Profile cover photo
Profile photo
bilim merkezi derneği
79 followers -
bilim merkezi derneği
bilim merkezi derneği

79 followers
About
Posts

Post has attachment
Uyku ve Kanser


Uyku ve Kanser

Melatonin epifiz bezinin pineolasit adı verilen hücrelerinden salgılanır. Biyoritmi (sirkadyan ritm) belirler ya da biyoritm üzerinde etkilidir. Pineolasit hücreleri ışığa duyarlıdır. Elektromanyetik dalga yoğunluğu arttıkça melatonin salgılanması azalır.

Melatonin, kişiden kişiye değişse de yaklaşık olarak 23:00 ile 05:00 saatleri arasında salgılanan bir hormondur. Hormonun temel görevi vücudun biyolojik saatini koruyup ritmini ayarlamaktır. Bunun haricinde melatoninin güçlü salgılanmasının kansere karşı koruyucu etkisi vardır. Bu nedenle lösemi ve diğer kansere yakalananların kesinlikle karanlık ortamlarda yatırılmaları istenmektedir. Yapılan son araştırmalara göre hormonun yaşlanmayı geciktirici etkisi de vardır.

Melatonin tüm insanlar tarafından salgılanır, yaşa ve beslenmeye göre de salgılama oranı değişir.

BEYİN TRAVMASI VE MELATONİN 
KONYA’da Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Acil Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ayşegül Bayır, trafik kazalarının ardından beyin travması sonucu ölümleri ve sakatlanmaları azaltmak için tavşanlar üzerinde Kasım 2014’ te  bir araştırma yaptı. 
Yrd. Doç. Dr. Ayşegül Bayır çalışmasını bu şekilde ifade etti;
“Denek olarak kullandığımız tavşanları iki gruba ayırdık. Beyin travması geçiren tavşanlardan bir grubuna melatonin hormonunu salgılaması için ilaç verdik, diğerine ilaç vermedik. Araştırmamızın başında, tavşanların beyin travması geçirmesini sağladık. Bunun için havyanların acı çekmemesi için anestezi uyguladık. Tavşanların kafatasını açtıktan sonra, kemik yapısını ortadan kaldırdık. Ardından beyin zarının üzerine uzun bir boru koyarak belli bir mesafeden çelik bilye düşürdük. Böylelikle beyin travması geçirmesini sağladık. Her iki tavşana beyin travması sonrası yapılacak tedaviyi uygaladık.

Bununla birlikte bir grubun melatonin hormonunu salgılaması için ilaç verdik. Yaptığımız tedavi olumlu sonuç verdi. Eğer bu tedavi yöntemini, insanlar üzerinde de uygularsak olumlu sonuç alacağımıza inanıyoruz. Çünkü beyininde hasar oluşan veya beyin travması geçiren insanlarda melatonin hormonu salgılama oranı az oluyor. Bunu yeterli düzeyde yükselttiğimizde, ölüm ve sakatlanma olaylarını en aza indireceğimizi gördük” dedi.

KANSER NEDİR?
Kanser vücudumuzun çeşitli bölgelerindeki hücrelerin kontrolsüz çoğalması ile oluşan 100'den fazla hastalık grubudur.
Kanser (cancer) terimi, tıbbın babası olarak bilinen Yunan fizikçi Hippocrates (MÖ 460-370) tarafından oluşturulmuştur. Hippocrates carcinos ve carcinoma terimlerini ülser oluşturan ve ülser oluşturmayan tümörler için kullanmıştır. 

MELATONİN
Pinealosit hücreleri, ışığa duyarlı olmaları dolayısıyla melatonin salgısını karanlıkta yapar. Yaşla birlikte salınımının azaldığı bildirilen ve kuvvetli antioksidan etkisinden antidepresan etkisine kadar çok işlevli bir hormonumuzdur.




 
Şekil 1: MELATONİN ANTİOKSİDAN ETKİSİ 

İnsanlarda biyolojik ritimlerin varlığının gösterilmesi 1900’lü yılların ilk yarısına dayanmaktadır. Jürgen Aschoff “zeitgeber” terimini literatüre kazandırmış ardından Franz Halberg ilk kez “sirkadiyen” terimini tanımlamıştır. Gunther Hildebrandt, kronobiyoloji ile hastalıklar arasındaki ilişkiye dair çalışmalar yapmıştır. Melankolideki uyku bozuklukları ve belirtilerin uyku-uyanıklık döngüsü ile ilişkisine dikkat çeken Geiger ve 1700’lü yıllarda kış aylarında ortaya çıkan depresyon belirtilerini tanımlayarak mevsimsel özellikli duygudurum değişikliklerinde biyolojik ritmin bozulmuş olmasına dikkat çeken Medicus’ un çalışmaları ise psikiyatrik hastalıklarda biyolojik ritm bozukluklarına işaret eden ilk çalışmalardır. 
Melatoninin çıkış noktasındaki kimyaya baktığımızda ise; ilginç olan bir konuya değinmeden edemedik. Melatonin iki enzim etkisi ile insanda mutluluk, canlılık ve zindelik hissi veren bir nörotransmitter olan seratoninden sentezleniyor. Melatonin ve seratonin konusu üzerine çalışmalar, yapılan araştırmalar çok fazla, çünkü hayatımızın enerjisi bu iki hormonun ne kadar çok aktif olmasına bağlıdır diyebiliriz. 

Melatoninin prekürsörü olan seratonin kan-beyin bariyerini çok az geçebilmesine rağmen, melatonin lipofilik özelliğinden dolayı kolaylıkla geçebilir. Güçlü bir antioksidan olan E vitamini de kan-beyin bariyerini geçemez. Bu özelliğe sahip olduğundan dolayı melatonin daha üstün bir antioksidan olarak kabul edilmektedir. 

Cep Telefonları
Günümüzde vazgeçilmez iletişim araçlarından biri olan cep telefonları ve onların baz istasyonları insan sağlığını olumsuz yönde etkileyen elektromanyetik radyasyon (EMR) üretmektedirler. Radyofrekans dalga şiddeti günümüzde 2100 MHz değerine ulaşmıştır. Son yıllarda koruyucu etkisi araştırılan antioksidanlar içerisinde melatonin’in en güçlü radikal tutucu özelliği öne sürüldüğünden, bu antioksidana karşı olan ilgi artmıştır. Bu bilgiler ışığında; biz de elektromanyetik alana kronik etkin kalmanın uterus dokusunda oluşturabileceği yapısal değişimleri ve bunlara melatonin’ in koruyucu etkisini incelenmesi amaçlanmış. Sonuç olarak; yüksek doz cep telefonu radyasyonunun uterus histolojik yapısına; bazal lamina kalınlaşması, epitel boyu yükselmesi ve tek çekirdekli kan hücre infiltrasyonunun tetiklenmesi gibi dejeneratif değişimlere neden olduğu; buna karşın melatonin uygulamasının bu etkiler üzerinde kısmen geri döndürücü etkisi olduğu kanısına varılmış. 


Sinan BALCI

KAYNAKLAR
http://www.kocatepetipdergisi.aku.edu.tr/PDF/MAYIS%202001/4)%20MELATONIN.pdf
http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/24/524/6563.pdf
http://sagens.erciyes.edu.tr/dergi/2004_2/Cevat%20derleme.pdf
http://tip.baskent.edu.tr/egitim/mezuniyetoncesi/calismagrp/ogrsmpzsnm16/16.P7.pdf
http://tr.wikipedia.org/wiki/Melatonin
http://www.hurriyet.com.tr/yasasinhayat/10937144.asp
http://sagens.erciyes.edu.tr/dergi/2004_2/Cevat%20derleme.pdf
Psikiyatride Güncel . Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar 2011; 3(3):368-86]
Selvi Y, Beşiroğlu L, Aydın A. Kronobiyoloji ve duygudurum bozuklukları.
[T.C. GAZİ ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ HİSTOLOJİ VE EMBRİYOLOJİ ANABİLİM DALI KRONİK CEP TELEFONU RADYASYONU VE KORUMA AMAÇLI -UYGULANAN MELATONİN’ İN UTERUSA ETKİSİ ANKARA ŞUBAT 2014 YÜKSEK LİSANS TEZİ-CANSU ŞAHİN -Tez Danışmanı -Doç. Dr. Çiğdem ELMAS ]
http://www.haber7.com/saglik/haber/1132080-gorme-engelliler-neden-kanser-olmaz
Add a comment...

Post has attachment
Genç Bilim İnsanları Platformu üyesi MUSTAFA BİLAL ŞANLISOY'un Danışman Selma KAYAKÖY ile hazırladığı proje Patent almaya hak kazanmıştır. 

Proje,  TÜBİTAK Proje Yarışması Marmara Bölge 2'. si olmuş ve DOESEF Proje yarışmasında ödül kazanmış idi.  Ardından buluş değeri taşıyan projenin Patent başvurusu yapıldı.  Türk Patent  Enstitüsüne yapılan başvuru sonucu projenin buluş  niteliğinde olduğu kanıtlanmış ve yayına girmiştir.


Projede yoğurdun  raf ömrünü 3 kat arttırırken, katkı maddesi eklemediği için aynı zamanda  sağlıklı ve doğal olmasını sağlıyor .
Bu başarı için proje öğrencilerini ve danışmanını tebrik ediyor, ülkemize da bir çok patentli proje katmalarını diliyoruz. 
Bilim Merkezi Derneği Yönetim Kurulu 
Add a comment...

Post has attachment
Bilim Merkezi Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Thami Elboukhari ve öğrencileri ülkemiz adına önemli bir başarıya daha imza attılar.

Kabataş Erkek Lisesi adına yarışmaya katılan Ahmet Emre Yalçınoğlu, Ege Yalçınkaya, Erdem Ertörer MOSTRATEC Bilim Yarışması'nda Fizik - Matematik dalında  yarışmaya katılan 350 proje arasından farklı kategorilerde birincilik ödülleri aldılar.

Geliştirmeye en açık proje ödülü
Dünya birincisi ödülü   
En yüksek puan alan proje ödülü                                                                                                  

Öğrencileri ve Proje Danışmanı Thami Elboukhariyi tebrik eder Başarılarının devamını dileriz. 


Bilim Merkezi Derneği Yönetim Kurulu
Add a comment...

Post has attachment
ESKİŞEHİR BİLİM DENEY MERKEZİ VE SABANCI UZAY EVİ


BİLİM DENEY MERKEZİ ;

          Eskişehir bilim deney merkezi, ‘’Gelecek Eskişehir’den geçecek’’ sloganıyla 2012 yılı Nisan ayında  hayata geçirilmiş bir proje. Bilim Kültür ve Sanat Parkı içerisinde yer alan merkez, geniş bir arazi içerisinde yer alıyor. Şehir içinden 11,17 hat numaralı belediye otobüsleri ya da 16,38 hat numaralı minibüsler ile bilim kültür ve sanat parkına kolay bir şekilde ulaşılabilirsiniz. Kendi arabanızla gelmek isterseniz cüzi bir miktar ücret ödeyeceğiniz geniş bir otoparka da mevcut. Burada bizi  mutlu eden bir ayrıntı var. Şehir içerisinde bazı otobüs duraklarında Bilim Deney Merkezi’ne giden otobüsler ayrıca belirtilmiş. Böyle bir ayrıntıya bilim merkezi barındıran birçok şehirde rastlamamıştık. 
Parka ulaştıktan sonra sevimli ve zarif tren istasyonlarından trene binerek tüm parkı gezebileceğiniz gibi, geniş çimenlik alanda, yön levhalarını takip ederek patika yollardan yaya olarak da parkı gezebilirsiniz. Bilim Kültür ve Sanat Parkı içerisinde Bilim Deney Merkezi’ nin yanında görebileceğiniz masal şatosu, korsan gemisi (Kristof Kolomb'un Amerika'yı keşfettiği Santa Maria Gemisi'nin birebir kopyası),  su altı dünyası’nı içeren bir hayvanat bahçesi ve çeşitli su sporları ve aktiviteleri de yapılan büyük bir gölet de mevcut. Aynı zamanda  açık alanda su değirmenleri ve merkezkaç kuvvetini temel alan düzeneklerin bulunduğu eğitici alanlara yer verilmiş. Çizgi film kahramanlarının tema edildiği salıncak ve kaydıraklar küçük yaş gruplarına hitap edecek şekilde alanın çeşitli yerlerine yerleştirilmiş. Önemli bir bilim parkı teması işlenmiş.

            Bilim Deney Merkezi binasına yaklaşırken dikkatinizi bir arabanın bulunduğu büyük bir kaldıraç çekiyor. Binaya girdiğinizde sağ tarafta danışma var. Girişte sembolik bir ücret ödüyorsunuz. Ücret tam ve öğrenci olarak sınıflandırılmış. Sol tarafta bilim adamlarının duvara monte edilmiş tabloları sizi karşılıyor. Tablolardan bazılarında bilim adamlarının diyalog şeklinde konuşmaları dikkat çekiyor. Bu bölümde doğudan ve batıdan bilim insanları, projeksiyon ile yansıtılan görüntü aracılığıyla icatlarını anlatıyor. Daha da önemlisi bir icadın kendinden sonra yapılan başka bir icadı nasıl etkilediği konusunda bilim adamlarının atışmaları da var.  

         Sağ tarafa baktığınızda zaman tüneli şeklinde tasarlanmış maket ve tablolarla dizayn edilmiş bir alan dikkati çekiyor. Dünyanın oluşumundan bu  güne önemli gelişmelerin bulunduğu çizelge ve tünelde, dinozor maketleri ve yaşadıkları alan canlandırılmaya çalışılmış.

    Geniş bir koridor boyunca ilerleyerek deney düzeneklerini inceleyebiliyorsunuz. Deney düzenekleri  SES DENEYLERİ (Fısıldayan küre, Sesli borular, İletişim boruları), BASINÇ DENEYLERİ (Hava basıncının oluşturulması (Davul ve pullar ile), Bernoulli topu, Kalp davulu, Galileo prensibi, Sıcak hava balonu), YERYÜZÜ DENEYLERİ (Dalga oluşması,Tsunami oluşumu, Deprem simülatörü), EL BECERİSİ VE DİKKAT (Mekanik illüzyonlar, Mekanik çarklar kullanılarak illüzyon aletleri, Bisiklet kullanan iskelet), GÖSTERİ (Magdeburg topları ve vakum düzeneği, Programlanabilir Robot, Van De Graaf, Tren (Maglev), Vakumda Zil), OPTİK DENEYLERİ (Sulu prizma, Suda ışığın kırılması, Praksinoskop, Sanal görüntü oluşturulması, Uçuran ayna, Çiz çizebiliyorsan, Dipsiz kuyu,Kesik aynalar,3D Miroscope,3D kartlar), DENGE-MEKANİK DENEYLERİ (Dişli çarkların kombinasyonu, Halat üzerinde bisiklet kullanılması, Dikdörtgen (kare) tekerlekli bisiklet, Tırmanan koni, Palanga sistemini anlatan düzenek, Pendulum, Jireskop) şeklinde. En önemlisi Bilim Deney Merkezi birçok deney düzeneğini kendisi tasarlıyor ve üretiyor.

Ayrıca merkezde bir deprem simülasyon odası tasarlanmış. Bu odada 7.4 büyüklüğünde bir depremin etkileri hissettirilebiliyor. Ayrıca deprem esnasında alınacak tedbirleri hakkında eğitim yapılabiliyor. 

Merkezde yaz ve sömestre tatillerinde öğrenciler için atölye çalışmaları düzenleniyor. Ayrıca bilim şenlikleri ve yarışmalar yapılıyor. Eğitim döneminde öğretmen taleplerine göre müfredata uygun eğitim programları da yapılıyor. Okulların bilim teknoloji kulübü öğrencilerine eğitimler veriliyor. 

Merkezde gönüllü çalışmak isteyen her yaştan ve alandan kişilere “bilim iletişimciliği” eğitim veriliyor. Sergi alanında 4 personel çalışıyor. Bu nedenle gönüllü çalışmak isteyenler önem kazanıyor. Sergi alanında görevli personeller “bilim iletişimcisi” ünvanı ile görev yapıyor. 

Hafta içinde çoğunlukla okul gruplarına seanslar yapılıyor. Önceden rezervasyon yaptırılması gerekiyor.
Merkezin ikinci katına çıktığımızda yine deney düzenekleri ile karşılaşıyoruz. Bu katta atölye çalışmalarının yapılabileceği alanlarda mevcut.

SABANCI UZAY EVİ;

         Sabancı uzay evi Eskişehir Büyükşehir Belediyesi  ve Sabancı Vakfı ortak yapımıdır. 
http://www.sabancivakfi.org/sayfa/sabanci-uzay-evi             Bilim Deney Merkezinin devamı gibi gözükse de planetaryumun giriş çıkışları daha düzenli olmak adına ayrı bir kapıdan yapılıyor ve yine ayrı bir ücret ödemeniz söz konusu. Ücret Bilim Deney Merkezi ile aynı öğrenci 2 TL tam bilet ise 5 TL.
           Türkiye’deki diğer planetaryumlardan farklı olarak  Sabancı Uzayevi’nde küçük bir sergi alanı mevcut. Bilim Deney Merkezi girişinde bizi karşılayan bilim adamlarının portreleri yerine burada bizleri Einstein ve Stephen Hawking’in balmumu heykelleri karşılıyor. 
            Planetaryumdaki bir diğer fark ise engelliler için bir platform bulunması; bu platform aktif olarak kullanılmakta. Bu açıdan da Sabancı Uzay Evi ayrıca takdirimizi kazandı. 
Gelelim planetaryumun teknik  özelliklerine; 14 m yarıçaplı planetaryum 96 kişilik ve 4K çözünürlüğünde 2 projeksiyon kullanılmış. Bu durum görüntü kalitesi üzerinde oldukça etkili. Gösterimler şimdilik 2 boyutlu ancak 3 boyutlu gösterimler için çalışmalar başlamış. Seanslar 40 dk sürüyor. Bu sürenin tamamı filme ayrılabileceği gibi bir kısmı yıldız, gezegenler ve gök cisimleri hakkında bilgi veren çok faydalı bir eğitim  diğer kısmı film şeklinde de düzenlenebiliyor.

HATIRA ve EĞİTSEL MATERYAL SATIŞ ALANI, GALAKSİ KAFE;

       Bilim Deney Merkez’ini gezdiğimiz sürede kafe kapalı olduğundan pek yorum yapamıyoruz ancak  kapasite açısından ihtiyacı karşılayacak boyutta olduğunu söyleyebiliriz. 
         Hatıra ve Eğitsel Materyal satış mağazasında TÜBİTAK ve Altın yayınevinin kitapları ağırlıklı olmak üzere eğitici kitapların satışı yapılmakta. Genel olarak 15 yaş altı çocukların ilgisine yönelik kitaplar. Kitap dışında bol seçenekli 4m deney setleri satışı yapılmakta. Kendi radyonuzu yapmak isterseniz ya da rüzgardan kendi enerjimi nasıl elde edebilirim diyorsanız merakınızı gidermeniz mümkün. Ancak kitapların çeşitlendirilmesi ve sayılarının arttırılmasının faydalı olabileceğini düşünüyoruz.

HAYVANAT BAHÇESİ ve SU ALTI DÜNYASI ;

Bilim Deney Merkezi ve Sabancı Uzay Evi’nin hemen yanında bir hayvanat bahçesi ve sualtı dünyası bulunuyor. Bilim merkezini tamamlayıcı nitelikte olan hayvanat bahçesinin Mayıs ayında hizmete girmesi planlanırken, su altı dünyası ziyaretlere açık. Pazartesi günleri bakım sebebiyle kapalı olan su altı dünyasını Bilim Merkezi Derneği olarak bizler inceleme fırsatı bulamadık. Su altı dünyası da Bilim Deney Merkezi ve planetaryum gibi ücretli ve ücret miktarı da aynı tam 5tl indirimli 2 tl.

Eskişehir Bilim Merkezi gezimiz sırasında bizleri  misafir eden Sayın Özlem ÖZSOY ÇAM Hanıma ve ziyaretimiz sırasında meraklı sorularımıza içtenlikle cevaplar veren Sayın Koordinatöre teşekkür ederiz. 

Kaleme Alan: Selma KAYAKÖY- Didem KARADUMAN
Add a comment...

Post has attachment
"Tokat Bilim Meydanı" etkinlikleri 9-10-11 Ekim tarihlerinde gerçekleşti. Tokat için ilk olan bu etkinlikler yoğun ilgi gördü. Öğrenciler Kimya, Fizik, Biyoloji, Matematik standlarında hem ilgi çekici hemde uzman rehberler eşliğinde öğretici deneyler ile buluştular. Peki acaba etkinliklerle ilgili katılımcıların düşünceleri nasıldı. Biz de bu düşünceleri öğrenmek ve varsa önerilerini almak için katılımcılara anket uygulaması yaptık. Ekibimizin titizlikle hazırladığı sorular hem kısa sürede cevaplayabilecekleri hem de bizlere anketi dolduranların düşüncelerine yansıtabileceği şekilde tasarlandı. 
Anketimiz şu soruları içermekte idi. 

Tokat Belediyesi Bilim Meydanı etkinliğini nasıl buldunuz?
En çok hangi standı beğendiniz?
Tokat Belediyesi Bilim Meydanı’nda gerçekleşen deneysel eğitimin size katkısı olduğunu düşünüyor musunuz?
"Deneysel eğitim faaliyetlerine katılmak ister misiniz?
"Etkinlikten nasıl haberdar oldunuz?
"Tokat Belediyesi’nin eğitim konusundaki etkinliklerini yeterli buluyor musunuz?
"Tokat’ta bir bilim merkezi olsun ister misiniz?
Tokat’ta bir planetaryum olsun ister misiniz?
"Tokat Belediyesi Bilim Meydanı etkinliğinin tekrarını ister misiniz?

Şimdi kısaca sonuçları verelim : Grafikleri altta resimlerde görebilirsiniz.

Değerlendirme: 
1. Tokat Belediyesi Bilim Meydanı etkinliğini nasıl buldunuz?
            Katılımcıların % 72 si etkinlikler için çok iyi yorumunda bulunmuş. Etkinlikler kötü diyenlerin oranı % 1 olarak görünmekte. Bu sonuçlara göre  katılımcıların memnun kaldığı bir etkinlik olduğunu görebiliyoruz. Ancak 2015 Bilim Meydanı etkinlikleri çok daha iyi olacaktır.

  2. En çok hangi standı beğendiniz?
                Burada katılımcılar genelde kimya standını daha çok beğendiklerini söylemişler. Bilirsiniz Kimya renklidir, patlamalıdır ve hep ilgi çeker. Ancak burada Özellikle matematik standında katılımcıların geçirdikleri sürenin çok daha fazla olduğu bilgisini verelim. Hatta birçok katılımcı çözemediği zeka oyunları için "eve götürüp çözsem yarın getirsem olmaz mı?" teklifinde bulundu. :)

 3. Tokat Belediyesi Bilim Meydanı’nda gerçekleşen deneysel eğitimin size katkısı olduğunu düşünüyor musunuz?
                 Burada da % 92 lik bir oran görüyoruz. Mutlu olduk efendim, ne diyelim :)

  4. "Deneysel eğitim faaliyetlerine katılmak ister misiniz?
           Burada evet diyenlerin oranının Yüzde 74 lük dilimi oluşturduğunu görüyoruz. Biraz düşük geldi. Sebeplerini muhakkak araştırmamız gerekmekte. Belki soru açık değildi, belki ne sorduğumuzu tam olarak ifade edemedik. Daha çok çalışmalıyız.

5. Etkinlikten nasıl haberdar oldunuz?
      Bu soru bizim için önemli idi. Çünkü 3 gün içinde mümkün olduğunda çok kişinin etkinliklere katılmasını arzu ettik. Bilboardları hazırladık, web sitelerinde ilan ettik ve Milli Eğitim İl Müdürlüğü ile irtibata geçip tanıtım çalışmaları yaptık. Gördük ki okullardan gelen öğrenciler çoğunluğu oluşturmakta. Hatta 30-40 km uzaklıkta bulunan okullardan bile misafirlerimiz vardı. 

6. Tokat Belediyesi’nin eğitim konusundaki etkinliklerini yeterli buluyor musunuz?
          Bu etkinlik Tokat Belediyesinin katkısı ile düzenlendi. Bilindiği gibi ülkemizde bulunan belediyeler birçok eğitim organizasyonlarına (Bilgi evleri, gençlik merkezleri,bilim merkezleri vb) öncülük ediyorlar. Bu sonuçları Tokat Belediyesi yetkililerine ulaştıracağız ve yeni projeler geliştirilmesine katkıda bulunmaya çalışacağız. 

7. Tokat’ta bir bilim merkezi olsun ister misiniz?
        % 97,3 EVET. Her ilde deneysel eğitim ön plana çıkaran bir bilim merkezi olmasını çok istiyoruz :):)

8.  Tokat’ta bir planetaryum olsun ister misiniz?
       % 94 EVET.  Işık kirliliğinin çok olmadığı bu ilimizde planetaryum ve gece gözlemleri programlarının olduğu bir çalışmayı yapmak birçok öğrencinin hayalleri geçekleştirmesine vesile olabilir.

9. Tokat Belediyesi Bilim Meydanı etkinliğinin tekrarını ister misiniz? 
         % 96,8 EVET  Seneye buluşmak üzere :):)
Add a comment...

Post has attachment
BİLİM ADINA

Gök kubbe üfürür kara yelleri hadsiz güneşe, muma üfleyen dudaklar misali. Asılır semalara gece ve günün kalabalığı saklanır ölü şemsin küllerine. Bir alem peyda olur uykuya küs zihinlerden: “Düşünce”… Sınırları belirsiz bir ülkedir düşünce, her ayak basanın kâşifi olduğu yahut sözcükleri olmayan bir kitaptır belki de her okuyanın yazarı olduğu. Bilgi, düşüncenin tohumudur. İnsanoğlu bildikçe tohumlar atar zihninin topraklarına, toprak can suyuna doyunca düşünceler filizlenir, öğrenmekle beslenir ve bilginin kutsallığı önünde dalları köklerine kadar diz çöken koca bir söğüt olur. Topraktaki söğüt, zihindeki meraktır esasında. Merak, bilginin kutsiyetine bürünmüş bir elçidir, bilimin kapılarını bilinmeyene açan. Bilim ise bilginin evidir, bilinmeyenin evreni…

Bilim sadece yıllar boyu eğitim almış, laboratuvarlarda kendini unutarak çalışmalar yapan insanlara bahşedilmiş bir uğraş değildir. Bilim yalnızca gözümüzün görmediğinde, kulağımızın duymadığında yahut bilmem kaç ışık yılı boyunca yol kat etsek dahi ulaşamadıklarımızda değildir. Tam aksine gözümüzün değdiği, kulağımızın işittiği neredeyse her şey, içinde bilimi gizlemektedir. Hiç düşünür mü insan aynaya bakarken gördüğü şeyin bilimin kendisine en yakın hali olduğunu? Bilim içimizdedir! Bedenimiz kimilerince bir et yığınından ibaret olsa da bedenimizi kuşatan tenimizin ötesi; bilime uzanan, merakla aydınlanan, düşünmekle ardına kavuşulan, karanlık bir dehlizdir. Kör bir zihinle bakıldığında ise yalnızca sonu gelmeyen bir girdap… Kanımızın akciğerlerimize doldurduğumuz havayla oksijene doyup bütün dokularımıza hayat vermesi, gözlerimizin sevdiklerimizin görüntülerini alıp beynimize iletmesi, beynimizin ise yıllar önce yaşadığımız mutlulukları arşivleyip ihtiyacımız olduğunda onları düşlerimizde sergilemesi ve sonu gelmeyen örnekler silsilesi bilimin bizde hayat bulmuş halidir. Ve bünyemiz öylesine muhteşem bir düzenle kuşanmıştır ki cevaplandırılamayan güzellikleriyle bilime çıkmaz sokaklar inşa etmiştir. 

Kendi bedenimizden çıkıp dış dünyaya uzandığımız zaman da bilimin bize yakınlığını sonu gelmeyen örneklendirmelerle ifşa edebiliriz. Her şeyden önce neredeyse hepimizin gözünü ayırmadığı bilgisayar ve televizyonların, elimizden düşmeyen akıllı cep telefonların çekici görünümlerinin ardında saklanan elektrik aksamları; otomobillerimizin can suyu benzinin eldesi için petrolün işlenme yöntemleri, dünyaya renk veren boyaların kimyasal bileşimi, semaları süsleyen güneş, yıldızlar ve onlara dair her şey bilimin birer parçasıdır.

Bizler hedeflere kuşanmalıyız, ülkemizdeki yanlış bilim algısını toprağa gömmek ve genç dimağlara doğru algıyı kazandıracak fırsatları filizlendirmek için kuşanmalıyız, günümüzden yüzyıllar öncesinde batıya öğretirken, günümüzde geçtiğimiz batıdan öğrenme konumunu yine eskisine döndürmek için kuşanmalıyız. Bizlerin ve evlatlarımızın zihinlerine Einstein, Newton, Archimedes, Pascal kadar El Harezmi, Farabi, Beyruni'yi yerleştirmeliyiz. Çünkü bizler kendimizi ne kadar unutursak; uluslararası platformda kendimizi unuttuğumuzdan daha çok unutulur ve yok sayılırız. Bunun acı örneklerini geçmiş tarihlerden bu yana görmekte ve yaşamaktayız. Günümüzde biz Türkler ve Müslümanlar bilimde, eğitimde, teknolojide ve birçok alanda Avrupa'yı yakalama derdindeyiz, oysaki onlarda yakalamaya çalıştıklarımız esasında bizim ecdadımızın onlara aktardıklarıdır. Biz yaptıklarımızı unuttuğumuz için onlar bizim yaptıklarımızı kendilerine mâl etmiş, tüm icatların mucidi kesilmişlerdir. Oysaki tarihte Türk ve Müslüman bilim adamları çok saygın Batılı bilginlere öncülük etmişler, birçok keşfin zorlu çalışmalarını göğüslemiş ve başarılı sonuçlar elde etmişlerdir. Amerika kıtasının keşfi dendiğinde akla ilk gelen Kristof Kolomb değil Beyruni olmalıdır. Beyruni, dünyanın döndüğünü bulan ilk bilim adamıdır ve Kolomb'un keşfinden beş yüz yıl önce Amerika kıtasının varlığını bildirmiştir. Atom bombası düşünüldüğünde Einstein değil Cabir bin Hayyam, cebirde ise Descartes değil kendisinden 830 yıl önce yaşayan El Harezmî akla gelmelidir. El Harezmî bunun yanı sıra eserlerinde Batı’nın hiç bilmediği "sıfır"ı kullanmıştır. Ebul Kamil Şuca Avrupa'ya matematiği öğretmiştir. İbn-i Sina gerek Avrupa gerek İslam topraklarında yüzyıllarca okutulan El Kanun Fi't Tıp kitabını kaleme almıştır. Ebu'l Vefa matematiğe tanjant, kotanjant, sekant ve kosekantı kazandırmıştır. Buraya kadar saydıklarımız gibi gökbilime, fiziğe, matematiğe, kimyaya, biyolojiye, tıbba dair daha onlarca Türk ve Müslüman bilim adamı daha sıralayabiliriz.

Yani demem o ki; bizler bilime uzak değiliz, bilim algılarımızın ötesinde bir ütopya yahut gizemli bir tılsım değil, aksine hayatımızı kolaylaştırmanın bir yolu, ülkelerin gelişmişlik düzeyine yön veren güçlü bir ölçüttür. Bizler bilime uzanmalı ve onu elde etmeliyiz. Birbirimizi ötekileştirmek yerine bilim ve ilmin gölgesinde bir olup, ülkemizi ileri taşımalıyız. Bizler öğrenmeli, öğretmeli ve öğrendiklerimizi uygulamalıyız. Geçmişi ve günümüzü, ülkemizdeki ve tüm dünyadaki gelişmeleri araştırmalıyız. Özümüze değer vermeli ve bilimin yalnızca tarihte olmadığını unutmadan günümüzdeki gelişmeleri takip etmeliyiz. Bu değerler neticesinde dilden dile dolaşan Stephen Hawking'i tanıdığımız kadar Oktay Sinanoğlu'nu da bilmeli ve bu bilginin manasını sezmeliyiz ki diğer medeniyetlere unutturduğumuz yerde olduğumuzu, varlığımızı hissettirmeliyiz.
 
Bizler ülkemizin, milletimizin kalkınması adına diğer ülkelere karşı olan yarışımızda elimizde tuttuğumuz meşaleyi ilerleyen zamanlarda çocuklarımıza emanet edeceğiz. Bu yüzden meşalenin alevini olabildiğince harlamalı, tüm bunları ve bu gibi düşüncelerimizi, bilim tarihimizi, gelişmişlik düzeyimizi evlatlarımıza aktarmalı; onlardan bu düzeyi olabildiğince ileri seviyelere çekmelerini istemeliyiz. Onları bu yarışa ve sürekli öğrenme düzenine alıştırmak için eğitimlerine önem vermeliyiz. Ülkemizin kanayan yarası olan eğitim şartlarını iyileştirmeli, deneysel eğitimi desteklemeli, böylece çocuklarımıza öğrendikleri bilginin ne olduğunu görme fırsatı sunmalıyız. Dinlemek, okumak kadar görmenin ve uygulamanın da etkin olmasının gerekliliği anlamalı ve anlatmalıyız. Bugüne kadar kitaplarımızda gördüğümüz bilgileri artık elimizde tutmalı, hafızamıza işlemeliyiz. İçimizde bir isteğe hayat vermeliyiz; edindiğimiz bilgileri uygulama isteği. Bizler umuyoruz ki ülkemizin şartları, bizlerin bu istek ve azmiyle buna uygun hale gelecek ve deneysel eğitimin temelleri artık atılacak. 

Unutmayalım; bilgi bilimin, bilim evrenselliğin anahtarıdır. Ülkemizin kalkınması, çağdaş medeniyetler seviyesine yeni bir boyut kazandırması ve tüm medeniyetlere öncü olması dilek ve duasıyla…

Sümeyra SIRMALI
Bilim Merkezi Derneği Üyesi
Bilim Adına
Bilim Adına
bilimmerkezi.com.tr
Add a comment...

Post has attachment
TOKAT BİLİM MEYDANI GÜNLÜĞÜ

BİLİM MERKEZİ DERNEĞİ TARAFINDAN HAZIRLANAN “TOKAT BİLİM MEYDANI” ADLI PROJE, TOKAT BELEDİYESİ’NİN DESTEKLERİ NETİCESİNDE HALKLA BULUŞTU. 9 EKİM TARİHİNDE BAŞLAYAN ETKİNLİKLER 11 EKİM’E KADAR ÜÇ GÜN BOYUNCA DEVAM ETTİ. 

Proje, ekibimizin malzeme temininden meydan hazırlıklarına kadar süren özverili çalışmalarıyla hayata geçti. İstanbul’dan yola çıkan ekip beraberinde yalnızca hazırlıklarını değil hedeflerini de taşıdı. Bu hedefler doğrultusunda Tokat Meydanı adeta bir açık hava laboratuvarına dönüştü. 9 Ekim tarihinde Tokat Belediye Başkanı Av Eyüp EROĞLU, Tokat Valisi Sayın Cevdet Can, AK Parti Tokat Milletvekili Zeyid Aslan, askeri yetkililer ve  protokolün diğer  değerli mensuplarının kurdeleyi kesmelerinin ardından, Tokat Belediye Başkanı Sayın Avukat Eyüp Eroğlu’nun konuşmasıyla Tokat Bilim Meydanı’nın kapıları Tokatlılara açıldı ve bilimsel etkinlikler  halkla buluştu.

Dernek ekibinin ve Tokat Belediyesi çalışanlarının titizlikle sürdürdüğü, çalışma sürelerinin yorgunlukla değil heyecanla ölçütlendirildiği hazırlıklar kısa sürede tamamlandı.   "Tokat Bilim Meydanı" bilgilendirme afişleri  günler öncesinden Bilboardlarda yerini alarak etkinlik programı Tokat halkına duyuruldu. 

Fizik, kimya, biyoloji ve matematik stantlarında ilgi çekici deney ve sunumlar; yıldız evinde merak dolu kareler, hatıra köşesinde çekilen yüzlerce fotoğraflar  ve miniklerimiz için boyama atölyesi eğlenceli dakikalara sahne oldu. 7’den 70’e herkesin ilgisini toplayan etkinliklerle, deneysel eğitimin önemi ifade edilmeye çalışıldı. Öğrenci arkadaşlarımız, okul sıralarında anlatılan tek hücrelilerin aslında nasıl canlılar olduğunu, tepkime denklemlerinin gerçekte hangi olayı formüle ettiğini, olasılık konusunun bir problemi çözer iken aslında nasıl kullanılacağını, elektrik deneylerinin nasıl yapıldığını ve dahasını  öğreten deneylerle buluşturuldu. Bilimin esasında bizlere ne kadar yakın olduğu ve ülkemizin ihtiyaç duyduğu kalkınma adına fitili ateşleyecek kaynağın bilim ve teknoloji olduğu vurgulandı.

Fizik, kimya, biyoloji, matematik stantları, planetaryum ve boyama atölyesinin yanı sıra Türk Hava Kurumu’nun sergilediği maket uçaklar ve Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Mekatronik mühendisliği bölümünden Sayın Arş. Gör. Cemil Közkurt öncülüğünde öğrencileri Mestan Çakır, Duygu Bilge Karaoğlu, Hüsna Bozkurt un katkılarıyla sergilenen güneş enerjisiyle çalışan araba diğer ilgi çalışmalar arasındaydı.  “Tokat Bilim Meydanı 2015” etkinliklerinde ise kendileriyle işbirliği ile bir Robotik Laboratuar kuracağımızın müjdesini de şimdiden verelim :)

Ayrıca etkinliklerimize Tokat Belediyesi Atıksu Arıtma tesislerinden uzmanlar da biyolojik arıtım yapılan tesiste bu işlemleri sağlayan mikroorganizmaları göstermek ve tesisler hakkında bilgi vermek üzere biyoloji deney standına iştirak ettiler

Halkın kesintisiz ilgisi ve desteğiyle yoğun süren üç günün ardından, Tokat Belediyesi’nin büyük destekleriyle hayata geçirilen etkinlikler sona erdi. Etkinliklerin bitişiyle beraber bir sonraki yıl için geri sayıma başlayan ekibimiz, Tokat’ın yanı sıra ülkemizin tüm illerinde bilimi sokaklara taşımayı, deneysel eğitimin önemine dair farkındalık kazandırmayı hedefliyor.


TEŞEKKÜR

Bu çalışmalar sırasında heyecanı, özverisi ve bitmek bilmeyen enerjisi ile projemizin eksiksiz gerçekleşmesi için çaba gösteren Belediye Başkan Yardımcısı Sayın Selahattin KELEMCİ’ye,

Gop Üniversitesi Mekatronik Bölümü Araş Gör. Arş. Gör. Cemil Közkurt öncülüğünde öğrencileri Mestan Çakır, Duygu Bilge Karaoğlu, Hüsna Bozkurt’a,

Tokat Belediyesi Atıksu Arıtma tesisleri uzman Kimyager Elif Yıldırım'a

Türk Hava Kurumu Tokat Şubesi Yöneticilerine,

Özen Dijital Yöneticisi Abdulkadir Kurddan’a

ve 

Projemizi destekleyen Tokat Belediye Başkanı Sayın Av. Eyüp EROĞLU’na Bilim Merkezi Derneği Yönetim Kurulu olarak teşekkür ederiz. Birlikte nice projelere imza atmak dileğiyle. 


BİLİM MERKEZİ DERNEĞİ
Add a comment...

Post has attachment
Evde Van de Graaff Üreteci Yapmak?

 
 
Nasıl yani? Şu bilim gösterilierinde gördüğümüz havalı şey, tepesinden kıvılcımlar saçan  büyüleyici şey: Evet  Van de Graaff Üreteci!   Pahalı bir şey mi? Ne yazık ki pahalı sayılır.  Ama bunu evde daha ucuza  yapabilir misiniz? Evet yapabilirsiniz! Hem de çok ucuza. 
Ama önce Van De Graaff  Üreteci nedir ondan bahsedelim.  Fizikçi Robert Jemison Van de Graaff tarafından 1929 yılında icat edilmiştir. Hareketli bir ipek kumaş yada lastik bant  aracılığı ile içi boş  metal bir kürede yüksek gerilim biriktirmeyi sağlayan bir  elektrostatik bir üreteçtir.
 
Üreteç, röntgen cihazları, sterilizasyon araçları gibi gündelik yaşam için hayati  önem taşıyan cihazlarda kullanıldığı gibi parçacık hızlandırıcılarda dahi kullanılmaktadır. Tabi biz atomu parçalamayacağız fakat küçük deneyler için kullanabiliriz. 
 
Nasıl Çalışır?
Saçınıza sürdüğünüz plastik bir kalemin statik elektrikle yüklenmesi gibi çalışır. Bir farkla elinizle yaptığınızdan çok daha hızlı bir biçimde ipek ya da plastik bantın sürtülmesi söz konusudur. Plastik bant, metal kürenin içinde bulunan bir fırçaya hızla sürtünerek metal küreyi pozitif yükle  şarj eder.  Düzeneğe bağlı diğer uç negatif yüklü olduğu için aradaki potansiyel fark “kıvılcımları” daha doğrusu statik atlamaları oluşturur. Açığa çıkan değeri;
 
Volt=Toplam yük/Kürenin yükü
 
Biçiminde formülize edebiliriz.
 
Nasıl yapılır?
 
Uyarı:1
Güvenlik, güvenlik, güvenlik…
Burada yazılan aşamaları, Fen bilimleri öğretmeninizle ya da bir ebeveyninizle yapmanız gerekmektedir. Uygulama aşamaları esnasında, pense, yan keski, makas gibi tehlikeli olabilecek yaralanmaya yol açabilecek bazı araçlar kullanmanız gerekebilir. Bunlar için mutlaka bir yetişkinin yardımını almanız gerekmektedir.
 
Uyarı:2
 
Yüksek gerilim üreten bir alet olduğu için,  kalp pili, insülin pompası taşıyan hastalar, yaşlılar ve  aritmi, kalp çarpıntısı, kalp  ritim bozuklukları olanlar kesinlikle uzak durmalı. Bu tür rahatsızlıkları olanlar için kesinlikle  “TEHLİKELİDİR!!!”
Uyarı3:
 
 
Oluşan statik yük dolayısıyla, her türlü elektronik cihaz için tehlikelidir. Elektronik cihazların arızalanmasına, hatta bir daha çalışamaz hale gelmesine neden olabilir. Üreteç çalışırken ve çalışması bittikten sonra  elektronik cihazlarınızı uzak tutun!
Bu uyarı ve önemleri dikkate  almadan yapılan her deney “TEHLİKELİ” Sonuçlar doğurabilir!!!
Deney uygulama aşamaları bir yetişkin ile birlikte yapılmalıdır!!!
 
Koruyucu gözlüklerimizi taktıktan, koruyucu eldivenlerimizi giydikten sonra çalışmaya başlayabiliriz!
Add a comment...

Post has attachment
Tokat Belediyesi ve Bilim Merkezi Derneği işbirliği ile  Cumhuriyet Meydanında  9-10-11 EKİM tarihlerinde "TOKAT BİLİM MEYDANI" etkinliği yapılacaktır. 
Fen bilimlerini öğrencilere sevdirmek adına yapılacak bu etkinlikte halka açık fizik, kimya, biyoloji deneyleri gerçekleştirilecek. 7'den 70'e herkesin katılabileceği etkinlikler 9 Ekim Perşembe Günü saat 10:00 da yapılacak açılış programı ile başlayacak. 
Okullarda öğrenim görmekte olan öğrenciler planlı bir şekilde alanı ziyaret edecekler.
Etkinlikte;
      Fizik Deneyleri
      Kimya Deneyleri
      Biyoloji Deneyleri
      Matematik Deneyleri
      Planetaryum
      THK Uçak Atölyesi
      GOP Üniversitesi Güneş Enerjisi ile çalışan araba  yer almaktadır. 
Add a comment...

Post has attachment
Ülkemizde öğrenim görmüş olan hemen herkesin "laboratuarda deney yaptınız mı?" sorusuna verdikleri cevaplar neredeyse aynıdır. Bu cevaplar genelde : 
Hoca bir kez götürmüştü
Çok kalabalıktık mikroskopta sıraya girdik hiçbirşey göremedim
Bir laboratuar var ama daha hiç kapısını açık görmedik
Bizim okulda laboratuvar yok ki şeklindedir. 
Dahası birçoğumuz deneyerek öğrendiğimiz bilgileri unutmadığımızı söyleriz. 
Özellikle fizik, kimya, biyoloji vb bilimlerin eğitimi konusuna deneysel eğitim olmazsa olmaz bir yöntemdir. 
Örneğin öğrencilerine asit ile metal tepkimesinin anlatılması sınıf ortamında kimyasal denklem yazmak şeklinde olmaktadır. Eğitimci asit formülünü, metali yazar ve tepkime sonucunda tuz oluştuğunu ve hidrojen gazı çıktığını söyler. Öğrenciler tek gördüğü tahtada yazan bir kimyasal denklemdir. Tepkime sonunda da açığa çıkan ısıyı +ısı şeklinde belirtir. Öğrenci bu dakikadan sonra yapacağı tek şeyin sınavda tepkime çeşitleri sorulunca bu denklemi yazmak olduğunu bilir ve bu denklemi ezberler.

Oysa ki bu anlatım laboratuvarda gerçekleşse ve öğrenci basit şekilde bir beherin içinde bulunan derişik asit çözeltisine elindeki küçük metal parçalarını bıraksa. Ani gerçekleşen tepkimeyi görecek ve öncelikle gaz çıkışının olduğunu öğrenecektir. Bu dakikadan sonra artık öğrenci bu tepkimelerde gaz çıkışının olduğunu kalıcı olarak öğrenmiştir. Aynı zamanda gaz çıkışının zamanla azaldığını ve tepkimeye giren metalin tükendiğini görecektir. Tepkime bittiğinde behere dokunan öğrenci beherin aşırı ısındığını hissedecek ve enerji açığa çıktığını görecektir. Oluşan metal tuzunu tahtada yazılı tepkime denkleminde görmeye alışan öğrenci bu kez sorgulama yapacaktır. Tuz nerede? Bu soru bile öğrenciyi düşünmeye sevketmeye, merak etmeye, araştırmaya sevkeder. Hatta o sırada öğrenciler arasında bu konuda bir bilimsel tartışma başlatılabilir. Kısa süre sonra öğrenciler cevaba ulaşamaz ise tuzun çözelti içinde çözündüğü eğitmen tarafından söylenebilir. Bu kez de o tuzu nasıl görebileceğimiz konusunda tartışma başlatılabilir ve belki de geçen sene öğrenilen karışımların ayrılması konusu ile bağ kurması sağlanabilir. 

Görüldüğü gibi bir küçük deneyde  birçok konu öğrenilmiş oldu.

İşte Bilim Merkezi Derneği  eğitim için Deneysel eğitimin şart olduğunu ve ülkemizde her öğrencinin Deneysel eğitim ile öğrenmesi gerektiğini bilerek bu doğrultuda çalışmalar yapmaktadır.

Şu muhakkak ki deneysel eğitim yöntemiyle laboratuvarda eğitim vermek eğitmenin en az 2 kat daha fazla zaman harcaması demektir. Öncelikle tüm deneylerin daha önce eğitmen tarafından denenmesi gerekmektedir. Eksik malzemelerin tespiti , güvenlik önlemleri,deney ve anlatılan konu uyumu incelemesi vb.   tüm çalışmaların yapılması muhakkaktır. 

Bu kategoride Derneğimiz üyeleri yaptıkları deneyleri, ayrıntılarını, dikkat edilmesi gereken noktaları vb tüm paylaşımları yapabileceklerdir. 
Add a comment...
Wait while more posts are being loaded