Profile cover photo
Profile photo
Temel Konuk
64 followers
64 followers
About
Posts

Facebook hareketler dökümünü ücretsiz silin.
Add a comment...

Post has attachment
Add a comment...

Post has attachment
Gelek, sözcüğünün bitki yaprağı veya kitap – defter sayfaları anlamına geldiğine değinmiştik. Gelek kelimesinin diğer anlamlarını sizin için derledik;

Gelek;

Hizmetçi (Antalya),
Zülüf veya kahkül (Çanakkale, Sivas, Kırşehir, Nevşehir, Kayseri, Niğde, Adana),
.....
Gelek (2)
Gelek (2)
sozcuklerimiz.wordpress.com
Add a comment...

Post has attachment
Gelek, birçok anlamı olmakla beraber en çok bitki yaprağı veya kitap – defter sayfaları anlamına gelen Türkçe (1) bir kelimedir. Karadeniz Bölgesinde sayfa anlamında kullanılmaktadır.
Add a comment...

Post has attachment
Papak, kuzu postundan uzun tüyleri olan bir tür kalpak, külah ya da silindirik şapkadır.

Karadeniz Bölgesinde fes yerine bu kelime de kullanılır. Kelime yaygın olarak Orta Asya’da ve Kafkaslarda kullanılmaktadır. Bu coğrafyalarda halen giyilmektedir. Ayrıca Azerbaycan’da kullanılmaktadır. Ülkemizde ise Doğu Anadolu ve Karadeniz Bölgelerinde halen kullanılmaktadır. .......
Papak
Papak
sozcuklerimiz.wordpress.com
Add a comment...

Post has attachment
Add a comment...

Post has attachment
Add a comment...

Post has attachment
Badal; merdiven, merdiven basamağı, basamak anlamlarına gelir. Eski ahşap veya yarı ahşap, yarı taş evlerin merdivenleri çoğunlukla ahşaptan yapılmıştır. Bu evlerin basamakları içten yapılmıştır. Üst kata çoğunlukla içten yapılmış merdivenle çıkılır. (ahşap: ham maddesi ağaç olan şeyler).

“Badal” (Tekil), “Badallar” (çoğul)

Örnek: Bu evin “badal”ını kim yapacak?

Örnek: “Badallar”ı pisletme!

Örnek: “Badallar”ı yıka!

Bu örnekte anlatılmak istenen ahşap merdivenin tamamı, yani tüm basamaklarıdır.
Add a comment...

Post has attachment
Günlerden yine bir cumartesiydi, öğlen iş çıkışı Ulus metrosundan Heykel yönündeki hafif rampa yolda yürüyordum. Yolun diğer yollarla kesiştiği yerin hemen gerisinde kaldırım üzerinde 5-6 basamaklı iki tane merdiven vardır. O merdivenin hemen önünde yaşlı bir teyzeyi fark ettim. İlk başta dilenci zannettim. Hemen çantamdan bozuk para aramaya başladım. Kadına iyice yaklaştıkça kadının bir şey istemek için elini uzatmadığını fark ettim. Dilenci falan de değildi.Gayet iyi giyinimli, elinde bir bastonu olan, ak saçlı, yüzünde yaşını ele veren bolca çizgileri olan yaşlı bir kadındı.

O yaşlı kadın insanlara bir şeyler söylüyordu ama insanlar onu duymuyordu bile. Anlamamıştım ne olduğunu. Tamamen yaklaşmıştım artık. Kadının yanından geçerken kadın bana seslendi: “Oğlum, oğlum”. Duymazdan gelip yoluma devam ettim, kadın arkamdan yine “Oğlum, oğlum” diye seslendi. İçimden bir ses, yardım etmem gerektiğini söylüyordu. Öyle ya kim bilir ne ihtiyacı vardı? Durdum, geriye dönüp kadıncağıza bakarak “Buyur teyze” dedim. Kadın bana “Oğlum şu merdivenleri çıkamıyorum, bana yardım eder misin” dedi. “Tabiki teyze” dedim.

Teyzenin yanına vardım. Teyze elimden tuttu. Yavaş yavaş merdivenleri çıkarken aramızda şu konuşmalar geçti:

— Oğlum, biliyor musun? Belki yarım saattir şuradayım, kimse dönüp bakmadı bile bana. Allah senden razı olsun, Allah senden razı olsun.

— Amin hepimizden teyzecim.

— Yok oğlum, insanlar artık çok farklı. Yardımseverlik kalmamış. Biz artık yaşlandık 3-5 basamağı çıkamaz hale geldik.

— Anlıyorum teyze, nereye kadar gideceksen oraya kadar eşlik edeyim sana.

— Gidemeyecek olsam söylerim oğlum sana, merdivenleri çıkayım giderim ben, Allah razı olsun oğlum, her gece sana dua ederim, dualarıma seni de eklerim evladım. Allah yoluna taş koymasın evladım.

— Amin teyzecim, amin.

Aslında yaptığım şey bana göre çok basit ve kolay bir şeydi. Ama anladım ki zaman gelecek, en temel ihtiyaçlarımızı giderecek gücü kendimizde bulamayacağız. Hayatta öğrenecek ve ders alınacak onca şey varken, nelerle uğraşıyoruz değil mi?

Merdivenlerin sonuna gelmiştik. Teyzeye dönerek:

— Teyze daha da eşlik edebilirim, dedim.

— Sağol oğlum, yeterli bu kadar.

Teyze elimi bırakmıyordu bir türlü, anlaşılan anlatacak çok şeyi vardı, eee yılların bir birikimi elbette olacak.

Teyze gözlerimin içine bakarak;

— Ah evladım, biz bir ömrün sonuna geldik, ne zaman gideriz bilinmez ama ölüm bize çok yakın oğlum, bu dünyadan giderken götürebileceğim bir malım da yok, hepsi burada kalacak. Arkamdan iyi niyazda bulunsunlar, iyi kadındı desinler yeter. İyiliklerimizden başka ne var ki öbür tarafa götürebileceğimiz? Yok oğlum, yok. Allah razı olsun, hadi selametle oğlum, sağolasın. (dedi ve elimi bıraktı)

— Hepimizden teyzecim sen de sağ olasın. Selametle!

diyerek oradan uzaklaştım.

Aslında o gün çok güzel şeyler öğrendim ben. Bir kere insanları kılık kıyafetiyle herhangi bir din kefesine koymamam gerektiğini öğrendim. Evet, o teyze, sosyete bir hayat yaşamış gibiydi. Ama inanıyordu. Allah diyordu. Başı kapalı falan da değildi. (Kapalı olup her şeyi yapanları kastetmiyorum). Evet belki İslamın emirlerini tam anlamıyla yapmıyordu ama inançlı bir kadındı. Hangimiz dört dörtlük bir insanız ki? Demem o ki, başı kapalılar ya da İslama uygun hareket eden insanlar kadar; açık da olsa Allah’ın adını ağzından düşürmeyecek kadar inanan insanlar da var. Bu gerçekten çok güzel bir şey. Çünkü bizim inançlı bir topluluğa gerçekten ihtiyacımız var. Metrolarda zikirmatikle zikir çeken genç kızlara çok ihtiyacı var bu toplumun. Çünkü inancın bittiği yerde kötülükler nam salar!
Asıl kaynak: https://temelkonuk.com/2016/10/23/omrune-ak-dusmus-bir-teyze/

(15 Ekim 2016,Ulus, Ankara, Temel Konuk)
Add a comment...

Post has attachment
Bir Doğa Projesi: “Her Fidana Bir Fidan”
Çocuğunuzun kendisiyle aynı yaşlarda bir ağacı olmasına ne derdiniz? Doğduğu gün onun adına dikilen bir fidanın onunla beraber yaşayıp büyümesinin size ve ona kattığı mutluluğu tarif edebilir misiniz? Kuşkusuz hayır! ...
https://temelkonuk.com/2016/09/07/her-fidana-bir-fidan/
Add a comment...
Wait while more posts are being loaded