Profile cover photo
Profile photo
Proaktif Hukuk
54 followers -
Proaktif Hukuk ve Danışmanlık Bürosu
Proaktif Hukuk ve Danışmanlık Bürosu

54 followers
About
Posts

Post has attachment
Ceza Kanunları Bağlamında Mağdur Hakları

Sanık hakları ile mağdur hakları karşılaştırılmaya açık kavramlar olmamasına karşın, sanık haklarına verilen ciddiyet, mağdurların çoğu süre arka planda kalmalarına sebebiyet vermektedir. Ceza yargılaması kamu davası olarak kabul edildiği için “mağdur zaten korunuyor” anlayışı bu soruna sebebiyet vermektedir. Mağdurların mevzuatta düzenlenen haklarını bilmemeleri de ayrı bir sorun şekilde karşımıza çıkmaktadır. Bir hakimin “davaya katılmak istiyor musun” sorusuna mağdurlar çoğu zaman katılmak istemiyorum cevabı vermektedir. Çünkü davaya katıldığı takdirde sürekli duruşmalara gidip geleceği ve acılarının her seferinde tazeleneceği benzeri yanlış bir biliş buna sebebiyet vermektedir.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun mağdurlar konusu için kayda değer adımlar attığı bir gerçektir. Mağduriyetin giderilmesi için TCK’da “kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımları” düzenleyen 50.maddede alternatif yaptırımlar arasında “mağdurun zararının aynen iade edilmesi, suçtan önceki bir duruma getirilmesi veya tazmin suretiyle tam olarak giderilmesi” sayılmıştır. Bu hüküm mağdur hakları açısından müspet bir düzenlemedir.

İkinci bir düzenleme ise madde 51’de düzenlenen “hapis cezasının ertelenmesi” müessesesinin işletilebilmesi için “mağdurun zararının giderilmesi, aynen iade edilmesi ve suçtan önceki bir duruma getirilmesi”dir. Burada ertelemenin koşula bağlanabileceği düzenlenmiş lakin bu zorunlu bir hüküm olarak değil, mahkemenin takdir yetkisine bağlı bir hüküm olarak düzenlenmiştir. Mahkeme mağdurun haklarının iade edilmesini ertelemenin bir koşulu sayabilir ve ya saymayabilir. Bilinmesi lazımdır ki burada kastedilen ekonomik zarardır.

http://proaktifhukuk.com/
Photo
Add a comment...

Post has attachment
Adalette zamanaşımı

Türk Ceza Kanunu’nda zamanaşımı, ‘bir işin üzerinden belirgin bir süre geçtikten sonra o işin hükümsüz kalmasını anlatım eden bir kavramdır. Ceza hukuku açısından ise devletin cezalandırma hakkını ortadan kaldıran bir sebep olup; işlenen suçun türüne, cezanın nev’i ve miktarına göre, yasa koyucu, halk davasına ve cezanın infazına bir süre sınırı getirmek şekli ile yargılama ve cezalandırma hakkından vazgeçmektir.’ Cezalandırma hakkından vazgeçilmesi insan hakları ihlali ve ‘adil devlet’ olma ilkesine terstir.

Bir yönüyle ülkemiz gibi demokrasinin gelişmekte olduğu, hak sisteminin siyasal baskılardan tam şekilde kurtulamadığı bir sistemde zamanaşımı kişilere istedikleri benzeri suç işleme yetkisi veriyor halinde anlaşılmaktadır. Cumhuriyet tarihi boyunca işlenen suçların ne kadarının adliye koridorlarında yargılanıp yargılanmadığının sorgulanması dahi yukarıdaki iddiayı doğrulamaktadır.

Batı ülkeleri bir taraftan idam cezasını kaldırırken başka taraftan zamanaşımını da ceza hukukunun dışında kalan alanlar adına müsait görmüşlerdir. Bunun yakın manası, bir taraftan insanlar tehdit altında işlemedikleri suçu kabule zorlanarak idam edilmelerinin önüne geçmek; öteki taraftan da suçun işlendiği olağan üstü şartlar ortadan kalktığında suçluların adalet karşısına çıkarılmasına imkân sağlamaktır. Uzak manası ise, hem devletin hak sağlamada zafiyete uğramasının önüne geçilmesi hem de iktidar ve gücü eline geçirenlerin bu güçlerini kaybettiklerinde işledikleri suçlardan yargılanmalarına kapıyı açık bırakmaktır.
Photo
Add a comment...
Wait while more posts are being loaded