Profile cover photo
Profile photo
Galeri Soyut
28 followers
28 followers
About
Galeri Soyut's posts

Post has attachment
http://galerisoyut.com.tr/hasan-saygin-2016/

Hasan Saygın “Yılların Ardından” isimli kişisel resim sergisi ile 23 Eylül – 12 Ekim 2016 tarihleri arasında Galeri Soyut A, B ve C salonunda izleyici ile buluşuyor.

Hasan Saygın konularında rönesans ressamlarından, nü ve natürmortlardan esinlenmiştir. Realist (gerçekçi) çalışmaları ön plandadır. Yerine göre, geri planda modern renkler ve lekeleriyle çağdaş bir yorum kullanmıştır.

Halen Fransa’da yaşayan Hasan Saygın, eserlerini Avrupa Ülkelerinde, ABD’de ve Çin’de sergilemeye devam ettirmektedir.

Post has attachment
http://galerisoyut.com.tr/hasan-saygin-2016/

Hasan Saygın “Yılların Ardından” isimli kişisel resim sergisi ile 23 Eylül – 12 Ekim 2016 tarihleri arasında Galeri Soyut A, B ve C salonunda izleyici ile buluşuyor.

Hasan Saygın konularında rönesans ressamlarından, nü ve natürmortlardan esinlenmiştir. Realist (gerçekçi) çalışmaları ön plandadır. Yerine göre, geri planda modern renkler ve lekeleriyle çağdaş bir yorum kullanmıştır.

Halen Fransa’da yaşayan Hasan Saygın, eserlerini Avrupa Ülkelerinde, ABD’de ve Çin’de sergilemeye devam ettirmektedir.

Post has attachment
Levent Oyluçtarhan’ın işlerinin yer aldığı “ Muhayyel“ isimli sergi 29 Nisan – 19 Mayıs tarihleri arasında Galeri Soyut’ta Ankaralı sanatseverlerle buluşuyor. Hayal gücünün ve metafizik çağrışımların gücünden ilham alan ressam sergiyi her zaman olduğu gibi yine muhayyilenin zerafetine bir saygı duruşu olarak nitelendiriyor.
Levent Oyluçtarhan sanat anlayışını aşağıdaki şekilde ifade etmektedir:
‘’Resim sanatı güzel sanatlar dediğimiz subjektif denizin belki de en önemli unsurudur. Belirli ve üzerinde ittifak edilen bir tanımı olmayışı da bu subjektif doğasından ileri gelir.
Kendi varoluşunu mütemadiyen sorgulayan ve dünya üzerindeki varlığını anlamlandırmaya çalıaşan insan zekası, eşyanın kanunlarına ve düzenine karşı başkaldırının en güzel aracını bir ölçüde güzel sanatlarda –dolayıyısla resimde- bulmuştur. Benim resim anlayışımı da bu temele oturtabiliriz.
İşlerimi genel olarak estetik hazzın dinlendirici gölgesinde ve objektiflikten uzak bir çerçeve içinde üretilen, metafizik kavramlara ve oluşlara bir saygı duruşu niteliği ihtiva eden parçalar olarak görmekteyim. Sanatseverlerin benim resmimi kendi meşreplerince tanımlama ya da anlamlandırma hakları saklı olmak kaydıyla, ben kendi resmimi düşsel bir gerçekliğin sinesinde, hayal gücünün nesnel değerlere meydan okuduğu bir manifesto olarak adlandırıyorum. İşlerimin belirli bir çizgiyi takip etmeyişinin nedeni ise biraz bu soyut arzu biraz da Picasso’nun da muzdarip olduğu  «sürekli arama» iptilası. Sanatseverlerle müptelası olduğum arama maceramı paylaşmak ve onları estetik haz adı verilen yüce zevkten istifade ettirebilmek benim resmimin en önemli amacı. Son söz : sürekli arayacağım ama bulamayacağımdan eminim.’’

Post has attachment
12 Sanatçının katılımıyla gerçekleşecek “Temas-II” isimli grup resim sergisi 29 Nisan – 19 Mayıs 2016 tarihleri arasında Galeri Soyut B ve C Salonunda izleyicilerle buluşuyor. Sergiye katılan sanatçılar: Burak Kutlay, Demet Yazıcı, Dilara Bozdağ, Fatih Şimşek, Hamide Başer, Haticenur Özer, Kader Akçay, Melike Kılıç, Mihriban Mirap, Şahin Demir, Tıfak Arslan, Yasin Dağ

‘’Bilmek Dokunmaktır’’
Temas fenomenolojisinin temelinde, “dünyada olmak” özsel bir varlık katına indirgendikçe anlam kazanabilir. Yani dışımızdaki dünyanın karşılığı  olan duyular ve algı parçaları,  hissetmek  kaydıyla ortaya çıkabilir.  Şeyler, görünür olmak ya da açığa çıkmak için yetkin bir öznenin bakışından ziyade, özneden bağımsız olarak görünüşe çıkar, davranışa dönüşür ve seçtikleri özneye kendilerini gösterirler. Bu gerçekliğe göre  bedene bürünmüş öznenin algısının, tasarılarının veya niyetinin dışında duran ayrı bir dünya yoktur. Şekil verici  öznelerin (sanatçıların) etkileşimiyle ortaya çıkan bağlantıların biçim verdiği ve baktıkça değişen bir fenomen olan ‘’temas’’  kendisine dokunana fenomenler sunarak açığa çıkar ve formüllerden çok deneyimler yoluyla kendini görünür kılar. Dünya ve üzerindeki şeyler dokunulduğu ve algılandığı yerde açığa çıkarlar.Yapıtlar özler şeklinde değil, temaslar yoluyla kendini sunar. O zaman dünyayı anlama yolunda geçerli teması akıl değil, beden sağlar. Dünyanın bütünlüklü bir manzarasına sahip olmak için bakmak ve görmek yerine, dokunmak ve hissetmek gerekmektedir.
Sanatta  da bedene ve algıya verilen öncelik yadırganamaz. Nitekim bugün bedene ait ilginin artışıyla ‘’temas’’ felsefesi güncelini koruyor. Bilindiği üzere anlamlar iki boyuta aktarılabilindiğinde yada bir bedene büründüğünde açığa çıkabilir. Dünya üzerinde yaşayan bir kişi, şeylerle ya da bir diğeri ile bedeni vasıtasıyla ‘’temas’’ eder ve beden kişiye böylelikle bir devinim ve yönelim sağlayabilir. Ponty’ye göre bedenin inkarı ile mutlak hakikate erişelemez. Kişi varlığı  dünyayla teni üzerinden dokunarak temas kurar.
Bu bağlamda sanatçılar   kendilerini bakışa değil, dokunuşa açmışlardır. Çalışmalarda yer yer işlenen ‘’kadın’’ ve  ‘’erkek’’ temaları yüksek binalar arasında bazen bir deniz kıyısında resmedilmiştir. Diğer çalışmalarda ise kalabalık içerisinde ‘’tek’’ bir figürün öne çıkması yoluyla karşımıza çıkar. Figürler ya kalabalık içerisinde yada tek’dir. Kargaşa içerisinde ise her ne olursa olsun bizi tek bir figür karşılar. Sanatçıların öz benliklerinden bir temsil ibaresi olarak çıkarttıkları bu figürler, tek bir temas’ın neleri değiştirebileceğinin ön kanıtı niteliğindedir. Hayatın en kırılgan unsuru olan temas’sız kalış ve hapsolunmuşluk en basit haliyle görülmek ve farkedilmekten başka bir şey istemez. Bu bağlamda sanatçılar  dünyayla tensel bir temas kurarak karanlıkta kalan ve hissedilmeyen durumları çalışmalarında çok dilli bir sesle bir araya getirmişlerdir.
Binnur Yücebaş  – Nisan 2016

Post has attachment
T.C. Bükreş Büyükelçiliği himayelerinde, Galeri Soyut organizasyonu ile,  Bükreş Parlamento Sarayı’nda gerçekleşecek olan ‘’Çağdaş Türk Resim Sanatından Bir Seçki’’ adlı Resim Sergisi, 22 – 30 Nisan 2016 tarihleri arasında Romanyalı sanat izleyicileriyle buluşuyor.
Sergiye katılan sanatçılar: Ahmet YEŞİL, Behzat FEYZULLAH, Emre LÜLE, Engin KORKMAZ, Ercan AYÇİÇEK, Fatih KARAKAŞ, Hakan ERASLAN, Hüseyin FEYZULLAH, Meryem UZUNOĞLU, Orhan UMUT,Sertap YEĞİN, Şahin DEMİR, Zuhal BAYSAR

Post has attachment
Hüseyin Sönmez, “Defterler / Notebooks” adını verdiği kişisel resim sergisi ile 8 – 27 Nisan 2016 tarihleri arasında Galeri Soyut C salonunda izleyicisi ile buluşuyor.

Post has attachment
Selçuk Yılmaz, heykelleriyle 8 – 27 Nisan 2016 tarihleri arasında Galeri Soyut B salonunda izleyicisi ile buluşuyor.

Post has attachment
Binnur Yücebaş, “Aynalar / Mirrors” adını verdiği kişisel resim sergisi ile 8 – 27 Nisan 2016 tarihleri arasında Galeri Soyut B salonunda izleyicisi ile buluşuyor.

‘’Ruh ’un Göstergeleri’’

İçsel bilgi özümüzün bilgisi ve benliğimizin bilgisidir. Varlık olarak insan  her an benliği   ya da ruhu ile  sürekli bir bağlantı  halindedir. Bu alış veriş sırasında kişi ihtiyacı olan içsel bilgileri  farkında olarak ya da olmayarak benlikten devamlı çeker. Ancak dışa dönük bir varlık olarak dünyaya yönelişimiz ve somut bu  ortamda öz benliğimize bakamamamız  sonucu çoğumuz içsel sesini duyamadığı gibi, içsel bilgisini de anlayamaz hale gelmiştir. Bu durumda bize göre anormal olan içsel düşünce olagelmiş , normal kabul edilen ise elle tutulan somut dünya ortamı olmuştur. Hâlbuki hakikat ve gerçek olan içsel olandır. Bugün ulaşmış olduğumuz medeniyetin  kaynağı araştırıldığında temelde içselliğin olduğu görülebilir. İçsel bir bilgiye ihtiyaç duyulduğunda ve öz sese yoğunlaşıldığında kişiye ait  bilginin titreşimi de açığa çıkmaya başlar. Sezgi ve hislere  ne kadar kulak verilirse , edinmek istenilen bilgi, kişi için  en doğru şekliyle fiziksel algısına yerleşebilmektedir. İçten olan çoğu şey güzel olan herşeyin anahtarını da içerisinde barındırır. İnsanı kendi derinliğine ile yüzleştirir. Ve kişi bu şekilde kendi içsel dünyasından doğan bilgeliği, gerçek hayata aktarabilir. Ruh’un  ve benliğin  bu yolculuğu sayesinde içselliğin sonsuzluk uzantısıyla birlikte ilerlediğini düşünebiliriz. Bu bağlamda . sanatçının içsel amacı kendi anlamını ifade ediş biçimini doğurmuştur. Kendi özü ile kurmuş olduğu bağı sanat aracılığı ile aktarım yoluna gitmiştir. Böylece İç dünyada olup bitenler dış dünyanın şekillenmesine yardımcı olan en önemli unsur haline gelmiştir. Yaratıcı sürecinin  bu zaman dilimlerinden aldığı etki ve beslenişi   resimlerinde  yapıldığı  dönemlere ait parçalarını bir araya getirme yoluyla  yeniden gün yüzüne çıkmıştır. Yaşanılan dönemin ayrıntılarına ve hem kişisel hem de toplumsal ölçekteki farklı okumalara kapı aralayarak izleyiciye ait görsel ve ruhsal yansımalara da davet etmektedir. Kendisine ve kendisi olmayana yaptığı seyahatleri  içsel göstergeler yardımıyla yansıtmış .ve bir nevi ayna görevi üstlenmiştir.

Post has attachment
Ömer Eken, “Arayış / The Quest” adını verdiği kişisel resim sergisi ile 8 – 27 Nisan 2016 tarihleri arasında Galeri Soyut A salonunda izleyicisi ile buluşuyor.

Post has attachment
Koleksiyonlardan Seçmeler-I isimli karma resim sergisi 4 – 31 Mart 2016 tarihleri arasında Galeri Soyut Sanal Salon’da izleyicilerle buluşuyor.

Sergide eserleri yer alan sanatçılar:

İbrahim Safi, Selahattin Teoman, Hasan Vecihi Bereketoğlu, Şeref Akdik, Nurettin Ergüven, Hasan Kavruk, Muammer Bakır
Wait while more posts are being loaded