Profile cover photo
Profile photo
rahmi akatay
45 followers
45 followers
About
rahmi's interests
View all
rahmi's posts

Post has shared content
ÇOCUKLARIMIZA KEŞKE DEDİRTMEYELİM
Akatlar’da yürüyordum; kadın beni tanıdı ve selamlaştıktan sonra, sorusunu sordu: “Oğlum dersleri tamamen bıraktı; ne söylesem hiç fayda etmiyor. Ya arkadaşlarıyla buluşuyor, ya telefonda mesajlaşıyor ya da bilgisayarın başında oyun oynuyor. Ne yapacağımı şaşırdım, Hocam ne yapalım?”
“Sohbet ediyor musunuz?”
“Valla, konuşuyorum, ama hiçbir faydası yok.”
“Kaç yaşında?”
“On yedi yaşında.”
“Mesela ne diyorsunuz?”
“Sınavların yaklaştığını söylüyorum; derslerine çalışması gerektiğini söylüyorum; böyle giderse sınıfta kalacağını, arkadaşlarından geri kalacağını, ilerde çok pişman olacağını, ama o zamanda duyulan pişmanlığın işe yaramayacağını anlatıyorum.”
“Siz konuşup, nasihat ediyorsunuz.”
“Evet.”
“Ama, onunla sohbet etmiyorsunuz.”
“Valla bilmem; biz bildiğimiz kadarıyla elimizden gelenin en iyisini yapıyoruz, konuşuyoruz, anlatıyoruz.”
“Doğru, bildiğiniz kadarıyla elinizden gelenin en iyisini yapıyorsunuz. Ama konuşmak, nasihat etmek, sohbet etmek değildir. Siz sohbet etmesini bilmiyorsunuz.”
Kadın haklı olarak “neden bahsediyorsunuz,” diyen bir yüz ifadesiyle bana baktı.
İçim burkuldu. Anne acı çekiyordu ve çocuğuna yardım etmek istiyordu, ama kendini çaresiz hissediyordu.
Öğrencileri ve ana babaları birlikte çağırdım. Danışmalığını yaptığım okulun küçük tiyatro salonunda buluştuk, öğrencilerle birlikte ana babalar da oturdu.
Ufacık sahneye çıktım, bir sandalye attım oturdum, yanı başıma bir boş sandalye koydum.
“Buradaki öğrencilerden kim benimle sohbet etmek istiyor?” diye sordum. Kalkan ellerden birini gelişigüzel seçtim. Selim adıyla anacağım bir öğrenci yanımdaki sandalyeye geldi oturdu.
“Adın ne?”
“Selim.”
“Kaç yaşındasın?”
“On iki.”
“Bugün ayın kaçı?”
“24 Aralık 2008.” (Gerçek tarihtir; bu uygulamayı o gün yaptım.)
“Selim, gözünü kapa, beni iyi dinle. Gözünü açtığın zaman aradan yirmi yıl geçmiş olacak. 24 Aralık 2028 tarihinde gözünü açmış olacaksın. Tamam mı?”
Anladığını belirtmek için başını salladı.
“Lütfen gözünü aç.”
Selim, gözünü açtı.
“Bugünün tarihini söyler misin?”
“24 Aralık 2028.”
“Kaç yaşındasın?”
“Otuz iki.”
“Ne iş yapıyorsun?”
“İç mimarlık.”
Göz ucuyla anneye babaya bakıyorum; yüzlerinde hayret belirten hafif bir tebessümü var. Belli ki, onlar da Selim’in söylediklerini benimle birlikte ilk defa duyuyorlar.
“Nerede çalışıyorsun?”
“New York, Manhattan’da.”
Anne, babanın yüzünde saklayamadıkları büyük bir şaşkınlık ifadesi.
“Evli misin?”
“Hayır.”
“Arkadaşlarından evlenenler oldu mu?”
“Kızların hepsi evlendi.”
Gülüşmeler..
“Çalıştığın yere beni götürür müsün?”
“Ofisim, Manhattan’da 86 katlı bir binanın 42. Katında.”
Gülüşmeler devam ederken hayalen o binaya yürüdük, asansöre bindik, 42. Katta indik.
“Burası ‘home office,’” dedi.
İçeri girdikten sonra açıkladı:
“Dubleks daire: aşağıda salon ve mutfak var. Yukarda yatak odası ve ofis odam.”
“Selim, salonda neler var?”
“Salonda masa var, koltuklar var, sandalyeler var; komodin var, sehpalar var.”
“Duvarlarda ne var?”
“Resimler var, fotoğraflar. Ailemin fotoğrafı da var.”
“Ailenin fotoğrafına bakınca neler görüyorsun? Beraber bakabilir miyiz?”
“Annem ar, babam var. Ailece çektirdiğimiz bir fotoğraf. Abim var, ablam var, ben varım.”
“En küçük sen misin?”
“Evet.”
“Selim, bu fotoğrafa baktığında, içinde ‘keşke!” duygusu beliriyor mu? İçindeki herhangi bir ‘keşke’nin sesini duyuyor musun?”
Hiç beklemeden “Evet,” dedi.
“Haydi, anlat bize,” dedim.
“Ben, babamla birlikte futbol maçına gitmeyi çok istedim. Bir de hafta sonları onunla top oynamak, kırlara gitmek istedim. Güreşmek istedim. Ama babam çok yoğundu; çalışmak zorundaydı, olmadı, zaman bulamadı. Ne yapalım, böyle oldu.”
Baba’ya baktım; gözlerinin yaşını tutmaya çalışıyor, ağlamamak için dudaklarını ısırıyordu.
Selim’e teşekkür ettim. Ve sordum:
“Selim, bu konuşmamızda, sana büyüklük tasladığımı, sana nasihat etmeye çalıştığımı hissettin mi?”
“Hayır!”
“Olanla ilgili olarak mı konuştuk, olması gereken üzerine mi?”
“Olanla ilgili olarak konuştuk.”
“Selim, seninle yeniden böyle sohbet etmek istesem, benimle konuşmak ister misin? Konuşmamızdan zevk aldın mı?”
“Yeniden konuşmak isterim; sohbetimizden zevk aldım.”
*
Sohbet özel türden bir konuşma, kendine özgü özellikleri olan bir söyleşidir.
Sohbet içinde olan iki insan o an için güç, onur ve değer yönünden eşittir ve olanı paylaşırlar; olması gereken üzerinde konuşmazlar.
Korku kültürünün olduğu yerde sohbete izin verilmez.
Türkiye’nin aydınlık geleceğinde ana babaların çocuklarıyla sohbet içinde olmasını diliyorum.
Doğan Cüceloğlu
Yediveren
Photo

Post has shared content
Ihlamuru Sadece Kış Aylarında Değil Dört Mevsim İçmek İçin 10 Güzel Neden‼️

Küçüklüğümüzden beri boğazlarımız ağrımaya başladığı, soğuk algınlığı belirtileri ortaya çıkmaya başladığı andan itibaren anne mutfakta ıhlamur kaynatırdı. O zamanlar mırın kırın içtiğimiz ıhlamur sonradan her kendimizi kötü hissettiğimizde yardımımıza koştu, bizi iyileştirdi.

Ihlamur ağacının sarı-beyaz renklerde açan çiçekleri ve yapraklarının kurutulması sonucu evlerimize giren ıhlamur üstelik sadece soğuk algınlığına iyi gelip kışın bizi hastalıklara karşı korumakla kalmıyor, diğer birçok faydasıyla da hayat kalitemizi artırıyor.

Çay, kahve içme alışkanlıklarınızı ıhlamurla değiştirmek için çok sebebiniz var aslında.

👉 Grip ve nezleye karşı birebir

Kış aylarında yaygın olarak görülen soğuk algınlığına karşı doktorların bile tavsiye ettiği ıhlamur aslında doğal bir ilaç. İçine bal da eklenerek etkisi iki katına çıkarılabilen ıhlamur vücut direncini artırarak grip ve nezle gibi hastalıklarla baş etmeyi kolaylaştırıyor.

👉 Solunum yollarını rahatlatır, öksürüğü keser

Soğuk algınlığıyla birlikte gelen öksürük kolay kolay geçmediği zamanlarda sıcak bir ıhlamur hemen yardımınıza koşabilir. Zira öksürüğe neden olan bakterileri vücuttan atacak olan ıhlamur aynı zamanda öksürüğün solunum yollarında meydana gelen tahrişlere de iyi gelecektir.

👉 Vücut direncini artırarak sizi hastalıklardan korur

Ihlamur metabolizmayı kuvvetlendirme özelliğine sahip olduğu için vücut direncini de artırır. Kan dolaşımını da hızlandırdığı için kış aylarında çok üşüyen insanların da bu sorunlarını çözmesinde ıhlamur yardımcı oluyor.

👉 Solunum yollarına iyi gelen ıhlamur astım ve bronşit hastalıklarıyla da mücadele eder

Nefes açıcı olan ıhlamur bronşları ya yumuşatır ve rahatlatır. Solunum yollarına da iyi geldiğinden kronik alerjik astım hastalarının düzenli olarak tüketmeleri tavsiye edilir. Ayrıca astım ataklarını da hafifletir.

👉 Terlemeyi sağlayarak mikropların vücuttan atılmasına yardımcı olur

Ihlamur içince hafiften terlediğinizi fark edersiniz. İşte bu terleme salgın hastalıklara sebep olan mikropları da vücuttan atmaya yardımcı olur. Hatta bazı insanlar ıhlamurun içine acı biber katıp terleme şiddetini artırmayı tercih bile edebiliyorlar.
Hazmı kolaylaştırır, bağırsakların çalışmasını hızlandırır

Özellikle sık sık kabızlık çeken, tembel sindirim sistemine sahip kişilerin bağırsaklarını çalıştıran ıhlamur aynı zamanda mideyi de kuvvetlendirir ve hazmı kolaylaştırır.

👉 Göz sağlığına da yardımcı

Ihlamura batırdığınız pamukları gözlerinizin üzerine koyarak göz sağlığınıza da katkıda bulunabilirsiniz. Böylelikle gözlerin yorgunluğu alınabildiği gibi göz çevresindeki bakteri ve çapaklarını da temizlemiş olur, göz altı morluklarınızdan da kurtulursunuz.
Saçları kuvvetlendirir, saç dökülmesini yavaşlatır

Ihlamurla saçlarınızı yıkayabilirsiniz. Zira ıhlamur saçları kuvvetlendirir, kafa derisindeki zararlı maddeleri dışarı atarak kafa derisini rahatlatır. Böylelikle kaşıntıyı da engeller, saç derisi kaynaklı hastalıklardan korunmanızı sağlar. Saç döküntülerini de yavaşlattığı söylenir.

👉 Cilt lekelerinden kurtulmanızı sağlar

Ihlamur yaprakları kaynatılıp cilt lekelerine sürülebilir. Zamanla cilt üzerindeki bu lekelerin kaybolmasını sağlayacak olan ıhlamur ayrıca cilt yaşlanmasını yavaşlatır ve kırışıklıklara da iyi gelir.
Sakinleştirici özelliğiyle strese de iyi gelir

Sinir sistemine de iyi gelen ıhlamuru eğer karanfille birlikte içerseniz daha fazla rahatladığınızı ve sakinleştiğinizi hissedeceksiniz. Ihlamur böylece strese de iyi gelir, stresin yarattığı rahatsızlıklardan sizi korur.

Neye iyi gelir? bir +Sağlık Haberleri☑️ projesidir!

⚠ UYARI: © Görselin her hakkı 'Saglikhaberleri.com.tr' ye aittir. Logomuz silinerek kullanılması suç teşkil eder! Ancak sayfa linkimiz ile paylaşım yapılabilir. Farklı kullanımlar hakkında Facebook nezdinde "telif hakkı" şikayetinde bulunulacaktır.

SEVDİKLERİNİZ İÇİN MUTLAKA PAYLAŞIN..‼️

Daha Fazlası İçin Sayfamızı Takip Edin 👍 +Sağlık Haberleri☑️
👍 Beğen ⤵ Paylaş

⤵ SOSYAL MEDYADA BİZİ TAKİP EDİN!
---------------------------------------------------------
👍 Facebook : https://www.facebook.com/saglikhaberleri.tv
👍 Pinterest : https://tr.pinterest.com/saglikhaberleri
👍 Instagram : https://www.instagram.com/saglikhaberleri.com.tr
👍 Google Plus : https://plus.google.com/+SaglikhaberleriTr16
👍 Twitter : https://twitter.com/saglikhbrcomtr
Photo

Post has shared content
Vicks'in soğuk algınlığı sırasındakinden başka yararlı kullanım alanları da var. Vicks kutunuzdan daha fazlasını elde etmek ve onu en iyi şekilde kullanmak için yazımızda sunduğumuz 10 alternatife bir göz atın!

Vicks için 10 Harika Kullanım..!
Detay ► http://goo.gl/NIeB4i
Photo

Post has shared content
Boğaz ağrısına iyi gelen ev yapımı tarifler. Mutlaka deneyin! Sonuç inanılmaz!
Detay ► https://goo.gl/oDg1cx
Photo

Post has shared content

Post has shared content
ŞUNLARI YAPTIKTAN SONRA HİÇBİR HASTALIĞINIZ KALMAZ‼️

Her gün düzenli olarak bir elma yiyin. Düzenli elma yemenin kalın bağırsak, meme, karaciğer ve akciğer kanserinden korunmada etkili olabileceği biliniyor. Elmada phloridzin isimli bir flavonoid var ki, kemik yoğunluğu azalmasına karşı ciddi bir fayda sağlıyor. Elmada bol miktarda bulunan bir madde phloridzin. Ayrıca bol miktarda Boron içermesi de kemik koruyucu gücünü artırıyor.

Çörek otu yağı için ve saçınıza, cildinize, yüzünüze sürün (ki çörek otu ölümden başka her derdin devasıdır. Kalp, tansiyon, şekerden tutun da saç zayıflamasına, dökülmesine ve kırlaşmasına kadar hemen her şeye muazzam bir tesiri vardır),içemezseniz çörek otu yağının kapsül şeklinde olanını alın ve kolayca sabah akşam yemeklerden önce ikişer adet yutun..

Kuş başı kıyılarak hakiki zeytin yağında birkaç gün bekletilmiş kuru incir yiyin,

Sabahları kahvaltıdan önce besmele ile 21 kuru üzüm yiyin (zihniniz açılır, hafızanız uçuşa geçer),

Türk kahvesi ile aranız yoksa arayı bulun (ki kahve de muazzam bir zihin açıcıdır. Sabahları kahvaltıdan bir saat kadar sonra Türk kahvesi için...

Sallama çayları, plastik bardak ve şişeleri, damacana suları terk edin. Normal çay demlemeden önce çayı bir süzgeç yardımı ile bolca soğuk su ile yıkayın. Sadece şunlara dikkat ederek bile kanser olma riskini yüksek oranda azaltacaksınız.)

Ayçiçek yağlarını terk edin, gerekirse başka yerlerden kısın ve paranızı zeytin yağına verin. Damak tadınıza farklı gelirse direnin, bir süre zorlanacaksınız ve birkaç ay sonra alışacak ve hiç bir zorluk çekmeyeceksiniz.

Kaçınmadan, çekinmeden, imkanınız nispetinde bol bol organik tereyağı, yumurta ve süt tüketin. (Marketlerde artık ekonomik fiyatlara günlük sütler bulunabiliyor. Süt gibi görünen uzun raf ömrü olan karışımları almayın, içmeyin, kullanmayın)

Zeytin yağını da çörek otu yağı gibi için, sürün, bol bol kullanın. (İki yağ hakkında da hadisler var ve artık bunları modern tıp bile ispat etti. Avrupalılar bile bunlara kıymet verip tüketmeye çalışıyorlar.)

İlaç sektörü'nün soygunundan kurtulun. Bir yeri düzeltmeye kalkıp başaramazken, onlarca yeri de bozan ilaç görünümlü zehirlerden kurtulun. Bir ilaç bir insana yıllarca reçete edilir mi?

Sizin eksiğiniz, gıdalardan yeterli değerleri alamamanız. Hayatınızda lif yok, yeterli vitamin, protein ve mineraller yok. Bunları almaya çalıştığınız sebze ve meyvelerde can yok. Adeta çöp yiyoruz. İhtiyacınız olduğu halde eksik kalan bu şeylerin vücudunuza girmesini sağlarsanız, vücutlarımız zaten hastalıklarla savaşacak şekilde yaratılmış ve siz ne olduğunu bile anlamadan vücudunuz gereğini yapar, hastalıklarla savaşır ve yener.

İşte bu zamanda kuru incir tarifini, çörek otu yağını, zeytin yağını aklı başında her müslüman kullanır. Maddi imkanı olanlar bunların yanına hakiki bal da katar.

Şifa niyetine kullandığınız ürünlerden beklenen faydayı görmediyseniz, hakiki diye sahtesini, doğal diye katkı maddeli ve ilaçlı olanını, taze diye bayat olanını aldınız demektir. Şu tarif edilenlere riayet eden birisinin sağlıklı olmaması, sağlığı bozulmuş olsa da tedavi olamaması başka türlü mümkün değildir.

⛔ UYARI: © Görselin her hakkı 'Saglikhaberleri.com.tr' ye aittir. Logomuz silinerek kullanılması suç teşkil eder! Ancak sayfa linkimiz ile paylaşım yapılabilir. Farklı kullanımlar hakkında Google nezdinde "telif hakkı" şikayetinde bulunulacaktır.

SEVDİKLERİNİZ İÇİN MUTLAKA PAYLAŞIN..‼️

Daha Fazlası İçin Sayfamızı Takip Edin 👉 +Sağlık Haberleri
👍 Beğen ⤵ Paylaş

⤵ SOSYAL MEDYADA BİZİ TAKİP EDİN!
-------------------------------------------------
👍 Facebook : https://www.facebook.com/saglikhaberleri.tv
👍 Pinterest : https://tr.pinterest.com/saglikhaberleri
👍 Instagram : https://www.instagram.com/saglikhaberleri.com.tr
👍 Google Plus : https://plus.google.com/+SaglikhaberleriTr16
👍 Twitter : https://twitter.com/saglikhbrcomtr
Photo

Post has shared content
Günde bir diş "sarımsak", tutar doktoru uzak‼️

Amerikalıların “günde bir diş sarımsak, tutar doktoru uzak” özdeyişi ile anlam kazanan sarımsak, hem taze halde sebze gibi tek başına tüketilen, hem de kuru halde aroması ve kokusu ile mutfaklarda geniş kullanım alanı olan bir üründür.

Sarımsağın kokusundan şikayet edenlere, Japonya’da 1970 yılında kokusuz olanı da üretilmiştir. Yine Amerika Birleşik Devletleri’nde şişelenmiş sarımsaklı makarna sosları ve dondurulmuş sarımsak üretimi yapılmaktadır.

👉 Uzmanların tespitlerine göre, sarımsağın insan sağlığı açısından en önemli faydaları şöyle:

Ölümlere sebep olan atardamar kireçlenmesine iyi geliyor. Yara ve çıbanları iyileştiriyor. Krampları yok ediyor. Akciğeri, karaciğeri, safra kesesini ve kalbi kuvvetlendiriyor. Bağırsak kurtlarını ve diğer parazitleri öldürüyor. Mide ve bağırsakları dezenfekte ediyor. Zararlı bakterileri yok ediyor. İştahı açıyor. nezleyi yok ediyor. Nefes borusu rahatsızlıklarına, bronşite çok iyi geliyor. Veremlilere sarımsak yemeleri tavsiye ediliyor.

Tansiyonu düşürüyor. Ateşi düşürüyor. Bağırsak gazlarını ortadan kaldırıyor. grip mikrobunu öldürerek vücudu bu hastalığa karşı koruyor. İdrar yollarında taş oluşumunu engelliyor. Kalp adalelerini güçlendiriyor. Kalbi besleyen kroner damarları genişletiyor. Cinsel gücü arttırıyor. İdrar söktürüyor. Vücudu sivrisinek ve haşerelerden koruyor. Safra salgısının salınımını arttırıyor. Kabızlığı önlüyor. Saç Dökülmesini yavaşlatıyor. Sesi güzelleştiriyor.

👉 Sarımsağın Sağlığımıza Yararları

Yukarıda belirtildiği gibi, tüketilen sarımsağın besin değeri ihmal edilecek değerde olmasına karşın, sağlığımıza yararlı etkileri çok fazladır. Şöyle ki;

•Sarmısak, bedenin bağışıklık sistemini uyarır, yani antibiyotiklere benzer etkiler yaparak bedendeki enfeksiyonlara karşı savaşır: Bu bağlamda nezle, soğuk algınlığı, uçuk; mide, bağırsak ve mantar iltihapları, Arpacık gibi bakteri, virüs ve mantarların oluşturduğu enfeksiyonlar sayılabilir.

•Kandaki kolesterol düzeyini düşürür: Yapılan araştırmalar, günde iki diş sarımsak yiyen kişilerin kolesterol düzeyinde, kısa dönemde %10’luk düşüşlerin gerçekleştiğini ortaya koymuştur.

•Sarmısak, kanı sulandırır ve kan dolaşımını hızlandırır: Bu sayede sarmısak, kalp krizi ya da felç geçirmeye neden olabilecek damar tıkanıklıklarını önler.

•Yüksek tansiyonu düşürür: Araştırmalar, makul düzeyde sarmısak alımının bile bu etkiyi sağladığını göstermektedir.

•Sarmısak, kan sekerinin düzeyini düşürür: Bu sayede bazı şeker hastalarına sarmısak yemenin iyi geldiği yapılan bilimsel araştırmalarla saptanmıştır.

•Bedenin kansere yakalanma rizikosunu azaltır. Yapılan araştırmalarda sarmısak tüketen kişilerde, özellikle Mide Kanserine yakalanma tehlikesinin azaldığı belirlenmiştir.

•Sarmısak kronik bronşiti önler, etkisini azaltır.

•Balgam, idrar, safra ve gaz söktürücüdür.

•İştahı açar ve sindirimi kolaylaştırır.

•Sarmısağın, afrodizyak (cinsel gücü artırıcı) etkileri bulunduğu, Doğu ve Batı kültürlerinde savunulmaktadır.

Sağlığımıza yararlı bu etkilerinden faydalanmak için, sarımsağın diyetimize katılması ve günde iki diş sarmısak yenmesi gerekir. Daha fazla tüketilmesi sarımsağın yararını artırmaz. Ayrıca sarımsağın yüksek sıcaklıklarda pişirilmesi sağlığa yararlı etkilerini azaltmaktadır. Kokusundan şikâyetçi olanlar için piyasada sarmısak kapsüllerinin satılmakta olduğunu da anımsatırız.

👉 Kullanım Biçimleri:

Sarımsağın faydalarını alabilmek için yemeklerin içerisine katabilir veya çayını hazırlayıp tüketebilirsiniz. Ancak sarımsağın kokusundan hoşlanmıyor iseniz eğer sarımsağı yutmayı deneyebilirsiniz. Bir bardak su ile yutacağınız bir diş sarımsak sağlık için size çok katkı sunacaktır.

Kurt veya solucan düşürücü olarak, kabuğu soyulmuş olan bir sarımsak dişi bir ekmek kabuğu parçasına kuvvetle sürülür ve çıkan esansı emmiş olan ekmek parçası yenilir. Aynı amaç için sarımsak şurubu da kullanılmaktadır. 100 gr parçalanmış sarımsak, 200 gr su ve 200 gr şeker ile 1 gün bekletildikten sonra iyice karıştırılıp süzülür. Elde edilen şuruptan günde 2-3 yemek kaşığı içilir. Haricen yara iyi edici olarak, taze sarımsak lapa halinde yara üzerine konur.

Aynı amaç için sarımsak usaresi de kullanılabilir. Usare hazırlamak için bir miktar sarımsak havanda ezilir, sıkılarak alınan usarenin 1 gr miktarı 10 gr su ile sulandırılır ve bu karışımın içine, usarenin bozulmasını önlemek için, 10 damla kadar etil alkol konur. Bu usare haricen bilhassa saç hastalıklarının (saçkıran vs.) tedavisinde saçlı deri kısmına sürülür. Tansiyon düşürücü olarak 10 gr sarımsak başı ezilir, üzerine 10 gr etil alkol konur, karışım 1 gün bekletildikten sonra ince bir bez veya süzgeçle süzülür. Elde edilen öz sudan günde 3 defa 15-30 damla alınır.

Sarımsak Sütü: 2-3 diş sarımsak ezilir veya ince kıyılır, 1 su bardağı soğuk süte eklenir ve hafif ısıda kaynama derecesine kadar ısıtılır, üstü kapalı olarak 10 dakika demlendikten sonra süzülür. İhtiyaç duyulduğunda 1 bardak taze demlenmiş sarımsak sütü soğutulmadan içilir.

⛔ UYARI: © Görselin her hakkı 'Saglikhaberleri.com.tr' ye aittir. Logomuz silinerek kullanılması suç teşkil eder! Ancak sayfa linkimiz ile paylaşım yapılabilir. Farklı kullanımlar hakkında Google nezdinde "telif hakkı" şikayetinde bulunulacaktır.

SEVDİKLERİNİZ İÇİN MUTLAKA PAYLAŞIN..‼️

Daha Fazlası İçin Sayfamızı Takip Edin 👉 +Sağlık Haberleri
👍 Beğen ⤵ Paylaş

⤵ SOSYAL MEDYADA BİZİ TAKİP EDİN!
---------------------------------------------------
👍 Facebook : https://www.facebook.com/saglikhaberleri.tv
👍 Pinterest : https://tr.pinterest.com/saglikhaberleri
👍 Instagram : https://www.instagram.com/saglikhaberleri.com.tr
👍 Google Plus : https://plus.google.com/+SaglikhaberleriTr16
👍 Twitter : https://twitter.com/saglikhbrcomtr
Photo

Post has shared content
Ev yoğurdunun 9 faydası

Bağışıklığı güçlendirmesinden tatlı krizini önlemeye…

Yoğurdun kalsiyumun başlıca kaynaklarından olduğunu biliyoruz ama diğer faydalarından pek çoğumuzun haberi yok. Oysa her gün düzenli olarak tüketildiğinde bağışıklığı güçlendirmesinden bağırsak sağlığını korumasına, yağ yakımını hızlandırmasından tatlı krizini önlemesine dek vücudumuz için çok önemli faydaları var. Acıbadem Maslak Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Özge Öçal, yoğurdun sadece kalsiyum kaynağı olmasıyla değil, içerdiği protein ve yararlı bakteriler ile de sofraların baş tacı olmayı hak ettiğini belirterek “Özellikle günlük süt ile evde mayalanan yoğurdun probiyotik içeriği artıyor ve bağırsaklar için daha da faydalı bir hal alıyor” diyor. Yetişkinlerin günde bir kase, çocukların da en azından günde 6 yemek kaşığı ev yoğurdu tüketmeleri gerektiğini vurgulayan Beslenme ve Diyet Uzmanı Özge Öçal, ev yoğurdunun 9 faydasını anlattı, yoğurt yapımı tarifi verdi.

Bağırsak sağlığını koruyor

Katkı maddesinden uzak evde yapılan doğal yoğurtlar, hazır yoğurtlara göre daha yüksek miktarda probiyotik içeriyor. Bu bağırsak dostu bakteriler ise, bağırsak duvarında bulunan ve besin emilimini sağlayan villusların yapısını koruyarak bağırsak hareketlerini düzenliyor. Bu sayede kabızlık, ishal, hazımsızlık gibi sıkıntıların da önüne geçiyor.

Yağ yakımına destek oluyor

Yoğurt içerdiği kalsiyum sayesinde özellikle karın bölgesinde oluşan yağlanmanın azaltılmasında etkili oluyor. Yapılan çalışmalar diyetlerinde yoğurt tüketenlerin, tüketmeyenlere oranla kilo kaybının daha fazla olduğunu gösteriyor.

Tansiyonu düzenliyor

Amerikan Kalp Vakfı’nın yaptığı ve 15 yıl süren bir çalışmada, düzenli yoğurt tüketmenin yüksek tansiyon riskini azalttığı ve her gün bir kase yoğurt tüketen kişilerin büyük tansiyonlarının normal değerlerde olduğu ortaya konuluyor. Yoğurdun sağladığı bu etkinin, içerdiği yararlı bakteriler sayesinde olduğu düşünülüyor.

Bağışıklık sistemini güçlendiriyor

Yoğurt, bağışıklık sistemini destekleyen, hastalık ve enfeksiyon gibi durumlarla savaşan T hücrelerinin aktivasyonunu artırıyor ve daha güçlü hale getiriyor. Bağırsak sağlığı için önemli dost bakteriler sayesinde de bağışıklığı destekleyerek vücudu enfeksiyona karşı dirençli hale getiriyor. Aynı zamanda bağışıklık sistemini güçlendiren immunoglobulin A’dan da zengin bir besin.

Diş ve kemik sağlığını destekliyor

Beslenme ve Diyet Uzmanı Melis Torluoğlu “İçerdiği kalsiyum sayesinde çocuklarda diş ve kemik oluşumunu destekleyen yoğurt, yetişkinlerde de özellikle yaşın ilerlemesiyle beraber oluşan osteoporoz, kemik yoğunluğunda azalma gibi hastalıkların önüne geçiyor. Bu yüzden her gün üç porsiyon süt ve süt ürünü tüketilmesi ihmal edilmemeli” diyor.

Kolesterolü düzenliyor

Özellikle kaymaksız olarak tüketilen ev yoğurdu kolesterolün düşürülmesine destek oluyor. Bu etkisini bağırsak villuslarının sağlığını sürdürmesini sağlayan yararlı bakteriler sayesinde yapıyor. Bağırsaklarda oluşan emilim bozukluklarını önleyerek, fazla yağın dışkı ile vücuttan atılmasını sağlıyor ve bu şekilde kolesterol seviyelerinin yükselmesini önlüyor.

Cilt ve deri hastalıklarına karşı koruyor

Bilimsel çalışmalar yoğurdun, içerdiği yararlı bakteriler sayesinde ciltte oluşan sivilce ve kızarıklıklara iyi geldiğini gösteriyor. Probiyotik bakteriler sayesinde aynı zamanda kadınlarda sıklıkla karşılaşılan vajinal mantar enfeksiyonlarına karşı da koruyucu rol oynuyor.

Kas gelişimini destekliyor

Yoğurt içerdiği protein sayesinde özellikle egzersiz sonrası yıpranan kasların onarılmasında görev alıyor. Protein dokuların gelişmesi ve onarılmasını sağlayan temel besin öğesidir. Doğru protein kaynakları tüketerek de kas gelişimi ve yıpranan kasların onarımını sağlamak mümkün. Bu protein kaynaklarının başlıcalarından biri de süt ve süt ürünleri.


Tatlı isteğinin önüne geçiyor

Yanlış duymadınız! Bir kase yoğurt tüketerek tatlı isteğinizi önleyebilirsiniz. Beslenme ve Diyet Uzmanı Özge Öçal, “Bir kase yoğurt protein, karbonhidrat ve yağ miktarını dengeli bir şekilde içerdiği için kan şekerinin dengelenmesini sağlıyor. Sağlıklı beslenmenin temel taşlarından biri de kan şekerinin dengeli olmasını sağlamaktır. Üstelik kan şekeriniz ne kadar dengeli olursa abur-cubur ve tatlı istekleriniz de o kadar az olacaktır. Özellikle canınız tatlı istediğinde ise ev yapımı meyveli yoğurt yaparak ya da meyve ve yoğurdu blenderdan geçirdikten sonra dondurarak son derece sağlıklı tatlılar elde edebilirsiniz” diyor.


Süt seçiminde bunlara dikkat!

• Yoğurt yaparken tercih edeceğiniz sütün sağlıklı ve hijyenik kurallara uygun olarak size ulaşması çok önemli. Zira süt mikroorganizmaların üremesi için çok iyi bir ortam oluşturduğundan çok kolay bozuluyor.
• Yoğurdunuzu günlük sütten yapmaya ya da açık süt alıyorsanız güvenilir yerlerden almaya dikkat edin.
• Günlük süt alsanız dahi ocağa koyduğunuzda mutlaka kaynatın. Özellikle iyi kaynamayan açık sütlerden başta tüberküloz, brusellozis ve kuduz olmak üzere birçok hastalık bulaşabiliyor.
• Açık sütü kaynatırken fokurdadıktan sonra ocağın altını kısıp, en fazla 5 dakika daha kaynatın. Yapılan çalışmalar, gereğinden fazla kaynatılan sütteki vitamin ve minerallerde büyük kayıp olduğunu ortaya koyuyor.

DHA
Photo

Post has shared content
KIŞ KÜRÜ (Bal, Zencefil, Limon Karışımı)
Zencefil, Bal ve Limon ile hazırlanan Doğal Kış Kürü ile kışı hasta olmadan geçirin.

Bilgi Doktoru – Bu karışım evde kolaylıkla bulabileceğiniz malzemelerle hazırlanmasının yanı sıra özellikle soğuk kış aylarında doğal bir takviye ve hastalıklara karşı koruyucu olmasıyla kış kürü oldukça faydalı bir karışımdır.

-------- Sponsorlu İçerikler ------


Zencefil Bal Limon Çayının (KIŞ KÜRÜ) Faydaları – Neye iyi gelir?

Bu kürü kış ayları yaklaşırken hastalıkların salgın olduğu bu zamanlarda tüketmeye başlarsanız soğuk algınlığı olma riskiniz azalır.
Öksürük tedavisinde kullanılır.
Mide üşütmelerinde, bulantılılarda tedavi edici etkisi vardır.
Gribe karşı mucizevi bir koruma sağlar.
Vücut direncinizi artırır.
Virüsleri etkisiz kılar.
Kış Kürü Yapılışı için gerekli Malzemeleri:

1 adet limon ( Dilimlenmiş)
1 adet orta boy kavanoz
1 kavanozun yarısına kadar taze zencefil
Yettiği kadar bal

KIŞ KÜRÜ

Kış Kürü Nasıl Yapılır – Hazırlanışı:

Öncelikle zencefilin kabuklarını soyun ve ince bir şekilde (jülyen) dilimleyin. Dilimlediğiniz zencefilleri kavanoza yerleştirin ve dilimlenmiş limonları da ekleyin. Üzerine Balı da ilave edin. Kavanozun kapağını sıkıca kapatın ve kış kürünüzü buzdolabına kaldırın.
Kış kürünü kullanacağımız sırada 1 çay bardağının içerisine 1 dilim limon, hazırladığınız zencefil karışımından 1 yada 2 yemek kaşığı ekleyin ve üzerine sıcak su ilave edip karıştırın.
Zencefil Limon Bal karışımını sıcak olarak tüketebileceğiniz gibi soğuk su veya soda ilave ederek de tüketebilirsiniz.
Hazırladığınız bu karışım buzdolabında 2-3 ay bekleyebilir.
Afiyet ve şifa olması dileklerimle. Yapanların, faydasını görenlerin mutlaka yorumlarını bekliyorum.
Photo

Post has shared content
IHLAMUR FAYDALARI:

Grip ve Nezleye Karşı Ihlamur: Ihlamur kış aylarında meydana gelen soğuk algınlığından ve yaygın salgın hastalıklardan korunmak ve bu hastalıkların tedavileri için tüketilmektedir. Daha fazla verim almak için ıhlamura bal ve limon eklenebilir. Balın yardımıyla vücudun direnci hastalıklarla mücadele için arttırılır. Balın doğal bir antibiyotik olması ıhlamurun etkisini iki katına çıkarır. Yalnız bal haşlanmış veya çok sıcak suda özelliği kaybeder. Bu yüzdenıhlamura karıştırılmadan önce mutlaka suyun soğumasının beklenmesi gerekir.


Ihlamur Öksürüğe İyi Gelir: Ihlamur, üşütmeden kaynaklanan öksürüğü yatıştırıcı özelliği vardır. Düzenli olarak ve sıcak tüketildiğinde öksürüğe neden olan bakteri ve mikropları vücuttan atar ve solunum yollarında öksürükten dolayı meydana gelen tahrişleri giderir. Öksürükten daha hızlı ve kısa zamanda kurtulmamıza yardımcı olur.
Ihlamur Vücudun Direncini Arttırır: Kan dolaşımının hızlanmasını sağlar ve vücudu sıcak tutmaya yardımcı olur. Özellikle kış aylarında üşüme sorunu yaşayan kişilerin bu sorunu çözmede önemli derecede yardımcı olur. Hastalıklarla genel anlamda mücadele için metabolizmayı kuvvetlendirir.


Stresi Giderir: Ihlamurun sinir sistemi üzerinde de ciddi katkısı vardır. Hazırlanan ıhlamur çayının içerisine karanfil atıldığında sinir üzerinde daha fazla etki gösterir ve sakinleştirici özelliği vardır. Böylece genel anlamda sinir sistemlerini olumlu yönde etkiler ve stresten kaynaklanan kötü düşüncelerden bünyeyi korur. Yalnız gece geç saatlerde aşırı derecede ıhlamur tüketimi uykusuzluğa neden olabilir. Bu yüzden akşam saatlerinde fazla tüketilmemesi tavsiye edilir.
Cilt Sağlığına Ihlamurun Faydası Vardır: Ihlamurun hastalıların yanında gözlere de faydaları vardır. Kaynatılan ıhlamur yapraklarından elde edilen su, pamuk yordamıyla gözlerin üzerine konur. Bu işlem yapılırken gözlerinizi kapatmanız gerekir. Bu uygulama sayesinde hem gözlerin dinlenmesini sağlamış olursunuz hem de göz kapaklarının kenarlarında oluşan bakteri veya çapakların temizlenmesini sağlamış olursunuz.


Saç Sağlığı için Ihlamur: Ihlamurun saç sağlığına da fayda sağladığı bilinmektedir. Ihlamur yapraklarını kaynatarak elde ettiğini su ile saçlarınızı yıkadığınızda doğal bir görünüm kazandırmış olursunuz. Bu uygulama saçlarınızı kuvvetlendirir ve aynı zamanda kafa derisindeki bazı kaşıntıları giderebilir. Aynı zamanda saç derilerini kuvvetlendirerek saçların dökülmesine engel olabilir. Zararlı bakteriler ve serbest radikallerden kafa derisini arındırarak kaşıntı ve benzeri hastalıklardan korunmamızı sağlar.

Ihlamur Cilt Lekelerini Giderebilir: Yukarıda anlatılan bütün bu özelliklerin yanında ıhlamur cilt hastalıkların karşı da iyi gelir ve çok fazla çeşidi olan hastalıklara karşı kısmen tedavi amaçlı olarak kullanılır. Cilt lekelerine de faydalıdır. Bunun için ıhlamur yaprakları yumuşayıncaya kadar kaynatılır ve lekelerin üzerine uygulanır. Zamanla bu lekeleri çıkaracağını göreceksiniz. Ihlamur bunun yanında ciltte yaşlanmadan dolayı meydana kırışıklıkları giderebilir.
Ayrıca hücreleri kuvvetlendirerek cildin daha geç yaşlanmasını sağlayarak sağlıklı ve güzel görünüm sağlayabilir.

Ihlamur Dolaylı Olarak Kalp Sağlığına Faydalıdır: Ihlamurun direk olarak kalp sağlığına faydalı olduğunu söylemek zor ama damarlar üzerinde olumlu etkisinden dolayı kalp sağlığına da faydalıdır diyebiliriz. Damar tıkanıklıklarına engel olduğu için tıkanıklıktan kaynaklanan kalp yorgunluğunu veya olası hastalıklardan koruma özelliğine sahiptir. Damar sertliğinin oluşmasına izin vermez ve kan akışını hızlandırdığı için damarların etraflarında oluşabilecek tabakalara engel olur. Aynı zamanda bu katkılarıyla birlikte kanı kısmen temizleme özelliğine sahiptir diyebiliriz.

Astım ve Bronşit Hastalıklarına İyi Gelir: Ihlamurun genel anlamda solum yollarına iyi geldiğini söylemiştik. Ihlamurun nefesi açıcı özelliği de vardır. Kış aylarında üşütmeden dolayı meydana gelen bronşit hastalığına iyi gelir. Bronşları yumuşatıcı ve rahatlatıcı özelliği vardır. Astım ataklarını yatıştırdığı söylenmektedir. Karaciğerde meydana gelen iltihaplar üzerinde önemli etkisinin olduğunu savunan uzmanlar da vardır. Özellikle kronik alerjik astım hastaları için düzenli olarak tütekiminin tavsiye edildiği söylenebilir. Alerjik astıma karşı etkili olabilir ve rahatlama sağlayabilir. Önceden tüketilmeye başlanması atakların daha hafif geçmesini sağlayabilir.
Ihlamurun Hipertansiyona İyi Geldiği Söylenmektedir: Yaygın bir kanaat değil ama bazı uzmanlar ıhlamurun hipertansiyona da iyi geldiğini söylemektedirler. Tansiyonu sağlıklı seviyede tutmada az da olsa rolünün olduğu söyleniyor.

Terlemeyi Sağlar: Kış aylarında, özellikle kar yağışının az olduğu kışlarda, genelde virüslerden kaynaklanan salgın hastalıklar insanları muzdarip ederler. Bazı virüs çeşitleri terleme yoluyla daha kolay vücuttan atılmaktadır. Bunun için ıhlamurun faydalı olduğunu söylemek mümkündür. Terleme şiddetini arttırmak için ıhlamurun içerisine acı biber katılabilir. Böylece acı biberin yardımıyla hem solunum yollarının rahatlaması sağlanır hem de terlemenin şiddeti arttırılmış olur.

Ihlamurun Sindirim Sistemine Faydaları: Sıvı olduğu için sindirim sitemini yormaz. Bunun aksine çok az çalışan tembel sindirim sitemlerini ve bağırsaklara hareket kazandırır. Hazmı hızlandırır ve mideyi yormaz, kuvvetlendirir.
Kansızlığı Giderir: Birçok uzman, ıhlamurun kansızlığı giderdiğini belirtmektedir. Kansızlık sorunu çeken kişilerin ıhlamuru düzenli olarak kullanmasında fayda olduğunu söyleyebiliriz.

Ihlamurun Zararları: Şimdiye kadar yapılan hiçbir araştırma ıhlamurun direkt olarak sağlığa herhangi bir zararının olduğunu ortaya koymamıştır. Sadece aşırı tüketilmesi ve yanlış kullanılması durumunda bazı yan etkileri olabilmektedir.
Bunlar;
Çok fazla ve geç saatlerde tüketilmesi uykusuzluğa neden olabilir.

DEMLEME ŞEKLİ:Önceden kaynatılan 1 su bardağı kaynar suyun içine1 tatlı kaşığı kadar kurutulmuş ıhlamur yaprağı ve çiçeği ilave edilip karıştırıldıktan sonra üzeri kapatılarak 10 dakika kadar demlenmesi için bekletilerek bir süzgeç yardımıyla süzüldükten sonra içilir. Ihlamurun tüm yararlı etkilerinden faydalanmak için ıhlamur her zaman tüketileceği kadar demlenmelidir. Kesinlikle kaynatılmamalıdır ve bekletilmeden tüketilmelidir. Özellikle ıhlamur çayının kaynatılarak hazırlanması nedeni ile içeriğinde yer alan mineral ve vitaminlerde kayıplar ve eksilmeler olur bu çayın tüketilmesi de kişilere hiç bir fayda sağlamaz.Ihlamur çayına şeker kesinlikle ilave etmeyin.Mümkün olduğunca tatlandırmak için bal veya limon kullanılabilir.

Hepimize Şifa Olsun 
Photo
Wait while more posts are being loaded