Profile cover photo
Profile photo
Cavanşir Gadimov
224 followers -
Kitap ve Film Blog Yazarı
Kitap ve Film Blog Yazarı

224 followers
About
Posts

Post is pinned.

Post has attachment
Bu filmi anlamak için biraz da Bıçak Sırtı (Blade Runner - 1982) filmini hatırlamak lazım. Tyrell şirketi yeni tür robotlar geliştiriyor. İnsana benzedikleri için de onlara “Replicant” (Kopya) deniliyor.

Bu robotlar Dünya dışında gezegenlerde, insanların çalışamayacağı zararlı ortamlarda köle olarak çalıştırılıyorlar. Ancak buna başkaldırıyor ve kanlı bir isyan çıkıyor. Bu olaydan sonra Replicant’lar Dünya’da yasaklanır ve “Blade Runner” ismi verilen özel bir güvenlik gücü de onları avlar ve “emekli eder” (öldürür).
Add a comment...

Post has attachment
Filmin fragmanında kitapların yakılması var. En başta yakılan kitap ise “Suç ve Ceza”. Suç; kitap okumak ve kitap sahibi olmak. Cezası; kitapları yakmak. Yakılan kitaplar arazında ise göze çarpan klasikler ise J. D. Salinger’in “Çavdar Tarlasında Çocuklar” ve Vladimir Nabokov’un “Lolita” romanıdır. Her ikisi de bir dönem bazı ülkelerde yasaklanan kitaplardı ve şimdi çağdaş klasikler olarak okunuyor.
Add a comment...

Post has attachment
Tarantino’nun yeni ve yönetmenliğini yaptığı dokuzuncu filmini Sony kaparken, şimdiden vizyon tarihi de 9 Ağustos 2019 olarak açıklandı.

DiCaprio’nun “Revenant” filmi ile Oscar almasından sonra oynayacağı ilk filmi olacak.
Add a comment...

Post has attachment
Ranker sitesi bir anket yaptı ve sinema dünyasının “En İyi Erkek ve Kadın Oyuncuları” başlığı ile üyelerine sundu. Ankete şimdiye kadar 1,1 milyon kişi katıldı ve çıkan sonuca göre Tom Hanks sinemaseverlere göre “Tüm zamanların en iyi oyuncusu” seçildi.
Add a comment...

Post has attachment
Filmde Tarantino’nun yapımlarında alışık olduğumuz şiddet ve kanın su yerine aktığı sahneler vardır. Hele ABD askerlerinin öldürdükleri Alman askerlerin kafatası derilerini yüzmeleri en dikkat çekenidir. Çünkü ABD askerlerinin komutanı Aldo Raine, askerlerinin her birinden 100 Nazi askeri kafatası derisi istiyor.
Add a comment...

Post has attachment
Bugün Tarantino artık ünlü bir yönetmendir. Ancak işe hangi film ile başladığını görmek için Rezervuar Köpekleri (Reservoir Dogs - 1992) önem taşıyor. Ayrıca burada kullandığı hem hikâyeyi anlatma tekniği hem de şiddet olaylarını işleme tarzı onun diğer filmlerini de etkileyecektir.
Add a comment...

Post has attachment
75. Altın Küre Ödülleri (Golden Globe Awards) 7 Ocak 2018 tarihinde Los Angeles’te düzenlenen törenle sahiplerini buldu.

"Three Billboards Outside Ebbing, Missouri", En İyi Film ve En İyi Senaryo dahil üç ödül birden aldı.

En İyi Dizi, Dram: The Handmaid's Tale
Add a comment...

Post has attachment
Lokman cevabı sanki efendisine verir gibi görünse de verdiği cevap, her dert çeken, bela ve musibetle karşılaşanın sabrederek, yapması gerekenlerdir.

“Bir gün Lokman'm efendisine hediye olarak bir karpuz getirdiler. Hizmetçiye "Git, oğlum Lokman'ı çağır" dedi.
Lokman gelince, efendisi, karpuzu kesip ona bir dilim verdi. Lokman, o dilimi bal gibi, şeker gibi yedi.
Hem de öyle lezzetle yedi ki Lokman'ın efendisi, ikinci dilimi de kesip sundu. Böyle böyle karpuzu tekmil yedi;
Yalnız bir dillin kaldı. Efendisi "Bunu da ben yiyeyim; bir göreyim, bakayım, nasıl şey, herhalde tatlı bir karpuz" dedi.
Çünki Lokman, öyle lezzetle, öyle zevkle, öyle iştahlı iştahlı yiyordu ki görenlerin de iştahı geliyordu.
Efendisi, o dilimi yer yemez karpuzun acılığından ağzını bir ateştir sardı, dili uçukladı, boğazı yandı.
Bir eyyam acılığından adeta kendisini kaybetti. Sonra "A benim canım, efendim,
Böyle bir zehri nasıl oldu da tatlı tatlı yedin, böyle bir kahrı nasıl oldu da lûtuf saydın?
Bu ne sabır? Neden böyle sabrettin? Sanki canına kastın var?
Niye bir şey söylemedin, niye biraz sabret şimdi yiyemem demedin?" dedi.
Lokman, dedi ki: “Senin nimetler bağışlayan elinden o kadar rızıklandım ki utancımdan adeta iki kat olmuşumdur.
Elinle sunduğun bir şeye; ey marifet sahibi; bu acıdır demeğe utandım. (1514 - 1525, s. 116)
Add a comment...

Post has attachment
Münir Özkul deyince tabii ki en başta Hababam Sınıfı filmlerindeki Mahmut Hoca ilk akla gelenlerdendir. Hele Mahmut Hoca’nın “Ben tüccar değil eğitimciyim.” sözü bu aralar çok alıntı yapılan sözlerdendir.

Neşeli Günler (1978), Gülen Gözler (1977), Bizim Aile (1975), Aile Şerefi (1976) filmleri de usta oyuncunun en çok sevdiğim filmleridir. Zaman zaman televizyonda rastlayıp da her dakikasını bilmeme rağmen yine izlemekten kendimi alamadığım filmlerden.
Add a comment...
Wait while more posts are being loaded