri de önceden haberdardı. Bu harekâtlarda teröristler, bizi hazır bekliyordu. Haliyle binlerce şehit verdik ve milyarlarca dolar maddi zarara uğradık.
Aynı ABD, 2000 yılında hazırladığı yasa tasarısıyla hem iç işlerimize direk müdahale ediyor, hem de bugünlerin sinyallerini veriyordu. O tasarı da; “Leyla Zana, Hatip Dicle, Orhan Doğan ve Selim Sadak’ın hapishaneden çıkartılması, Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşayan Kürt halkının, kendi dillerinde eğitim, kültür, dil ve televizyon hakkının verilmesi yazıyordu.

■(ABD’nin kadim dostu Erdoğan ve AKP yarın) 
 ·  Translate
3 comments on original post
1
Add a comment...

Ahmet Emin Aslan

Shared publicly  - 
 
 
Lüzumu Yok!!
 ·  Translate
3
1
Serkan Hüseyin SOYALTUN's profile photo
Add a comment...
People
Have him in circles
1,963 people
Rosehr Fotograf's profile photo
Tomato Bash's profile photo
Muzaffer DÖNMEZ's profile photo
Philippe Abeille's profile photo
RASİH BÜLENT GÜL's profile photo
Turansa's profile photo
Tomica Velcl's profile photo
Kerem Doksat's profile photo
Thomas Anderson's profile photo
Basic Information
Gender
Male
Places
Map of the places this user has livedMap of the places this user has livedMap of the places this user has lived
Currently
Ankara
Previously
Türkiye
Links
Contributor to